KISACA
- Yaşı, hastalığı, yaralanması ya da başka bir nedenle kendini idare edemeyecek durumdaki kişiye hal ve koşulların elverdiği ölçüde yardım etmeyen ya da durumu derhâl ilgili makamlara bildirmeyen, bir yıla kadar hapis veya adli para cezası alır (TCK 98/1).
- Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi yüzünden kişi ölürse bir yıldan üç yıla kadar hapis verilir (TCK 98/2).
- Yükümlülük belirli bir yakınla sınırlı değildir; olay yerinde bulunan herkes, imkânları ölçüsünde yardım etmek ya da durumu bildirmekle karşı karşıyadır.
- Ölümlü veya yaralanmalı trafik kazasında olay yerinden izinsiz ayrılan sürücüye ayrıca bir yıldan üç yıla kadar hapis öngörülür (2918 sayılı Kanun m. 81).
- Özel bir bakım yükümlülüğü ya da önceki tehlikeli davranış varsa dosya TCK 98'den çıkıp ihmalle öldürmeye (TCK 83) kayabilir.
Bir apartmanda komşunun kapısından bir inleme sesi geldiğini duyup kimseyi aramayan ya da yoldaki yaralıyı görüp geçen kişi suç işlemiş olabilir mi? TCK 98'e göre evet; kanun kendini idare edemeyecek durumdaki kişiye hal ve koşulların elverdiği ölçüde yardım etmeyi ya da durumu derhâl ilgili makamlara bildirmeyi şart koşuyor. Yapılmazsa bir yıla kadar hapis veya adli para cezası, kişi ölürse bir yıldan üç yıla kadar hapis.
Kanun tam olarak ne istiyor
Madde iki ayrı davranışı cezalandırıyor: yardım etmemek ve durumu derhâl ilgili makamlara bildirmemek. Karşıdaki kişinin kendini idare edemeyecek durumda olması gerekiyor ve bunun sebebi yalnız yaş, hastalık ya da yaralanmayla sınırlı değil; kanun "başka herhangi bir neden" de diyor. Bilinci kapalı biri, kazadan sonra mahsur kalan biri ya da aşırı soğukta yürüyemeyen bir kişi bu tanıma girebilir.
Metindeki "ya da" bağlacı yüzünden iki yükümlülüğün birbirine nasıl bağlandığı yorum konusu. Yani kişinin ikisini birden mi yapması, yoksa birini yapmasının yetip yetmeyeceği tartışılabilir. Pratikte en güvenli yol, yapılabiliyorsa ikisini de yapmaktır: 112'yi aramak ve imkân varsa kişinin yanında beklemek ya da ilk müdahaleyi yapmak.
"Hal ve koşulların elverdiği ölçüde" ne anlama geliyor
Bu ifade maddenin dengesini kuruyor. Kişiden yapabileceğinden fazlası beklenmiyor. Kendi canını ciddi bir tehlikeye atması, hiç bilmediği bir tıbbi müdahaleyi yapması ya da imkânsız bir kurtarma girişiminde bulunması gerekmiyor. Ama çoğu durumda kişinin elinde olan bir şey var: telefonla acil çağrı yapmak.
Hâkim bu ifadeyi dosyada tek tek tartar. Olay yerinde kaç kişi vardı? Kişi ne gördü, ne biliyordu? Telefonu var mıydı? Geceydi, kalabalık mıydı, tehlike sürüyor muydu? Bu sorulara verilecek cevap, kişinin "yapabileceğini yapıp yapmadığını" gösterir. Yardımı sağlayabilecek durumdayken sağlamayan ile gerçekten imkânsızlık içinde olan kişi aynı değerlendirilmez.
Ceza, mahkeme ve süre
98/1'de ceza bir yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır; hâkim ikisinden birini seçer. 98/2'ye göre, yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi dolayısıyla kişi ölürse bir yıldan üç yıla kadar hapis verilir. Sonuç bakımından en azından taksirle hareket edilmesi gerekir (TCK 23); ölüm, kişinin yardım edilmemesi yüzünden gerçekleşmeli. Zaten ölecek durumdaki birinin başka bir nedenden ölmesi, bu fıkranın kapsamı dışında kalabilir ve nedensellik delillerle (otopsi, adli tıp raporu) tartışılır.
Üst sınır üç yıl olduğundan dava asliye ceza mahkemesinde görülür (5235 sayılı Kanun m. 11 ve 14). Her iki fıkra için de dava zamanaşımı sekiz yıldır (TCK 66/1-e); seçimlik cezası olan suçlarda hapis cezası esas alınır (TCK 66/4). Suç şikâyete bağlı değil, uzlaştırma da kapsamda değil. Savcılık ihbar ya da kendi tespitiyle soruşturmaya başlar (CMK 158, 160).
Trafik kazasında ayrı yükümlülükler
Kazaya karışan ya da kaza yerinden geçen sürücülerin yükümlülükleri Karayolları Trafik Kanunu'nda ayrıca düzenlenmiş. Kazaya karışanlar, kazayı yetkili memurlara bildirmek ve bunlar gelinceye ya da izin verilinceye kadar kaza yerinden ayrılmamakla yükümlü (2918 sayılı Kanun m. 81). Kaza yerinden geçmekte olan veya kazaya karışmış araçların sürücüleri ise kaza mahallinde ilk yardım önlemlerini almak, en yakın zabıtaya veya sağlık kuruluşuna haber vermek ve yetkililerin talebi üzerine yaralıları en yakın sağlık kuruluşuna götürmekle yükümlü (m. 82).
Ölümlü ya da yaralanmalı kazada zabıtanın iznini almadan zaruret dışında olay yerinden ayrılan sürücü hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis öngörülüyor. Bu hüküm ayrıdır ve kazanın nasıl meydana geldiği, sürücünün kusuru gibi başka tartışmalardan bağımsız olarak değerlendirilir. Kaza sonucu ölüm veya yaralanma için sürücünün kendi kusuru ayrıca trafik kazasında ölüm: taksirle öldürme davası ve trafik kazasında yaralanma yazılarında ele alınıyor.
Yardım etmeme, terk ve ihmalle öldürme
Üç ayrı hüküm sık karıştırılıyor. TCK 98 herkes için geçerli genel bir yardım ve bildirim yükümlülüğü. Bakıma muhtaç kişiyi terk suçu (TCK 97) ise koruma ve gözetim yükümlülüğü altında bulunan bir kişiyi kendi hâline bırakmakla ilgili. İhmalle öldürme (TCK 83) üçüncü düzeyi oluşturuyor: ölüm neticesinden ihmal yoluyla sorumlu tutulabilmek için, ihmalin icrai davranışa eşdeğer olması gerekiyor.
Eşdeğerlik için kanunun aradığı iki durum var: kişinin belli bir icrai davranışta bulunma konusunda kanuni düzenlemelerden veya sözleşmeden kaynaklanan bir yükümlülüğünün bulunması ya da önceden gerçekleştirdiği davranışın başkalarının hayatı bakımından tehlikeli bir durum oluşturması (TCK 83/2). Bir kazaya sebep olup yaralıyı yol kenarında bırakan sürücü ikinci duruma örnek olabilir. Bu durumda dosya 98'den çıkıp çok daha ağır bir maddeye kayar. Ayrıntı için ihmal ile öldürme cezası yazısına bakabilirsiniz.
Varsayımsal bir örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: gece geç saatte bir sitenin merdiven boşluğunda yaşlı bir komşu yere düşmüş, kımıldamıyor. İki kişi aşağı inerken onu görüyor. Biri 112'yi arıyor ve yanında bekliyor. Diğeri "bir şey olmaz, başkası arar" diyerek geçip gidiyor. Komşu hastanede ölüyor.
Soruşturmada telefon kayıtları, kamera görüntüleri ve çağrı saatleri incelenir. İkinci kişinin ne gördüğü, neden aramadığı, yardım edebilecek durumda olup olmadığı ve komşunun ölümüyle bu davranış arasında bağ bulunup bulunmadığı tartışılır. Sonucu bu örnekten çıkarmak mümkün değil; her olguda kayıtlar ve beyanlar farklı bir tablo çizer.
Bildirimin kendisi nasıl kanıtlanır
Bildirim yaptığını söyleyen kişi için en değerli delil, çağrı kaydıdır. 112 acil çağrı merkezine yapılan aramanın saati, süresi ve içeriği kayıt altına alınır; telefonunuzdaki arama geçmişi de aynı yönde bir iz bırakır. Bu yüzden olay yerinden ayrılmadan önce aramayı yapmak, sonradan "aradım" demekten çok daha güçlü bir savunma sağlar. Yardım ettiyseniz, kimi aradığınızı ve ne söylediğinizi hatırladığınız kadarıyla not etmek, ifade günü gelince işe yarar.
Öte yandan aramış olmak her zaman yeterli değildir: arama gecikmişse ya da durumun ciddiyetini yanlış aktarmışsanız, bildirimin "derhâl" yapılıp yapılmadığı tartışılabilir. Kanun bu kelimeyi kullanıyor.
Savunmada öne çıkan noktalar
Savunma tarafı çoğunlukla dört noktaya yaslanır. Kişi durumu fark etmemiş olabilir; kanun kasıtlı davranış arar, kişinin kendini idare edemeyecek bir durumla karşılaştığını bilmesi gerekir. Yardım ya da bildirim için imkân bulunmamış olabilir. Kişi yardımı başka bir yolla sağlamış, örneğin bir yakınını aratmış olabilir. Son olarak ölüm ile yardımsızlık arasındaki bağ tartışılır.
İfade verirken sık yapılan hata, olayı küçümseyerek anlatmak ya da hatırlamadığı bir ayrıntıyı tahminle doldurmak. Telefon kayıtları ve kamera görüntüleri sonradan çelişkiyi ortaya çıkarabilir. Avukatsız ifade vermeden önce dosyada neler olduğunu öğrenmek, susma hakkını bilinçli kullanmak için önemli; bunun için susma hakkı yazısına bakabilirsiniz.
Bir yakınınızın yardımsız kaldığını düşünüyorsanız
Yakınınızın yardım edilmeden bırakıldığını düşünüyorsanız, olayı Cumhuriyet Başsavcılığına bildirebilirsiniz. İhbar yazılı ya da tutanağa geçirilmek üzere sözlü olabilir. Hastane kayıtlarını, çağrı kayıtlarını ve olay yerindeki kamera görüntülerini korumak için ilk günler önemli, çünkü bu kayıtlar belirli sürelerden sonra silinebilir. Şikâyet ile ihbar arasındaki ayrım için ihbar ile şikâyet arasındaki fark yazısına göz atabilirsiniz.
Sanık ya da mağdur yakını olarak durumunuzu anlatmak için iletişim sayfasındaki numaradan arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz. İfade çağrısı almışsanız, ifadeden önce aramak neyi nasıl anlatacağınızı netleştirir. Alana dair genel bilgi için ceza hukuku sayfasına bakabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Yardım etmeme suçunun cezası nedir?
Temel hâlde bir yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır; hâkim ikisinden birini seçer. Yardım ya da bildirim yapılmaması yüzünden kişi ölürse ceza bir yıldan üç yıla kadar hapse çıkar. Hüküm TCK 98'de yer alır.
Yaralı birini görüp ambulans çağırmamak suç mu?
Kanun, kendini idare edemeyecek durumdaki kişiye yardım etmeyen ya da durumu derhâl ilgili makamlara bildirmeyen kişiyi cezalandırır. Aramak çoğu durumda mümkün ve kolay olan bir bildirimdir; ancak kişinin o anki imkânları, tehlike ve koşullar dosyada ayrıca değerlendirilir.
Kendi canımı tehlikeye atmak zorunda mıyım?
Madde, yardımı 'hal ve koşulların elverdiği ölçüde' bekliyor. Bu ifade, kişiden yapabileceğinin ötesini beklemediği anlamına gelir. Kendini ciddi tehlikeye atmadan yapabileceğiniz bir yardım ya da bir bildirim ise genellikle mümkündür.
Kaza yapıp olay yerinden ayrılan sürücü hangi maddeden yargılanır?
Ölümlü veya yaralanmalı kazada zabıtanın iznini almadan zaruret dışında olay yerinden ayrılan sürücü hakkında 2918 sayılı Kanun'un 81. maddesi uyarınca bir yıldan üç yıla kadar hapis öngörülür. Yaralıyı bırakmak ayrıca TCK 98 ve 83 kapsamında tartışılabilir.
Yardım etmeme suçu şikâyete bağlı mı?
Hayır, kanun metninde şikâyet şartı aranmaz. Savcılık ihbar üzerine ya da kendiliğinden soruşturma yapar. Suç, uzlaştırma kapsamındaki suçlar arasında da yer almaz.
Dayanak mevzuat
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 21, 22, 66, 83, 85, 97, 98
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 158, 160, 253
- 5235 sayılı Kanun m. 11, 14
- 2918 sayılı Kanun m. 81, 82
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.