Görüşme talep edin

Bakırköy · İstanbul · Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla

  1. Ana sayfa
  2. Makaleler
  3. Ceza Hukuku
  4. Cinsel suçlar
  5. Cinsel saldırı davasında beraat kararı hangi hallerde çıkar

CEZA HUKUKU

Cinsel saldırı davasında beraat kararı hangi hallerde çıkar

Cinsel saldırı davasında beraat, CMK 223/2'deki beş nedenden birine dayanır: suçun işlendiğinin sabit olmaması, rıza, kast eksikliği ve diğerleri.

Yazan Av. Mustafa Yalçın6 dk okumaGüncelleme

KISACA

  • Beraat kararı CMK 223/2'de sayılan beş nedenden biriyle verilir; suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması bunlardan yalnızca biridir (CMK m. 223/2-e).
  • Mahkûmiyet için suçu işlediğinin sabit olması gerekir; sabit değilse mahkeme mahkûmiyet kuramaz (CMK m. 223/5).
  • Hâkim yalnızca duruşmada tartışılan delillere dayanır ve bunları vicdanî kanaatiyle serbestçe değerlendirir; kanun hiçbir delile önceden ağırlık tanımaz (CMK m. 217/1).
  • Beraat kararının gerekçesinde beş nedenden hangisine dayanıldığı gösterilmek zorundadır (CMK m. 230/2).
  • Zamanaşımı ya da şikâyetten vazgeçme beraat değil, düşme sonucunu doğurur.

"Beraat" kelimesi tek bir anlama gelmez. Mahkeme sanığı suçsuz bulduğu için de beraat verebilir, suçu sanığın işlediğinden emin olamadığı için de. İki gerekçenin sanık, mağdur ve kanun yolu açısından etkisi farklıdır. Cinsel saldırı dosyalarında delil çoğu zaman az, anlatım çoğu zaman çelişkili olduğu için bu fark daha da önem kazanır.

Mahkeme neye dayanarak karar verir

Hâkim kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir; bu deliller vicdanî kanaatle serbestçe değerlendirilir (CMK m. 217/1). Yüklenen suç, hukuka uygun biçimde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir (217/2). Kanun hangi delilin kaç puan değerinde olduğunu yazmaz. Mağdur anlatımı, rapor, tanık, yazışma, kamera kaydı aynı terazide tartılır.

Mahkûmiyetin kapısı ise dardır. Yüklenen suçu işlediğinin sabit olması hâlinde mahkûmiyet kararı verilir (CMK m. 223/5). "Büyük ihtimalle" ya da "şüpheli" demek bu kapıdan geçirmez. Sabit olmayan şey mahkûmiyete konu edilemez; beraatın en sık görülen biçimi de bu boşluktan doğar.

CMK 223/2'deki beş beraat nedeni

Beraat kararı şu hâllerde verilir:

  • yüklenen fiil kanunda suç olarak tanımlanmamışsa,
  • yüklenen suç sanık tarafından işlenmediğinin sabit olmasıyla ortadaysa,
  • failin kastı ya da taksiri yoksa,
  • fiil işlenmiş olsa bile olayda bir hukuka uygunluk nedeni varsa,
  • suçun sanık tarafından işlendiği sabit değilse.

Cinsel saldırı dosyalarında ağırlık çoğunlukla son bentte ve hukuka uygunluk nedeninde (rızada) toplanır. Gerekçeli kararda hangi bendin kullanıldığı yazılmak zorundadır (CMK m. 230/2). Hüküm açıklanırken beraat eden sanığa tazminat isteyebileceği bir hâl varsa bu da bildirilir (CMK m. 231/3).

Kimlik meselesi ve kast meselesi

Bazı dosyalarda olayın yaşandığına dair tartışma yoktur ama sanığın o kişi olduğuna dair tartışma vardır. Karanlıkta yaşanan olay, mağdurun faili tam görememesi, kamera kaydı ya da biyolojik bulgu yokluğu gibi durumlarda mahkeme teşhisin nasıl yapıldığına bakar. Bir tek tanıtma işlemine dayanan, benzer kişilerin yan yana getirilmediği bir teşhis, dosyada ne kadar ağırlık taşırsa o kadar tartışılır.

Kast eksikliği daha dar bir alandır. Fiilin icrası sırasında suçun kanunî tanımındaki maddî unsurları bilmeyen kimse kasten hareket etmiş olmaz (TCK 30/1). Karşı tarafın rızası olduğu yönündeki bir yanılgı da bu çerçevede ileri sürülür. Kabul edilip edilmeyeceği sanığın "öyle sandım" demesine değil, o kanaatin olayın akışında somut bir dayanağı olup olmadığına bağlıdır.

Failin kimliği tartışmasında savunma tarafı için yararlı bir kaynak, mağdurun olaydan hemen sonra yaptığı ilk anlatımdır. Orada hiç adı geçmeyen biri sonradan anlatıma girmişse mahkeme bunun nedenini sorar. Aynı şekilde mağdurun tanıdığı ya da tanımadığı birini tarif ederken kullandığı ayrıntılar, sanığın görünüşüyle ve olay yerine ilişkin diğer verilerle karşılaştırılır. Bu karşılaştırmayı duruşmada soru olarak sormak, sonradan gerekçeye itiraz etmekten daha etkilidir.

Rıza beraat sebebi olabilir mi

TCK 26/2 kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin olmak üzere açıkladığı rızası çerçevesinde işlenen fiil için kimseye ceza verilmeyeceğini söyler. Yetişkin bir kişinin cinsel birleşmeye gerçek rızası bu kapsamda hukuka uygunluk nedeni olabilir. Rızanın nasıl ileri sürülüp nasıl ispatlanacağı rıza ile ilişki savunması yazısının konusu.

Sınırı bilmek gerekir. On beş yaşını tamamlamamış çocuğa karşı her türlü cinsel davranış, çocuğun rızasına bakılmaksızın istismar sayılır (TCK 103/1-a). Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumdaki kişiye karşı işlenen cinsel saldırıda ceza yarı oranında artırılır (TCK 102/3-a). Bu durumlarda rıza savunması aynı yoldan yürümez.

Beraatle karıştırılan kararlar

Düşme kararı, yargılamanın bir usul engeline takılmasıdır: zamanaşımı, şikâyetten vazgeçme, şikâyet süresinin kaçırılması gibi. TCK 102/1 mağdurun şikâyeti üzerine soruşturulur; şikâyet hakkı olan kişi fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği günden itibaren altı ay içinde şikâyette bulunmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz (TCK 73/1-2), şikâyete bağlı suçlarda suçtan zarar görenin vazgeçmesi davayı düşürür (73/4). Vazgeçmeyi kabul etmeyen sanık bundan etkilenmez (73/6); onun bakımından yargılama sürer ve beraat de çıkabilir. Düşme kararı ise beraat değildir.

Dikkat çekici bir kural var: derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez (CMK m. 223/9). Yani sanığın suçsuz olduğu dosyadan açıkça anlaşılıyorsa mahkeme usul engelinin arkasına saklanıp düşme veremez. Ceza verilmesine yer olmadığı kararıyla farkı ceza verilmesine yer olmadığı kararı yazısında anlattık.

Beraat yerine daha hafif bir suç

Mahkeme yalnızca iddianamede unsurları gösterilen fiil ve fail hakkında hüküm verir, ama fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir (CMK m. 225). Cinsel saldırı olarak açılan bir dava bu yüzden sarkıntılık düzeyine, hatta başka bir suça dönebilir. Sanık, suçun hukuki niteliğinin değişmesinden önce haber verilip savunmasını yapabilecek bir hâlde bulundurulmadıkça, iddianamede gösterilen suçun değindiği kanun hükmünden başkasıyla mahkûm edilemez; istem üzerine ek savunma için süre verilir (CMK m. 226/1, 226/3). Sonuçta tam beraat yerine daha hafif cezalı bir mahkûmiyet çıkabilir. Bu ayrım için cinsel saldırı ile sarkıntılık farkı yazısına bakın.

Delil tarafında da bir ayrıntı var: kanuna aykırı elde edilen delilin ortaya konulması istemi reddolunur (CMK m. 206/2-a) ve yasak usullerle alınan ifade rıza ile verilmiş olsa bile delil sayılmaz (148/3). Hukuka aykırı delil dosyadan çıkarsa kalan delillerin sabit kılmaya yetip yetmediği yeniden tartışılır; bu da beraat gerekçesinin zeminini değiştirebilir.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim. Bir iş yeri çıkışında iki çalışan yan yana yürüyor, biri ertesi gün şikâyetçi oluyor. Dosyada ikisinin anlatımı, olaydan önceki ve sonraki mesajlar, bir de belirgin bir bulgu içermeyen sağlık raporu var. Görgü tanığı yok, kamera kaydı olay yerini kapsamıyor.

Mahkemenin tartacağı şeyler belli: iki anlatımın kendi içinde ve birbirine göre tutarlılığı, mesajların tonu, raporun ne söyleyip ne söylemediği, anlatımın zaman içinde değişip değişmediği. Bunlardan hangisinin ağır basacağını önceden kimse bilemez. Örnek, sonucu değil yalnızca terazinin nasıl kurulduğunu gösteriyor.

Gerekçeli kararda bakılacak yerler

Kısa karar duruşmada okunur, asıl iş gerekçeli kararda görülür. Beraat gerekçesinde CMK 223/2'deki beş bentten hangisine dayanıldığı yazılmak zorundadır (CMK m. 230/2). Okurken üç şeye bakın: mahkeme anlatımları tutarlı bulmuş mu, bulmamışsa hangi çelişkiyi esas almış; raporlara ne ağırlık vermiş; rıza ya da kimlik meselesinde hangi delili belirleyici saymış. İstinaf dilekçesi bu gerekçenin zayıf noktalarına yazılır. Gerekçe eksik ya da çelişkiliyse bu, kanun yolunda ileri sürülecek en somut dayanaktır.

Beraat çıktıktan sonra

Beraat kararı tebliğ edilince dosya kendiliğinden kapanmaz. Cumhuriyet savcısı ve davaya katılmış mağdur, gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurabilir (CMK m. 273/1; katılanın bu hakkı için m. 234/1-b-6). Süre dolmadan karar kesinleşmez.

Beklentiyi tek bir delile bağlamak ayrı bir hatadır. "Rapor temiz çıktı, bitti" ya da "tanık yok, beraat gelir" gibi çıkarımlar mahkemenin takdir yetkisini yok sayar. Her dosya kendi içindeki delil bütünüyle değerlendirilir.

Dosyanızdaki aşamaya göre yol değişir

Sanık ya da yakını olarak beraat ihtimalini düşünürken fıkra, delil durumu ve davanın aşaması bilinmeden yorum yapılamaz. Hükmün tebliği, istinaf süresi ve savunma dilekçesi gibi tarihler işlemeye başladıysa beklemek en pahalı seçenektir. Durumunuzu anlatmak için iletişim sayfasındaki numaradan arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz. Daha geniş çerçeve için ceza hukuku sayfasına bakabilirsiniz; beraat sonrası ne olduğunu da beraat kararı sonrası yazısında bulursunuz.

Sık sorulan sorular

Delil yetersizliği beraat sebebi midir?

Evet. Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması CMK 223/2-e uyarınca beraat nedenidir. Mahkeme mahkûmiyet için gereken kesinliğe ulaşamıyorsa, şüphe kaldığı için mahkûmiyet kuramaz.

Rıza ile ilişki iddiası kabul edilirse ceza verilir mi?

Kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakka ilişkin rıza, açıklandığı çerçevede işlenen fiil için ceza verilmemesini sağlar (TCK 26/2). Rızanın varlığını dosyadaki delillerle mahkeme değerlendirir; sanığın bunu söylemesi tek başına yetmez.

Beraat ile ceza verilmesine yer olmadığı kararı aynı şey mi?

Hayır. Beraatte fiil suç değildir ya da sanığın işlediği sabit değildir. Ceza verilmesine yer olmadığı kararında ise fiil suç olarak kalır, ancak yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, etkin pişmanlık gibi bir nedenle faile ceza verilmez (CMK 223/3 ve 223/4).

Mağdur şikâyetinden vazgeçerse beraat çıkar mı?

Hayır, düşme kararı çıkar. Şikâyete bağlı suçta suçtan zarar görenin vazgeçmesi davayı düşürür (TCK 73/4); sanık vazgeçmeyi kabul etmezse bu ona etki etmez (73/6). TCK 102/2 ise eşe karşı işlenmedikçe şikâyete bağlı değildir; orada vazgeçme davayı düşürmez.

Beraat kararına karşı kimler kanun yoluna gidebilir?

Cumhuriyet savcısı ve davaya katılmış olan mağdur, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurabilir (CMK 273/1, 234/1-b-6). Kararın tebliğ tarihi bu yüzden not edilmelidir.

Dayanak mevzuat

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 26, 30, 73, 102, 103
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 206, 217, 223, 225, 226, 230, 231, 234, 273

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.

Dosyanızı birlikte okuyalım.

Belgelerinizi getirin; ilk görüşmede hangi sürenin işlediğini, hangi yolun kısa olduğunu ve ücretin nasıl oluştuğunu açıkça konuşalım. Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla.