Görüşme talep edin

Bakırköy · İstanbul · Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla

  1. Ana sayfa
  2. Makaleler
  3. Ceza Hukuku
  4. Cinsel suçlar
  5. Cinsel saldırı ile sarkıntılık arasındaki fark nedir

CEZA HUKUKU

Cinsel saldırı ile sarkıntılık arasındaki fark nedir

Sarkıntılık düzeyindeki cinsel saldırıda ceza iki yıldan beş yıla, temel hâlde beş yıldan on yıla kadardır. Farkın cezaya, tutuklamaya ve zamanaşımına etkisi.

Yazan Av. Mustafa Yalçın5 dk okumaGüncelleme

KISACA

  • Sarkıntılık ayrı bir suç değil, TCK 102/1'in ikinci cümlesinde yer alan hafif bir ceza aralığıdır: iki yıldan beş yıla kadar hapis.
  • Temel hâlde ceza beş yıldan on yıla kadardır; sarkıntılığın sınırı kanunda tanımlanmadığı için mahkeme fiilin düzeyine bakarak karar verir.
  • Cinsel taciz (TCK 105) ayrı bir suçtur ve cezası üç aydan iki yıla kadar hapis ya da adli para cezasıdır; sözlü ve dokunmasız davranışlar çoğunlukla burada kalır.
  • Sarkıntılık düzeyindeki suçta dava zamanaşımı sekiz yıl, temel hâlde on beş yıldır.
  • Aradaki fark zamanaşımını, görevli mahkemeyi ve savunma stratejisini doğrudan değiştirir.

“Sadece elimi omzuna koydum.” “Kolunu tuttu.” Soruşturma dosyalarında bu cümleler sık geçer ve hepsinde aynı soru doğar: bu davranış cinsel saldırı mı, sarkıntılık mı, yoksa hiçbiri mi? Fark sözlük meselesi değil. Temel hâlde ceza beş yıldan on yıla çıkıyor, sarkıntılıkta iki yıldan beş yıla iniyor. Zamanaşımı da, tutuklama ihtimali de, savunmanın kuruluşu da bu çizgiye göre değişiyor.

Kanun bu ayrımı nasıl kuruyor

TCK m. 102/1'in ilk cümlesi cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlal etmeyi suç sayar ve beş yıldan on yıla kadar hapis öngörür. İkinci cümle ise tek bir şey ekler: “Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.” Madde başka bir tanım vermez. Yani sarkıntılık ayrı bir suç tipi değil, aynı suçun daha hafif bir derecesidir.

Bunun pratik sonucu şu: ayrımı yapacak olan hâkimdir. Mahkeme dokunmanın yerine, süresine, yoğunluğuna, mağdurun tepkisine ve olayın bütününe bakar. Kanunda bir liste yok. Ölçü, davranışın mağdurun cinsel dokunulmazlığına ne derece yöneldiği ve ulaştığıdır. Aynı hareket bir dosyada sarkıntılık, bir başkasında temel hâl sayılabilir; bu yüzden somut olayın ayrıntıları belirleyicidir.

Ceza ve sonuçlar bakımından fark

Rakamlar yan yana şöyle: sarkıntılıkta iki yıldan beş yıla, temel hâlde beş yıldan on yıla, vücuda organ ya da cisim sokulmasında on iki yıldan az olmamak üzere hapis. Nitelikli hâl varsa her üç aralık yarı oranında artırılır. Rakamların ayrıntısı cinsel saldırı cezası kaç yıl yazısında.

Zamanaşımı da ayrılır. TCK m. 66 üst sınıra bakar. Sarkıntılığın üst sınırı beş yıl olduğundan dava zamanaşımı sekiz yıldır. Temel hâlin üst sınırı on yıldır ve süre on beş yıla çıkar. Dosyada nitelikli hâle dair delil varsa, 66/3 gereği bu hâl de hesaba katılır. Konuyu cinsel saldırı zamanaşımı yazısında anlattık.

Görevli mahkeme için üst sınır esas alınır (5235 sayılı Kanun m. 14). Her iki durumda da üst sınır on yılı aşmadığından dosya asliye ceza mahkemesine gider; ağır ceza mahkemesi on yıldan fazla hapis gerektiren suçlara bakar (m. 12).

Cinsel taciz nerede duruyor

Sarkıntılık, cinsel tacizle sık karıştırılır. TCK m. 105/1 bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz edeni üç aydan iki yıla kadar hapisle ya da adli para cezasıyla cezalandırır; çocuğa karşı işlenirse altı aydan üç yıla kadar hapis verilir. Taciz dokunmayı şart koşmaz: ısrarlı bakış, cinsel içerikli mesaj, imalı söz bu kapsamda değerlendirilir. Sarkıntılıkta ise vücuda yönelmiş bir temas vardır. Sınırı daha ayrıntılı cinsel taciz ile cinsel saldırı arasındaki ayrım yazısında ele aldık.

İki suç arasında sonuç farkı büyük. Taciz suçunda adli para cezası seçeneği var, sarkıntılıkta yok. Dolayısıyla ilk tespit, soruşturmanın nereye gideceğini belirler; kolluk tutanağında fiilin nasıl adlandırıldığı bu yüzden önemlidir.

Ayrım delillerle nasıl kurulur

Hâkimin elinde çoğu zaman yalnızca birkaç taşıyıcı delil bulunur: mağdurun anlatımı, varsa kamera görüntüsü, tanıklar, olay sonrası mesajlar ve adli tıp raporu. Görüntü varsa dokunmanın süresi ve şiddeti büyük ölçüde ortaya çıkar. Görüntü yoksa mahkeme mağdurun anlatımının ayrıntısına, tutarlılığına ve diğer delillerle uyumuna bakar. Bu yüzden iki tarafın da ilk ifadesi ağır basar; sonradan eklenen ayrıntılar ya da vazgeçilen cümleler gerekçeli biçimde açıklanmak zorunda kalır.

Savunma tarafı için en önemli soru, fiilin cinsel amaçla yapılıp yapılmadığıdır. Kanun “cinsel davranış” arar. Kalabalıkta istemeden olan temas, tokalaşma, yardım amaçlı tutma gibi davranışlar bu nitelikte sayılmayabilir. Mağdur tarafında ise fiilin süresi, tekrarı ve mağdurun hemen ardından yaptığı bildirim önem kazanır. Mağdurun olaydan hemen sonra bir yakınına, iş yerine ya da polise yaptığı anlatım ileride tanık beyanıyla desteklenir.

Hükmün sonuçları

Sarkıntılıkta alt sınır tam iki yıldır. Hapis cezasının ertelenmesinde (TCK m. 51) ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında (CMK m. 231/5) iki yıl veya daha az hapis aranır; bu yüzden ceza iki yıla kadar inerse bu kapılar tartışılabilir. Temel hâlde ise alt sınır beş yıldır ve bu eşiklere ulaşılmaz. Cezanın hangi miktarda belirleneceği, mahkemenin dosyadaki delillere ve kişiye ilişkin değerlendirmesine bağlıdır; sonuç tahmini yapılamaz ve yukarıdaki ayrım sonuçları belirleyen yalnızca ilk adımdır.

Mağdur açısından bu fark, zamanaşımı kadar tazminat tarafında da çıkar. Hukuk mahkemesi ya da ceza mahkemesinde katılan olarak istenen manevi tazminatın miktarı, fiilin ağırlığına göre takdir edilir; fiilin sarkıntılık sayılması tazminat hakkını ortadan kaldırmaz. Cinsel saldırı sonrası manevi tazminat yazısında bu yolu ele aldık.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: kalabalık bir toplu taşıma aracında bir yolcu, yanındaki kişinin beline kısa süreliğine dokunuyor. Mağdur şikâyetçi oluyor. Savunma, temasın kalabalık yüzünden olduğunu ve cinsel amaç taşımadığını söylüyor. Mahkeme önce temasın cinsel nitelikte olup olmadığına bakacak; öyleyse sarkıntılık düzeyinde mi kaldığını tartacak. Kamera kaydı, tanık ve mağdurun ilk anlatımı belirleyici olur. Burada sonuç tahmini yapılmıyor; yalnızca hâkimin hangi soruyu çözeceği gösteriliyor.

Şikâyet, tutuklama ve uzlaştırma

TCK m. 102/1 mağdurun şikâyeti üzerine soruşturulur; sarkıntılık da bu fıkranın içinde olduğu için şikâyete bağlıdır. Altı aylık süre için şikâyet süresi yazısına bakın. Şikâyetten vazgeçme, kanunda aksi yazılı olmadıkça davayı düşürür; hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme ise cezanın infazına engel olmaz (TCK m. 73/4). Ama cinsel suçlarda uzlaştırma yoktur; CMK m. 253/3 bunu açıkça söyler.

Tutuklama bakımından CMK m. 100/3, cinsel saldırıyı katalog suçlar arasında sayarken “birinci fıkra hariç” der. Sarkıntılık birinci fıkra içinde kaldığından, bu fiilde tutuklama nedeninin kanunen var sayılabileceği düzenlemeden yararlanılamaz. Yine de kaçma şüphesi veya delilleri karartma ihtimali somut olgularla gösterilirse tutuklama mümkündür (CMK m. 100/1, 100/2). Ölçülülük ve adli kontrol alternatifi her zaman tartılır.

Savunmada sık yapılan hatalar

İlk hata, davranışı küçültmek için ifadeyi aceleyle vermek. “Sadece dokundum” cümlesi, tutanakta dokunma kabulü olarak kalır; geri kalanı artık hukuki nitelemeye bırakılır. İkincisi, kamera ve mesaj kayıtlarını kendi lehine olacağını düşünerek hiç sormamak. Kayıtlar çoğu zaman fiilin süresini ve yoğunluğunu gösterir ve niteleme tartışmasında asıl dayanak olur.

Üçüncü hata mağdur tarafında: şikâyette fiili anlatırken yalnızca “taciz etti” demek. Dokunmanın hangi bölgeye, ne kadar süreyle ve hangi şekilde yapıldığı, kimlerin görüp duyduğu somut yazılırsa fark doğru kurulur. Cinsel saldırı mağdurunun hakları yazısında bu ayrıntıları işledik.

Dördüncü hata, hukuki niteleme tartışmasını hiç yapmamak. İddianamede “cinsel saldırı” yazıyor diye fiilin temel hâl olduğu kabul edilmiş olmaz; mahkeme iddianamedeki niteleme ile bağlı değildir ve yargılama sonunda fiili sarkıntılık düzeyinde de sayabilir. Bu itirazın duruşmada ve gerekirse yazılı savunmada açıkça yapılması gerekir.

Nitelemeyi birlikte tartmak için

Bir dosyada “sarkıntılık mı, saldırı mı” sorusunun cevabı iddianameyi, ifadeleri ve varsa görüntüleri birlikte okuyunca netleşir. Gözaltı, ifade çağrısı ya da iddianame tebliği varsa vakit kaybetmeden arayın; ilk ifadede kurulan cümleler sonradan değiştirilemez. Durumunuzu telefonla ya da WhatsApp'tan anlatabilirsiniz; bilgiler iletişim sayfasında, genel çerçeve ceza hukuku sayfasında.

Sık sorulan sorular

Sarkıntılık düzeyinde cinsel saldırının cezası kaç yıl?

TCK 102/1'in ikinci cümlesine göre iki yıldan beş yıla kadar hapistir. Nitelikli hâllerden biri varsa bu ceza yarı oranında artırılır.

Kanun sarkıntılığı tanımlıyor mu?

Hayır. Kanun yalnızca davranış sarkıntılık düzeyinde kalırsa daha düşük bir ceza verileceğini söyler. Davranışın nerede başlayıp nerede bittiğini somut olayda mahkeme değerlendirir.

Sarkıntılıkta tutuklama olur mu?

TCK 102/1 kapsamındaki fiiller CMK 100/3'teki katalog suç sayılmaz. Tutuklama için yine de kuvvetli suç şüphesi, bir tutuklama nedeni ve ölçülülük gerekir; ihtimal kapalı değildir.

Cinsel taciz ile sarkıntılık aynı şey mi?

Hayır. Cinsel taciz TCK 105'te ayrı düzenlenmiştir ve cezası üç aydan iki yıla kadar hapis ya da adli para cezasıdır (çocuğa karşı altı aydan üç yıla kadar hapis). Sarkıntılık ise 102. maddenin içinde kalır ve vücut dokunulmazlığına yönelen cinsel davranışı anlatır.

Dayanak mevzuat

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 51, 66, 73, 102, 105
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 100, 231, 253
  • 5235 sayılı Kanun m. 12, 14

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.

Dosyanızı birlikte okuyalım.

Belgelerinizi getirin; ilk görüşmede hangi sürenin işlediğini, hangi yolun kısa olduğunu ve ücretin nasıl oluştuğunu açıkça konuşalım. Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla.