Görüşme talep edin

Bakırköy · İstanbul · Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla

  1. Ana sayfa
  2. Makaleler
  3. Ceza Hukuku
  4. Cinsel suçlar
  5. Cinsel saldırı soruşturmasında ifade verirken nelere dikkat edilir

CEZA HUKUKU

Cinsel saldırı soruşturmasında ifade verirken nelere dikkat edilir

Cinsel saldırı şikâyetiyle ifadeye çağrıldıysanız: avukat, susma hakkı, tutanak ve yasak sorgu yöntemleri CMK 147-149'a göre adım adım anlatıldı.

Yazan Av. Mustafa Yalçın5 dk okumaGüncelleme

KISACA

  • İfade alınmadan önce size suçlamanın ne olduğu, avukat seçebileceğiniz ve açıklamada bulunmama hakkınızın bulunduğu söylenmek zorundadır (CMK m. 147/1).
  • Avukatın ifade sırasında yanınızda olma hakkı soruşturmanın hiçbir aşamasında engellenemez ve kısıtlanamaz (CMK m. 149/3).
  • Avukat bulunmadan kolluğa verilen ifade, hâkim ya da mahkeme önünde sizce doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz (CMK m. 148/4).
  • Aynı olayla ilgili ikinci ifadeyi yalnızca Cumhuriyet savcısı alabilir (CMK m. 148/5).
  • Tutanağı okumadan imzalamak, sonradan düzeltmesi en zor hatalardan biridir; yanlış yazılan yeri düzelttirin ya da imzadan çekinme nedenini yazdırın.

Yakınınız gözaltında mı? Gözaltı süresi, avukatla görüşme, itiraz ve ilk saatlerde aileye düşenler.

Rehbere git

Hakkınızda cinsel saldırı şikâyeti yapıldığını öğrendiniz ve ifadeye çağrıldınız. İlk soru genellikle aynı: ne söylersem aleyhime kullanılır? Kanunun cevabı açık. İfade vermek zorunda değilsiniz, avukatınızla birlikte gidebilirsiniz ve ifadeniz özgür iradenize dayanmak zorundadır. Soruşturmanın yönü çoğu zaman ilk ifadede çizildiği için, o masaya oturmadan önce bu hakları bilmek işe yarar.

Önce hangi suçtan çağrıldığınızı öğrenin

Çağrı yazısında ya da telefonda yalnızca "ifade vermek üzere" yazıyor olabilir. İfadenin başında size yüklenen suçun anlatılması gerekir (CMK m. 147/1-b), ama avukatınızla önceden görüşmek için bu ana kadar beklemeyin. Dosyada hangi maddenin yazılı olduğu ifadenin her yönünü etkiler.

TCK 102/1'de cinsel davranışla vücut dokunulmazlığını ihlal için beş yıldan on yıla kadar hapis öngörülür; davranış sarkıntılık düzeyinde kalırsa iki yıldan beş yıla kadar. Vücuda organ veya sair bir cisim sokulması hâlinde ise on iki yıldan az olmamak üzere hapis cezası verilir (TCK 102/2). İkisi arasındaki fark ceza miktarıyla bitmez: avukatın zorunlu olup olmadığı, görevli mahkeme ve tutuklama ihtimali de buna göre değişir. Ayrıntı için cinsel saldırı cezası yazısına bakabilirsiniz.

Gözaltına alınırsanız süre başlar

Şikâyet üzerine bazen çağrı yerine yakalama yapılır. Gözaltı süresi yakalama anından itibaren yirmi dört saati geçemez; yakalama yerine en yakın hâkime götürmek için gereken zorunlu süre bu hesaba girmez ve o süre de en çok on iki saattir (CMK m. 91/1). Toplu işlenen suçlarda, delil toplamadaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle savcı bu süreyi her defasında bir günü geçmemek üzere üç güne kadar uzatabilir; toplam süre dört güne çıkabilir (91/3). Gözaltında ifade alınmadan önce avukatla görüşme isteğinizi açıkça söyleyin ve tutanağa yazdırın.

Kanunun saydığı haklar

CMK m. 147/1 ifade ve sorguda uyulacak hususları sıralar. Kimliğinizi doğru bildirmek zorundasınız. Size yüklenen suç anlatılır. Avukat seçebileceğiniz, avukatın ifadede bulunabileceği, avukat tutacak durumda değilseniz baro tarafından görevlendirileceği söylenir. Yakalandıysanız yakınlarınızdan birine haber verilir. Suç hakkında açıklamada bulunmamanın kanunî hakkınız olduğu bildirilir. Şüpheden kurtulmak için somut delillerin toplanmasını isteyebileceğiniz hatırlatılır.

