KISACA
- Taksirle yaralamanın temel hâlinde ceza dört aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır (TCK m. 89/1).
- Kemik kırılması, yüzde sabit iz, yaşamı tehlikeye sokan durum gibi sonuçlarda ceza yarı oranında, iyileşmeyen hastalık ya da organ kaybında bir kat artırılır (TCK m. 89/2, 89/3).
- Bilinçli taksirde taksirli suça ilişkin ceza üçte birden yarıya kadar artırılır (TCK m. 22/3).
- Hapis mi para mı verileceği hâkimin takdirindedir; ceza failin kusuruna göre belirlenir (TCK m. 22/4).
- Suç tarihi 7571 sayılı Kanundan önceyse eski, daha düşük sınırlar lehe hüküm olarak uygulanır (TCK m. 7/2).
Taksirle yaralama, birine zarar vermek istemeden, dikkat ve özen yükümlülüğünü ihmal ederek yaralanmasına neden olmaktır. Kanundaki karşılığı TCK m. 89'dur ve cezanın türü kimi zaman hapis, kimi zaman adli para cezası olarak çıkar. Temel hâlinde ceza dört aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır.
Taksir tam olarak ne demek
TCK m. 22/2'ye göre taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık yüzünden suçun kanuni tanımındaki sonucun öngörülmeden gerçekleştirilmesidir. Yani sürücü bilerek çarpmıyor, işçi bilerek makineyi çalıştırıp arkadaşını yaralamıyor; ama güvenlik kuralına uymadığı için bu sonuç doğuyor. Kanun taksirli fiilleri ancak açıkça yazdığı hâllerde cezalandırır (m. 22/1); yaralamada bu hüküm m. 89'dur.
Dosyada en çok tartışılan konu kusurdur. Birden fazla kişi sorumluysa herkes kendi kusurundan dolayı sorumlu olur ve her failin cezası kusuruna göre ayrı ayrı belirlenir (m. 22/5). Trafikte iki sürücü, iş yerinde işveren vekili ile çalışan, apartmanda bakımı yapmayan kişi ile kullanıcı ayrı ayrı değerlendirilir.
Temel hâl: hapis mi, para mı
TCK m. 89/1 dört aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörür. Hâkim hangisini seçeceğine olayın özelliklerine, kusurun ağırlığına ve failin durumuna göre karar verir. Adli para cezası beş günden az, yediyüzotuz günden fazla olamaz; hâkim bir gün karşılığı miktarı failin ekonomik durumuna göre belirler (m. 52). Ödeme güçlüğü varsa hükmün kesinleşmesinden itibaren bir yılı aşmayan mehil ya da dörtten az olmamak üzere taksit verilebilir (m. 52/4).
Hapis seçilirse ayrı bir kapı daha var. Taksirli suçlarda hükmolunan hapis uzun süreli olsa bile diğer koşullar varsa adli para cezasına çevrilebilir; bilinçli taksirde çevrilemez (m. 50/4). Ayrıntı için yaralama cezasının ertelenmesi ve paraya çevrilmesi yazısına bakabilirsiniz.
Sonuç ağırlaştığında ceza nasıl değişir
Kanun temel cezayı sonuca göre artırır. Kemik kırılması, duyu veya organ işlevinde sürekli zayıflama, konuşmada sürekli zorluk, yüzde sabit iz, yaşamı tehlikeye sokan durum ya da gebe kadının çocuğunun vaktinden önce doğması hâlinde birinci fıkradaki ceza yarı oranında artırılır (m. 89/2). İyileşmesi olanağı bulunmayan hastalık, bitkisel hayat, organ işlevinin kaybı, çocuk yapma yeteneğinin kaybolması, yüzün sürekli değişikliği veya gebe kadının çocuğunun düşmesinde bir kat artırım uygulanır (m. 89/3). Detayı kemik kırığı ve ağır sonuçlar yazısında rakamlarıyla bulabilirsiniz.
Fiil birden fazla kişinin yaralanmasına yol açtıysa dokuz aydan beş yıla kadar hapis verilir (m. 89/4). Burada adli para seçeneği yoktur; konunun ayrıntısı birden fazla kişinin yaralandığı kazalar yazısında.
