KISACA
- Taksirle yaralama şikâyete bağlıdır; bilinçli taksirde birinci fıkra dışında şikâyet aranmaz (TCK m. 89/5).
- Şikâyet süresi fiili ve failin kim olduğunu öğrenmeden itibaren altı aydır (TCK m. 73/1-2).
- Taksirle yaralama, şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın uzlaştırma kapsamındadır (CMK m. 253/1-b).
- Teklife yedi gün içinde cevap verilmezse teklif reddedilmiş sayılır; uzlaştırmacı otuz gün içinde işlemleri bitirir, süre iki defa yirmişer gün uzatılabilir.
- Edim hemen yerine getirilirse soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığı kararı, kovuşturmada düşme kararı verilir; taksitli edimde dava açılması ertelenir.
Kazada yaralanan kişi ile yaralayan sürücü çoğu zaman aynı soruyu sorar: barışarak bu davayı bitirebilir miyiz? Taksirle yaralamada cevap büyük ölçüde evet, çünkü suç hem şikâyete bağlıdır hem uzlaştırma kapsamındadır. Ama iki mekanizma farklı çalışır: şikâyetten vazgeçme, sanık kabul ederse davayı düşürür; uzlaştırma ise savcılığın kurduğu bir süreçtir ve belirli bir edimin yerine getirilmesine bağlıdır.
Şikâyete bağlı olmak ne demek
TCK m. 89/5'e göre taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. İki sonucu var. Mağdur şikâyet etmezse devlet kendiliğinden dava açamaz; mağdur şikâyet ettikten sonra vazgeçerse ve sanık vazgeçmeyi kabul ederse dava düşer (TCK m. 73/4, 73/6). İstisna bilinçli taksirdir: suç bilinçli taksirle işlenmişse birinci fıkra kapsamına giren basit yaralama hariç şikâyet aranmaz. Yani kemik kırığı, kalıcı iz ya da birden fazla yaralı olan bilinçli taksir dosyasında mağdurun vazgeçmesi tek başına davayı bitirmez.
Şikâyet süresi altı aydır; mağdur fiili ve faili öğrendiği günden başlar (m. 73/1-2). Kazanın hemen ardından fail belliyse sayım kaza gününden gider. Birkaç mağdur varsa her birinin süresi ayrıdır; biri süreyi kaçırırsa diğerlerinin hakkı düşmez (m. 73/3). Birden fazla sanık varsa kanunda aksi yazılmadıkça vazgeçmeyi kabul etmeyen sanık bundan etkilenmez (m. 73/6).
Uzlaştırma süreci adım adım
CMK m. 253/1-b, şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın TCK m. 89'u uzlaştırma kapsamına alır. Soruşturmada kamu davası açılması için yeterli şüphe varsa dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro, hukuk fakültesi mezunlarının yer aldığı listeden bir uzlaştırmacı görevlendirir. Uzlaştırmacı size ve karşı tarafa teklif götürür; kararınızı yedi gün içinde bildirmezseniz teklifi reddetmiş sayılırsınız (m. 253/4). Teklif yapılırken uzlaşmanın niteliği ve ret ya da kabulün sonuçları anlatılır (m. 253/5).
Uzlaştırmacı dosya kendisine verildikten sonra en geç otuz gün içinde işlemleri bitirir; büro bu süreyi her defasında yirmi günü geçmemek üzere iki kez uzatabilir (m. 253/12). Müzakerelere şüpheli, mağdur, kanuni temsilci, müdafi ve vekil katılabilir; katılmaktan çekinen taraf uzlaşmayı kabul etmemiş sayılır (m. 253/13). Müzakerelerde söylenenler delil olarak kullanılamaz (m. 253/20).
Uzlaştırma teklifi reddedilmiş olsa bile taraflar sonradan anlaşırsa, uzlaştıklarını gösteren belgeyle iddianame düzenlenene kadar savcıya başvurabilir (m. 253/16).
Uzlaşmanın sonucu
Uzlaşma olursa rapor savcıya gelir, savcı uzlaşmanın özgür iradeye dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu görürse dosyada saklar (m. 253/17). Edim hemen yerine getirilirse kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Ödeme ileri tarihe bırakılmış, taksitlendirilmiş ya da süreklilik arz ediyorsa kamu davasının açılması ertelenir; erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Edim yerine getirilmezse kamu davası açılır. Edimini yerine getirmeyen şüpheli bakımından uzlaşma belgesi ilam niteliğinde sayılır ve icra takibine konu olabilir (m. 253/19). Dava açıldıktan sonra uzlaşma gerçekleşirse mahkeme edim peşinse davanın düşmesine, ileri tarihliyse durma kararına karar verir (CMK m. 254/2).
Tazminat konusunda dikkat edin: uzlaşmanın sağlanması hâlinde tazminat davası açılamayacağını söyleyen cümle Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Yine de imzaladığınız metinde tazminat kalemlerine yer verip vermediğiniz sonradan önem kazanır. Tazminat için ayrıca yaralama nedeniyle tazminat davası yazısına bakın.
Şikâyet nasıl yapılır
Şikâyet, Cumhuriyet başsavcılığına ya da kolluk makamlarına yazılı yapılabileceği gibi, tutanağa geçirilmek üzere sözlü de yapılabilir (CMK m. 158/1, 158/5). Mahkemeye ya da valilik veya kaymakamlığa yapılan şikâyet ilgili başsavcılığa gönderilir. Kaza yerinde polis tutanağına "şikâyetçiyim" yazılması yeterli kabul edilir; yine de ilk günlerde yaşanan karmaşa içinde bu beyanın tutanağa geçip geçmediğini sonradan kontrol etmek gerekir. Şikâyet etmemekle şikâyetten sonra vazgeçmek aynı sonucu doğurmaz: ilkinde soruşturma hiç başlamaz, ikincisinde sanık kabul ederse dava düşer, ama hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz (TCK m. 73/4).
Uzlaşmada neler konuşulur
Uzlaştırmacı tarafların ne istediğini dinler ve ortak bir zemin arar. Mağdur tarafın talepleri genellikle tedavi masraflarının karşılanması, çalışamadığı günlerin ücreti ve manevi bir tazmin üzerinde yoğunlaşır. Sürücü ya da fail tarafında ise ödeme gücü, kusur oranı ve sigorta kapsamı öne çıkar. Sigorta şirketinin ödeyeceği kısım ile sürücünün cebinden vereceği kısmı ayırmak, teklifin makul olup olmadığını anlamanın en kolay yoludur. Uzlaştırmacı karar veren değil, arabulucu rolündedir; ne kabul edeceğinize siz karar verirsiniz ve müzakerelere müdafi veya vekille birlikte katılabilirsiniz (CMK m. 253/13).
Uzlaşmanın gerçekleşmesi için kimsenin zorlanmaması da aranır; savcı raporu saklamadan önce uzlaşmanın tarafların özgür iradesine dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirler (m. 253/17). Uzlaştırmanın sonuçsuz kalması hâlinde aynı suç için tekrar uzlaştırma yapılmaz (m. 253/18), bu yüzden ilk görüşmeye hazırlıklı gitmek iyi olur.
Vazgeçme ile uzlaşma aynı şey değildir
İki kavram sık karıştırılır. Şikâyetten vazgeçme mağdurun tek taraflı bir iradesidir; ancak kanunda aksi yazılmadıkça vazgeçmeyi kabul etmeyen sanığı etkilemez (TCK m. 73/6), yani sonuç doğurması için sanık tarafının da buna rıza göstermesi gerekir. Uzlaşma ise iki tarafın belirli bir edim üzerinde anlaşmasıdır ve savcılığın kurduğu bir prosedür içinde, uzlaştırmacı eliyle yürür. Vazgeçmede genellikle bir ödeme ya da özür gibi karşılık tarafların kendi aralarında kararlaştırılır; uzlaşmada edim raporda ayrıntılı yazılır, yerine getirilmezse icra edilebilir bir belge doğar. İkisi birden de gündeme gelebilir. Hangisini seçeceğiniz, ödemenin zamanlamasına, karşı tarafa güveninize ve tazminat haklarınızın korunmasına bağlıdır.
Süre ve zamanaşımı
İlk uzlaşma teklifinin yapıldığı tarihten uzlaştırmacı raporunu verene kadar dava zamanaşımı ve kovuşturma koşulu olan süreler işlemez (CMK m. 253/21). Kural olarak taksirle yaralamada zamanaşımı sekiz yıldır; ayrıntı yaralamada zamanaşımı yazısında.
Çocuk taraflar ve ulaşılamayan kişiler
Mağdur reşit değilse uzlaşma teklifi kanuni temsilcisine yapılır (CMK m. 253/4). Çocuğun anne babası bu nedenle sürecin asıl muhatabıdır; aynı durum şüpheli reşit değilse onun için de geçerlidir. Soruşturma dosyasındaki adreste bulunamama ya da yurt dışında olma gibi nedenlerle taraflara ulaşılamıyorsa uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır (m. 253/6). Bu yüzden tebligat adresinin güncel olması, kaza sonrası taşınan ya da telefonu değişen kişiler için önemlidir.
