KISACA
- Kamu davası açıldıktan sonra suçun uzlaşma kapsamında olduğu anlaşılırsa kovuşturma dosyası uzlaştırma işlemleri için uzlaştırma bürosuna gönderilir (CMK m. 254/1).
- Sanık edimini hemen yerine getirirse mahkeme davanın düşmesine karar verir; edim ileri tarihe bırakılır ya da taksitlendirilirse durma kararı verilir.
- Durma süresince zamanaşımı işlemez; uzlaşmanın gerekleri yerine getirilmezse yargılama kaldığı yerden devam eder (CMK m. 254/2).
- Uzlaşma kapsamındaki suçta uzlaştırma yapılmadan verilen hüküm, bölge adliye mahkemesince bozulabilir (CMK m. 280/1-f).
Kısa cevap: evet, dava açıldıktan sonra da uzlaşma mümkün. CMK 254, kamu davası açıldıktan sonra suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması hâlinde kovuşturma dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilmesini düzenliyor. Soruşturma evresinde kaçırılan fırsat mahkeme evresinde yeniden kapı aralayabiliyor.
Önce suçun kapsamda olması gerekiyor
Mahkeme, uzlaşma yolunun açıldığına ancak suç CMK 253'ün kapsamındaysa karar verebilir. Kapsama şikâyete bağlı suçlar girer; ayrıca şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın kasten yaralama (üçüncü fıkra hariç), taksirle yaralama, tehdidin birinci fıkrası, konut dokunulmazlığının ihlali, hırsızlık (madde 141), güveni kötüye kullanma (üçüncü fıkra hariç) ve dolandırıcılık (madde 157) gibi suçlar sayılmıştır; hırsızlığın ve dolandırıcılığın nitelikli hâlleri listede yok. Listenin tamamı CMK 253/1-b'de.
Kapsam dışında kalanlar da açık: cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, ısrarlı takip ve hakaret şikâyete bağlı olsa bile uzlaştırma yoluna gidilemez (253/3). Uzlaşma kapsamındaki bir suçla kapsama girmeyen bir suç aynı mağdura karşı birlikte işlenmişse de uzlaşma hükümleri uygulanmaz. Yalnızca önödeme kapsamındaki bir suçla uzlaştırma kapsamındaki bir suç birlikte işlenmişse, uzlaştırma kapsamındaki suç için uzlaşma hükümleri geçerli kalır.
Mahkeme dosyayı uzlaştırma bürosuna gönderir
Dava açıldıktan sonra uzlaşma kapsamında olduğu anlaşılan dosya, CMK 254/1 gereği büroya gönderilir. Bundan sonrası soruşturmadakiyle aynı: uzlaştırmacı görevlendirilir, teklif yedi gün içinde cevaplanır, otuz günlük süre ve iki uzatma geçerlidir. Süre ayrıntılarını uzlaştırma süresi ve uzlaştırmacının görevi yazısında anlattık.
Küçük ama önemli bir fark var: CMK 253/16, teklif reddedilse bile taraflara uzlaştıklarını gösteren belgeyle savcıya başvurma imkânı veriyor, ama bunu iddianamenin düzenlendiği tarihle sınırlıyor. Dava açıldıktan sonra uzlaşma, 254'teki mahkeme yoluyla gündeme geliyor.
Varsayımsal bir örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: bir sanık, hırsızlık suçlamasıyla asliye ceza mahkemesinde yargılanıyor ve savcılık aşamasında uzlaştırma hiç denenmemiş olsun. Duruşmada bu eksiklik fark edilirse mahkeme dosyayı büroya gönderebilir. Mağdurla anlaşılırsa ve sanık parayı o gün öderse mahkeme davanın düşmesine karar verir. Ödeme üç taksitle yapılacaksa dava durur; taksitler aksarsa yargılama kaldığı yerden sürer. Her adımda sonuç, mağdurun teklifi kabul edip etmemesine ve edimin yerine getirilmesine bağlı; hâkim ya da büro uzlaşmayı zorlayamaz.
Edim ve karar türleri
CMK 254/2'ye göre uzlaşma gerçekleşir ve sanık edimini def'aten, yani peşin yerine getirirse mahkeme davanın düşmesine karar verir. Edimin ileri tarihe bırakılması, taksite bağlanması ya da süreklilik arz etmesi hâlinde durma kararı verilir ve durma süresince zamanaşımı işlemez. Uzlaşmanın gerekleri yerine getirilmezse mahkeme yargılamaya kaldığı yerden devam eder.
Bu yapı, soruşturmadaki düzenlemeyle paralel: orada peşin edimde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir (253/19), burada dava düşer. Aradaki fark mahkemenin hüküm kurma aşamasında olmasından geliyor.
Şikâyetten vazgeçme ayrı bir yol
Uzlaştırma süreci yürümese bile şikâyete bağlı suçlarda mağdur şikâyetinden vazgeçebilir. TCK 73/4'e göre kovuşturma yapılabilmesi şikâyete bağlı suçlarda, kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür; hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme ise cezanın infazına engel olmaz. Vazgeçme ile uzlaşma farklı kurumlardır; uzlaşmada bir edim ve rapor vardır, vazgeçmede yoktur. Taksirle yaralamada şikâyet ve uzlaştırma bu farkı örneklendiriyor.
Birden fazla sanık varsa
Aralarında iştirak ilişkisi olsun olmasın birden çok kişi tarafından işlenen suçlarda yalnızca uzlaşan kişi uzlaşmadan yararlanır (CMK 255). Davada tek bir sanık uzlaşırsa dava onun yönünden düşer, diğerleri yargılanmaya devam eder. Detaylar birden fazla sanık varken uzlaşma yazısında.
Uzlaştırmanın hiç yapılmadığı dosya
Bazen suç uzlaşma kapsamında olduğu hâlde ne savcılıkta ne mahkemede uzlaştırma denenmez. CMK 280/1-f, bölge adliye mahkemesinin önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığını tespit etmesi hâlinde hükmün bozulmasını ve dosyanın yeniden incelenmek üzere gönderilmesini öngörüyor. Mahkûmiyet aldıysanız ve suç kapsamdaysa bunu istinaf dilekçesinde açıkça yazmak gerekir; süre ve usul için istinaf nedir, hangi kararlar istinaf edilir yazısına bakın.
Uzlaştırma bürosunda ne olur
Mahkemenin gönderme kararından sonra süreç büroda işler. Büro uzlaştırmacı görevlendirir; uzlaştırmacı sanığa ve mağdura ya da suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur, teklifi açıklamalı tebligatla da yapabilir (CMK 253/4). Teklif yapılırken kişiye uzlaşmanın mahiyeti ve kabul veya reddin hukuki sonuçları anlatılır (253/5). Kişi yedi gün içinde kararını bildirmezse teklifi reddetmiş sayılır.
Müzakereler gizli yürütülür ve sanık, mağdur, kanuni temsilci, müdafi ile vekil katılabilir (253/13). Burada söylenenler hiçbir soruşturmada, kovuşturmada ya da davada delil olarak kullanılamaz (253/20); bu kural kovuşturmada da geçerli olduğundan sanık, mahkeme önünde aleyhine kullanılma kaygısı taşımadan görüşebilir. Süreç sonunda uzlaştırmacı bir rapor hazırlar; uzlaşma olduysa ne suretle uzlaşıldığı raporda ayrıntılı yazılır ve taraflar imzalar (253/15).
Tutukluluk ve diğer tedbirler sürer mi
Uzlaşma teklifinde bulunulması ya da teklifin kabul edilmesi, delillerin toplanmasına ve koruma tedbirlerinin uygulanmasına engel değildir (CMK 253/8). Tutuklu bir sanık için bu önemli: uzlaştırma süreci başlamış olması tutukluluğun kendiliğinden kalkması anlamına gelmez. Tutukluluğun devamı ya da tahliye ayrıca değerlendirilir. Edim yerine getirilip dava düştüğünde ise tutukluluğun dayanağı da kalkar; bu noktada edimin hemen ve belgeli yerine getirilmesi hız kazandırır.
Hangi suçlarda sık karşılaşılır
CMK 253/1-b, şikâyete bağlı olup olmadığına bakmaksızın uzlaşma kapsamındaki suçları sayar. Bunlar arasında kasten yaralama (üçüncü fıkra hariç), taksirle yaralama, tehdit (birinci fıkra), konut dokunulmazlığının ihlali, iş ve çalışma hürriyetinin ihlali (117/1 ve 119/1-c), hırsızlık (madde 141), güveni kötüye kullanma (üçüncü fıkra hariç), dolandırıcılık (madde 157), suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması ile ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması var. Dosyanızın hangi fıkradan yürüdüğü bu yüzden önemli: güveni kötüye kullanmanın üçüncü fıkrası ya da kasten yaralamanın üçüncü fıkrası kapsam dışıdır.
Şikâyete bağlı suçlar da ayrı bir kategori. Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı her suçta uzlaştırma girişiminde bulunulur (253/1-a); cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, ısrarlı takip ve hakaret bunun dışında bırakılmıştır. Diğer kanunlardaki suçlar için ise kanunda açık hüküm bulunması gerekir (253/2). Ayrıntılar için yaralama suçunda uzlaştırma ve hakaret davası uzlaştırmaya tabi mi yazıları örneklerle gidiyor.
Birden fazla mağdur varsa
Birden fazla kişinin mağduriyetine veya zarar görmesine neden olan suçta mağdur ya da suçtan zarar görenlerin hepsinin uzlaşmayı kabul etmesi gerekir (CMK 253/7). Mahkemedeki dosya bu açıdan da değerlendirilir; bir mağdurun reddi uzlaştırma yolunu kapatır. Uzlaşma yalnızca mağdur ile sanığın arasındaki bir anlaşma değil; kanun metni, her mağdurun iradesini ayrı ayrı ölçüyor.
Sık yapılan hatalar
Birinci hata, uzlaşmayı yalnızca soruşturmaya ait sanmak. Dava açıldı diye mağdurla görüşmeyi bırakmak, durma kararı alma ihtimalini kapatır. İkincisi, uzlaşma raporunu imzalamadan önce okumamak. Edim yerine getirilmezse uzlaşma raporu veya belgesi, İcra ve İflas Kanunu'nun 38. maddesindeki ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır (CMK 253/19); yani yazdığınız her şart icraya konu olabilir. Üçüncüsü, taksit takvimini sonradan tutturamayacağınız bir plana bağlamak.
Durumunuza göre ne yapılır
Hangi suçlamayla yargılandığınız, mağdurun tutumu ve hâlihazırdaki duruşma tarihleri uzlaşmanın mümkün olup olmadığını belirler. Acelesi olan bir iş: duruşmada beyan verilmesi ya da istinaf süresinin işlemesi. Durumunuzu anlatmak için iletişim sayfasındaki numaradan arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz; genel çerçeve için ceza hukuku sayfasına bakabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Dava açıldıktan sonra uzlaşma yapılabilir mi?
Evet. CMK 254/1'e göre kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğu anlaşılırsa dosya, uzlaştırma işlemlerinin CMK 253'teki esas ve usule göre yürütülmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.
Kovuşturmada uzlaşma olursa dava ne olur?
Sanık uzlaşma sonucunda edimini hemen yerine getirirse mahkeme davanın düşmesine karar verir. Edimin ileri tarihe bırakılması, taksitlendirilmesi ya da süreklilik arz etmesi hâlinde durma kararı verilir ve edim tamamlanınca dava düşer.
Edim zamanında yerine getirilmezse ne olur?
Durma kararı verilmişse ve uzlaşmanın gerekleri yerine getirilmezse mahkeme yargılamaya kaldığı yerden devam eder. Durma süresince zamanaşımı işlemez, yani süre bu aralıkta ilerlemez.
Mahkeme uzlaştırma yapmadan karar verirse ne olur?
Suç uzlaşma kapsamındaysa ve uzlaştırma hiç denenmemişse, bölge adliye mahkemesi önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığını tespit ettiğinde hükmü bozar ve dosyayı ilk derece mahkemesine gönderir (CMK 280/1-f). Bu nedenle istinaf dilekçesinde bu noktanın yazılması gerekir.
Hakaret ve cinsel suç davalarında kovuşturmada uzlaşma olur mu?
Hayır. CMK 253/3, şikâyete bağlı olsa bile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, ısrarlı takip suçunda ve hakaret suçunda uzlaştırma yoluna gidilemeyeceğini söyler. Bu kural kovuşturma aşaması için de geçerlidir.
Dayanak mevzuat
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 253, 254, 255, 280
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 73
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.