Görüşme talep edin

Bakırköy · İstanbul · Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla

  1. Ana sayfa
  2. Makaleler
  3. Ceza Hukuku
  4. Öldürme ve yaralama suçları
  5. Basit tıbbi müdahale ile giderilebilir yaralama ne demek

CEZA HUKUKU

Basit tıbbi müdahale ile giderilebilir yaralama ne demek

Raporda basit tıbbi müdahale ile giderilebilir ibaresi varsa TCK 86/2 uygulanır: şikâyete bağlı suç, altı aydan bir yıl altı aya hapis ya da adli para cezası.

Yazan Av. Mustafa Yalçın5 dk okumaGüncelleme

KISACA

  • Yaralamanın etkisi basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafifse suç TCK 86/2'ye girer; ceza altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adli para cezasıdır.
  • Bu hâlde soruşturma ve kovuşturma mağdurun şikâyetine bağlıdır; şikâyet süresi öğrenmeden itibaren altı aydır (TCK m. 73).
  • Suç kadına karşı işlenmişse cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz.
  • Silahla, yakın akrabaya karşı ya da savunmasız kişiye karşı işlenen yaralamada, rapor ne kadar hafif olursa olsun şikâyet aranmaz (TCK m. 86/3).
  • Hafif yaralama uzlaştırma kapsamındadır; taraflar uzlaşırsa ve edim yerine getirilirse dava açılmaz ya da düşer.

Hastaneden aldığınız ya da size tebliğ edilen raporda "basit tıbbi müdahale ile giderilebilir" yazıyorsa, o kısa ibarenin hukuki sonucu büyük: yaralama suçu şikâyete bağlı hâle geliyor ve ceza çok daha düşük bir aralıkta kalıyor. Cümle, TCK 86/2'den geliyor. Aşağıda bu ibarenin ne anlama geldiğini, kimin karar verdiğini ve raporun sonradan nasıl değişebileceğini sırasıyla anlatıyorum.

İbarenin kanundaki karşılığı

TCK 86/1 kasten yaralamanın temel hâlini bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapisle cezalandırıyor. Ardından gelen 86/2 şunu söylüyor: yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisi basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafifse, mağdurun şikâyeti üzerine altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adli para cezası verilir. Kadına karşı işlenmişse alt sınır dokuz aydır.

Burada üç ayrı sonuç var. Ceza düşüyor, hapis yerine para cezası seçenek oluyor ve dava şikâyete bağlanıyor. Bu üçü birlikte hareket ediyor; raporda ibare varsa üçü de devreye giriyor.

Neyin basit olduğuna kim karar veriyor

Rapor hekimden çıkar, ama hukuki nitelendirme mahkemeye aittir. Hekim yaralanmanın ne olduğunu, ne tür bir tedavi gerektirdiğini ve hayati tehlike olup olmadığını yazar. Ardından hâkim, bu bilgiyi 86/2'nin ölçütüne uygular. Uygulamada ölçüt şöyle anlaşılıyor: müdahale ilk yardım düzeyinde kalıyorsa, yani bir uzmanlık gerektiren tedaviye gerek yoksa, etki hafif sayılır. Tek bir ağrı kesici ya da pansuman bunun tipik örneğidir. Dikiş, alçı ya da yatarak tedavi gerektiren bir tablo bu ölçüden uzaklaşabilir; bunu rapordaki ayrıntılara bakarak mahkeme belirler.

Raporda kemik kırığı ya da çıkığı varsa ayrıca TCK 87/3'e bakılır, çünkü bu sonuç cezayı ağırlaştıran ayrı bir hükme bağlanmıştır. Ağır sonuçların hangi hâllerde ne kadar artırdığını kasten yaralama cezası yazısında ayrıca anlattım.

Şikâyet ve süre

86/2 şikâyete bağlı olduğu için TCK 73 devreye giriyor. Yetkili kişi altı ay içinde şikâyette bulunmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Süre, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği günden başlar. Başlangıcın tartışıldığı durumlar, örneğin failin kimliğinin sonradan anlaşılması, ayrıca incelenir; konuyu şikâyet süresi yazısında anlattım.

Şikâyet, savcılığa ya da kolluğa yazılı veya tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak yapılabilir (CMK m. 158). Şikâyet iradesinin açıkça ortaya konması gerekir; rapor almak şikâyet etmek demek değildir.