Bu okunan metin bir formalite sayılmamalı. Hakların hatırlatıldığı tutanakta yoksa ya da ifade avukatsız alınmışsa, sonraki aşamada bunun sonuçları tartışılır. Susma hakkının sınırlarını susma hakkı nedir yazısında bulabilirsiniz.

Avukat yanınızdayken ve yokken

Soruşturmanın her aşamasında avukatın sizinle görüşme, ifade sırasında yanınızda olma ve hukuki yardımda bulunma hakkı engellenemez ve kısıtlanamaz (CMK m. 149/3). Soruşturmada ifadede en çok üç avukat bulunabilir (149/2).

Alt sınırı beş yıldan fazla hapis gerektiren suçlarda ise avukat zorunludur; siz seçmezseniz baro görevlendirir (CMK m. 150/3). TCK 102/2'nin alt sınırı on iki yıl olduğu için orada tereddüt yoktur. TCK 102/1'in temel hâlinde alt sınır tam beş yıldır ve "beş yıldan fazla" ölçütü bu sınırın üstünü arar; nitelikli hâl isnadı varsa tablo değişebilir. Pratikte en güvenli yol, hangi fıkra olursa olsun avukat istemektir. Zorunlu müdafilik yazısı ölçütü ayrıca anlatıyor.

Avukat olmadan kolluğa verilen ifadenin hükme esas alınabilmesi için hâkim veya mahkeme önünde sizin tarafınızdan doğrulanması gerekir (CMK m. 148/4). Bu hüküm, polis tutanağındaki bir cümleyi sonradan düzeltme imkânı verir. Ama işin kolayı hiç yanlış yazdırmamaktır. Müdafi olmadan alınan ifade konusunu ayrı yazdık.

Dosyayı görmeden ifade vermek

Avukat, soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve istediği belgelerin örneğini harçsız alabilir (CMK m. 153/1). Bu yetki sınırsız değildir: soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecekse Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim kararıyla kısıtlanabilir. Kısıtlama kararı kanunda sayılan suçlarda verilebilir ve bunların arasında cinsel saldırı da vardır (birinci fıkra hariç, TCK 102). Dolayısıyla TCK 102/2'den soruşturulan biri için dosya kısıtlı olabilir. Kısıtlama olsa bile şüphelinin ifadesini içeren tutanak ile bilirkişi raporları bu kısıtın dışındadır (153/3). Böyle bir durumda ne isnat edildiğini sorulardan çıkarmaya çalışmak yerine avukatla görüşüp ifadenin ne zaman ve hangi sınırla verileceğini belirlemek gerekir.

İfade alma sırasında yasak olanlar

Beyanınız özgür iradenize dayanmalıdır. Kötü davranma, işkence, ilaç verme, yorma, aldatma, cebir veya tehdit gibi müdahaleler yapılamaz; kanuna aykırı bir yarar da vaat edilemez (CMK m. 148/1-2). "İtiraf edersen bırakırız" cümlesi tam olarak bu yasağın içindedir. Yasak yöntemle alınan ifade rıza ile verilmiş olsa bile delil olarak değerlendirilemez (148/3).

Aynı olayla ilgili yeniden ifade ihtiyacı doğarsa bunu yalnızca Cumhuriyet savcısı yapabilir (148/5). Polisin aynı konuda sizi tekrar çağırıp ifadenizi alması kanuna uygun değildir.

İfadeden sonra ne olur

İfade sonrasında üç yol vardır: şüpheli serbest bırakılır, adli kontrol uygulanır ya da tutuklanır. Tutuklama için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller ve bir tutuklama nedeni aranır; işin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmayan tutuklama kararı verilemez (CMK m. 100/1). Cinsel saldırı, birinci fıkra hariç, tutuklama nedeninin var sayılabileceği suçlar arasında sayılır (100/3). Tutuklama nedeni bulunsa bile şüphelinin tutuklanması yerine adli kontrol altına alınmasına karar verilebilir; adli kontrol yurt dışına çıkamamak, belirlenen yerlere düzenli başvurmak, belli yerlere gitmemek gibi yükümlülükler içerir (CMK m. 109/1, 109/3). Hâkim önünde verilecek savunmayı da ilk ifade kadar önemsemek gerekir; hazırlık için tutuklanmamak için neler yapılabilir yazısına bakabilirsiniz.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim. Bir kişi, hafta sonu birlikte vakit geçirdiği tanıdığının şikâyeti üzerine aranıyor. Çağrıyı alınca aynı gün karakola gidiyor, avukatsız ifade veriyor. İlişkinin karşılıklı olduğunu anlatırken saatleri ve mekânları karıştırıyor. Tutanağı okumadan imzalıyor. Haftalar sonra savcılık bu tutarsızlıkları dosyadaki mesajlarla karşılaştırıyor.

Aynı kişi önce avukatla görüşmüş olsaydı hangi maddeden soruşturulduğunu öğrenir, telefonundaki yazışmaları ve olay günü yanında bulunanları not eder, ifadeyi vermek ya da vermemek konusunda bilinçli karar verirdi. Sonuç bu iki yoldan hangisinde nasıl çıkar, söylenemez. Gösterilmek istenen yalnızca hazırlığın neden ifadeyle birlikte başlaması gerektiğidir.

İfade günü yapılan hatalar

Birinci hata tutanağı okumadan imzalamaktır. Tutanakta ifadenin okunduğu ve sizin ile avukatınızın imzasının alındığı yazar (CMK m. 147/1-i). Yanlış yazılan yeri düzelttirin; düzeltme yapılmazsa imzadan çekinin ve nedenini yazdırın.

İkincisi şikâyetçiyle kendiniz iletişime geçmektir. Mağdur ya da tanık üzerinde baskı kurma girişimi tutuklama nedeni sayılabilir (CMK m. 100/2-b). Barışmak ya da durumu anlatmak için atılan tek bir mesaj bile dosyada baskı olarak okunabilir. Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaştırma da yoktur (CMK m. 253/3); uzlaşma konusu ayrı yazıda anlatılıyor.

Üçüncüsü, delil toplanmasını istememektir. Cumhuriyet savcısı yalnız aleyhteki değil, şüphelinin lehindeki delilleri de toplamak ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür (CMK m. 160/2). Kamera kaydı, yazışma, olay günü sizinle bulunan kişiler gibi unsurları ifadede açıkça belirtip toplanmasını isteyin. Bunun yolunu savunma delillerinin toplanması yazısında bulabilirsiniz.

Çağrıyı aldıysanız zaman kazanın

Cinsel saldırı soruşturmalarında ifade, tutuklama talebi ve cep telefonuna yönelik işlemler peş peşe gelebilir. Hangi fıkradan soruşturulduğunuza ve elinizdeki delillere göre izlenecek yol baştan değişir; bunu genel bir yazı belirleyemez. Durumunuzu anlatmak için iletişim sayfasındaki numaradan arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz. İfade tarihi belliyse o günden önce aramanız, hazırlığa vakit bırakır. Genel çerçeve için ceza hukuku sayfasına da bakabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Cinsel saldırı şikâyeti nedeniyle ifadeye çağrıldım, avukatsız gidebilir miyim?

Gidebilirsiniz, çünkü avukat tutmak kural olarak bir haktır. Ama alt sınırı beş yıldan fazla hapis gerektiren suçlarda, örneğin vücuda organ ya da cisim sokulmasını düzenleyen TCK 102/2'de, avukatınız yoksa istemeseniz de baro görevlendirir (CMK m. 150/3). Hangi fıkradan soruşturulduğunuzu bilmeden ifade vermek yerine önce bunu öğrenmek gerekir.

İfade vermeyip susarsam bu aleyhime delil olur mu?

Hayır. Yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamak kanunî bir haktır ve ifade öncesinde size bu hak söylenir (CMK m. 147/1-e). Ne zaman konuşacağınıza dosyadaki isnadı öğrendikten sonra, avukatınızla birlikte karar vermek en sağlıklısıdır.

Polise verdiğim ifade yanlış yazılmış, imzaladım. Ne olur?

Savcılıkta ya da mahkemede ifadenizin yanlış yazıldığını söyleyip doğrusunu anlatabilirsiniz. Avukat olmadan kolluğa verilen ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz (CMK m. 148/4). Yine de imzalı bir tutanağı sonradan açıklamak zordur; bu yüzden imzadan önce okumak şarttır.

Şikâyetçiyle konuşup meseleyi çözmeye çalışmak ifademe yardımcı olur mu?

Genellikle zarar verir. Tanık, mağdur ya da başkaları üzerinde baskı kurma girişimi tutuklama nedeni sayılabilecek bir davranıştır (CMK m. 100/2-b). Şikâyetçiyle ilgili her adımı avukat aracılığıyla atın.

Cinsel saldırı şikâyetinde uzlaşma ile dosya kapanır mı?

Hayır. Şikâyete bağlı olsa bile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaştırma yoluna gidilemez (CMK m. 253/3). Bu nedenle ifadeyi uzlaşma ihtimaline göre değil, dosyadaki iddiaya göre vermek gerekir.

Dayanak mevzuat

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 102
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 91, 100, 109, 147, 148, 149, 150, 153, 160, 253

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.

Dosyanızı birlikte okuyalım.

Belgelerinizi getirin; ilk görüşmede hangi sürenin işlediğini, hangi yolun kısa olduğunu ve ücretin nasıl oluştuğunu açıkça konuşalım. Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla.