KISACA
- Sorgu, ceza davasında sanığın hâkim veya mahkeme tarafından suçla ilgili dinlenmesidir (CMK m. 2); duruşmada sırası CMK m. 191'de belirlenmiştir.
- Önce kimlik ve kişisel ile ekonomik durum sorulur, sonra suçlamanın dayanağı anlatılır, sanığa açıklamada bulunmama hakkı hatırlatılır.
- Sanık konuşmaya hazır olduğunu söylerse sorgusu yapılır; susmak kanuni haktır (CMK m. 147/1-e, 191/3-c).
- Savcı, müdafi ve katılanın vekili sanığa doğrudan soru sorabilir (CMK m. 201); sanığın kendisi hâkim aracılığıyla soru yöneltir.
- Delillerin ortaya konulması sorgudan sonra başlar (CMK m. 206).
Yakınınız gözaltında mı? Gözaltı süresi, avukatla görüşme, itiraz ve ilk saatlerde aileye düşenler.
Rehbere gitDuruşma salonunda sıra size geldiğinde hâkim ne soracak, siz neye cevap vermek zorundasınız? Kısa cevap: kimlik ve kişisel durumunuz hakkındaki sorulara doğru cevap vermeniz gerekir, suçlamayla ilgili anlatımda ise konuşmak da susmak da sizin kanuni hakkınızdır. Sorgunun sırası keyfî değil, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 191. maddesinde adım adım yazıyor.
Sorgu ile ifade aynı şey değil
Kanun iki kavramı ayırıyor. Kolluk veya savcılıkta alınan anlatıma ifade, hâkim veya mahkeme önünde yapılan dinlemeye sorgu deniyor (CMK m. 2). Duruşmadaki sorgu iddianame kabul edildikten sonra, yani kovuşturma evresinde yapılır ve sorguyu hâkim yönetir (CMK m. 192/1). Polis karakolunda söylediğiniz bir cümlenin duruşmada geçerli olup olmadığı ayrı bir konu; müdafi hazır bulunmaksızın kolluk tarafından alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz (CMK m. 148/4).
Duruşma açılır, sorgu hemen başlamaz
Hâkim önce taraflar gelmiş mi diye bakar: sanık, müdafi, çağrılan tanıklar ve bilirkişiler. Tanıklar salondan çıkarılır, çünkü birbirlerini dinleyip anlatımlarını uyduramasınlar (CMK m. 191/2). Sonra mahkeme iddianamenin kabul edildiğini okuyarak duruşmanın başladığını açıklar. Sorgu bu açılıştan sonra, kanunun saydığı sırayla yürür.
Dört adımlı sıra
CMK 191/3'e göre duruşmada sırasıyla şunlar yapılır.
Birinci adım kimliktir. Açık kimlik saptanır ve kişisel ile ekonomik durumunuz hakkında bilgi alınır. Çalışıyor musunuz, evli misiniz, bakmakla yükümlü olduğunuz biri var mı gibi sorular buradan gelir. Bu bilgiler cezanın belirlenmesinde ve olası kararlarda önem taşıdığı için kısa ama doğru cevap vermek işinize yarar.
İkinci adım suçlamanın anlatılmasıdır. İddianamedeki eylemler, bunların dayandığı deliller ve suçlamanın hukuki nitelendirmesi size anlatılır. Bugünkü metinde "anlatılır" yazıyor; yani iddianamenin satır satır okunması şart değil, anlaşılır biçimde aktarılması yeterli.
Üçüncü adım hak bildirimidir. Yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamanın kanuni hakkınız olduğu ve 147. maddede sayılan diğer haklarınız size söylenir. O maddede müdafi seçme hakkı, somut delillerin toplanmasını isteme hakkı ve aleyhinizdeki şüphe nedenlerini ortadan kaldırmak için delil ileri sürme olanağı yer alır.
Dördüncü adım sorgunun kendisidir. Siz açıklamada bulunmaya hazır olduğunuzu söylerseniz sorgunuz usulüne göre yapılır. Hazır değilseniz bu aşamada durulur; susmanız, delillerin ortaya konulmasına geçilmesine engel olmaz.
Hâkim hangi soruları sorar
Kanun soru listesi vermiyor, ama sorgunun akışı belli. Hâkim önce sizi serbestçe anlatmaya davet eder: "İddianamede yazılanlar hakkında ne diyeceksiniz?" Sonra olay tarihini, mekânı, kimlerle birlikte olduğunuzu, tanıkların anlattıklarıyla nasıl örtüştüğünü sorar. Belgeyle, telefon kaydıyla, kamera görüntüsüyle ilgili sorular da buradadır.
Sorular yalnızca hâkimden gelmez. Savcı, müdafi ve katılanın vekili sanığa doğrudan soru yöneltebilir; sanık ve katılan ise hâkim aracılığıyla soru sorar (CMK m. 201/1). Heyetle görülen davalarda üyeler de soru sorabilir. Soruya itiraz edilirse sorunun sorulup sorulmayacağına mahkeme başkanı karar verir. Bir suç ortağının ya da tanığın sanığın yüzüne karşı gerçeği söylemeyeceğinden endişe edilirse mahkeme, sorgu ve dinleme sırasında o sanığı salondan çıkarabilir; sanık geri getirilince tutanaklar okunur ve gerekirse içeriği anlatılır (CMK m. 200).
Sorguda neler yasak, neler tutanağa geçer
Sorguda söylediklerinizin hepsi tutanağa geçer, o yüzden tutanak önemli. CMK 147'ye göre sorgu bir tutanağa bağlanır; ifade ve sorgunun kaydında teknik imkânlardan yararlanılır, yani ses ya da görüntü kaydı da alınabilir. Duruşma tutanağı hâkim ile zabıt kâtibi tarafından imzalanır (CMK 219). Anlattığınız bir cümlenin yanlış yazıldığını fark ederseniz, o oturum bitmeden düzeltilmesini isteyin; duruşma bittikten sonra düzeltme istemek çok daha zordur.
Beyanın özgür iradeye dayanması gerekir. Kötü muamele, yorma, aldatma, cebir ya da tehdit gibi müdahaleler yasaktır, kanuna aykırı bir yarar vaat edilemez, bu yollarla alınan söz rıza ile verilmiş olsa bile delil sayılmaz (CMK 148/1-3). Bunlardan birini yaşadığınızı düşünüyorsanız müdafiinize söyleyin ve tutanağa geçirilmesini isteyin.
Varsayımsal bir örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: bir kişi komşusunun aracına zarar vermekle suçlanıyor. Hâkim kimliğini sorar, esnaf olduğunu öğrenir, sonra iddianamedeki olayı kısaca anlatır. Sanık şunu söylemek isteyebilir: "O gün şehir dışındaydım, bunu gösteren otoyol geçiş kaydı var." Hâkim kaydın dosyada olup olmadığını sorar, savcı da sanığa doğrudan "Aracı kime emanet etmiştiniz?" diye sorabilir. Sanık cevaplamak istemezse bunu belirtir ve müdafiiyle konuşmak için kısa bir ara isteyebilir. Bu örnek bir sonuç tahmini değil, soruların nereden geleceğini gösteren bir kurgu.
Müdafi, tercüman ve sanığın durumu
Alt sınırı beş yıldan fazla hapis gerektiren suçlarda müdafisi olmayan sanığa istemi aranmaksızın müdafi görevlendirilir (CMK m. 150/3). Kanunun zorunlu müdafilik öngördüğü hâllerde duruşmada müdafiin hazır bulunması şarttır; ancak müdafi mazeretsiz gelmez ya da duruşmayı terk ederse duruşmaya devam edilebilir (CMK m. 188/1). Türkçeyi meramını anlatacak ölçüde bilmeyen sanığa mahkemece tercüman atanır ve iddia ile savunmaya ilişkin esaslı noktalar tercüme edilir (CMK m. 202). Engelli sanığa da duruşmadaki esaslı noktalar anlayabileceği biçimde anlatılır.
Sorguyu hazır bulunarak vermek kural. Mahkemece sorgusu yapılmış sanık, isterse ya da yetkili kıldığı müdafi isterse duruşmadan bağışık tutulabilir (CMK m. 196/1). Alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis gerektiren suçlar hariç olmak üzere sanık istinabe yoluyla, yani bulunduğu yerdeki mahkemece de sorguya çekilebilir (CMK m. 196/2). Ses ve görüntü bağlantısıyla yurt içinden sorgu da mümkündür (196/4). Tutuklu sanıkların SEGBİS'le katılımını ayrı bir yazıda anlattık.
Sorguda yapılan hatalar
En sık görülen hata, olay anlatılırken hazırlık yapılmadan konuşmak. Tarih, saat ve yerleri karıştırmak sonradan tutarsızlık gibi görünür. İkinci hata, kolluktaki ifadeyi hiç hatırlamadan duruşmaya girmek: orada söylediğinizle burada söylediğiniz arasındaki fark soru konusu olur.
Üçüncüsü, hâkimin sorusunu bitirmeden cevap vermek. Dördüncüsü de öfkeyle konuşmak; düzeni bozan kişi salondan çıkarılabilir ve direnirse disiplin hapsi bile uygulanabilir (CMK m. 203). Susma hakkının nasıl kullanılacağı için susma hakkı yazısına bakabilirsiniz.
Sorgudan sonra: deliller ve savunma
Sorgu bittiğinde delillerin ortaya konulmasına geçilir (CMK m. 206/1). Dinlenecek tanıklar, okunacak belgeler, bilirkişi raporları bu aşamada tartışılır. Mahkeme, kanuna aykırı elde edilmiş delili, kararı etkilemeyecek bir olayı kanıtlamaya yönelik delili ve yalnızca davayı uzatmak için istenen delili reddedebilir (206/2). Sanığın kendi lehine delil isteme biçimi için savunma delillerinin toplanması yazısı var. Duruşmanın genel akışı da ceza duruşması nasıl yapılır yazısında sırayla anlatılıyor.
Duruşmadan önce hazırlanmak
Sorguyu her dosya için aynı kalıpla anlatmak mümkün değil. Hangi sorulara cevap verileceği, hangilerinin müdafi aracılığıyla yazılı savunmaya bırakılacağı, hangi belgenin duruşmaya götürüleceği dosyanın içeriğine göre değişir. Duruşma tarihiniz belliyse ve sorgu öncesinde endişeleriniz varsa bizi telefonla arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz; iddianameyi ve ifadelerinizi birlikte okuyup nelerin sorulabileceğini konuşmak mümkün. İletişim sayfasında numaralar var. Ceza davalarındaki hizmetlerimiz için ceza hukuku sayfasına göz atabilirsiniz. Tutuklu bir yakınınız varsa, duruşmaya kısa süre kaldıysa aramanın önemi daha da artar, çünkü savunma delilleri için tanık ve bilirkişi davet istemlerinin duruşma gününden en az beş gün önce dilekçeyle yapılması gerekiyor (CMK m. 177/1).
Sık sorulan sorular
Mahkemede sorgu sırasında susma hakkımı kullanabilir miyim?
Evet. CMK 191/3-c uyarınca hâkim, sorgudan önce size yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamanın kanuni hakkınız olduğunu bildirmek zorundadır. Susmak suçu kabul anlamına gelmez. Hangi soruya cevap vereceğinize dosyayı bilerek, müdafiinizle birlikte karar vermeniz gerekir.
Sorguda hâkim hangi soruları sorar?
Önce adınız, soyadınız, doğum yeriniz gibi kimlik bilgileri ve mesleğiniz, gelir durumunuz gibi kişisel ve ekonomik hâliniz sorulur. Ardından iddianamedeki fiil anlatılır ve bu konudaki anlatımınız istenir. Sonrasında olayın gelişimine, tarihlere ve delillere ilişkin ayrıntı soruları gelir.
Sorgu sırasında avukatım benim yerime cevap verebilir mi?
Hayır. Sorguda anlatım sanığın kendisinindir. Müdafi sorulan soruya itiraz edebilir, size doğrudan soru yöneltebilir ve sorgudan sonra savunmayı hukuken tamamlar. Kendi açıklamanızı sizin yerinize yapamaz.
Duruşmaya gelmezsem sorgum yapılmadan karar verilir mi?
Sanık hazır bulunmazsa kural olarak duruşma yapılmaz ve gelmesinin geçerli bir nedeni yoksa zorla getirilmesine karar verilir (CMK 193/1). Ancak toplanan delillere göre mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı ve güvenlik tedbiri dışında bir karar vermek gerekiyorsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir (CMK 193/2).
Sorgu bittikten sonra ne olur?
Sorgudan sonra delillerin ortaya konulmasına geçilir (CMK 206/1): tanıklar dinlenir, belgeler okunur, bilirkişi raporları tartışılır. Sanık bu aşamada da delil isteyebilir ve soru yöneltebilir.
Dayanak mevzuat
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 2, 147, 148, 150, 177, 188, 191, 192, 193, 196, 200, 201, 202, 203, 206, 219
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.