Bilinçli taksir
Kişi sonucu öngörmüş ama istememiş, yine de sonuç meydana gelmişse bilinçli taksir vardır ve taksirli suça ilişkin ceza üçte birden yarıya kadar artırılır (TCK m. 22/3). Kırmızı ışıkta, ortada yayalar olduğunu görerek geçmek, sonucun doğmayacağına güvenmek gibi örnekler bu bölgeye girer. Ayrım ince olduğu için olası kast ile bilinçli taksir farkı yazısı faydalı olur. Bilinçli taksirde şikâyet de aranmaz (m. 89/5, 89/1 hariç).
Varsayımsal bir örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: bir inşaat şantiyesinde iskeleyi kuran usta, emniyet halatlarını kontrol etmeden işçilerin çalışmasına izin veriyor ve bir işçi düşerek bacağını kırıyor. Soruşturmada ustanın kusuru, işverenin denetim yükümlülüğü ve işçinin kendi davranışı bilirkişi raporuyla ayrı ayrı değerlendirilir. Mahkeme temel cezayı m. 89/1'e göre belirler, kemik kırılması nedeniyle yarı oranında artırır, sonra hapis mi para mı seçileceğine ve erteleme ya da HAGB'ye bakar. Kusur oranı, usta lehine ya da aleyhine hangi sonucu doğurur, dosyadaki rapora bağlıdır.
Mesleki kusurda ceza
Taksirle yaralama yalnızca trafikte olmaz. Sağlık çalışanının müdahalesi, inşaatta iş güvenliği önlemlerinin alınmaması, bakımı yapılmamış bir asansör ya da çocuğun denetimsiz bırakılması da aynı maddeden yargılanma sebebi olabilir. Burada kusur, kişinin mesleği ya da görevi gereği özel bir dikkat yükümlülüğü taşıyıp taşımadığına göre değerlendirilir. Dosyada çoğu zaman bir bilirkişi kurul raporu çıkar; raporun hangi davranışı kusur saydığı, cezayı da etkiler. İşveren vekili, usta, mühendis ya da sağlık personeli gibi birden fazla kişi sorumlu bulunursa her biri kendi kusuruna göre cezalandırılır (m. 22/5).
Adli para cezası ödenmezse
Adli para cezasını seçen mahkeme gün sayısını ve bir gün karşılığını ayrı ayrı gösterir (TCK m. 52/3). Ceza süresinde ödenmezse Cumhuriyet savcısı ödenmeyen kısmı hapse çevirir ve hükümlünün kamuya yararlı işte çalıştırılmasına karar verir (5275 sayılı Kanun m. 106/3). Taksit kararı verilmişse taksitlerden biri zamanında ödenmediğinde geri kalan kısmın tamamı tahsil edilir ve ödenmeyen kısım hapse çevrilir (m. 52/4). Bu yüzden para cezası seçilmesi, dosyanın bittiği anlamına gelmez; ödeme planının gerçekçi yapılması gerekir.
Kimlerin şikâyeti gerekir
Mağdur, soruşturma başlayabilmesi için kolluğa ya da Cumhuriyet başsavcılığına başvurur. İhbar veya şikâyet yazılı yapılabileceği gibi, tutanağa geçirilmek üzere sözlü de yapılabilir (CMK m. 158). Kaza yerine gelen polis ya da jandarma çoğu zaman mağdurdan şikâyetçi olup olmadığını sorar; "şikâyetçiyim" ifadesi tutanağa geçerse altı aylık süre bakımından da kayıt oluşur. Mağdur şikâyetçi olmazsa ve bilinçli taksir yoksa dosyada soruşturma sürdürülemez.
Yeni sınırlar ve zaman
7571 sayılı Kanun öncesinde temel hâl üç aydan bir yıla, birden fazla kişinin yaralanmasında altı aydan üç yıla kadardı; değişiklikle bugünkü sınırlara yükseldi. Olay bu değişiklikten önce yaşandıysa TCK m. 7/2 gereği sanığın lehine olan eski hüküm uygulanır. Bu yüzden ceza aralığını okurken kazanın tarihini yanınıza alın.
Ceza verilmeyen hâl
Kanunda dar bir istisna daha var: taksirli hareketin sonucu, failin kişisel ve ailevi durumu bakımından, artık bir cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede onu mağdur etmişse ceza verilmez (TCK m. 22/6). Bilinçli taksirde ise ceza yarıdan altıda bire kadar indirilebilir. Bu hüküm kolay uygulanmaz; failin bizzat yaşadığı kayıp ağır olmalı ve mahkeme bunu gerekçesinde göstermelidir. Yine de kazada kendi çocuğu veya eşi yaralanan bir sürücünün durumunda gündeme getirilebilecek bir savunmadır.
