KISACA
- Kasten işlenen suçtan hapis cezasına mahkûm olan kişi, kanunun sonucu olarak cezasının infazı tamamlanıncaya kadar kamu görevi üstlenemez (TCK 53/1-a, 53/2).
- Cinsel saldırının temel hâlinde alt sınır beş yıl olduğundan, bu suçtan alınan hapis cezası kamu görevi yasağını doğurur.
- Ceza bittikten sonra da devlet memurluğuna girişte kasten işlenen suçtan bir yıl veya daha fazla hapis mahkûmiyeti engeldir; TCK 53'te yazan süreler geçmiş olsa bile (657 sayılı Kanun m. 48/A-5).
- Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı, denetim süresi başarıyla geçilirse hukuki sonuç doğurmaz.
- Cinsel saldırıdan kesinleşmiş mahkûmiyeti olanlar, çocukların yoğun bulunduğu okul, yurt, kreş, spor tesisi gibi iş yerlerini işletemez ve burada çalıştırılamaz (5395 sayılı Kanun ek m. 1).
Kasten işlediği suçtan hapis cezası kesinleşen bir kişi, cezasının infazı tamamlanıncaya kadar kamu görevi üstlenemez. Bu bir disiplin kararı ya da kurumun keyfi tercihi değil, Türk Ceza Kanunu'nun mahkûmiyetin sonucu olarak bağladığı bir yasak (TCK 53). Cinsel suçlarda ek kurallar da var; çocuklarla ilgili iş yerleri yasağı en yenisi.
TCK 53 neleri yasaklıyor
Madde, kasten işlenen suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak şu hak ve yetkilerden yoksun bırakıyor: kamu görevinin üstlenilmesi (TBMM üyeliği ve Devlet, il, belediye, köy ya da bunların denetimindeki kurumlarda atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetler dahil), velayet, vesayet ve kayyımlık, vakıf, dernek, sendika, şirket ve kooperatif yöneticiliği ya da denetçiliği, kamu kurumunun iznine tabi bir mesleği serbest meslek ya da tacir olarak yapma (53/1).
Süre bakımından 53/2 net: Kişi, mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz. Yani yasak sınırsız değil, ama infazın bitişine kadar sürüyor.
Cinsel saldırı hapis cezası getirir mi
Burada kıstas hapis cezası olması ve suçun kasten işlenmesi. Cinsel saldırı (TCK 102/1) beş yıldan on yıla kadar hapis öngörüyor, organ ya da cisim sokulması hâlinde en az on iki yıl. Dolayısıyla bu suçtan verilen hapis cezası 53'ün koşullarını karşılıyor. Adli para cezasıyla sonuçlanan hafif suçlarda ise madde, hapis cezasına mahkûmiyet aradığı için uygulanmıyor. Ayrıca fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz (53/4).
Ertelenen veya denetimli serbestliğe çevrilen ceza
Cinsel saldırı cezalarında erteleme ancak mahkûm olunan cezanın iki yıl veya daha az olması hâlinde gündeme gelir (TCK 51). Bu nedenle uygulamada çoğunlukla sarkıntılık düzeyindeki hâllerde ya da takdiri indirimle sonucu aşağı inen dosyalarda tartışılır. TCK 53/3 ertelenen ya da denetimli serbestlik uygulanarak infaz edilen veya koşullu salıverilen hükümlü için iki konuda yumuşatma getiriyor: altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yasak uygulanmaz; kamu kurumunun iznine tabi meslek yasağının (e bendi) uygulanmamasına ise karar verilebilir.
Ayrıca hükmedilen kısa süreli (bir yıl veya daha az) hapis cezası ertelenmişse birinci fıkra hükmü hiç uygulanmaz (53/4); yani kamu görevi yasağı da doğmaz. Bir yılı aşan ama iki yılı geçmeyen ertelenmiş cezada ise 53/3 yalnız yukarıdaki iki konuda yumuşatma getiriyor, kamu görevi bendi için ayrı bir istisna yok. Bu nedenle böyle bir cezanın kamu görevine etkisi, kurumun mevzuatı ve somut kararın içeriğiyle birlikte değerlendirilmeli; yazılı karar ve kurumun işlemi üzerinden gitmek gerekir.
Yargılama sürerken memura ne olur
Hüküm kesinleşmeden önce de kurum harekete geçebilir. 657 sayılı Kanun m. 137, görevi başında kalmasında sakınca görülen memurlar için görevden uzaklaştırma tedbirini düzenliyor; 140. madde mahkemelerce cezai kovuşturma yapılan memurlar için de bu tedbire imkân veriyor. Görevden uzaklaştırılan ve herhangi bir suçtan tutuklanan ya da gözaltına alınan memurlara bu sürede aylıklarının üçte ikisi ödeniyor (m. 141). Yargılamanın beraatle sonuçlanması hâlinde memur göreve döner, görevden uzaklaştırma tedbiri kaldırılır (m. 143).
Ceza bittikten sonra göreve dönüş
Memurluğa alınma şartları 657 sayılı Kanun'un 48. maddesinde yer alıyor. A/5 bendi, TCK 53'te belirtilen süreler geçmiş olsa bile kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûm olunmamasını arıyor. Bu da şu demek: TCK 53'ün yasağı infazla sona erse bile, bir yıl veya daha fazla süreli kasıtlı suç mahkûmiyeti memuriyete girişte ayrı bir engel olarak sürüyor. Dosyada verilen ceza bir yıldan kısa ise bu bent doğrudan engel olmayabilir; ama kurumun diğer şartları (sicil, güvenlik soruşturması) ayrıca aranabilir.
Polis, hâkim, öğretmen, askerî personel gibi bazı görevlerin kendi kanunlarında daha ağır şartlar bulunabiliyor. Hangi kanuna tabi olduğunuzu ve o kanunda ne yazdığını ayrıca kontrol etmek gerekir.
Adli sicil ve arşiv kaydı
Mahkûmiyet adli sicile ve arşive kaydediliyor. Adli sicil bilgileri, kullanılış amacı belirtilmek şartıyla ilgili kişiye ve vekiline, kamu kurum ve kuruluşlarına verilebiliyor (5352 sayılı Kanun m. 7). Arşiv bilgileri ise belirli hâllerde istenebiliyor (m. 10). Silinme süreleri m. 12'de: Anayasa m. 76 ve TCK dışındaki kanunlarda hak yoksunluğuna yol açan mahkûmiyetlerde kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren, hakların geri verilmesi kararı alınması şartıyla on beş yıl, bu şart aranmaksızın otuz yıl; diğer mahkûmiyetlerde beş yıl.
Bu süreleri kendi dosyanıza uygulamak için mahkûmiyetin 657'deki türden hak yoksunluğuna neden olup olmadığını tespit etmek gerekir. Ayrıntıları adli sicil kaydının silinmesi ve memuriyete engel olup olmadığı yazılarında anlattım.
Çocuk iş yerleri yasağı
7578 sayılı Kanunla 2026'da Çocuk Koruma Kanunu'na eklenen ek madde 1, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, reşit olmayanla cinsel ilişki, müstehcenlik, fuhuş, insan ticareti gibi suçlardan adli sicil ve arşiv kayıtlarında kesinleşmiş mahkûmiyeti bulunanların çocukların yoğun olarak bulunduğu iş yerlerini işletmesini ve bunlarda çalışmasını yasaklıyor. Sayılan yerler arasında çocuk hizmet birimleri, eğitim kuruluşları, çocuk etkinlik ve oyun evleri, okul, okul servisi, okul kantini, yurt, kreş, gündüz bakımevi, çocuk kulübü, internet kafeler, e-oyun yerleri, çocuk spor okulu ve spor tesisleri var.
Yasak, kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarına ait yerleri kapsıyor. Bu kişilere böyle yerlerin açılması ya da işletilmesi için izin ve ruhsat verilmiyor; zaten işletiyorlarsa devir için altı ay süre tanınıyor. Çalışanlar, adli sicil ve arşiv bilgilerine dayanan belgeyi altı ayda bir işverene ibraz etmek zorunda. Bu yasak, TCK 53'ten ayrı bir kural olduğu için cezanın bitmesiyle kendiliğinden sona ermiyor; ek madde, adli sicil ve arşiv kayıtlarında kesinleşmiş mahkûmiyet bulunmasına bağlı ve cezanın infazına göre bir süre sınırı içermiyor.
Varsayımsal bir örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: bir belediyede çalışan sözleşmeli bir personel, cinsel taciz suçundan altı ay hapis cezasına mahkûm oluyor ve ceza ertelenmiyor. Cinsel taciz kasıtlı bir suç olduğundan TCK 53 uygulanır ve ceza infaz edilene kadar kamu görevi üstlenilemez. Cezanın bitmesinden sonra ise hükmedilen süre bir yıldan az olduğu için 657'deki bir yıllık eşik doğrudan devreye girmeyebilir; yine de sözleşmeli personelin tabi olduğu mevzuat ve kurumun kendi şartları ayrıca bakılması gereken noktalar. Bu bir sonuç tahmini değil; hangi sırayla hangi maddeye bakıldığını gösteren bir şema.
Yaygın yanılgılar
"Cezam bitti, artık sorun yok" düşüncesi en sık hata. TCK 53 infazla bitiyor ama memurluğa girişte 657'deki şart ve çocuk iş yerleri yasağı sürebiliyor. İkinci yanılgı, HAGB kararının sicile işlediği korkusu: karar bir sisteme kaydediliyor, ama yalnız soruşturma veya kovuşturma bağlantılı olarak istenirse kullanılıyor (CMK 231/13). Üçüncüsü, hapis cezasına dönüşmeyen mahkûmiyetlerde de yasak sanmak. Dördüncüsü, kurumun yazısını beklemeden hak aramak; kurumun işlemi idari yargıda ayrıca dava konusu olabilir.
Dosyanız için
Mahkûmiyet öncesinde, yargılama sürerken ya da cezadan sonra kamu görevi sorunuyla karşılaşıyorsanız önce elinizdeki karara bakmak gerekir. Karar ve sicil kaydınızla birlikte durumunuzu anlatmak için iletişim sayfasındaki numaradan arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz. Haklarınızın daha genel çerçevesi için hak yoksunluğu yazısına, yakın bir konu olarak uyuşturucu sabıkası ve güvenlik soruşturması yazısına, bu alandaki diğer konulara da ceza hukuku sayfasına bakabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Cinsel saldırıdan hapis cezası alan memur görevine devam edebilir mi?
Hükmedilen hapis cezası kesinleşip kasten işlenen bir suça ilişkinse TCK 53 kamu görevi üstlenme hakkını, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar kaldırır. Yargılama sürerken ise kurum, 657 sayılı Kanun'un 137 ve 140. maddeleri uyarınca memuru görevden uzaklaştırabilir.
Ceza ertelenirse kamu görevi yasağı kalkar mı?
Bir yıl veya daha az süreli (kısa süreli) hapis cezası ertelenmişse TCK 53/1 hiç uygulanmaz (53/4). Daha uzun süreli ertelenen cezada ise 53/3 yalnız altsoy üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık ile meslek ve sanat yasağı (e bendi) için istisna tanıyor; kamu görevi bendi için ayrı bir istisna yazılı değil. Somut dosyada kurumun uygulaması ayrıca incelenmelidir.
Ceza bittikten sonra memur olunabilir mi?
Devlet memurluğu için 657 sayılı Kanun m. 48/A-5, kasten işlenen suçtan bir yıl veya daha fazla hapis cezasına mahkûm olmamayı şart koşar ve TCK 53'teki sürelerin geçmiş olmasının bunu değiştirmeyeceğini belirtir. Başka kamu görevlerinde kendi özel kanunlarındaki şartlar da aranır.
HAGB kararı memuriyete engel olur mu?
HAGB kararı, denetim süresi içinde yeniden kasıtlı suç işlenmez ve yükümlülüklere uyulursa davanın düşmesiyle sonuçlanır ve sanık hakkında hukuki sonuç doğurmaz (CMK 231). Karar bir sisteme kaydedilir ve yalnız soruşturma ya da kovuşturma kapsamında istenirse kullanılabilir.
Sabıka kaydı ne zaman silinir?
Arşiv kayıtlarının silinme süresi mahkûmiyetin başka bir kanunda hak yoksunluğuna neden olup olmamasına göre beş, on beş ya da otuz yıl olabilir (5352 sayılı Kanun m. 12). Hangi süreye girdiğiniz mahkûmiyetin niteliğine göre belirlenir.
Dayanak mevzuat
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 51, 53, 102
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 231
- 5395 sayılı Kanun ek m. 1
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.