KISACA
- HAGB, hükmolunan ceza iki yıl veya daha az hapis ya da adli para cezası ise mahkemenin hükmü açıklamayıp sanığı beş yıllık denetim süresine bırakmasıdır (CMK 231/5, 231/8).
- Mahkeme üç şartı birlikte arar: sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmaması, yeniden suç işlemeyeceği kanaati ve mağdurun zararının tamamen giderilmesi (CMK 231/6).
- Kasten yaralamanın temel hâlinde (TCK 86/1) alt sınır bir yıl altı ay olduğundan HAGB sınırına girilebilir; silahla yaralamada alt sınır iki yıl üç ay, TCK 87/1 ve 87/2 hâllerinde en az dört yıldır.
- Denetim süresinde kasten yeni suç işlenmezse ve yükümlülüklere uyulursa dava düşer; aksi hâlde hüküm açıklanır (CMK 231/10, 231/11).
- HAGB kararı adli sicile işlenmez, yalnızca soruşturma veya kovuşturma bağlantısında istenirse kullanılacak ayrı bir sisteme kaydedilir (5352 sayılı Kanun m. 6).
Yaralama davasında duruşma bitti, hâkim hüküm fıkrasını okuyor ve "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" diyor. Sanık ne olduğunu anlamıyor: ceza almış mı, almamış mı? Cevap ikisinin arasında bir yerde. Mahkeme cezayı belirler ama hükmü açıklamaz; sanık beş yıl sınanır. Bu sürede düzgün geçerse dava düşer ve hüküm sanık bakımından hukuki sonuç doğurmamış sayılır. Kasten yaralama dosyalarında bu mekanizma sık gündeme gelir; kimlerin yararlanabileceği ise ceza çerçevesine bağlıdır.
HAGB neyi geri bırakır
CMK 231/5'e göre sanığa yüklenen suçtan dolayı hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezasıysa mahkeme hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verebilir. Kanunun tarifi şöyle: müsadereye ilişkin hükümler hariç, kurulan hüküm sanık hakkında hukuki bir sonuç doğurmaz. Yani ortada mahkûmiyetin bütün yan etkileri yoktur: sabıka işlemez, cezaevi söz konusu olmaz.
Kısa süreli hapisten seçenek yaptırıma çevrilen ya da ertelenen ceza ile karıştırılmamalı. HAGB'de hüküm hiç açıklanmaz; hapis cezası da ertelenmez, çünkü HAGB'ye karar verilen hükümde erteleme ve seçenek yaptırıma çevirme birlikte uygulanmaz (231/7). Aradaki fark için yaralama cezası ertelenir mi yazısına bakabilirsiniz.
Yaralama türüne göre kimler yararlanabilir
Sınır "mahkemenin belirlediği ceza"dır; kanundaki alt sınır bu hesabın başlangıcıdır.
Basit yaralamada (TCK 86/2) ceza altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis ya da adli para cezasıdır. Burada ceza zaten HAGB sınırının altında kalır. Şikâyet ve uzlaştırma açısından da en geniş imkân bu hâlde var.
Temel yaralamada (TCK 86/1) çerçeve bir yıl altı aydan üç yıla kadardır. Mahkeme alt sınıra yakın bir ceza belirlerse iki yıl sınırının altında kalınır. Tahrik ya da takdiri indirim eklenirse bu ihtimal güçlenir. Silahla yaralamada (TCK 86/3-e) yarı artırımla alt sınır iki yıl üç aydır; HAGB ancak haksız tahrik (TCK 29) veya takdiri indirim (TCK 62) cezayı iki yıla indirirse mümkün olur. TCK 87/1 ve 87/2'nin ağır sonuçlu hâllerinde alt sınır dört yıldan başlar ve HAGB için büyük bir indirim gerekir; kemik kırığında (87/3) ise ceza 86'ya göre belirlenip yarısına kadar artırıldığı için alt sınır sabit değildir. Ayrıntıyı kasten yaralama cezası kaç yıl yazısında görebilirsiniz.
Üç şart: kanun neyi arıyor
CMK 231/6 üç şartı birlikte sayar. Birincisi, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması. Taksirli suçtan mahkûmiyet bu engel değildir; kasıtlı mahkûmiyet engeldir. İkincisi, mahkemenin sanığın kişilik özelliklerini ve duruşmadaki tutum ve davranışlarını göz önünde bulundurarak yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varması. Üçüncüsü, suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, eski hâle getirme ya da tazmin yoluyla tamamen giderilmesi.
Yaralamada üçüncü şart pratikte tedavi giderleri, iş göremezlik ve diğer maddi zararlar demektir. Manevi zarar tartışmalıdır; neyin ödeneceği çoğu zaman mağdurla görüşmeye ve mahkemenin kabulüne bağlıdır.
Zararı derhal ödeyemeyen sanık
Kanun bu durumu ayrıca düşünmüş: zararı derhal gideremeyen sanık için mahkeme, aylık taksitlerle ödemek koşuluyla da HAGB kararı verebilir (231/9). Taksitler denetim süresi boyunca ödenir. Plan gerçekçi kurulmalı, çünkü yükümlülüklere aykırılık hükmün açıklanması riskini doğurur (231/11). Sanığın mali durumunu gösteren belgeleri mahkemeye sunmak bu aşamada yararlıdır.
Denetim süresi: beş yıl ne demek
HAGB kararı verilen sanık beş yıl denetim süresine tabi tutulur (231/8). Bu süre içinde kasıtlı bir suç nedeniyle ikinci bir HAGB kararı verilemez. Mahkeme, bir yılı aşmamak üzere denetimli serbestlik tedbiri de uygulayabilir: eğitim programı, gözetim altında çalışma, belirli yerlere gitme yasağı gibi. Denetim süresinde dava zamanaşımı durur.
Süre sorunsuz geçerse mahkeme davanın düşmesine karar verir (231/10). Süre içinde kasten yeni bir suç işlenirse ya da yükümlülüklere aykırı davranılırsa hüküm açıklanır; yine de mahkeme cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmını infaz etmeme, ertelemeye veya seçenek yaptırıma çevirmeye karar verebilir (231/11). Bu konudaki ayrıntılar HAGB süresinde yeni suç işlenirse ne olur yazısında.
Sabıka kaydına işler mi
Hayır. 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu m. 6/1 uyarınca HAGB kararları, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak mahkeme, hâkim ya da Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenmesi hâlinde verilmek üzere kaydedilir. Yani iş başvurusunda ya da memuriyet girişinde istenen adli sicil belgesinde görünmez. Kayıt yalnızca yargı makamlarının istemiyle kullanılır.
HAGB, erteleme ve seçenek yaptırım arasında seçim
Üç kurum birbirine benzer görünür ama sonuçları ayrıdır. Ertelemede (TCK 51) hapis cezası hükmedilir, hüküm açıklanır ve infaz denetim süresi boyunca ertelenir; bu süre sorunsuz geçerse ceza infaz edilmiş sayılır. Seçenek yaptırımda (TCK 50) kısa süreli hapis adli para cezasına ya da başka bir yaptırıma çevrilir. HAGB'de ise hüküm hiç açıklanmaz.
Mahkeme önce HAGB şartlarını arar. Şartlar yoksa ya da zarar giderilmemişse erteleme ve seçenek yaptırım sırası gelir. Sanığın daha önce kasıtlı mahkûmiyeti varsa HAGB kapalıdır, ama erteleme için TCK 51'de farklı bir ölçü arandığı için o yol hâlâ düşünülebilir. Bu ayrım dosyada hangi dilekçenin verileceğini ve hangi belgelerin hazırlanacağını belirler.
Varsayımsal bir örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: iki komşu arasında bahçe tartışmasında A, B'nin yüzüne yumruk atıyor; B'nin kaşı yarılıyor, ancak rapor etkiyi basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir nitelikte buluyor. Dosya 86/2'ye giriyorsa önce uzlaştırma denenir (CMK 253). Uzlaşma olmaz ve yargılama sonunda ceza iki yılın altında kalırsa mahkeme HAGB'yi düşünür: A'nın daha önce kasıtlı mahkûmiyeti var mı, duruşmadaki tutumu nasıl, tedavi masraflarını karşıladı mı.
Her şart ayrı ayrı sınanır. Biri eksikse HAGB verilmez. Bu bir sonuç tahmini değil, tartılacak etkenlerin listesidir.
Mağdurla görüşme ve zarar giderimi nasıl yapılır
HAGB'nin en elle tutulur şartı zararın giderilmesidir, bu yüzden iş çoğu zaman mağdurla görüşmeye gelir. Önce zararın kalemleri belirlenir: hastane ve ilaç giderleri, işe gidememe nedeniyle kaybedilen gelir, varsa kırılan eşya. Mağdurun elindeki fatura ve raporlar bu hesabın dayanağıdır. Tutar üzerinde anlaşılırsa ödeme banka yoluyla yapılır ve açıklama bölümüne ödemenin hangi dosya için olduğu yazılır. Mağdur isterse bir de yazılı beyan verir; bu beyan zararın karşılandığını gösteren belgelerden biri olarak mahkemeye sunulur.
Görüşme taraflar arasında gerginlik varken doğrudan yapılırsa yanlış anlaşılabilir. Avukat aracılığıyla yürütmek hem duygusal yükü azaltır hem de ortada baskı olmadığını gösterir. Yaralama uzlaştırma kapsamındaysa aynı görüşme uzlaştırmacı huzurunda da yapılabilir ve başarılı olursa dosya HAGB'ye hiç gelmeden kapanır.
HAGB istenirken yapılan hatalar
- Zararı hiç gidermeden HAGB beklemek. Üçüncü şart karşılanmadan mahkeme karar veremez.
- Mağdurla doğrudan, belgesiz ödeme yapmak. Dekont, makbuz ve yazılı anlaşma sonradan kanıt olur.
- Duruşmada tutumunu mahkemeyi etkilemek için sergilemek. TCK 62/2, mahkemeyi etkilemeye yönelik şekli davranışları takdiri indirimde dikkate almaz.
- Karara itiraz süresini kaçırmak. HAGB'ye karşı istinaf yolu vardır (231/12); istinaf süresi gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftadır (CMK 273/1), tebliğ tarihini not edin.
Durumunuzu anlatmak için
Yaralama dosyalarında HAGB mümkün mü, hangi indirimler hesaba girer, zarar nasıl giderilmeli gibi sorular dosyadaki rapora ve sanığın geçmişine göre değişir. İddianame ya da duruşma çağrısı aldıysanız karardan önce bu zeminin hazırlanması gerekir; sonradan eksik bırakılan zarar giderimi telafi edilemeyebilir. İletişim sayfasından telefonla ya da WhatsApp'tan durumunuzu anlatabilirsiniz. HAGB'nin genel çerçevesi için hükmün açıklanmasının geri bırakılması nedir, diğer yaralama konuları için ceza hukuku sayfası iyi bir başlangıç.
Sık sorulan sorular
Yaralama davasında HAGB için ceza kaç yıl olmalı?
Mahkemenin hükmettiği ceza iki yıl veya daha az hapis, ya da adli para cezası olmalıdır (CMK 231/5). Kanundaki ceza çerçevesi değil, mahkemenin belirlediği son ceza esas alınır; tahrik ve takdiri indirim sonrası ulaşılan rakam sınırın altındaysa HAGB mümkün hâle gelir.
Mağdurun zararını ödeyemezsem HAGB verilmez mi?
Zararı derhal ödeyemeyen sanık, denetim süresi boyunca aylık taksitler hâlinde ödemeyi üstlenerek de HAGB isteyebilir (CMK 231/9). Mahkeme taksit düzenini ve sanığın ödeme gücünü değerlendirir.
HAGB sabıka kaydıma işler mi?
Adli sicil kaydına işlenmez. Karar yalnızca soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak mahkeme, hâkim ya da Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenirse verilmek üzere ayrı bir sisteme kaydedilir (5352 sayılı Kanun m. 6/1; CMK 231/13).
HAGB denetim süresi içinde yeni bir kavgaya karışırsam ne olur?
Kasten yeni bir suç işlenirse mahkeme hükmü açıklar. Mahkeme yine de cezanın yarısına kadar kısmını infaz etmeme, koşulları varsa erteleme ya da seçenek yaptırıma çevirme kararı verebilir (CMK 231/11). Denetim süresinde kasıtlı suç nedeniyle ikinci bir HAGB verilemez (231/8).
HAGB kararına itiraz edilebilir mi?
Evet. CMK 231/12 uyarınca HAGB kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf süresi, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftadır (CMK 273/1). İstinaf ve temyizde karar ve hüküm, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir.
Dayanak mevzuat
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 29, 50, 51, 62, 86, 87
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 231, 253, 273
- 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu m. 6
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.