KISACA
- Mağdur, ilk derece mahkemesindeki kovuşturmanın her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduğunu bildirerek davaya katılabilir (CMK 237/1).
- Katılma için kamu davasının açılmış olması gerekir; dilekçe verilebilir ya da talep duruşma tutanağına sözlü olarak geçirilir (CMK 238).
- Katılan sıfatını kazanan mağdur, savcıya bağlı olmaksızın karara karşı kanun yoluna başvurabilir (CMK 242); katılmayan mağdurun bu hakkı yoktur.
- Cinsel saldırı davasına katılan, vekili yoksa baro tarafından avukat görevlendirilmesini isteyebilir (CMK 239).
- Katılma davayı durdurmaz; istinaf aşamasında katılma isteğinde bulunulamaz (CMK 237/2, 240).
Katılan olarak katılmak, mağdurun ceza davasında sadece tanık olmaktan çıkıp taraf gibi hareket etmesidir. Cinsel saldırı davasında katılmak istiyorsanız kamu davası açılmış olmalı, ilk derece mahkemesi henüz hüküm vermemiş olmalı ve şikâyetçi olduğunuzu mahkemeye bildirmelisiniz. Şartlar bu kadar. Aşağıda hangi hakkı ne zaman nasıl kullandığınızı ve neyi kazandırmadığını anlatıyorum.
Katılmanın şartları
CMK 237/1'e göre mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilirler. Dikkat çeken iki şey var. Birincisi, katılmak için kamu davasının önce açılmış olması gerekir (238/1); yani soruşturma aşamasında katılma diye bir şey yok, o aşamada mağdur ve şikâyetçi sıfatıyla hakları kullanılır. İkincisi, katılma "şikâyetçi olduğunu bildirme" ile olur. Cinsel saldırının temel hâli şikâyete bağlı bir suç olduğundan (TCK 102/1), şikâyetinizin soruşturma aşamasında yapılmış olması dosyada zaten yer alır.
Nasıl yapılır
Yöntem iki türlüdür. Kamu davası açıldıktan sonra mahkemeye dilekçe verilir, ya da katılma istemini içeren sözlü başvuru duruşma tutanağına geçirilir (CMK 238/1). Duruşma sırasında şikâyeti belirten bir ifade alınırsa mahkeme mağdura davaya katılmak isteyip istemediğini sorar (238/2). Cumhuriyet savcısı, sanık ve varsa müdafi dinlendikten sonra katılma isteminin uygun olup olmadığına karar verilir (238/3).
Dilekçe kısa olabilir: dosya numarası, mahkeme, sizin kimliğiniz ve "suçtan zarar gören sıfatıyla davaya katılmak istiyorum" cümlesi yeterlidir. Hangi duruşmada katılacağınızı seçmeniz gerekmez; hüküm verilene kadar her duruşma günü bu başvuru yapılabilir. Dilekçede adres bildirmeyi unutmayın: CMK 235 uyarınca bildirdiğiniz adrese çıkarılan çağrıya rağmen gelmezseniz yeniden tebligat yapılmaz.
Avukat konusu
Katılan mağdur, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı ya da ısrarlı takip gibi suçlarda baro tarafından kendisine avukat görevlendirilmesini isteyebilir (CMK 239/1). Mağdur çocuk, sağır ve dilsiz veya kendisini savunamayacak derecede akıl hastası ise avukat görevlendirilmesi için istem aranmaz (239/2). Avukatınız duruşmalara sizin yerinize katılabilir; tanık davet edilmesini isteyebilir, tutanak ve belgelerden örnek alabilir. Bu, mağduru her duruşmaya mecburen getirmeyi gerektirmez; ama mahkeme dinlemek için çağırdığında gelmek gerekir.
Katılan sıfatı ne kazandırır
Üç şey öne çıkar. Birincisi duruşmadan haberdar edilmek, tutanak ve belgelerden örnek istemek ve tanıkların davetini istemek gibi yargılamaya etkin yer almanızdır (CMK 234/1-b). İkincisi, kanun yoluna başvurmak: katılan Cumhuriyet savcısına bağlı olmaksızın kanun yollarına gidebilir (242/1). Savcı beraat kararına itiraz etmese bile katılan istinaf edebilir; ayrıntı için katılan istinaf edebilir mi yazısına bakın. Üçüncüsü, 234/1-b-6'nın söylediği gibi, davaya katılmış olma koşuluyla davayı sonuçlandıran kararlara karşı kanun yollarına başvurma hakkıdır; davaya hiç katılmamış mağdurun bu hakkı yoktur.
Katılmanın sınırları
Katılma davayı durdurmaz (CMK 240/1). Tarihi belirlenmiş duruşma ve usule ilişkin işlemler vaktin darlığından dolayı katılan kimse çağrılamayacak veya kendisine haber verilemeyecek olsa bile belirli gününde yapılır (240/2). Ayrıca katılmadan önce verilmiş kararlar katılana tebliğ edilmez (241/1); bunlara karşı kanun yoluna başvurabilmek için Cumhuriyet savcısı için öngörülen sürenin geçmesiyle katılan da başvuru hakkını kaybeder (241/2). Yani duruşmanın ortasında katılırsanız, geride kalmış ara kararlar için çoğu zaman yapılacak bir şey kalmaz.
Kanun yolu aşamasında katılma isteğinde bulunulamaz (237/2). İlk derece mahkemesinde ileri sürülüp reddolunan ya da karara bağlanmayan katılma istekleri ise kanun yolu başvurusunda açıkça belirtilmişse incelenir.
Varsayımsal bir örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: cinsel saldırı iddiasıyla soruşturulan sanık hakkında iddianame kabul edilmiş, ilk duruşma yapılmış. Mağdur ikinci duruşmadan önce dilekçe vererek katılma isteminde bulunuyor. Mahkeme savcıyı, sanığı ve müdafiyi dinleyip isteği karara bağlıyor. Mağdur katılan sıfatını kazandıktan sonra ilk duruşmada verilen ara kararları kendisine tebliğ edilmediği için itiraz edemeyecek, ama bundan sonra verilecek her karardan haberdar edilecek. Bunun sonucunda hükme karşı kanun yoluna başvurma hakkı da doğacak. Burada hiçbir sonuç öngörülmüyor, yalnızca katılmanın zamanlamasının getireceği farklar gösteriliyor.
Katılanın hukuki sorumluluğu
Katılan olmak bir yük de getirir. İfadesiyle ilgili mahkemenin çağrısına uyması gerekir, adres değişikliğini bildirmesi beklenir. Mağdurun tanık olarak dinlenmesi hâlinde yemin hariç tanıklığa ilişkin hükümler uygulanır (CMK 236/1). Psikolojisi bozulmuş mağdur bir defa dinlenir; özel ortamda ifade alınması gerektiği değerlendirilirse bu da mümkündür. Ayrıntı için cinsel suç davasında mağdurun dinlenmesi yazısına bakabilirsiniz.
Akla gelmeyen soru: tazminat
Katılan sıfatı manevi tazminat istemekle karıştırılır. Ceza mahkemesi tazminata hükmetmez; zararın giderilmesi için hukuk mahkemesinde ayrı bir dava açılır. Bu davanın açılması için ceza davasına katılmış olmak gerekmez. Cinsel saldırı sonrası manevi tazminat yazısı süreyi ve mahkemeyi anlatıyor.
Katılmadan önce düşünülecekler
Katılmak zorunlu değildir, ama katılmayan mağdur hükme karşı kanun yoluna başvuramaz. Yani sanık beraat etse ya da ceza düşük kalsa bile, davaya girmemiş mağdur bu karara itiraz edemez; yalnızca savcının başvurusuna bağlı kalır. Bu yüzden kararı, ilk duruşmadan önce verip dilekçeyi hazır tutmak çoğu zaman işe yarar. Dilekçeyi duruşma günü sözlü olarak da verebilirsiniz; önemli olan hüküm açıklanmadan bunu yapmış olmanızdır.
Dosyanız için
Katılma isteğinin hangi duruşmada ve nasıl yapılacağı, dosyanın o anki evresine bağlıdır. Dava açılmışsa ve hüküm henüz verilmemişse zaman var gibi görünse de, ara kararlar için süre geçebilir; bu yüzden kararı geciktirmemek gerekir. Genel hakları görmek için cinsel saldırı mağdurunun hakları ve mağdur, müşteki ve katılan arasındaki fark yazılarına bakabilirsiniz. Durumunuzu anlatmak için iletişim sayfasındaki numaradan arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz; ayrıntı için ceza hukuku sayfasına da göz atabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Cinsel saldırı davasına katılmak için avukat şart mı?
Şart değil. Mağdur kendisi dilekçe verebilir ya da duruşmada sözlü olarak katılma isteğini bildirebilir. Katılırsa cinsel saldırı davalarında baro tarafından avukat görevlendirilmesini isteyebilir. Mağdur çocuk, sağır ve dilsiz veya kendisini savunamayacak derecede akıl hastası ise istem aranmadan avukat görevlendirilir (CMK 239).
Dava başladıktan sonra katılmak için çok mu geç olur?
İlk derece mahkemesinde hüküm verilinceye kadar katılabilirsiniz. Ama katılmadan önce verilmiş kararlar size tebliğ edilmez ve savcının kanun yolu süresi geçmişse sizin de hakkınız düşer (CMK 241). İstinaf aşamasında yeni katılma isteği ileri sürülemez.
Katılan sıfatı davanın süresini uzatır mı?
Kanun açık: katılma davayı durdurmaz. Katılan çağrılamamış olsa bile belirlenmiş duruşma günü yapılır (CMK 240). Mağdurun duruşmaya çağrılması için adresini doğru bildirmesi önemlidir.
Katılan beraat kararına itiraz edebilir mi?
Evet. Katılan, Cumhuriyet savcısına bağlı olmaksızın kanun yollarına başvurabilir (CMK 242). Karar katılanın başvurusu üzerine bozulursa dosyayı savcı yeniden takip eder. Davaya katılmamış mağdur ise kanun yoluna başvuramaz.
Katılan sıfatı tazminat verir mi?
Hayır. Ceza mahkemesi tazminata hükmetmez. Maddi ve manevi tazminat ayrı bir hukuk davasında istenir; ceza davasındaki katılan sıfatı bu davanın şartı değildir.
Dayanak mevzuat
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 233, 234, 235, 237, 238, 239, 240, 241, 242
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 102
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.