KISACA
- Kasten yaralamanın temel hâlinde, basit yaralamada ve taksirle yaralamada dava zamanaşımı sekiz yıldır (TCK m. 66/1-e).
- Mağdurun yaşamını tehlikeye sokan, yüzünde sabit iz bırakan veya organ işlevini yitirten yaralamalarda üst sınır beş yılı aştığı için süre onbeş yıldır (TCK m. 66/1-d, m. 87).
- Zamanaşımı suçun işlendiği günden işlemeye başlar; ifade, tutuklama, iddianame ve mahkûmiyet kararı süreyi keser.
- Kesilme hâlinde süre kanundaki sürenin en fazla yarısı kadar uzar; sekiz yıllık dosyada en çok oniki yıla çıkar (TCK m. 67/4).
- Şikâyet süresi ayrıdır: şikâyete bağlı yaralamada mağdur fiili ve faili öğrendiği günden itibaren altı ay içinde başvurmalıdır (TCK m. 73).
Eski bir kavganın ya da trafik kazasının ardından aklınıza ilk gelen soru, bunun hâlâ dava konusu olup olmadığıdır. Yaralama suçlarının büyük bölümünde dava zamanaşımı sekiz yıldır; yaşamı tehlikeye sokan veya kalıcı iz bırakan ağır yaralamalarda onbeş yıla çıkar. Bu süre suçun işlendiği günden işler ve sürecin bazı aşamalarında kesilip uzar.
Hangi suça kaç yıl uygulanır
TCK m. 66 sürenin belirlenmesinde suçun kanunda yazılı cezasının üst sınırına bakar ve hapisle adli para cezasının seçenek olduğu suçlarda hapsi esas alır (m. 66/4). Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezası gerektiren suçlarda süre sekiz yıldır (m. 66/1-e). Beş yıldan fazla, yirmi yıldan az hapis gerektiren suçlarda onbeş yıldır (m. 66/1-d).
Bu ölçüyle yaralamaya bakınca tablo şöyle çıkar. Kasten yaralamanın temel hâli üç yıla, basit yaralama bir yıl altı aya, taksirle yaralama iki yıla (birden fazla kişinin yaralandığı hâlde beş yıla) kadar gider. Üst sınır beş yılı geçmediği için hepsinde süre sekiz yıldır. Kemik kırılması ya da silahla işlenme gibi nitelikli hâllerde tek başına üst sınır beş yılı aşmayabilir; ama hâllerin birleşmesiyle aşarsa süre onbeş yıla çıkar.
Mağdurun yaşamını tehlikeye sokan duruma, yüzünde sabit ize veya organının işlevini yitirmesine yol açan kasten yaralamada ceza bir kat ya da iki kat artırılır (m. 87/1, 87/2). Üst sınır altı yılı ya da daha yukarıyı bulduğundan zamanaşımı onbeş yıldır. Kanun, süreyi hesaplarken dosyadaki delillere göre ortaya çıkan nitelikli hâlleri de dikkate almayı emreder (m. 66/3).
Süre nereden başlar
Tamamlanmış suçta fiilin işlendiği günden başlar (m. 66/6). Kanun metni suçun işlendiği günü esas alır. Önemli bir istisna çocuklara karşı üstsoy tarafından işlenen suçlardır: anne veya babanın çocuğu yaralaması gibi hâllerde çocuk on sekiz yaşını bitirdiği gün süre işlemeye başlar. Fail olay sırasında on iki ile on beş yaş arasındaysa sürenin yarısı, on beş ile on sekiz arasındaysa üçte ikisi uygulanır (m. 66/2).
Kesilme ve durma
Zamanaşımı kesildiğinde sayaç sıfırlanır. Kanun dört nedeni sayar: şüpheli veya sanığın savcı huzurunda ifadesinin alınması ya da sorguya çekilmesi, tutuklama kararı, iddianame düzenlenmesi ve sanıklardan bir kısmı hakkında bile olsa mahkûmiyet kararı verilmesi (m. 67/2). Kolluktaki ifade tek başına süreyi kesmez, savcı huzurundaki ifade keser.
Kesilme sınırsız ertelemez: toplam süre kanundaki sürenin en fazla yarısı kadar uzar (m. 67/4). Sekiz yıllık bir suçta bu üst sınır oniki yıl, onbeş yıllıkta yirmi iki buçuk yıldır.
Durma ise sayacı dondurur. Uzlaştırma teklifinden raporun verildiği tarihe kadar süre işlemez (CMK m. 253/21). Hükmün açıklanmasının geri bırakılması durumunda denetim süresince zamanaşımı durur (CMK m. 231/8). Hakkında kaçaklık kararı bulunan sanık bakımından da karar kalkana kadar durur (TCK m. 67/1).
Varsayımsal bir hesap
Varsayımsal bir örnek düşünelim: 2019 Mart'ında yaşanan bir kavgada hafif yaralama oluşuyor ve süre sekiz yıl. Şüpheli 2021'de savcı huzurunda ifade veriyor, iddianame 2022'de düzenleniyor. Her kesilmeden sonra sayaç yeniden başlar; son kesilme 2022 olduğundan sekiz yıl 2030'a gider. Ama toplam süre olay tarihinden itibaren oniki yılı, yani 2031 Mart'ı geçemez. İki tarihten erken olanı belirleyici olur. Yani örnekte düşme tarihi 2030'dur. Gerçek dosyada nitelikli hâl, durma veya yaş indirimi bu tarihleri değiştirebilir.
Taksirle yaralamada süre
Taksirle yaralamanın temel hâli iki yıla, kemik kırığı gibi hâllerde üç yıla, bir kat artırım hâllerinde dört yıla, birden fazla kişinin yaralanmasında ise beş yıla kadar hapis öngörür (TCK m. 89). Hepsi beş yılı aşmadığından süre sekiz yıldır. Bilinçli taksir varsa ceza üçte birden yarıya kadar artırıldığı için (m. 22/3) hesap yukarı kayabilir; bu artırımın zamanaşımı süresine nasıl yansıdığı, dosyadaki delillere bakılarak ayrıca tartışılır. Bu nedenle trafik kazası ya da iş kazasından doğan eski bir dosyada "sekiz yıl doldu" sonucuna varmadan önce rapordaki kusur türüne bakmak gerekir.
Zamanaşımı dolmuşsa ne olur
Kanun, sürelerin geçmesiyle kamu davasının düşeceğini söyler (m. 66/1). Mahkeme sürenin dolduğunu görürse davanın düşmesine karar verir; sanık hakkında mahkûmiyet kurulmaz. Soruşturma aşamasında ise savcılık kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar ceza yönünden sonuç doğurur, tazminat hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz (m. 74/2). Mağdur açısından bu ayrım önemlidir: ceza davası düşmüş olsa bile hukuk mahkemesinde kendi süreleri içinde dava açılabilir.
Hesabı yaparken izlenecek sıra
Doğru hesap için şu sırayı izlemek işe yarar. Önce olay tarihini bulun: kaza tutanağı, hastane giriş kaydı ya da şikâyet dilekçesindeki tarih. Sonra suçun hangi fıkraya girdiğini ve ceza üst sınırını belirleyin. Üçüncü adımda dosyadaki kesilme nedenlerini tarih tarih sıralayın: savcı huzurunda alınan ifade, tutuklama, iddianame, ilk derece mahkûmiyeti. Dördüncü adımda durma dönemlerini de düşünün: uzlaştırma süreci, HAGB denetim süresi, kaçaklık kararı. Son olarak her kesilmeden sonra yeni sürenin başladığını, ama toplamın kanundaki sürenin yarısından fazla uzamayacağını hatırlayın. Bu sıra elinizde dört beş belgeyle bile yapılabilir.
Failin yaşı süreyi kısaltır
Fiili işlediği sırada on iki yaşını doldurmuş ama on beşini doldurmamış olan çocuk için kanundaki sürelerin yarısı, on beş ile on sekiz yaş arasındaki için üçte ikisi uygulanır (TCK m. 66/2). Sekiz yıllık süre birinci grupta dört yıla, ikinci grupta beş yıl dört aya iner; onbeş yıllık süre ise sırasıyla yedi buçuk yıla ve on yıla düşer. Okul çağındaki gençlerin karıştığı kavgalar bu yüzden daha kısa sürede zamanaşımına girebilir. Kesilme ve durma hâllerinin çocuk failde nasıl hesaplanacağı dosyada ayrıca kontrol edilmelidir. Çocukların yargılanmasına özgü başka hükümler de vardır; bunun için çocuk kavgada birini yaralarsa ceza ve tazminat yazısına bakabilirsiniz.
Şikâyet süresi zamanaşımından ayrıdır
Basit yaralama ve taksirle yaralama şikâyete bağlıdır; bilinçli taksirle işlenen ve ağır sonuç doğuran taksirle yaralamada ise şikâyet aranmaz (m. 89/5). Mağdur fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği günden itibaren altı ay içinde başvurmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz (TCK m. 73/1-2). Bu süre zamanaşımı süresi dolmadan önce sona erer; yani sekiz yıl dolmamış olsa bile altı ayı kaçıran mağdurun şikâyet hakkı düşer. Ayrıntı için yaralamada şikâyet süresi yazısına bakın.
Zamanaşımı hesabında sık yapılan hatalar
Kolluk ifadesini kesilme saymak, sayacın yeniden başladığını unutmak ve toplam sınırı hesaba katmamak en yaygın üç yanlıştır. Tersi de olur: kemik kırığı ve silah gibi nitelikli hâlleri hesaba katmadan "sekiz yıl doldu" demek. Genel çerçeve için dava zamanaşımı sürelerinin nasıl belirlendiğine, neyin süreyi kestiğine zamanaşımını kesen ve durduran işlemler yazısından bakabilirsiniz. Süre dolduysa düşme kararı nasıl alınır sorusu ayrı bir başlıktır.
Tazminat tarafı
Ceza davasının düşmesi hukuk davasını kendiliğinden sona erdirmez (TCK m. 74/2). Tazminat için süre TBK m. 72'ye göre işler. Ayrıntıyı yaralama nedeniyle tazminat davası yazısında bulabilirsiniz.
Dosyanızda hesabı birlikte yapalım
Zamanaşımı tek bir tarih değildir; olay günü, ifade ve iddianame tarihleri, durma nedenleri ve dosyadaki nitelikli hâller bir arada değerlendirilir. Elinizdeki ifade, iddianame ya da tebligat belgeleriyle durumunuzu telefonla veya WhatsApp'tan anlatırsanız hangi tarihin esas alınacağını birlikte çıkarabiliriz. Büroya iletişim sayfasından ulaşabilir, ceza hukuku sayfasındaki diğer konulara da bakabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Yaralama suçunda zamanaşımı kaç yıl?
Kasten yaralamanın temel hâlinde, basit tıbbi müdahaleyle giderilebilen yaralamada ve taksirle yaralamada kamu davası sekiz yıl geçince düşer. Mağdurun hayatı tehlikeye girmişse ya da yüzünde sabit iz kalmışsa süre onbeş yıldır. Süre, mahkeme dosyada görünen nitelikli hâlleri de hesaba katarak belirlenir (TCK m. 66/3).
Zamanaşımı ne zaman başlar?
Tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden başlar. Çocuğa karşı üstsoyu tarafından işlenen suçlarda ise süre çocuğun on sekiz yaşını bitirdiği günden işlemeye başlar (TCK m. 66/6).
Zamanaşımı süresi durur mu, uzar mı?
Şüphelinin savcı huzurunda ifadesinin alınması, tutuklama kararı, iddianame ve mahkûmiyet kararı süreyi keser; süre yeniden başlar ama toplamda kanundaki sürenin yarısından fazla uzamaz. Uzlaştırma girişimi sürerken ve HAGB denetim süresi boyunca zamanaşımı işlemez (CMK m. 253/21; m. 231/8).
Zamanaşımı dolduktan sonra tazminat davası açılabilir mi?
Ceza davası düşse bile hukuk mahkemesinde tazminat istenebilir; ancak tazminatın kendi süreleri vardır: öğrenmeden itibaren iki yıl, fiilden itibaren on yıl, ceza kanunu daha uzun süre öngörüyorsa o süre (TBK m. 72).
Zamanaşımı dolmuşsa sanık ne yapmalı?
Dava zamanaşımı süresinin geçtiğini dilekçeyle mahkemeye bildirip düşme kararı istenebilir. Hesap kesilme nedenlerine ve suçun nitelikli hâllerine bağlı olduğundan sürenin gerçekten dolup dolmadığını dosya üzerinden kontrol etmek gerekir.
Dayanak mevzuat
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 22, 66, 67, 73, 74, 86, 87, 89
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 231, 253
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 72
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.