Görüşme talep edin

Bakırköy · İstanbul · Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla

  1. Ana sayfa
  2. Makaleler
  3. Ceza Hukuku
  4. Cinsel suçlar
  5. Cinsel saldırı suçunda uzlaşma yoluna gidilebilir mi

CEZA HUKUKU

Cinsel saldırı suçunda uzlaşma yoluna gidilebilir mi

Cinsel saldırı suçunda uzlaşma yoluna gidilemez: CMK 253/3, şikâyete bağlı olsa bile cinsel dokunulmazlığa karşı suçları uzlaştırma kapsamı dışında bırakır.

Yazan Av. Mustafa Yalçın4 dk okumaGüncelleme

KISACA

  • Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaştırma yoluna gidilemez (CMK 253/3).
  • TCK 102/1 şikâyete bağlıdır, ama bu şikâyet uzlaştırma kapsamına girme sonucunu doğurmaz; sebep CMK 253/3'teki açık istisnadır.
  • Uzlaştırma kapsamındaki bir suç, kapsama girmeyen bir suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmişse uzlaşma hükümleri uygulanmaz (CMK 253/3).
  • Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda kamu davasının açılmasının ertelenmesi de uygulanmaz (CMK 171/6-c).
  • Mağdurla yapılan özel anlaşma ceza sorumluluğunu kaldırmaz; ancak şikâyete bağlı hâllerde şikâyetten vazgeçme ve yargılama sırasında zararın giderilmesi ayrı sonuçlar doğurabilir.

Sanık yakınları bu soruyu çok sorar: mağdurla anlaşırsak dosya kapanır mı? Uzlaştırma kurumu üzerinden hayır. CMK 253/3, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaştırma yoluna gidilemeyeceğini açıkça yazar. Cinsel saldırı (TCK 102), çocukların cinsel istismarı (103), reşit olmayanla cinsel ilişki (104) ve cinsel taciz (105) bu bölümde yer alır.

Kanun metni ne diyor?

CMK 253/1, uzlaştırma girişiminin yapılacağı suçları sayar. İlk bent, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçları kapsar. İkinci bent, şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın bazı suçları sayar: basit yaralama, taksirle yaralama, konut dokunulmazlığının ihlali, hırsızlık, dolandırıcılık gibi.

Üçüncü fıkra bir kapı kapatır: cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, ısrarlı takip suçunda ve hakaret suçunda, şikâyete bağlı olsa bile uzlaştırma yoluna gidilemez. Madde metni bir gerekçe yazmaz; bu, kanun koyucunun açık bir tercihidir.

Şikâyete bağlılık ile uzlaştırma ayrı iki kavram

TCK 102/1 şikâyete bağlıdır: mağdur şikâyet etmezse soruşturma yapılmaz. Bu, uzlaştırmanın da mümkün olduğu anlamına gelmez, çünkü 253/3 bunu ayrıca engeller. Şikâyete bağlı olmanın bir sonucu ise başka: mağdur şikâyetinden vazgeçerse kovuşturma devam etmez (TCK 73/4). Yani bu suçta yapılabilecek hukuki işlem, uzlaştırma bürosuna gitmek değil, mağdurun kendi iradesiyle vazgeçmesidir. Vazgeçmenin sınırları şikâyetten vazgeçme yazısında anlatıldı.

102/2'deki organ ya da sair cisim sokulan fiil ise şikâyete bağlı değildir (eşe karşı işlenmişse bağlıdır). Dolayısıyla orada vazgeçme de dava sürecini bitirmez, uzlaştırma da zaten kapalıdır.

Birlikte işlenen suçlarda tuzak

CMK 253/3'ün ikinci cümlesi pratikte unutulur: uzlaştırma kapsamına giren bir suç, bu kapsama girmeyen bir suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmişse, uzlaşma hükümleri uygulanmaz. Örneğin kişi, cinsel saldırı sırasında mağduru kasten yaralamışsa, tek başına uzlaştırma kapsamında olacak yaralama da bu bağlamda uzlaştırmaya konu olmaz. Bu cümleye 2025'te yapılan bir ekle bir istisna getirilmiştir, ama o istisna önödeme kapsamındaki suçlarla ilgilidir ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçları kapsamaz.

Önödeme ve kamu davasının ertelenmesi de kapalı

Uzlaşmaya benzeyen diğer kurumlar da bu suçlarda işlemez. Önödeme (TCK 75), yalnız adli para cezası gerektiren ya da hapis cezasının üst sınırı altı ayı aşmayan suçlara tanınır; cinsel saldırının alt sınırı bile bu eşiğin çok üstündedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi (CMK 171) ise üst sınırı üç yıl veya daha az hapis gerektiren suçlarda mümkündür, ama cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar bu kuralın dışında bırakılmıştır (171/6-c).

Kovuşturma aşaması için de aynı mantık geçerli. CMK 254, dava açıldıktan sonra suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması hâlinde dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesini düzenler; cinsel saldırı kapsam dışında olduğundan bu madde burada işlemez. Uzlaştırma kurumunun genel işleyişi için uzlaştırma süresi ve kovuşturmada uzlaşma yazılarına bakabilirsiniz.

Uzlaşma olmadan zarar giderme

Uzlaşma yolunun kapalı olması, tarafların hiçbir şey yapamayacağı anlamına gelmez. Üç ihtimal var. Birincisi, şikâyete bağlı hâllerde mağdurun kendi iradesiyle şikâyetten vazgeçmesi. İkincisi, hukuk mahkemesinde tazminat davası açılması ya da taraflar arasında yazılı bir tazminat anlaşması yapılması. Bu anlaşmada "şahsi haklarımdan da vazgeçiyorum" gibi bir ibare olursa hukuk davası yolu kapanabilir (TCK 73/7). Üçüncüsü, mahkemenin takdiri indirimde failin yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışlarına bakabilmesi (TCK 62/2). Bu üçüncüsü bir hak değil, mahkemenin takdir yetkisidir; takdiri indirim yazısında anlatıldı.

Burada bir sınır çok önemli: mağdurla irtibat, baskı ya da tehdit görünümü kazanırsa ayrı bir suç ve ayrı bir sorun doğar. Bu yüzden her görüşmenin müdafi aracılığıyla ve yazılı yürütülmesi gerekir.

Varsayımsal bir senaryo

Varsayımsal bir senaryo düşünelim: sanığın yakınları, mağdurun yakınlarıyla bir aile toplantısı yapıyor ve "anlaştık, dosya kapanacak" diye düşünüyor. Oysa dava 102/2'ye dayanıyorsa mağdur vazgeçse bile dava düşmez; 102/1'e dayanıyorsa vazgeçme davayı düşürebilir ama bu uzlaşma değil, mağdurun tek taraflı vazgeçmesidir ve mahkemeye açıkça bildirilmesi gerekir. Sonucu öngörmek gerçek dosyada mümkün değil; hangi fıkradan dava açıldığı, belirleyicidir.

Dosyada hangi belgeye bakılır

Uzlaşma ihtimalini düşünen biri önce iddianameye bakmalı. İddianamede hangi TCK fıkrasının yazdığı, şikâyetin bulunup bulunmadığı ve mağdurun katılan sıfatıyla davaya girip girmediği, bütün stratejiyi belirler. Soruşturma aşamasındaysanız, ifade tutanağındaki suç niteliği ve şikâyet beyanı aynı işi görür. Mağdur dilekçe verdiyse dilekçenin tarihini ve içeriğini de not etmek gerekir, çünkü vazgeçmenin geçerliliği sonradan bu belgelerle tartışılır. Bu incelemeyi yapmadan aile içinde ya da çevrede konuşulan anlaşma önerileri, çoğu zaman kimsenin istemediği bir sonuca, yani boşa giden zamana ve kaybedilen güvene dönüşür.

Vekâletname ve müdafi atama belgeleri de bu aşamada hazır olmalı. Avukat, dosyayı UYAP üzerinden inceleyerek hangi işlemin hangi tarihte yapıldığını görür ve görüşmeleri yazılı yürütür. Sanığın kendisi mağdur tarafla yazışmaya girişirse, bu yazışmalar sonradan aleyhe delil olarak dosyaya girebilir.

Sık yapılan hatalar

Anlaşma yapıldı diye duruşmaya gitmemek ilk hata. Mahkeme, mağdurun vazgeçtiği beyanı duruşmada almadıkça davayı düşürmez; sanığın duruşmaya gelmemesi ise başka sorunlara yol açar.

İkincisi, uzlaşma ile şikâyetten vazgeçmeyi aynı sanmak.

Üçüncüsü, "para verelim, kapansın" diye doğrudan ödeme yapmak. Böyle bir ödemenin hukuki niteliği belgelenmezse hem tazminat hesabında hem takdiri indirimde belirsizlik yaratır.

Gerçek yolu dosyaya bakarak belirlemek

Mağdurla uzlaşma ihtimali üzerine kurulan bir strateji bu suçlarda yanlış yöne gidebilir. Hangi fıkradan dava açıldığını, şikâyete bağlılığı ve sürecin aşamasını birlikte değerlendirmek gerekir. Durumunuzu anlatmak için bizi arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz; iletişim sayfasında numaralar var. Konuyla ilgili diğer yazılar ceza hukuku sayfasında. Cezanın nasıl belirlendiğini merak ediyorsanız cinsel saldırı cezası kaç yıl yazısına bakın.

Sık sorulan sorular

Cinsel saldırıda mağdurla uzlaşırsak dava kapanır mı?

Hayır. Uzlaştırma kurumu bu suçlara kanunen kapalıdır (CMK 253/3). Mağdurla yapılan anlaşma, uzlaşma olarak işlem görmez. Yalnızca suç şikâyete bağlıysa mağdur şikâyetinden vazgeçebilir ve bu vazgeçme davayı düşürebilir (TCK 73/4).

TCK 102/1 şikâyete bağlıysa neden uzlaştırma yok?

CMK 253/1-a şikâyete bağlı suçları uzlaştırma kapsamına alır. Ancak üçüncü fıkra, şikâyete bağlı olsa bile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaştırmayı yasaklar. Yani genel kuralın üstünde özel bir istisna vardır.

Cinsel saldırı ile yaralama aynı olayda işlenmişse uzlaşma olur mu?

Hayır. CMK 253/3'e göre uzlaştırma kapsamına giren bir suç, bu kapsama girmeyen bir suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmişse uzlaşma hükümleri uygulanmaz. Cinsel saldırı kapsam dışında olduğu için birlikte işlenen yaralama için de uzlaştırma yapılmaz.

Önödeme (TCK 75) cinsel saldırıda uygulanır mı?

Hayır. Önödeme, yalnız adli para cezasını gerektiren ya da hapis cezasının üst sınırı altı ayı aşmayan suçlar için düzenlenmiştir (TCK 75/1). Cinsel saldırının cezaları bu sınırın çok üzerindedir.

Zararı gidermek ceza davasında hiçbir işe yaramaz mı?

Uzlaşma olmasa da fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığı gösteren davranışlar, mahkemenin takdiri indirimde göz önünde bulundurabileceği hususlar arasındadır (TCK 62/2); zararın giderilmesi bu değerlendirmede yer bulabilir. Sonucu önceden söylemek mümkün değildir.

Dayanak mevzuat

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 171, 253, 254
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 62, 73, 75, 102, 103, 104, 105

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.

Dosyanızı birlikte okuyalım.

Belgelerinizi getirin; ilk görüşmede hangi sürenin işlediğini, hangi yolun kısa olduğunu ve ücretin nasıl oluştuğunu açıkça konuşalım. Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla.