KISACA
- TCK m. 53 kapsamındaki hak yoksunluğu, hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar sürer.
- Kısa süreli hapis cezası ertelenmişse ya da suç işlendiğinde 18 yaş doldurulmamışsa m. 53/1 hükmü uygulanmaz.
- 5352 sayılı Kanun m. 12 uyarınca bazı mahkûmiyetlerde arşiv kaydının silinme süresi, yasaklanmış hakların geri verilmesi kararına bağlıdır.
- Hangi hakkın hangi tarihte döndüğünü bulmak için hükmün kesinleştiği tarih, infazın bitiş tarihi ve ertelenip ertelenmediği birlikte okunmalıdır.
Hapis cezası alan birinin kullanamadığı haklar, çoğu zaman cezanın kendisinden daha uzun süre kafasını meşgul eder. Kamu görevi, dernek yöneticiliği, meslek icrası, velayet gibi konular için TCK m. 53 devreye girer. Kısa cevap şu: bu yoksunluk, hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar sürer ve her mahkûmiyette de doğmaz. Hangi durumda doğduğunu, hangi durumda uygulanmadığını ve nerede karar almanın işe yaradığını aşağıda ayrı ayrı anlatıyorum.
Kanun hangi hakları sayıyor?
TCK m. 53/1, kasten işlenen suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak beş grup hakkı sayar. Birincisi kamu görevidir: Meclis üyeliği dahil, devletin, belediyenin, köyün ya da bunların denetimindeki kurumların atamayla veya seçimle verdiği bütün memuriyet ve hizmetler. İkincisi seçme ve seçilme ehliyeti bendidir; bu bent bakımından Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı bulunduğundan metne bakarken dipnotlara dikkat etmek gerekir. Üçüncüsü velayet, vesayet ve kayyımlıktır. Dördüncüsü vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinde yönetici veya denetçi olmaktır. Beşincisi, bir kamu kurumunun ya da meslek kuruluşunun iznine bağlı bir mesleği veya sanatı serbest meslek erbabı ya da tacir olarak yürütmektir.
Burada önemli bir ayrım var: hüküm "kasten işlenmiş suç" ve "hapis cezası" arıyor. Taksirli bir suçtan verilen hapis cezası ya da yalnızca adli para cezası, birinci fıkradaki bu otomatik sonucu doğurmaz. Bu yüzden ilk iş, hükümdeki suçun kasten mi taksirle mi işlendiğine ve cezanın türüne bakmaktır.
Yoksunluk ne zamana kadar sürer?
TCK m. 53/2'ye göre kişi, mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz. Yani başlangıç noktası hükmün kesinleşmesi, bitiş noktası ise infazın tamamlanmasıdır. İnfazın tamamlanması denince akla yalnızca cezaevinde geçen süre gelmesin. Koşullu salıverilme, denetimli serbestlik gibi uygulamalarda cezanın hangi tarihte tamamen infaz edilmiş sayılacağı infaz hesabına göre belirlenir. Bu hesap için koşullu salıverilmeye ne kadar kaldığını hesaplama yazımıza göz atabilirsiniz.
Bir yönü daha kaçırılır: infaz bittiğinde otomatik yoksunluk biter, ama başka bir nedenle verilmiş yasaklama kararı varsa o ayrı ilerler. Aşağıda bunu açıyorum.
Hiç uygulanmayan haller
Mahkûm oldum, demek ki bütün haklarım gitti diye düşünmek yanlıştır. Kanun iki yerde istisna koyar. TCK m. 53/4'e göre kısa süreli hapis cezası ertelenmiş kişiler hakkında ve fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz. İkinci kapı m. 53/3'tedir. Hapis cezası ertelenen, denetimli serbestlik tedbiriyle infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine yukarıdaki fıkralar uygulanmaz. Aynı kişiler hakkında meslek yoksunluğunun, yani m. 53/1-e bendinin uygulanmamasına da karar verilebilir.
Burada "karar verilebilir" ifadesi önemli. Hâkim bu konuda takdir yetkisi kullanır. Mesleğin sizin için geçim kaynağı olduğunu ve suçla ilişkisini somut belgelerle ortaya koymak sonucu etkiler.
Varsayımsal bir örnek düşünelim
Bir kuyumcunun, kasten işlediği bir suç nedeniyle hapis cezasına mahkûm olduğunu varsayalım. Hüküm kesinleşince, izne tabi bir mesleği kendi sorumluluğunda yürütme hakkı m. 53/1-e kapsamında gündeme gelir. Ceza kısa süreli ve ertelenmişse birinci fıkra zaten uygulanmaz. Ceza ertelenmemiş ama denetimli serbestlikle infaz ediliyorsa, m. 53/3 uyarınca meslek yoksunluğunun uygulanmamasına karar verilmesi talep edilebilir. Hiçbirine uymuyorsa, yoksunluk infaz tamamlanıncaya kadar sürer. Bu örnek sonuç vaat etmez; yalnızca hangi sorunun hangi fıkraya gittiğini gösterir.
Kötüye kullanma halinde ayrı yasaklama
TCK m. 53/5 başka bir durumdan söz eder. Birinci fıkradaki hak ve yetkilerden biri kötüye kullanılarak işlenen bir suç nedeniyle hapis cezası verilirse, mahkeme ayrıca cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmedilen cezanın yarısından bir katına kadar o hakkın kullanılmasını yasaklar. Yalnızca adli para cezası verilmişse, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar yasaklama kararı verilir ve bu süre adli para cezasının tamamen infazından itibaren işlemeye başlar.
Yani görevini kötüye kullanarak suç işleyen bir yöneticinin infazı bitse bile ayrı bir yasaklama süresi koşabilir. Bu süreyi hükümden okumak gerekir; kendiliğinden döndüğünü varsaymayın.
Adli sicil arşivi ve hak iadesi ilişkisi
Hakların geri verilmesi sorusu, adli sicil kaydıyla da iç içedir. 5352 sayılı Kanun m. 12'ye göre arşiv bilgileri, ilgilinin ölümü halinde ya da şu sürelerde tamamen silinir: Anayasa m. 76 ve TCK dışındaki kanunlarda hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetler bakımından, kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren, yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşuluyla onbeş yıl; böyle bir karar aranmaksızın otuz yıl. Diğer mahkûmiyetler bakımından süre beş yıldır.
Dolayısıyla bazı mahkûmiyetlerde geri verme kararı alınması, arşiv kaydının silinmesini öne çekebilir. Kaydın arşive nasıl alındığı ve silindiği için adli sicil kaydı ne zaman arşive alınır ile adli sicil arşiv kaydı kaç yılda silinir yazılarında ayrıntı var.
Başvurmadan önce toplanacak belgeler
Hak iadesi veya yoksunluğun uygulanmamasına ilişkin bir talep hazırlarken şunlar işinizi kolaylaştırır: kesinleşmiş hüküm ve kesinleşme şerhi, cezanın ertelenip ertelenmediğini gösteren belge, infaz ya da denetimli serbestlik durumunu gösteren yazı, mesleğiniz veya göreviniz için gereken belgeler. Başvurunun hangi mahkemeye, hangi usulle yapılacağı dosyanın türüne göre değişir; bu yüzden talebi yazmadan önce hükmün tamamını incelemek gerekir.
Sık yapılan hata, yalnızca kararın sonuç kısmına bakıp m. 53 etkisini anlamaya çalışmaktır. Gerekçeli karar ile infaz evrakı birlikte okunmadığında, aslında uygulanmayan bir yoksunluk yüzünden başvurudan vazgeçenler olur. Memuriyete giriş şartları ise ayrı kanunlarda düzenlenir; bunun için adli sicil kaydı memuriyete engel mi yazısına bakın.
Ne yapmalısınız?
Önce hükmün hangi suçtan, kasten mi taksirle mi, hangi cezaya verildiğini netleştirin. Ceza ertelendiyse m. 53/4 sizi korur. Denetimli serbestlik ya da koşullu salıverilme söz konusuysa m. 53/3 kapsamındaki talepleri değerlendirin. İnfaz tarihleriniz hakkında belirsizlik varsa infaz hesabı yanlışsa ne yapılır yazısına bakın.
Her dosya farklıdır; aynı madde iki kişide farklı sonuç doğurabilir. Konuyu ceza hukuku çalışma alanımız altında ele alıyoruz. Evrakınızla birlikte iletişim sayfasından bize telefonla ulaşabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz. Süreler ve kaydın silinme tarihleri hesaba bağlı olduğu için erken bakılan dosyada seçenek daha çok olur.
Sık sorulan sorular
Memnu haklar hapis cezası bitince kendiliğinden döner mi?
TCK m. 53/2 uyarınca kişi, hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz. İnfaz bittiğinde bu yoksunluk sona erer. Ancak kötüye kullanma nedeniyle ayrıca verilmiş bir yasaklama kararı varsa onun süresi ayrı işler.
Cezam ertelendiyse haklarım kısıtlanır mı?
TCK m. 53/4 uyarınca kısa süreli hapis cezası ertelenmiş kişiler hakkında birinci fıkradaki hak yoksunluğu uygulanmaz.
Çocuğumun velayeti benden alınır mı?
Velayet hakkı m. 53/1-c bendinde sayılıdır. Ancak ceza ertelenmişse, denetimli serbestlikle infaz edilmişse ya da koşullu salıverilmişse, kendi altsoyunuz üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri bakımından bu hükümler uygulanmaz (m. 53/3).
Mesleğimi yeniden yapabilmem için karar alınabilir mi?
m. 53/3 uyarınca ceza ertelenmiş, denetimli serbestlikle infaz edilmiş ya da koşullu salıverilme olmuşsa, m. 53/1-e bendindeki meslek yoksunluğunun uygulanmamasına karar verilebilir. Bu bir yetkidir, zorunluluk değildir.
Memnu hakların iadesi adli sicil kaydını etkiler mi?
5352 sayılı Kanun m. 12 uyarınca, Anayasa m. 76 ve TCK dışındaki kanunlarda hak yoksunluğuna yol açan mahkûmiyetlerde arşiv kaydının tamamen silinmesi, yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınmışsa onbeş yıl, alınmamışsa otuz yıl geçmesine bağlıdır.
Dayanak mevzuat
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 53
- 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu m. 12
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.