Soruşturma aşamasında neler olur
Olaydan sonra kolluk tutanak tutar, sağlık raporu alınır, gerekirse bilirkişi kusur belirler. Şüpheli sıfatıyla ifade verirken susma hakkınız ve avukat yardımından yararlanma hakkınız vardır. İfade, sonradan değiştirilmesi zor bir kayıttır; hangi hareketin yapıldığını ve neden yapıldığını net anlatmak gerekir, ama kusur takdiri yapmak sizin işiniz değildir. Savcı dosyayı yeterli bulursa uzlaştırma bürosuna gönderir ya da iddianame düzenler.
Aranması gerekenler ve sık hatalar
- Bilirkişi raporuna itiraz etmemek. Kusur oranı raporda belirlenir, sonradan değiştirmek zorlaşır.
- Şikâyetin varlığına bakmamak. Taksirle yaralama şikâyete bağlıdır (m. 89/5); şikâyetten vazgeçilirse dava düşer; bilinçli taksirde ise birinci fıkra dışında şikâyet aranmaz.
- Zararı karşılamayı geciktirmek. HAGB ve erteleme tartışmasında zararın giderilmesi etkilidir.
Taksirle yaralamada uzlaştırma yolu da açıktır; sürecin işleyişi taksirle yaralamada şikâyet ve uzlaştırma yazısında.
Dosyanızı anlatmak için
Ceza türü, ağırlaştırıcı sonuçlar ve kusur dağılımı her dosyada ayrı ilerler. Elinizdeki tutanak, rapor ya da iddianameyle durumunuzu telefonla veya WhatsApp'tan anlatabilirsiniz. İfadeye çağrıldıysanız ya da iddianame tebliğ edildiyse beklemek süre kaybettirir. İletişim sayfasından büroya ulaşabilir, diğer konular için ceza hukuku sayfasına bakabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Taksirle yaralamada hapis cezası mı verilir adli para cezası mı?
Kanun ikisini seçenek olarak yazar (TCK m. 89/1). Hâkim kusurun ağırlığını ve olayın özelliklerini göz önüne alarak birini seçer. Birden fazla kişinin yaralandığı hâlde (m. 89/4) adli para seçeneği yoktur, dokuz aydan beş yıla kadar hapis öngörülür.
Taksirle yaralamada kaç yıl hapis verilir?
Temel hâlde dört aydan iki yıla kadar. Kemik kırığı gibi ağır sonuçlar eklenirse bu ceza yarı oranında, iyileşmesi olmayan hastalık gibi daha ağır sonuçlarda bir kat artırılır. Birden fazla kişinin yaralanmasında ise dokuz aydan beş yıla kadardır.
Bilinçli taksir cezayı nasıl etkiler?
Kişi öngördüğü neticeyi istememesine rağmen netice meydana gelmişse bilinçli taksir vardır ve ceza üçte birden yarıya kadar artırılır (TCK m. 22/3). Bilinçli taksirde ayrıca hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi mümkün değildir (TCK m. 50/4).
Taksirle yaralamada ceza verilmeyebilir mi?
Evet, çok sınırlı bir hâlde. Taksirli hareketin sonucu failin kişisel ve ailevi durumu bakımından artık ceza verilmesini gereksiz kılacak derecede onu mağdur etmişse ceza verilmez (TCK m. 22/6). Örneğin faile en yakın kişinin yaralanması bu bakımdan tartışılabilir.
Dava hangi mahkemede görülür?
Görev belirlenirken ağırlaştırıcı nedenler gözetilmez, suçun cezasının üst sınırına bakılır (5235 sayılı Kanun m. 14). Taksirle yaralamada üst sınır on yılı aşmadığı için ağır ceza mahkemesinin görevi (m. 12) doğmaz; dava asliye ceza mahkemesinde görülür (m. 11). Soruşturma aşamasında savcılık yürütür.
Dayanak mevzuat
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 7, 22, 50, 52, 89
- 5235 sayılı Kanun m. 11, 12, 14
- 5275 sayılı Kanun m. 106
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.