KISACA
- Cinsel saldırının temel hâli TCK 102/1'e göre beş yıldan on yıla kadar hapistir; sarkıntılık düzeyinde kalırsa iki yıldan beş yıla kadar hapis verilir.
- Vücuda organ veya sair bir cisim sokulmasında ceza on iki yıldan az olamaz (TCK 102/2).
- Silahla, birden fazla kişiyle birlikte, akrabaya karşı ya da nüfuz kötüye kullanılarak işlenirse ceza yarı oranında artırılır (TCK 102/3).
- Mağdur ölürse veya bitkisel hayata girerse ağırlaştırılmış müebbet hapis verilir (TCK 102/5).
- Temel hâl asliye ceza, organ veya cisim sokulması ağır ceza mahkemesinin görevindedir.
Hakkında cinsel saldırı şüphesi bulunan biri ya da yakını ilk olarak bir rakam sorar: kaç yıl? Cevap tek rakam olmuyor, çünkü TCK m. 102 fiilin düzeyine göre dört ayrı ceza aralığı tanımlıyor. Sarkıntılık düzeyinde kalan davranış için iki yıldan beş yıla, temel hâl için beş yıldan on yıla, vücuda organ ya da cisim sokulması için en az on iki yıl hapis öngörülüyor. Mağdur ölürse ceza ağırlaştırılmış müebbete çıkıyor. Üstüne bir de nitelikli hâller biniyor.
Maddenin dört basamağı
Birinci fıkranın ilk cümlesi, cinsel davranışla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlal eden kişiye beş yıldan on yıla kadar hapis verilmesini söyler. İkinci cümle bir ayrım yapar: davranış sarkıntılık düzeyinde kaldıysa ceza iki yıldan beş yıla kadardır. Sarkıntılığın nerede bittiği ayrı bir tartışma konusu; onu cinsel saldırı ile sarkıntılık arasındaki fark yazısında anlattık.
İkinci fıkra en ağır temel hâli düzenler. Fiil vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle işlenmişse hâkim on iki yıldan aşağı ceza veremez. Üst sınır ayrıca yazılmamıştır; süreli hapsin genel üst sınırı olan yirmi yıl geçerlidir (TCK m. 49); üçüncü fıkradaki artırım uygulanırsa bu sınır aşılabilir. Bu fıkranın ayrıntıları vücuda organ veya cisim sokulması cezası başlığında.
Yarı oranındaki artırım
Üçüncü fıkra beş durum sayar ve bunlardan biri varsa yukarıdaki fıkralara göre verilen cezanın yarı oranında artırılacağını söyler. Bu hâller şunlardır: mağdurun beden ya da ruh bakımından kendini savunamaması; kamu görevinin, vesayetin veya hizmet ilişkisinin nüfuzunun kötüye kullanılması; üçüncü dereceye kadar kan ya da kayın hısımlığı veya üvey ana, üvey baba, evlat edinen gibi bir bağ; silahla ya da birden fazla kişiyle birlikte işlenmesi; toplu yaşam ortamlarının kolaylığından yararlanılması.
Hesabın mantığı basit: mahkeme önce temel cezayı belirler, sonra bunun yarısını ekler. Temel hâlde beş yıl olarak belirlenen ceza yedi buçuğa, organ sokulması dosyasında on iki yıl olarak belirlenen ceza on sekize çıkar. Bu rakamlar yalnızca artırımın nasıl işlediğini gösterir. Her hâli nitelikli cinsel saldırı hâlleri yazısında ayrı ayrı ele aldık.
Cebir, yaralama ve ölüm
Dördüncü fıkra şunu söyler: saldırı için kullanılan cebir ve şiddet kasten yaralamanın ağır sonuçlarına yol açmışsa ayrıca kasten yaralama hükümleri uygulanır. İki suçun cezası ayrı ayrı değerlendirilir. Beşinci fıkra en ağır sonucu düzenler: mağdur bitkisel hayata girer ya da ölürse ağırlaştırılmış müebbet hapis verilir. Bu fıkrada aralık yoktur.
Hangi mahkeme, hangi usul
Görevli mahkemeyi cezanın üst sınırı belirler; artırım ve indirim nedenleri bu hesaba katılmaz (5235 sayılı Kanun m. 14). Birinci fıkradaki suçun üst sınırı on yıldır. Ağır ceza mahkemesi on yıldan fazla hapis gerektiren suçlara baktığı için (m. 12) temel hâl asliye ceza mahkemesinde görülür. İkinci fıkra, yani organ veya cisim sokulması, ağır ceza mahkemesinin işidir. Dosya iddianameyle hangi fıkradan açıldıysa mahkeme ona göre belirlenir.
Uzlaştırma bu suçta yoktur. CMK m. 253/3, şikâyete bağlı olsa bile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaştırmaya gidilemeyeceğini açıkça yazar. “Karşı tarafla anlaşırsak dosya kapanır” beklentisi bu yüzden yanlıştır. Maddi ve manevi tazminat ayrı bir hukuk meselesidir, ceza davasını kendiliğinden bitirmez.
Şikâyet şartı ve tutuklama ihtimali
Birinci fıkradaki suç, yani temel hâl ve sarkıntılık, mağdurun şikâyeti üzerine soruşturulur. İkinci fıkradaki organ veya cisim sokulması ise kural olarak şikâyete bağlı değildir; yalnızca eşe karşı işlenmesi hâlinde şikâyet aranır. Süre ve vazgeçme kuralları için cinsel saldırı şikâyet süresi yazısına bakabilirsiniz.
Tutuklama konusunda da madde farklı davranır. CMK m. 100/3 cinsel saldırıyı, birinci fıkra hariç, tutuklama nedeninin var sayılabileceği suçlar arasında sayar. Yani ikinci fıkradan şüphelenilen biri için “katalog suç” ölçütü devreye girebilir. Bu, hâkimi tutuklamaya zorlamaz; somut delile dayanan kuvvetli şüphe ve ölçülülük her hâlükârda aranır. Gözaltı ise yakalamadan itibaren yirmi dört saati geçemez, toplu olarak işlenen suçlarda delil toplamadaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle savcı süreyi her defasında bir günü geçmeyecek biçimde üç gün daha uzatabilir, yani toplam süre dört güne çıkabilir (CMK m. 91/1, 91/3).
Adli para cezası yok, alternatif yok
TCK m. 102'de adli para cezası seçeneği bulunmuyor; yaptırım hapistir. Uyuşturucu ticaretinde (TCK m. 188/3) hapisle birlikte adli para cezası da öngörülür, burada öngörülmez. Bu da hükmün sonucunu etkiler: erteleme iki yıl veya daha az hapis cezasında mümkündür (TCK m. 51), seçenek yaptırıma çevirme ise bir yıl veya daha az cezada (TCK m. 50). Bu suçun alt sınırları bunların üstünde kaldığı için bu kapılar ancak sarkıntılık düzeyindeki bir dosyada, ceza iki yıla inerse tartışılabilir. Bunu dosyanın bütününe bakmadan yorumlamak yanıltıcı olur.
Mağdur çocuksa madde değişir
Yukarıdaki aralıkların hepsi TCK m. 102 içindir ve mağdurun yetişkin ya da çocuk olması dosyanın hangi maddeden açılacağını belirler. Mağdur on sekiz yaşından küçük bir çocuksa ayrı bir madde, TCK m. 103 uygulanır ve cezalar belirgin biçimde yüksektir; çocuğun yaşına göre alt sınır da değişir. Burada iki dosyayı karıştırmamak gerekir, çünkü iddianamede hangi maddenin yazdığı hem ceza aralığını hem tutuklama ölçütlerini hem de zamanaşımı hesabını değiştirir. Çocuk mağdurlu dosyalar için çocuğun cinsel istismarı cezası yazısına bakın.
Varsayımsal bir örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: bir iş yerinde amir, astının vücuduna cinsel amaçla dokunmakla suçlanıyor. Dosyada organ sokulmasına dair iddia yok. Önce fiilin sarkıntılık düzeyinde mi yoksa temel hâlde mi kaldığı tartışılır. Sonra amir olmanın nüfuzunun kötüye kullanılıp kullanılmadığına bakılır; kullanılmışsa üçüncü fıkra artırımı gündeme gelir. Sonuç tanık anlatımına, mesaj kayıtlarına ve olay anına dair delillere bağlıdır. Burada sonuç tahmini yapmıyoruz, yalnızca hâkimin hangi sorulara cevap aradığını gösteriyoruz.
Cezayı etkileyen unsurlar
Kanundaki aralık yalnızca çerçevedir. Mahkeme takdiri indirim nedenlerini tartabilir (TCK m. 62), ama bu indirim cinsel saldırıda her dosyada uygulanan bir hak değildir. Mağdurun anlatımının tutarlılığı, adli tıp raporu, varsa kamera ve telefon kayıtları, şüphelinin olay sonrası tutumu dosyanın ağırlığını belirler. Rıza savunması ya da fiilin hiç gerçekleşmediği savunması da bu delillerle birlikte değerlendirilir.
İlk günlerde yapılan hatalar
Kolluk ifadesinde verilen kısa bir cümle sonradan kilit delil olabilir. Avukatsız ifade verip olayı küçültmeye çalışmak, “sadece sarıldım” gibi bir cümlenin tutanağa kesin bir kabul olarak geçmesine yol açabilir. Susma hakkı ve müdafi yardımı meşru haklardır; ne zaman konuşulacağına dosyayı görerek karar vermek gerekir. Cinsel saldırı soruşturmasında ifade verme yazısında bunu ayrıntılandırdık.
İkinci hata, mağdura ulaşıp meseleyi “kapatmaya” çalışmaktır. Baskı girişimi tutuklama gerekçesi sayılabilir (CMK m. 100/2-b). Görüşme ve dilekçe işlerini avukat aracılığıyla yürütmek hem sizi hem karşı tarafı korur.
Dosyanızı birlikte okumak için
Hangi fıkradan yargılandığınız, iddianame ya da gözaltı tutanağında yazan fiilin tanımı ve delil durumu cezanın gerçekte nerede duracağını belirler. Gözaltı, tutuklama istemi ya da ifade çağrısı varsa zaman önemlidir; ilk saatlerde yapılan işlem sonradan geri alınamaz. Durumunuzu anlatmak için büroyu telefonla arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz; bilgiler iletişim sayfasında. Genel çerçeve için ceza hukuku sayfasına, tutuklama ölçütleri için cinsel saldırı şüphelisi tutuklanır mı yazısına bakabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Cinsel saldırının en düşük cezası kaç yıl?
Sarkıntılık düzeyinde kalan fiilde alt sınır iki yıldır. Temel hâlde alt sınır beş yıl, vücuda organ ya da cisim sokulmasında on iki yıldır. Hangisinin uygulanacağı fiilin niteliğine bağlıdır ve bunu mahkeme delillere bakarak belirler.
Cinsel saldırı suçunda uzlaşma olur mu?
Hayır. CMK 253/3, şikâyete bağlı olsa bile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaştırma yoluna gidilemeyeceğini açıkça yazar.
Cinsel saldırı davasına hangi mahkeme bakar?
Cezanın üst sınırına bakılır. Temel hâlin üst sınırı on yıl olduğundan asliye ceza mahkemesi, organ veya cisim sokulması halinde üst sınır on yılı aştığından ağır ceza mahkemesi görevlidir.
Cinsel saldırıda nitelikli hâl cezayı ne kadar artırır?
TCK 102/3'teki beş hâlden biri varsa, yukarıdaki fıkralara göre verilen ceza yarı oranında artırılır. Temel ceza önce belirlenir, artırım bunun üzerine eklenir.
Dayanak mevzuat
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 49, 50, 51, 62, 102, 103, 188
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 91, 100, 253
- 5235 sayılı Kanun m. 12, 14
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.