KISACA
- Kasten yaralamanın temel cezası bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapistir (TCK m. 86/1).
- Etkisi basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek kadar hafifse ceza altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis ya da adli para cezasıdır ve soruşturma şikâyete bağlıdır (TCK m. 86/2).
- Silahla, yakın akrabaya karşı, savunmasız kişiye karşı ya da kamu görevi nedeniyle işlenirse ceza yarı oranında artar ve şikâyet aranmaz (TCK m. 86/3).
- Kemik kırılması, kalıcı iz, hayati tehlike gibi sonuçlar TCK 87 uyarınca cezayı ağırlaştırır; yaralama sonucu ölüm halinde ceza on yıldan başlar.
- Temel hâldeki kasten yaralama uzlaştırma kapsamındadır; nitelikli hâller ve TCK 87 kapsamındaki ağır sonuçlar bu kapsamın dışında kalır.
Bir tartışma, bir itiş kakış ve ardından hastane raporu. Kavgadan sonra hem yaralanan hem yaralayan kişi aynı soruyu sorar: bunun cezası ne? Kasten yaralamada temel ceza bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapistir. Ama aynı olay, kimin kime karşı ne ile yaptığına ve yaralanmanın ne bıraktığına göre çok farklı bir ceza aralığına girebilir.
Temel ceza: TCK 86/1
Kanun, kasten başkasının vücuduna acı veren ya da sağlığının veya algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişiyi bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapisle cezalandırıyor. Alt sınır 2025'te yapılan değişiklikle altı ay yükseltilmişti. Bu yüzden eski bir kavgayı hesaplayan kişi, olayın tarihine göre kanunun hangi metninin uygulanacağına bakmalı: suçtan sonra ceza ağırlaştırılmışsa suç tarihindeki daha hafif hüküm uygulanır (TCK m. 7/2).
"Acı vermek" için yaralanmanın izinin kalması gerekmiyor. Tokat, itme ya da yumruk da acı veriyorsa fiil bu maddenin kapsamına girer. Ayırt edici olan kast: kişi sonucu tam olarak istemese bile hareketini bilerek yapmışsa fiil kasten yaralama olarak değerlendirilir. Dikkatsizlikten doğan yaralama ise taksirle yaralama sayılır ve daha hafif cezalandırılır.
Temel cezanın belirlenmesinde ve hatta suçun oluşup oluşmadığında olayın nasıl başladığı da rol oynar. Kendini ya da başkasını haksız bir saldırıdan korumak için yapılan orantılı karşılık meşru savunma sayılabilir (TCK m. 25). Haksız bir fiilin verdiği öfkeyle yapılan yaralamada ise haksız tahrik indirimi gündeme gelir (TCK m. 29). Bu iki kurumun şartları farklıdır; "önce o vurdu" demek tek başına ikisini de kurmaz, saldırının ne zaman, nasıl ve hangi şiddette olduğu delillerle gösterilmelidir.
Hafif yaralama: TCK 86/2
Yaralamanın etkisi basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek kadar hafifse ikinci fıkra uygulanıyor. Ceza altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis ya da adli para cezası. Seçimlik olması önemli: hâkim hapis yerine doğrudan para cezasına hükmedebilir. Kadına karşı işlenirse alt sınır dokuz aydır.
Bu fıkrada soruşturma ve kovuşturma mağdurun şikâyetine bağlı. Şikâyet yoksa dosya açılmaz, şikâyetten vazgeçilirse dava düşer. Raporda hangi ibarenin yazdığı bu yüzden belirleyici; ayrıntısı için basit tıbbi müdahale yazısına bakabilirsiniz.
Cezayı yarı oranında artıran nitelikli hâller
TCK 86/3 kasten yaralamanın şu hâllerde işlenmesini nitelikli sayıyor: eşe, boşandığı eşe, üstsoya, altsoya ya da kardeşe karşı; bedenen veya ruhen kendini savunamayacak kişiye karşı; kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle; kamu görevlisinin nüfuzu kötüye kullanılarak; silahla; canavarca hisle. Bu hâllerde ceza yarı oranında artırılır, canavarca hisle işlenmişse bir kat artırılır, yani iki katına çıkar. Üç yıllık üst sınır bu durumda dört buçuk yıla, canavarca hissin varlığında altı yıla ulaşır.
Burada ikinci bir sonuç daha var: bu hâllerde şikâyet aranmaz. Mağdur şikâyetçi olmasa bile savcılık soruşturmayı yürütür. Aile içi bir kavgada "ben şikâyetçi değilim" demek dosyayı kapatmaya yetmez.
Ağır sonuçlar: TCK 87
Yaralamanın sonucu ağırsa 87. madde devreye giriyor. Duyu veya organlardan birinin işlevinde sürekli zayıflama, konuşmada sürekli zorluk, yüzde sabit iz, yaşamı tehlikeye sokan durum ya da gebe kadının çocuğunun vaktinden önce doğması hâlinde ceza bir kat artırılır; 86/1 kapsamındaki fiillerde ceza dört yıldan, 86/3 kapsamındakilerde altı yıldan az olamaz. İyileşmesi olanağı bulunmayan hastalık, organın işlevinin yitirilmesi, konuşma veya çocuk yapma yeteneğinin kaybı, yüzün sürekli değişikliği ya da gebe kadında çocuğun düşmesi ise cezayı iki kat artırıyor; alt sınırlar altı ve dokuz yıl.
Kemik kırılması veya çıkığı ayrı bir fıkrada: ceza, kırığın veya çıkığın hayat fonksiyonlarına etkisine göre yarısına kadar artırılıyor (87/3). Ölüm hâlinde ise 86/1'e giren fiillerde on yıldan ondört yıla, nitelikli hâllerde ondört yıldan onsekiz yıla kadar hapis var (87/4). Bu üç grubu ayrı ayrı anlatan yazılar da var: kemik kırığı, yüzde sabit iz, yaralama sonucu ölüm.
Varsayımsal bir örnek
Varsayımsal bir durum düşünelim: iki komşu otopark yüzünden tartışıyor, biri diğerine yumruk atıyor ve burun kemiği kırılıyor. Dosyada ilk soru, kırığın TCK 87/3 kapsamında olup olmadığı. İkinci soru, hareketin nitelikli hâllerden birine girip girmediği. Üçüncü soru, tarafların daha önce uzlaştırmaya yönlendirilip yönlendirilmediği. Hâkim ancak bunların hepsini gördükten sonra temel cezayı belirleyip artırımı uygulayabilir. Bu örnekte bir sonuç tahmini yok; yalnız hangi soruların sorulacağı var.
Hangi mahkeme bakıyor, uzlaşma mümkün mü?
Mahkemenin görevi cezanın kanundaki üst sınırına göre belirlenir ve artırım nedenleri hesaba katılmaz (5235 sayılı Kanun m. 14). Temel hâlin üst sınırı üç yıl olduğu için dava asliye ceza mahkemesinde görülür (5235 sayılı Kanun m. 11). Yaralama sonucu ölümde (TCK m. 87/4) kanundaki ceza on yıldan ondört yıla kadar olduğu için ağır ceza mahkemesi görevli oluyor (m. 12); diğer hâllerde de kanundaki üst sınıra bakılır (m. 14).
CMK 253 kasten yaralamayı uzlaştırma kapsamına alıyor, ama üçüncü fıkrası hariç. Yani silahla ya da yakın akrabaya karşı işlenen yaralamada uzlaştırma yok, basit hâlde var. Ayrıntıyı yaralama suçunda uzlaştırma yazısında anlattık. TCK 87'deki ağır sonuçlar da 253'ün sayma listesinde yer almıyor.
Ceza verilirse sonrası: ertelenir mi, süre ne kadar işler
Mahkûmiyet hükmü kurulduğunda hapis cezasının iki yıl veya daha az olması, erteleme (TCK m. 51) ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması (CMK m. 231) gibi seçeneklerin gündeme gelmesini sağlar. Bunların şartları ayrı ayrı aranır; sınıra uyması otomatik sonuç doğurmaz. Konuyu yaralama davasında HAGB ve yaralama cezasının ertelenmesi yazılarında ayırdık.
Dava zamanaşımı da cezanın üst sınırına bakar. TCK 66/1-e, beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezası gerektiren suçlarda süreyi sekiz yıl olarak belirliyor; kasten yaralamanın temel hâli ve silahla ya da yakın akrabaya karşı işlenen hâli üst sınır bakımından bu gruba girer. Canavarca hisle işlenen yaralamada ya da TCK 87'de üst sınırı beş yılı aşan hâllerde (87/1, 87/2, 87/4 ve silahlı nitelikli hâlle birlikte kırık) süre on beş yıldır; kırık tek başına ise üst sınır dört buçuk yıl olduğundan süre sekiz yıldır (TCK m. 66/1-d, 66/3). Süre suçun işlendiği günden başlar. Hesabı yaralamada dava zamanaşımı yazısında adım adım gösterdik.
İhmal yoluyla yaralama ve tazminat
TCK 88, kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi hâlinde cezanın üçte ikisine kadar indirilebileceğini söylüyor. Pratikte bu hüküm, yaralanmayı önleme yükümlülüğü olan birinin sessiz kalarak sonucu hazırlaması gibi dar durumlarda gündeme gelir.
Ceza davasına paralel olarak, hukuk mahkemesinde tazminat da istenebilir. TBK 54, bedensel zararlar arasında tedavi giderlerini, kazanç kaybını, çalışma gücünün azalmasından doğan kayıpları ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıpları sayıyor. Ceza davasının sonucu tazminatın hukuk mahkemesindeki seyrini etkileyebilir; ayrıntı yaralama nedeniyle tazminat yazısında.
Savcılığa giden dosyada yapılan hatalar
İlk hata, ifadeyi hazırlıksız vermek. Kolluk tutanağına "ben de ona vurdum ama o başlattı" gibi bir cümle girdiğinde, meşru savunmayı kanıtlamak zorlaşabilir. İfade vermeden önce avukatla görüşme ve susma hakkı meşru haklar.
İkinci hata, raporu okumamak. Adli raporda yazan ibareler, hangi fıkranın uygulanacağını belirliyor. Raporda eksiklik ya da çelişki varsa adli tıp raporuna itiraz yolu kullanılabilir.
Üçüncü hata, "karşılıklı kavga, zaten ikimiz de suçluyuz" diye şikâyet süresini kaçırmak. Kavganın her iki tarafı da şikâyet hakkını yitirebilir. Karşılıklı durumu karşılıklı kavga yazısında ele aldık.
Dosyanıza göre ne yapılabilir
Yukarıdaki sınırlar çerçeve; asıl belirleyici olan rapor, tanık beyanları, kamera kaydı ve olayın nasıl başladığı. Soruşturma aşamasındaysanız ya da ifadeye çağrıldıysanız, süreyi kaçırmadan durumunuzu anlatmak için büroyu arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz. İletişim sayfasından ulaşabilirsiniz. Diğer yazılar için ceza hukuku sayfasına bakmanız yeterli.
Sık sorulan sorular
Kasten yaralamanın en az cezası kaç yıldır?
Temel hâlde alt sınır bir yıl altı aydır (TCK 86/1). Etkisi basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek kadar hafif yaralamada alt sınır altı aydır; suç kadına karşı işlenmişse bu alt sınır dokuz aya çıkar. Mahkeme cezayı bu sınırlar içinde belirler, sonra varsa artırım ve indirimleri uygular.
Kasten yaralamada şikâyet şart mı?
Temel hâlde (86/1) şikâyet aranmaz, ama taraflar uzlaştırmaya yönlendirilir. Yalnız basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek hafiflikteki yaralama (86/2) şikâyete bağlıdır. Silahla ya da yakın akrabaya karşı işlenen nitelikli hâllerde şikâyet hiç aranmaz.
Kasten yaralama davası hangi mahkemede görülür?
Temel hâlin üst sınırı üç yıl olduğu için asliye ceza mahkemesi bakar; görev, cezanın kanundaki üst sınırına göre belirlenir ve artırım nedenleri hesaba katılmaz (5235 sayılı Kanun m. 14). Yaralama sonucu ölümde kanundaki üst sınır on yılı aştığı için ağır ceza mahkemesi görevlidir (5235 sayılı Kanun m. 12).
Kavgada karşılıklı yaralama olursa iki taraf da ceza alır mı?
Hakkında şikâyetçi ya da suç duyurusu olan herkes hakkında soruşturma yürütülür. Kimin neyi, hangi sırayla yaptığı, meşru savunma ve haksız tahrik gibi hususlar dosyada tartışılır. Karşılıklı olması tek başına birinin cezasız kalacağı anlamına gelmez.
Dayanak mevzuat
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 86, 87, 88
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 253
- 5235 sayılı Kanun m. 11, 12, 14
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.