Görüşme talep edin

Bakırköy · İstanbul · Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla

  1. Ana sayfa
  2. Makaleler
  3. Ceza Hukuku
  4. Öldürme ve yaralama suçları
  5. Yüzde sabit iz bırakan yaralama cezası nasıl artar?

CEZA HUKUKU

Yüzde sabit iz bırakan yaralama cezası nasıl artar?

Yaralama mağdurun yüzünde sabit iz bıraktıysa ceza TCK 87/1-c uyarınca bir kat artar ve alt sınır dört yıl olur. Sürekli değişiklikle farkı, uzlaşma ve HAGB.

Yazan Av. Mustafa Yalçın5 dk okumaGüncelleme

KISACA

  • Kasten yaralama mağdurun yüzünde sabit ize neden olursa ceza bir kat artırılır; verilecek ceza temel hâlde dört yıldan, silahla işlenmişse altı yıldan az olamaz (TCK 87/1-c).
  • Yüzün sürekli değişikliği daha ağır bir sonuçtur: ceza iki kat artırılır ve alt sınır temel hâlde altı yıl, silahla işlenmişse dokuz yıldır (TCK 87/2-d).
  • Sabit iz ile sürekli değişiklik ayrımında adli tıp raporu belirleyici olur, son değerlendirmeyi mahkeme yapar; bu yüzden raporun ibareleri sonucu doğrudan etkiler.
  • Madde 87 uzlaştırma kapsamında değildir (CMK 253) ve şikâyet aranmaz; mağdurun vazgeçmesi davayı düşürmez.
  • Alt sınır yüksek olduğundan HAGB ve erteleme için tahrik ve takdiri indirim gibi nedenlerin uygulanması gerekir.

Yüzünde iz kalan biri için bu sadece bir tıbbi sonuç değil, gündelik hayatta her gün aynada görülen bir hasar. Ceza hukuku da bunu ayrı ele alıyor: TCK 87/1-c, yüzde sabit iz bırakan kasten yaralamayı ağırlaşmış sonuçlu yaralama sayıyor. Peki sanık için bu ne demek? Ceza bir kat artıyor ve alt sınır sabitleniyor. Aşağıda adım adım bakalım.

Madde 87'nin mantığı

TCK 86 yaralamanın temel hâlini düzenliyor. 87 ise ağır sonuçları ayrı ayrı sayıyor. Fiil mağdurun bir duyu ya da organ işlevinin sürekli zayıflamasına, konuşmada sürekli zorluğa, yüzde sabit ize, yaşamı tehlikeye sokan bir duruma veya gebe kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına yol açtıysa “yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza bir kat artırılır”. Aynı fıkra bir alt sınır da koyuyor: 86'nın birinci fıkrasındaki hâllerde dört yıldan, üçüncü fıkradaki hâllerde (silahla, kardeşe karşı vb.) altı yıldan az olamaz.

Bu alt sınırlar 2025'teki 7550 sayılı Kanunla artırıldı. Olay bu tarihten önceyse eski, daha lehe olan sınır uygulanır (TCK 7/2).

Sabit iz ne demek, sürekli değişiklikten farkı nedir

Kanun “sabit iz” kavramını tanımlamıyor; bu ibareyi dosyada rapor doldurur. Tıbbi anlamda kalıcı olan, kendiliğinden geçmeyen, herhangi birinin dikkatini çekecek biçimde yüzde bulunan izden söz ediliyor. Kaş yarığından kalan çizgi, sol yanakta bıçakla açılan yaranın bıraktığı bir sütür izi tipik örneklerdir.

Sürekli değişiklik ise bir adım daha ağır: yüzün genel şeklinin, yüz yapısının kalıcı biçimde farklılaşması. 87/2-d bunu iki kat artırım ve alt sınırı temel hâlde altı yıl, silahla işlenmişse dokuz yıl olarak koyuyor. Aradaki çizgiyi rapor ve duruşmadaki değerlendirme çizer. Bir iz mi, bir değişiklik mi? Bu sorunun cevabı, cezayı yıllarca oynatır. Fotoğraf, ek rapor ve gerekirse Adli Tıp Kurumu görüşü bu yüzden dosyanın ağırlık merkezidir.

Ceza nasıl hesaplanır

Önce hâkim 86'ya göre temel cezayı belirler. Temel hâlde bir yıl altı ay ile üç yıl arası; silahla yaralamada artırılmış hâliyle iki yıl üç ay ile dört yıl altı ay arası. Sonra 87/1 devreye girer: ceza bir kat artar, ama sonuç dört yıldan (silahta altı yıldan) aşağı olmaz.

Rakamla gösterelim: temel ceza kanundaki en alt sınır olan bir yıl altı ay olarak belirlense bile bir kat artırım üç yıl eder; ancak alt sınır devreye girer ve ceza dört yıla çıkar. Üst sınırda ise üç yılın bir kat artmışı altı yıldır. Silahlı olayda dört yıl altı ayın bir kat artmışı dokuz yıl eder, alt sınır altı yıldır. Bunlar kanun metninden çıkan hesap aralıklarıdır; mahkemenin takdiri ve indirimler sonucu değiştirir.

İndirimler ve alt sınır

Alt sınırın yüksek olması, bu dosyalarda sonuç tartışmasının tahrik ve takdiri indirim üzerinden yürümesine yol açıyor. Haksız tahrik hâlinde ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar indirilir (TCK 29). Takdiri indirim nedeni olarak failin geçmişi, sosyal ilişkileri, olaydan sonraki ve yargılamadaki pişmanlığı gösteren davranışları göz önüne alınır; ceza altıda bire kadar indirilebilir (TCK 62). Duruşmada mahkemeyi etkilemek amacıyla yapılan şekli davranışlar bu değerlendirmeye girmez.

Hangi sırayla uygulandığı ve oranların nasıl seçildiği kararın gerekçesinde görülür. Haksız tahrik nedir yazısı hangi davranışların tahrik sayıldığını açıklıyor.

Şikâyet, uzlaşma ve vazgeçme

  1. maddedeki sonuçlar şikâyete bağlı değil; savcılık kendiliğinden soruşturur. Mağdur “şikâyetçi değilim” dese de dava düşmez. CMK 253'teki uzlaştırma listesinde kasten yaralama için “üçüncü fıkra hariç, madde 86” yazıyor, 87 yok. Yani yüzde sabit iz bırakan dosyada uzlaştırma büroya gitmez.

Bu, mağdurla anlaşmanın değersiz olduğu anlamına gelmez. Zararın giderilmesi, özür ve tazminat, cezanın belirlenmesinde ve HAGB şartlarında işe yarar. Mağdurun maddi ve manevi zararı için ayrıca hukuk davası açma hakkı da saklı. Yaralama nedeniyle tazminat davası yazısında bu tarafı bulabilirsiniz.

HAGB, erteleme ve tutuklama

CMK 231 hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az olması hâlinde HAGB'ye imkân verir. TCK 51'deki erteleme sınırı da iki yıl. Sabit iz hâlinde alt sınır dört yıl olduğundan bu kapılar ancak tahrik ve takdiri indirim sonrası ceza iki yıla indiğinde aralanır. Yani “iz kaldıysa mutlaka hapis” demek de “HAGB olmaz” demek de doğru olmaz; hesabın hangi indirimlerle yapıldığı belirleyici.

Tutuklama bakımından madde 87, CMK 100/3'teki katalog suçlar arasında. Katalog suçta somut delile dayanan kuvvetli şüphe varsa tutuklama nedeni var sayılabilir, ama ölçülülük şartı yine geçerli (CMK 100/1). Katalog suçlarda tutuklama nedeni yazısına bakabilirsiniz.

Hesaplanan üst sınır (silahla işlenmiş sabit iz: dokuz yıl) on yılı geçmediğinden dava asliye ceza mahkemesinde görülür. Yüzün sürekli değişikliğinde (87/2-d) ise silahla işlenmişse üst sınır on üç yıl altı aya çıkar ve görev ağır ceza mahkemesine geçer; görev belirlenirken tahrik gibi indirim nedenlerine bakılmaz (5235 sayılı Kanun m. 14).

Rapor süreci ve kast sorusu

Yara taze olduğunda hekim çoğu zaman iz kalıp kalmayacağını kesin söyleyemez. Kalıcılık, iyileşme tamamlandıktan sonra anlaşılır; bu yüzden ilk rapor dosyanın sonu değildir. Savcılık ya da mahkeme, belirli bir süre geçtikten sonra mağdurun yeniden muayene edilmesini isteyebilir. Mağdur için bu, kontrol muayenelerini aksatmamak demek. Sanık için ise ilk rapordaki "iz kalabilir" gibi bir ibareyle "sabit iz var" tespiti arasındaki farkı izlemek gerekir.

Bir de kast boyutu var. Ağırlaşan sonuç için failin en azından taksirle hareket etmiş olması aranır (TCK 23). Bardağı yüze savurmak ile aynı bardağın elden kayıp bir kişiye çarpması bu açıdan aynı değerlendirilmez. Fotoğraflar, kamera kaydı ve tanıklar, darbenin yönünü ve şiddetini göstermek için kullanılır.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: bir bar girişinde çıkan tartışmada A, elindeki bardağı B'nin yüzüne vuruyor; yanakta on iki dikişlik bir yara açılıyor. Aylar sonra yara izi belirgin kalıyor, rapor yüzde kalıcı iz tespit ediyor. Bardak 6/1-f anlamında silah olarak değerlendirilirse ve 86/3-e uygulanırsa alt sınır altı yıl.

Mahkemenin tartacağı noktalar: bardağın saldırıda kullanıldığı kanıtlanıyor mu, B tartışmada A'ya hakaret etti mi, A olaydan sonra zararı gidermeye çalıştı mı, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûmiyeti var mı. Her biri sonucu değiştirir; sonuç tahmini yapılamaz.

Yaralanan tarafın yapması gerekenler

  • Yara iyileşme sürecinde fotoğraf almak, tedavi belgelerini saklamak. Kalıcılığı sonradan gösterecek belgeler bunlardır.
  • Raporun yazılı ibarelerine bakmak. “Sabit iz” ya da “sürekli değişiklik” yazılmışsa dosyaya yansır.
  • Sürekli ya da ek rapor için adli tıp muayenesine katılmak. İzin kalıcılığı çoğu zaman iyileşme süreci tamamlandıktan sonra netleşir.

Dosyanızı anlatmak için

Yüzdeki iz konusunda sanık da mağdur da raporun ibaresine, kalıcılığın ispatına ve olayın seyrine bakar. Soruşturma çağrısı aldıysanız ya da yakınınız yaralandıysa iletişim sayfasından telefonla ya da WhatsApp'tan durumu anlatabilirsiniz; raporu elinizde tutarak aramak işi hızlandırır. Yaralama ve benzer suçlar için ceza hukuku sayfasına, genel çerçeve için kasten yaralama cezası yazısına bakabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Yüzde sabit iz için en az kaç yıl hapis verilir?

Kasten yaralamanın temel hâlinde (TCK 86/1) bir kat artırım sonrası ceza dört yıldan az olamaz. Yaralama silahla işlenmişse (86/3) alt sınır altı yıldır. Bunlar artırım sonrası alt sınırlardır; tahrik ve takdiri indirim hesabı bu sınırları aşağı çekebilir.

Sabit iz ile yüzün sürekli değişikliği aynı şey mi?

Hayır. Sabit iz (87/1-c) bir kat artırım, sürekli değişiklik (87/2-d) iki kat artırım getirir. Bir sonuç diğerinden ağırdır. İkisinden hangisinin uygulanacağı adli tıp raporundaki tespitlere ve mahkemenin değerlendirmesine bağlıdır.

Yüzdeki iz ameliyatla düzelirse ceza değişir mi?

Kanun metni 'sabit iz' ve 'sürekli değişiklik' diye ayırıyor. Hangi ibarenin uygulanacağı, izin niteliğine ve raporlardaki tespite göre belirlenir. Tedavi sonucunun cezaya etkisi dosyaya göre değişir; bu tartışma çoğu zaman rapor, ek rapor ve duruşma aşamasında yapılır.

Yüzde iz kalan yaralamada uzlaşma yapılabilir mi?

Hayır. CMK 253 kasten yaralamada yalnızca 'üçüncü fıkra hariç, madde 86'yı sayıyor. Madde 87 listede yer almıyor, bu yüzden uzlaştırma bürosuna gönderilmez. Taraflar kendi aralarında anlaşabilir; bu davayı bitirmez ama cezanın belirlenmesinde değerlendirilir.

Yüzde iz bırakan yaralama hangi mahkemede görülür?

Sabit iz hâlinde hesaplanan üst sınır (silahla işlenmişse dokuz yıl) on yılı aşmadığı için dava asliye ceza mahkemesinde görülür (5235 sayılı Kanun m. 12, 14). Canavarca hisle işlenme gibi artırımı yüksek bir hâl eklenirse ya da yüzün sürekli değişikliğinde iki kat artırım ve silahla işlenme birleşirse üst sınır on yılı geçer; bu durumda ağır ceza mahkemesi görevli olur.

Dayanak mevzuat

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 6, 7, 23, 29, 51, 62, 86, 87
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 100, 231, 253
  • 5235 sayılı Kanun m. 12, 14

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.

Dosyanızı birlikte okuyalım.

Belgelerinizi getirin; ilk görüşmede hangi sürenin işlediğini, hangi yolun kısa olduğunu ve ücretin nasıl oluştuğunu açıkça konuşalım. Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla.