KISACA
- Mağdurun vücudunda muayene yapılması için kural olarak savcı istemiyle hâkim kararı gerekir; mağdur rıza gösteriyorsa ayrıca karar aranmaz (CMK m. 76/1-2).
- Kadının muayenesi, istemi hâlinde ve olanaklar elverdiğinde kadın hekim tarafından yapılır (CMK m. 77).
- Bilirkişi hâkimin yapması gereken hukuki nitelendirmeyi yapamaz; rıza var mıydı, suç işlendi mi sorusunun cevabı rapora değil mahkemeye aittir (CMK m. 67/3).
- Rapor hâkimi bağlamaz; deliller vicdanî kanaatle serbestçe değerlendirilir (CMK m. 217/1).
- Taraflara rapora itiraz ve yeni inceleme isteme için süre verilir; bilirkişi duruşmada dinlenebilir (CMK m. 67/5, 68).
Hastane çıkışında elinde bir kâğıtla duran kişi, o kâğıdın dosyada ne anlama geleceğini genellikle bilmez. Sanık yakını da aynı kâğıdı "bulgu yok, demek ki iddia asılsız" diye okumaya hazırdır. İki okuma da fazlasını bekliyor. Adli tıp raporu bulguyu kaydeder, yorumlar, sınırlarını belirtir. Suçun işlenip işlenmediğine ise mahkeme karar verir.
Muayene hangi kararla yapılır
Mağdur bakımından kural CMK m. 76'dadır. Suça ilişkin delil elde etmek amacıyla mağdurun vücudunda dış ya da iç muayene yapılabilmesi ve kan, saç, tükürük, tırnak gibi örnekler alınabilmesi için Cumhuriyet savcısının istemiyle ya da kendiliğinden hâkim veya mahkemenin karar vermesi gerekir. Gecikmesinde sakınca olan hâllerde savcı da karar verebilir; ama kararı yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunmak zorundadır. Onaylanmayan karar hükümsüz kalır ve elde edilen deliller kullanılamaz (m. 76/1). Mağdurun rızası varsa ayrıca karar alınmasına gerek yoktur (76/2).
Kadının muayenesi, istemi hâlinde ve olanaklar elverdiğinde bir kadın hekim tarafından yapılır (CMK m. 77). Muayene yapan hekim, görevini yerine getirirken zorunlu saydığı soruları hâkim, savcı ve müdafi bulunmadan da mağdura doğrudan yöneltebilir (CMK m. 66/6). Bu soruların ve verilen cevapların rapora nasıl geçtiği, sonradan okunması gereken bir ayrıntıdır.
Şüpheli veya sanık için karşılığı CMK m. 75'tir. İç beden muayenesi ve vücuttan örnek alınması karar gerektirir; cinsel organlar ve anüs bölgesinde yapılan muayene de iç beden muayenesi sayılır (75/4) ve ancak tabip veya sağlık mesleği mensubu tarafından yapılabilir (75/3). Alınan karara itiraz edilebilir (75/6).
Raporu kim hazırlar
Bilirkişiler bilirkişilik bölge kurulunun hazırladığı listedeki kişiler arasından seçilir; kanunların belirli konularda görevlendirdiği resmî bilirkişiler öncelikle atanır. Kamu görevlileri bağlı oldukları kurumla ilgili davalarda bilirkişi olarak atanamaz (CMK m. 64/1, 64/3). Listede yer alanlar bölge kurulu huzurunda yemin eder; listede olmayan bilirkişi atandığı merci önünde yemin eder (64/5-6). Bilirkişi görevini kendisini atayan mercie bilgi vererek yerine getirir ve gerektiğinde incelemelerindeki gelişmeleri ona bildirir (66/3). Raporun kimin tarafından ve hangi sorulara cevap olarak hazırlandığı, ilk bakılacak yerdir.
Rapor neyi söyleyebilir
Rapor, tıbbi bulguları ve bunların olası oluşum zamanı ile mekanizmasını anlatır. Uzmanlık gerektiren konuda bilirkişi konuşur; hukuki nitelendirme gerektiren konuda konuşamaz. CMK m. 67/3 bilirkişinin, çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hususlar dışında açıklama yapamayacağını, hâkim tarafından yapılması gereken hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamayacağını söyler. Rapora "rıza yoktu" ya da "cinsel saldırı gerçekleşmiştir" yazılsa bile bu cümleler mahkemeyi bağlamaz.
Genel bilgi veya tecrübeyle çözülebilecek konularda bilirkişiye başvurulamaz da (CMK m. 63/1). Bu yüzden bir tanığın güvenilir olup olmadığı gibi sorular bilirkişiye sorulacak sorular değildir.
Muayene tarihi kadar anlatımın zamanı da önem taşır. Rapor olaydan hemen sonra düzenlenmişse bulgu ve anlatım birbirine daha yakın okunur; aradan zaman geçmişse raporun ne söyleyebileceği daralır. Mahkeme bu yüzden raporun tarihini, muayeneyi yapanın kim olduğunu ve başvurunun neden o gün yapıldığını birlikte sorar. Başvuru gecikmişse bunun açıklaması dosyada bulunmalıdır; açıklamasız gecikme, savunma tarafı için tartışma konusu olur.
Bulgu çıkmadıysa ya da çıktıysa
Bulgu yoktur denmesi, fiilin yaşanmadığını göstermez. Muayenenin olaydan ne kadar sonra yapıldığı, fiilin biçimi ve bulgunun kalıcı olup olmadığı sonucu etkiler. Bulgu vardır denmesi de failin kim olduğunu göstermez; aynı bulgu rızaya dayalı bir ilişkide de çıkabilir. Bu iki cümleyi birlikte aklında tutan okur, raporu doğru yere koyar.
Hâkim raporu da diğer deliller gibi vicdanî kanaatle serbestçe takdir eder (CMK m. 217/1). Raporun bulgu yokluğunu bildirmesi hâkimin mahkûmiyet kurmasını engellemez; bulgu bildirmesi de beraati önlemez. Kararda raporun neden hükme esas alındığı ya da neden alınmadığı gerekçede yer alır.
Rapora karşı taraflar ne yapabilir
İncelemeler tamamlandığında savcıya, katılana, vekiline, şüpheliye veya sanığa, müdafiine ya da kanunî temsilciye yeni bilirkişi incelemesi yapılması veya itirazların bildirilmesi için süre verilir; istemler reddedilirse üç gün içinde gerekçeli karar yazılır (CMK m. 67/5). Taraflar ayrıca raporun hazırlanmasında değerlendirilmek üzere ya da rapor hakkında uzmandan bilimsel mütalaa alabilir (67/6).
Mahkeme bilirkişinin duruşmada dinlenmesine her zaman karar verebilir; ilgililerden biri isterse bilirkişi açıklama yapmak üzere çağrılabilir (m. 68/1). Bilirkişinin reddi için hâkimin reddini gerektiren sebepler geçerlidir (m. 69/1). Adım adım itiraz için adli tıp raporuna itiraz ve bilirkişi raporuna itiraz yazılarına bakabilirsiniz.
Rapor size nasıl ulaşır
Bilirkişi tarafından düzenlenen rapor örnekleri duruşma sırasında savcıya, katılana, vekiline, şüpheliye veya sanığa, müdafiine ya da kanunî temsilciye doğrudan verilebilir; iadeli taahhütlü mektupla da gönderilebilir (CMK m. 67/4). Yeni inceleme istemek ya da itiraz bildirmek için ayrıca süre verilir (67/5). Yeni bir bilirkişi görüşü almak isteyen taraf, mahkemeden bunu talep edebilir; bilirkişi görüşü alınmasına kendiliğinden karar verilebileceği gibi savcı, katılan, şüpheli, sanık ya da müdafi isteminde de karar verilebilir (CMK m. 63/1). Genel bilgi veya hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda ise bilirkişiye başvurulamaz. Bir talebin reddedilmesi hâlinde gerekçeli karar istenir.
Süre meselesi
Bilirkişi incelemesine ilişkin kararda cevaplanacak sorular, inceleme konusu ve görevin yerine getirileceği süre yazılır. Bu süre işin niteliğine göre üç ayı geçemez; özel sebepler zorunlu kıldığında en çok üç ay daha uzatılabilir (CMK m. 66/1). Süre içinde rapor vermeyen bilirkişi hemen değiştirilebilir (66/2). Raporun beklenmesi davanın toplam sürüşünü etkileyen etkenlerden biridir; genel akış için cinsel saldırı davasının aşamaları yazısına bakın.
Varsayımsal bir örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim. Olaydan üç gün sonra hastaneye başvuran bir kişinin raporunda belirgin bir bulgu yer almıyor. Sanık savunmasında bunun iddiayı çürüttüğünü söylüyor. Savcılık ise mağdurun ifadesini ve olay günü yazışmalarını öne çıkarıyor. Dosyada bir de başvurunun neden üç gün geciktiği sorusu var.
Mahkeme muayenenin zamanına, bulgu yokluğunun tıbben neyi ifade edebileceğine, gecikmenin açıklamasına bakar; gerekirse hekimi duruşmada dinler. Raporun tek başına sonuç doğurmadığı, diğer delillerle bir arada okunacağı açık. Örnek bir tahmin içermez; yalnızca raporun dosyadaki yerini gösterir.
Raporu okurken sorulacak sorular
Sonuç satırına bakıp bırakmak en sık görülen hatadır. Raporda muayenenin hangi tarihte ve kim tarafından yapıldığına, bilirkişiye hangi soruların yöneltildiğine, her sorunun cevabına bakın. Yanlış ya da eksik sorulmuş bir soruya verilen cevap sonucu yanıltabilir; bu yüzden bilirkişiye sorulacakların karara nasıl yazıldığı önemlidir.
Mağdur için en pratik hata muayeneyi ertelemek, sanık için en pratik hata raporun mahkemeyi bağladığını sanmaktır. Mağdurun ilk günlerde yapabilecekleri cinsel saldırıya uğrayan kişinin ilk adımları yazısında; biyolojik örneklerin incelenmesi ise DNA analizi delili yazısında anlatılıyor.
Raporunuz elinizdeyse
Mahkemenin itiraz için verdiği süre kısa olabilir; sürenin hangi tarihte başladığını ve ne zaman bittiğini tebligat evrakından hemen kontrol edin. Raporu birlikte okumak ve durumunuzu anlatmak için iletişim sayfasındaki numaradan arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz. Dosyanın hangi fıkradan yürüdüğüne göre yol değişir. Genel çerçeve için ceza hukuku sayfasına da bakabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Cinsel saldırı davasında adli tıp raporu zorunlu mu?
Kanunda her cinsel saldırı davası için raporu zorunlu kılan bir hüküm yoktur; ama delil elde etmek için muayene sık istenir. Muayene yapılacaksa CMK 76'daki usul izlenir. Rapor yoksa ya da eksikse bunu dosyaya taraflar yansıtır.
Rapor bulgu yok diyorsa ceza verilmez mi?
Otomatik olarak değil. Bulgunun bulunmaması fiilin yaşanmadığı anlamına gelmeyebilir; muayenenin zamanı ve olayın niteliği sonucu etkiler. Mahkeme raporu diğer delillerle birlikte değerlendirir (CMK 217/1).
Rapora nasıl itiraz edilir?
İnceleme tamamlandığında taraflara yeni bilirkişi incelemesi isteme veya itirazlarını bildirme için süre verilir (CMK 67/5). Bilimsel mütalaa da alınabilir (67/6) ve bilirkişi duruşmada dinlenmesi istenebilir (68).
Mağdur muayene olmak zorunda mı?
Muayene için hâkim kararı gerekir; mağdur rıza gösteriyorsa ayrıca karar aranmaz (CMK 76/1-2). Tanıklıktan çekinme sebepleri bulunan kişi muayeneden de kaçınabilir (76/4).
Birden fazla bilirkişi farklı sonuca varırsa ne olur?
Görüş ayrılığı gerekçeleriyle rapora yazılır (CMK 67/2). Mahkeme ek rapor veya yeni bir inceleme isteyebilir, taraflar da bunu talep edebilir.
Dayanak mevzuat
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 63, 66, 67, 68, 69, 75, 76, 77, 217
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 102
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.