KISACA
- Önce güvenli bir yere geçilir; ardından mümkün olan en kısa sürede bir sağlık kuruluşuna başvurmak hem tedavi hem delil açısından önemlidir.
- Şikâyet, Cumhuriyet başsavcılığına ya da kolluğa yazılı veya sözlü yapılabilir; sözlü başvuru tutanağa geçirilir (CMK 158/1, 158/5).
- Şikâyete bağlı cinsel saldırı hâllerinde şikâyet süresi, fiili ve failin kim olduğunu öğrenmeden itibaren altı aydır (TCK 73).
- Mağdurun vücudundan örnek alınması ve muayenesi, mağdur rıza gösterirse hâkim kararı olmadan yapılabilir (CMK 76/2).
- Vekili olmayan mağdur, baro tarafından kendisine avukat görevlendirilmesini isteyebilir (CMK 234/1-a-3).
Böyle bir olayın hemen ardından ne yapacağını bilmek zor. Tam da bu yüzden aşağıdaki sıralama, olayın içindeyken değil biraz soluklandıktan sonra okunsun diye yazıldı. Hepsini bir günde yapmak gerekmiyor. Ama bazı şeyler zamanla kaybolur, bazıları ise süreye bağlı. Bu yazı ikisini ayırıyor.
Önce güvenlik
Saldırgan hâlâ yakınsa, hemen güvenli bir yere geçmek her adımın önünde. Güvendiğiniz bir kişiyi aramak, kalabalık ya da ışıklı bir yere gitmek, gerekirse 112'yi aramak mümkün. Konuşabilecek halde değilseniz yakınınızın sizin yerinize aramasında sakınca yok.
Kendinizi suçlayan düşünceler, olayın ilk saatlerinde sık gelir. Hukuken konuşalım: rıza yoksa suç vardır. Ne giydiğiniz, nerede olduğunuz, ne zaman geldiğiniz bu sonucu değiştirmez.
Sağlık kuruluşu: hem tedavi hem kayıt
Mümkün olan en kısa sürede bir hastanenin acil servisine ya da sağlık kuruluşuna gitmenizi öneriyoruz. İki sebebi var. Birincisi sağlığınız: yaralanma, enfeksiyon ve gebelik riski için müdahale gerekebilir. İkincisi kayıt: vücuttaki bulgular ve biyolojik izler zamanla kaybolur, doktorun düzenlediği rapor ise sonraki dönemde delil olur.
Mümkünse yıkanmadan ve giysileri yıkamadan gidin. Üzerinizdeki giysileri ve çamaşırları yırtmadan, ayrı bir poşette ya da kâğıt torbada saklayın. Yıkanmış olmanız şikâyet hakkınızı ortadan kaldırmaz; sadece bulgulara ulaşmak zorlaşır.
Bilmeniz gereken bir şey de var: görevini yaptığı sırada bir suçun işlendiği yönünde belirtiyle karşılaşan sağlık mesleği mensubu, durumu yetkili makamlara bildirmek zorundadır; bildirmeyen ya da geciktiren hakkında TCK 280/1 uyarınca bir yıla kadar hapis öngörülür. Yani hastaneye başvurduğunuzda olayın kolluğa ya da savcılığa iletilme ihtimali var. Muayene konusunda da kural şu: mağdurun vücudundan örnek alınması ya da muayenesi normalde hâkim kararı ister, ama mağdur rıza gösterirse karar gerekmez (CMK 76/2).
Şikâyet: nereye, nasıl?
CMK 158/1'e göre ihbar veya şikâyet Cumhuriyet başsavcılığına ya da kolluk makamlarına yapılır. Yazılı verilebilir ya da sözlü anlatılıp tutanağa geçirilebilir (158/5). Valiliğe, kaymakamlığa ya da mahkemeye yapılan şikâyet de ilgili başsavcılığa gönderilir (158/2). Yani "yanlış yere gittim" diye bir sorun yaşamazsınız.
Ne zaman yapılacağı sorusunun iki cevabı var. Delil açısından mümkün olan en kısa sürede. Hukuki süre açısından ise suç şikâyete bağlıysa, fiili ve failin kim olduğunu öğrendiğiniz günden itibaren altı ay (TCK 73/1-2). TCK 102/1 şikâyete bağlıdır; organ veya cisim sokulduğu iddia ediliyorsa (102/2) şikâyet aranmaz, ama fiil eşe karşı işlenmişse yine aranır. Süre ayrıntıları için şikâyet süresi yazısına, ihbar ile şikâyet farkı için ihbar ve şikâyet yazısına bakabilirsiniz.
İfade verirken
İfade günü yalnız gitmek zorunda değilsiniz. Vekili olmayan mağdur, cinsel saldırı suçlarında baro tarafından kendisine avukat görevlendirilmesini isteyebilir (CMK 234/1-a-3). İfade sırasında mağdura haklarının anlatılması ve bunun tutanağa yazılması gerekir (234/3).
Psikolojisi bozulmuş mağdur soruşturmada bir kez dinlenebilir; ifadenin saldırgandan ayrı, özel ortamda ve uzmanlar aracılığıyla alınması da istenebilir (CMK 236/2, 236/4). Ayrıntıları mağdurun hakları yazısında anlattık. Kendi anlatımınızda tarih, yer, saat ve sırayı olabildiğince net vermeye çalışın; hatırlamadığınız noktayı hatırlamadığınızı söyleyin. Tahmin yürütmeyin.
Başvuru öncesi ve sonrası elde tutulacaklar
Mesajlar, arama kayıtları, e-postalar, fotoğraflar, konum geçmişi, olay yerine ya da öncesine dair kamera görüntülerinin bulunduğu yerler, tanık olabilecek kişilerin adları, doktor raporu, fatura gibi belgeler, hepsi sonradan işe yarar. Telefonu sıfırlamayın, konuşmaları silmeyin. Delil olabilecek bir yer varsa (bir iş yeri kamerası gibi) savcıya hemen bildirin, çünkü kayıtlar belirli sürelerde silinir. Deliller konusunda adli tıp raporu ve DNA analizi yazıları ayrıntı veriyor.
Yakınlarınız ne yapabilir
Saldırıya uğrayan kişinin yakını iseniz, ilk görev dinlemek ve acele ettirmemektir. Şikâyet kararı mağdurun kendisinindir; sizin işiniz hastaneye eşlik etmek, giysilerin ve telefonun olduğu gibi saklanmasına yardım etmek ve gerekirse avukatla görüşmeyi önermektir. Yapmayacağınız şey, saldırganla sizin adınıza pazarlığa girmektir. Böyle bir görüşme hem mağdurun güvenliğini hem de dosyayı zora sokabilir.
Güvende değilseniz
Saldırgan sizi tanıyorsa ve tehdit ya da rahatsız etme devam ediyorsa, 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma tedbiri istenebilir. Talep en çabuk ve en kolay ulaşılabilecek yer hâkiminden, mülkî amirden ya da kolluk biriminden yapılabilir; tedbir için şiddetin uygulandığına dair delil veya belge aranmaz (6284 m. 8/1, 8/3). Tedbir ilk defasında en çok altı ay için verilir (8/2). Kanunun kapsamına girip girmediğiniz olaya göre değerlendirilir.
Varsayımsal bir örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: bir kişi tanıdığı biri tarafından saldırıya uğruyor, olaydan sonra eve gidiyor, duş alıyor ve ertesi gün hastaneye başvuruyor. Hastane muayeneyi yapıyor, raporu düzenliyor ve durumu bildiriyor. Kişi birkaç gün sonra savcılığa şikâyetini sözlü olarak veriyor. Yıkanma bazı bulguları azaltmış olabilir ama rapor, mesaj kayıtları ve tanık beyanları dosyanın geri kalanını oluşturuyor. Böyle bir dosyanın sonucunu önceden söylemek mümkün değil; yalnızca hangi parçaların neden önemli olduğu anlaşılıyor.
İlk günlerde yapılan hatalar
Tek başına ve gecikmeli karar vermek ilk hata. Altı aylık şikâyet süresi sessizce geçebilir.
İkincisi, delil olabilecek yazışmaları silmek ya da telefonu değiştirmek. Üzüntü ya da utançla yapılır ama sonradan telafisi güçtür.
Üçüncüsü, saldırganla doğrudan görüşüp meseleyi çözmeye çalışmak. Bu görüşmeler sonradan baskı iddiasına yol açabilir ve olası bir şikâyetten vazgeçme tartışmasını karıştırır.
Atılacak ilk adımı birlikte konuşmak
Dosyanın seyri ilk günlerde atılan adımlara çok bağlıdır. Ne yapacağınızdan emin değilseniz, durumunuzu anlatmak için bizi arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz; iletişim sayfasında numaralar var. Zaman geçtikçe delillerin kaybolma ihtimali ve şikâyet süresi aynı anda işlediği için, aramak çoğu zaman bir adım öne geçmek demektir. Süreç boyunca ceza hukuku sayfasındaki diğer yazılar da yardımcı olabilir; olayın hukuki niteliği için cinsel saldırı ile sarkıntılık farkı yazısına bakabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Cinsel saldırıdan hemen sonra yıkanmak delilleri yok eder mi?
Vücut üzerindeki biyolojik izler yıkanma, giysilerin yıkanması ya da değiştirilmesiyle kaybolabilir. Mümkünse yıkanmadan ve giysileri yıkamadan sağlık kuruluşuna gitmek, giysileri ayrı bir torbada saklamak delil açısından yararlıdır. Yıkanmış olmak şikâyet hakkınızı ortadan kaldırmaz.
Hastaneye gidince polise haber verilir mi?
Sağlık mesleği mensubu görevini yaptığı sırada bir suçun işlendiğine dair belirtiyle karşılaşırsa durumu yetkili makamlara bildirmek zorundadır; bildirmeyen ya da geciktirenin cezası TCK 280'de düzenlenmiştir. Bu yüzden muayene sırasında olayın adli bir boyutu olduğu bilinmelidir.
Şikâyet için kaç gün süre var?
Suç şikâyete bağlıysa süre, fiili ve failin kim olduğunu öğrenme tarihinden itibaren altı aydır (TCK 73/1-2). TCK 102'nin birinci fıkrası şikâyete bağlıdır. Organ veya cisim sokulan fiilde (102/2) şikâyet aranmaz, ama eşe karşı işlenmişse yine aranır. Her hâlde gecikmemek gerekir.
Şikâyet için avukat tutmak zorunlu mu?
Hayır. Şikâyet, savcılığa ya da kolluğa bizzat, yazılı ya da sözlü yapılabilir (CMK 158). Vekilsiz mağdur ise baro tarafından kendisine avukat görevlendirilmesini isteyebilir (CMK 234/1-a-3).
Güvende değilsem ne yapabilirim?
6284 sayılı Kanun kapsamında koruma tedbiri talep edilebilir. Talep en çabuk ulaşılabilecek yer hâkiminden, mülkî amirden ya da kolluktan yapılır; tedbir için şiddetin uygulandığına dair delil veya belge aranmaz (6284 m. 8/1, 8/3). Acil tehlikede 112'yi aramak da bir seçenektir.
Dayanak mevzuat
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 76, 158, 234, 236
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 73, 102, 280
- 6284 sayılı Kanun m. 8
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.