Varsayımsal bir örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: dönüş yaparken yayaya çarpan bir sürücü, yayanın bileğinin kırılmasına neden oluyor. Savcılık dosyayı uzlaştırma bürosuna gönderiyor. Uzlaştırmacı iki tarafı ayrı ayrı arıyor. Yaya tedavi masraflarını ve çalışamadığı günlerin ücretini istiyor, sürücü masrafı ödemeyi kabul ediyor ama manevi bir bedeli kabul etmiyor. Taraflar tutar üzerinde anlaşırsa edimi tek seferde ödemek mümkündür; yoksa taksit planı çıkabilir. Anlaşma olmazsa dosya savcılığa döner ve dava açılabilir. Sonucu tahmin edemeyiz; belirleyici olan tarafların talepleri ve kusur dağılımıdır.
Uzlaştırmada sık yapılan hatalar
- Tebligatı görmezden gelmek. Yedi günlük sürede cevap verilmezse teklif reddedilmiş sayılır.
- Edimi yazılı düzenlememek. Rapor ve belge tutarı, ödeme tarihini ve varsa taksitleri açıkça içermelidir.
- Kusur oranını hesaba katmamak. Zararın tamamını üstlenmeden önce bilirkişi raporunu bekleyip beklememeyi düşünmek gerekir.
- Sigortayı atlamak. Trafik kazasında zorunlu sigorta kapsamındaki zarar ayrıca talep edilebilir.
Uzlaşmak istemeyenler için dava süreci trafik kazasında taksirle yaralama davası yazısında anlatılıyor. Uzlaştırmanın süreleri genel olarak uzlaştırma süresi ve uzlaştırmacının görevi yazısında, yaralamanın diğer türlerinde ise yaralama suçunda uzlaştırma yazısında yer alıyor.
Kararı vermeden önce
Barışmak ya da şikâyetten vazgeçmek geri dönüşü olmayan bir adımdır; imzadan önce metnin tazminat hakkınızı nasıl etkilediğini görmek gerekir. Uzlaştırma bürosundan gelen bir tebligat aldıysanız yedi günlük süre işlemeye başlamıştır. Dosyanızı telefonla veya WhatsApp'tan anlatarak hangi seçeneklerin açık olduğunu birlikte konuşabiliriz. İletişim sayfasından ulaşabilir, ceza hukuku sayfasındaki diğer yazılara göz atabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Taksirle yaralamada şikâyet süresi ne kadar?
Şikâyet hakkı olan kişi fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği günden itibaren altı ay içinde başvurmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz (TCK m. 73). Kaza tutanağında sürücünün kimliği belirliyse süre genellikle kaza tarihinden işler.
Şikâyetten vazgeçersem dava düşer mi?
Evet, şikâyete bağlı taksirle yaralamada mağdurun vazgeçmesi, sanık bunu kabul ederse davayı düşürür; vazgeçmeyi kabul etmeyen sanığı vazgeçme etkilemez (TCK m. 73/4, 73/6). Birinci fıkra dışındaki bilinçli taksir hâllerinde ise şikâyet aranmadığı için vazgeçme tek başına davayı sona erdirmez. Vazgeçerken şahsi haklarınızdan da vazgeçtiğinizi açıklarsanız tazminat davası açamazsınız (m. 73/7).
Uzlaşmak zorunda mıyım?
Hayır. Teklifi kabul ya da reddetme serbestisi sizdedir. Ancak teklif size yapıldıktan sonra yedi gün içinde cevap vermezseniz teklif reddedilmiş sayılır (CMK m. 253/4). Uzlaştırma sonuçsuz kalırsa aynı suç için tekrar uzlaştırmaya gidilemez (m. 253/18).
Uzlaştırma toplantısında söylediklerim mahkemede aleyhime kullanılır mı?
Hayır. Uzlaştırma müzakereleri sırasında yapılan açıklamalar herhangi bir soruşturmada, kovuşturmada ya da davada delil olarak kullanılamaz (CMK m. 253/20).
Aynı kazada birden fazla yaralı varsa uzlaşma nasıl olur?
Birden fazla kişinin mağduriyetine yol açan suçta uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için mağdurların hepsinin uzlaşmayı kabul etmesi gerekir (CMK m. 253/7).
Dayanak mevzuat
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 73, 74, 89
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 253, 254
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.