Olay yerinde birden fazla kişi yaralanmışsa her mağdur için süre ve şikâyet ayrı değerlendirilir. TCK 73/3'e göre şikâyet hakkı olan birkaç kişiden biri altı aylık süreyi geçirirse diğerlerinin hakları düşmez. Yani bir arkadaşınızın şikâyet etmemiş olması sizin hakkınızı ortadan kaldırmaz.

Hafif yaralamanın başka bir suçla birlikte işlendiği dosyalarda tablo karışabilir. Örneğin yaralamayla birlikte hakaret varsa her suçun şikâyet ve uzlaştırma rejimi ayrı yürür. CMK 253/3, uzlaştırma kapsamındaki suçun kapsam dışı bir suçla aynı mağdura karşı birlikte işlenmesi hâlinde uzlaşma hükümlerinin uygulanmayacağını söyler. Bu yüzden dosyanın bütününe bakmadan "nasılsa hafif" demek yanıltıcı olur.

Uzlaştırma devreye giriyor

Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar CMK 253/1-a gereği uzlaştırma kapsamında. Üstelik kasten yaralama (üçüncü fıkra hariç) ayrıca sayma listesinde olduğu için, rapor hafif olsun olmasın temel hâl zaten bu kapsamda. Savcı dosyayı uzlaştırma bürosuna gönderiyor; uzlaştırmacı tarafları dinleyip teklif yapıyor. Süreyi, kararı ve sonuçlarını yaralama suçunda uzlaştırma yazısında ayrıntılandırdım.

Taraflar uzlaşıp edimi yerine getirirse kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir. Uzlaşma olmazsa savcı iddianame hazırlar. Davada sonra anlaşılırsa da mahkeme dosyayı uzlaştırma bürosuna gönderebilir (CMK m. 254).

Rapor kimden çıkar, kaç tane olur

Yaralanan kişi önce acil servise ya da hekime gider ve bir ilk rapor düzenlenir. Savcılık soruşturma açtığında aynı raporu Adli Tıp Kurumu'na ya da adli tıp şubesine gönderip değerlendirmesini isteyebilir. Mahkeme de kovuşturma sırasında yeni bir inceleme isteyebilir. Üç ayrı raporda üç ayrı ibare çıkabilir; mahkeme çelişki varsa hangisine dayanacağını gerekçesiyle gösterir.

Tarafların raporlara itiraz hakkı var. Şüpheli, fiilin mağdur iddiasından daha hafif olduğunu savunabilir; mağdur da tedavinin süren sonuçlarını gösteren belgeleri dosyaya sunabilir. Tedavi belgeleri, ilaç faturaları ve kontrol muayenesi kayıtları bu yüzden saklanmalıdır.

Mahkûmiyet ve ceza dışı yollar

86/2 kapsamında mahkûmiyet kurulursa hapis cezasının kısa olması nedeniyle erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi seçenekler daha rahat gündeme gelir. Bunlar otomatik değildir; kişinin sabıkası, davranışları ve mahkemenin takdiri belirleyicidir. Hâkim, seçimlik cezada hapis yerine adli para cezasını tercih ederse, ödeme ve taksit mekanizması işler. Bu konular için yaralama davasında HAGB yazısı daha ayrıntılıdır.

Şikâyetçi dava sırasında vazgeçerse, 86/2 şikâyete bağlı olduğu için dava düşer (TCK m. 73/4). Karar kesinleştikten sonra yapılan vazgeçme ise cezanın infazına engel olmaz. Bu fark şikâyetten vazgeçme yazısında örneklerle anlatılıyor.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim. Bir apartman toplantısında iki komşu itişiyor; biri düşüp dirseğinden sıyrılıyor. Acil serviste pansuman yapılıyor ve raporda "basit tıbbi müdahale ile giderilebilir" yazıyor. Dosyada ilk bakılacak şey, fiilin nitelikli hâllerden birine girip girmediği: silah yok, yakın akraba yok, savunmasız kişi yok. Öyleyse şikâyet şart. Mağdur altı ay içinde başvurmazsa dosya açılmaz. Başvurursa uzlaştırma teklifi yapılır. Sonucun ne olacağı bu örnekte söylenemez; yalnız yol haritası bu.

Rapordaki ibare hangi durumda yetmez

İbare her zaman şikâyet şartını getirmez. TCK 86/3 uyarınca fiil silahla, eşe, boşandığı eşe, üstsoya, altsoya ya da kardeşe karşı, savunmasız kişiye karşı, kamu görevi nedeniyle veya canavarca hisle işlenmişse şikâyet aranmaz, ceza da yarı oranında artar. Yani raporda "basit" yazsa bile aile içindeki darpta savcılık kendiliğinden soruşturma açabilir.

İkinci istisna raporun kendisinde. Birinci rapor basit demişse ve sonradan tedavi uzamış, kırık saptanmış ya da kalıcı bir iz ortaya çıkmışsa, ikinci bir rapor dosyayı başka bir fıkraya taşıyabilir. Raporlar arası çelişkide adli tıp raporuna itiraz yolu kullanılır.

Mahkeme ve zamanaşımı

Üst sınırı bir yıl altı ay olduğu için hafif yaralama davasına asliye ceza mahkemesi bakar (5235 sayılı Kanun m. 11). Dava zamanaşımı bakımından da üst sınır esas alınır; beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezası gerektiren suçlarda süre sekiz yıldır (TCK m. 66/1-e). Şikâyet süresi altı ayla sınırlı, zamanaşımı ise sekiz yıl; ikisini karıştırmak sık yapılan bir yanlıştır. Şikâyet edilmemiş bir olay için zamanaşımı dolmamış olsa bile, altı ay geçmişse dava açılamaz.

Yapılan hatalar

Birincisi, "basit demişler, önemsemeye gerek yok" diye süreyi geçirmek. Süre geçtikten sonra yapılan şikâyet sonuç doğurmaz.

İkincisi, raporu eksik okumak. Raporda yalnız tek bir cümle değil, tedavi süresi, muayene bulguları ve öneriler de yazar. Bunlar tazminat davasında da kullanılır. Bu kısım için yaralama nedeniyle tazminat yazısına bakabilirsiniz.

Üçüncüsü, karşı tarafın ifadesine kayıtsız kalmak. Siz mağdursanız, karşınızdaki kişi de şikâyetçi olabilir. Karşılıklı durumda iki dosya birleşebilir; ayrıntısı karşılıklı kavga yazısında.

Raporunuz elinizde, ne yapabilirsiniz

Raporunuzda bu ibare varsa ve süre işliyorsa, tereddüt etmeden durumunuzu anlatmak için büroyu arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz. Altı aylık süre yaklaşmışsa, bir günlük gecikme bile hak kaybı doğurabilir. İletişim sayfasından ulaşabilir, aynı konudaki diğer yazılara da ceza hukuku sayfasından göz atabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Basit tıbbi müdahale ile giderilebilir ne demek?

Yaralanmanın hekimin ciddi bir tedavisini gerektirmeden, ilk yardım düzeyinde bir müdahaleyle (ağrı kesici, pansuman, soğuk uygulama gibi) giderilebilecek kadar hafif olması demektir. Hekimin bu değerlendirmesi rapora yazılır; fıkranın hangisi olduğuna ise hâkim karar verir.

Raporda bu ibare varsa şikâyet etmek zorunda mıyım?

Evet, bu hâlde kamu davası ancak mağdurun şikâyetiyle açılır. Şikâyeti öğrendiğiniz günden itibaren altı ay içinde yapmalısınız. Fiil silahla ya da yakın akrabaya karşı işlenmişse bu şart aranmaz.

Hafif yaralamada hapis cezası mutlaka verilir mi?

Hayır. TCK 86/2'de hapis ya da adli para cezası seçeneği var; hâkim hangisini uygulayacağını dosyaya göre belirler. Kadına karşı işlenmişse hapis cezasının alt sınırı dokuz aya çıkar.

Basit tıbbi müdahale ibaresi sonradan değişebilir mi?

Evet, ilk rapor daha sonra alınan bir raporla çelişirse mahkeme Adli Tıp Kurumu'ndan yeni bir inceleme isteyebilir. Tedavi süreci uzamışsa, kırık ya da kalıcı iz sonradan ortaya çıkmışsa bu mümkündür. Kararı raporlardaki çelişkinin giderilmesi belirler.

Dayanak mevzuat

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 66, 73, 86, 87
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 158, 253, 254
  • 5235 sayılı Kanun m. 11

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.

Dosyanızı birlikte okuyalım.

Belgelerinizi getirin; ilk görüşmede hangi sürenin işlediğini, hangi yolun kısa olduğunu ve ücretin nasıl oluştuğunu açıkça konuşalım. Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla.