KISACA
- Mağdur on iki yaşını tamamlamamışsa cinsel istismarda ceza on yıldan, sarkıntılık düzeyinde kalan fiilde beş yıldan az olamaz (TCK m. 103/1).
- Vücuda organ veya sair cisim sokulması hâlinde ceza on altı yıldan aşağı olamaz; mağdur on iki yaşını tamamlamamışsa on sekiz yıldan az olamaz (TCK m. 103/2).
- Yaş sınırı alt sınırı yükseltir; üst sınırı ise kanun metni ayrıca değiştirmez.
- Aile içi veya bakım ilişkisi gibi nitelikli hâllerde bu cezalar da yarı oranında artırılır (TCK m. 103/3).
- On beş yaşından küçük çocuğun rızası hukuken sonuç doğurmaz; her türlü cinsel davranış istismar sayılır.
Yaş, TCK 103'te cezanın en keskin belirleyicilerinden biri. Mağdur on iki yaşını tamamlamamışsa aynı fiil için kanunun gösterdiği alt sınır yükseliyor. Peki ne kadar, hangi fiil için ve üst sınırda bir değişiklik oluyor mu?
Alt sınırlar fiile göre ayrılıyor
Üç ayrı rakam var, çünkü maddede üç ayrı fiil basamağı var.
Birinci basamak temel cinsel istismar. TCK 103/1'e göre kural sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis; mağdur on iki yaşını tamamlamamışsa verilecek ceza on yıldan az olamaz. Aralık on ile on beş yıl arasında kalıyor.
İkinci basamak sarkıntılık düzeyinde kalan istismar. Normalde üç yıldan sekiz yıla kadar; mağdur on iki yaşını tamamlamamışsa beş yıldan az olamaz. Aralık beş ile sekiz yıl arasına sıkışıyor.
Üçüncü basamak vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle işlenen istismar. TCK 103/2 on altı yıldan aşağı olmamak üzere hapis öngörür; mağdur on iki yaşını tamamlamamışsa on sekiz yıldan az olamaz. Süreli hapis cezasının genel üst sınırı yirmi yıl olduğundan (TCK m. 49) aralık on sekiz ile yirmi yıl arasında olacaktır.
Her üç basamakta da kanun, yalnız alt sınırı yükseltiyor. Üst sınırlar için ayrı bir artış öngörülmemiş.
Yaş hesabı nasıl yapılır
Olay tarihinde çocuğun "on iki yaşını tamamlamamış" olması, on ikinci doğum gününden önceki bütün günleri kapsar. Doğum tarihi nüfus kaydından alınır. Olay tarihi belirsizse (örneğin çocuk olayı aylar sonra anlatıyorsa) tarihin saptanması dosyada ayrıca bir uğraş doğurur; çünkü yaş sınırının iki yanındaki fark, her basamakta alt sınırı iki yıl oynatır (sekiz yıl yerine on, üç yıl yerine beş, on altı yıl yerine on sekiz). Bu yüzden iddianamedeki tarih aralığı sanık için de mağdur için de dikkatle incelenmeli.
On iki yaş altı olunca hangi başka kurallar devreye giriyor
Mağdurun yaşı on beşten küçükse, istismar tanımının ilk bendi geçerlidir: on beş yaşını tamamlamamış ya da tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış istismardır. Çocuğun rızasını, "kendi istedi" ya da "karşı çıkmadı" gibi bir savunmayı bu bentte tartışmaya yer yok.
Cebir veya tehdit kullanıldıysa bu bentteki çocuklar için TCK 103/4 devreye girer ve ceza yarı oranında artırılır. Ayrıca TCK 103/3'teki beş nitelikli hâlden biri varsa, bunlar da yarı oranında artırım gerektirir: birden fazla kişiyle birlikte işlenme, toplu yaşam ortamının kolaylığı, üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı ya da üvey ebeveyn ilişkisi, vasi, eğitici, bakıcı gibi gözetim yükümlülüğü bulunan kişi tarafından işlenme, kamu görevinin nüfuzunun kötüye kullanılması. Nitelikli hâller aynı fıkradaki bentler olduğu için, birden fazlası gerçekleşse bile fıkra içinde ayrı ayrı artırım yapılmaz; tek artırım söz konusudur.
Cinsel istismar için başvurulan cebir kasten yaralamanın ağır sonuçlarına yol açtıysa o suça ilişkin hükümler de uygulanır (TCK m. 103/5); mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü hâlinde ağırlaştırılmış müebbet hapis gündeme gelir (TCK m. 103/6).
Yargılama usulü
Temel istismarın ve organ veya cisim sokulmasının üst sınırı on yılı aştığından dava ağır ceza mahkemesinde görülür; sarkıntılıkta üst sınır sekiz yıl olduğu için asliye ceza mahkemesi görevlidir. Görev belirlenirken ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler gözetilmez (5235 sayılı Kanun m. 14).
On iki yaşından küçük mağdurlar için çocuk izlem merkezleri gündeme gelir. Organ veya cisim sokulması isnat edilen suçlarda çocuğun soruşturma beyanı merkezde, Cumhuriyet savcısının nezaretinde ve uzmanlar aracılığıyla alınır; beyan ve görüntü kayda geçer. Mahkeme çocuğu yeniden dinlemeyi ancak maddi gerçek için zorunluysa ve yine bu merkezlerde yapabilir (CMK m. 236/5). Bu usulü çocuk izlem merkezi yazısında daha ayrıntılı bulabilirsiniz. Çocuğun söylediklerinin delil değeri de sık sorulan bir konu: çocuğun beyanı.
Çocuk mağdurun vekili yoksa kendiliğinden bir avukat görevlendirilir (CMK m. 239/2). Sanık tarafında alt sınırı beş yıldan fazla hapis gerektiren suçlarda müdafi zorunludur (CMK m. 150/3); on yıllık ve on sekiz yıllık basamaklar bu eşiğin üstünde. Sarkıntılıkta alt sınır tam beş yıl olduğundan bu kural işlemez, ama sanık çocuksa müdafi yine zorunludur (CMK m. 150/2).
Fail de çocuksa tablo değişir
Dosyada sanık ya da şüpheli de çocuk olabilir; iki akran, ya da on altı yaşında bir genç ile sekiz yaşında bir çocuk gibi. Bu durumda TCK 31 devreye girer. Fiili işlediği sırada on iki yaşını doldurmamış çocukların ceza sorumluluğu yoktur, hakkında ceza kovuşturması yapılamaz; ancak çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir (TCK m. 31/1). On iki ile on beş yaş arasındaki çocuk fiilin anlam ve sonuçlarını algılayamamışsa ceza sorumluluğu yoktur; algılama yeteneği varsa diğer cezaların yarısı indirilir ve her fiil için hapis cezası dokuz yıldan fazla olamaz. On beş ile on sekiz yaş arasında indirim üçte birdir ve her fiil için sınır on beş yıldır. Yani on iki yaş altı mağdura yönelik alt sınırlar, failin yaşına göre bambaşka bir hesapla karşılaşır. Sarkıntılık düzeyinde kalmış suçun failinin çocuk olması hâlinde soruşturma ve kovuşturma yapılması mağdurun, velisinin veya vasisinin şikâyetine de bağlıdır (TCK m. 103/1).
Tutuklama konusu
TCK 103, CMK 100/3'teki katalog suçlardan. Kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı hâlinde tutuklama nedeni var sayılabilir, ama hâkim tutuklamanın ölçülü olup olmadığını ve adli kontrol gibi hafif bir tedbirin yetip yetmeyeceğini yine de değerlendirmek zorundadır. Mağdurun on iki yaşından küçük olması, çocuk üzerindeki baskı ihtimalini de gündeme getirir; CMK 100/2-b-2 tanık veya mağdur üzerinde baskı girişimi şüphesini tutuklama nedenlerinden biri sayar.
Varsayımsal bir örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: on yaşındaki bir çocuk, yakın aile dostu hakkında "dokundu" diye anlatıyor. Soruşturmada fiilin organ veya cisim sokulmadan gerçekleştiği, kıyafet üzerinden olduğu ileri sürülüyor. Savcılık bunu sarkıntılık düzeyinde istismar sayıyor. Burada alt sınır beş yıl, üst sınır sekiz yıl. Mahkeme fiili temel istismar olarak değerlendirirse alt sınır on yıla çıkar. Fiilin hangisi olduğunu çocuğun anlatımı, adli rapor ve diğer deliller belirler. Sonuç önceden bilinemez.
Sık yapılan hatalar
İlk hata, alt sınırın yükseldiğini bilmeden savunma stratejisi kurmak. Yaş kanıtlanırsa tartışma "ceza ne olacak"tan çok "fiil gerçekleşti mi, kim yaptı" meselesine döner.
İkinci hata, çocuğun rızasına dayanmak. On beş yaş altı çocukta bu savunma kanun tarafından kapatılmış.
Üçüncü hata, anlatımın kaç kez alındığını önemsememek. Çocuğun aynı olayı tekrar tekrar anlatması hem çocuğa zarar verir hem de beyanlar arasındaki farklar sonradan tartışma yaratır; kanun bu yüzden "bir defa dinlenme" kuralı koymuştur (CMK m. 236/2).
Dördüncü hata, ceza indirimlerini erken hesaplamak. Erteleme ve HAGB bu alt sınırlarda genellikle gündeme bile gelmez; hesap dosyaya göre yapılır.
Ne yapmalı
Yaş ve fiil dosyada nasıl nitelendirilmiş, hangi fıkradan dava açılmış, nitelikli hâl iddiası var mı: bunlar cevabı belirler. Gözaltı ya da ifade çağrısı aldıysanız, ifadeden önce bir avukata danışmanız önemli, çünkü bu dosyalarda ilk ifadeler sonradan çok kullanılır. Mağdur tarafındaysanız çocuğun hangi usulle dinleneceği ve hangi desteği alacağı ayrı bir planlamayı gerektirir. Telefonla arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz; ayrıntılar iletişim sayfasında. Genel çerçeve için ceza hukuku, yaşa bakmadan genel ceza tablosu için çocuğun cinsel istismarı cezası ve sarkıntılık basamağı için çocuğa sarkıntılık yazılarına bakabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Mağdur on iki yaşından küçükse en az kaç yıl ceza verilir?
Organ veya cisim sokulmamış fiilde on yıl, sarkıntılık düzeyinde kalan fiilde beş yıl. Organ veya cisim sokulmuşsa on sekiz yıl. Bunlar alt sınırdır; nitelikli hâl varsa ceza yarı oranında artırılır.
On iki yaşını tamamlamamış demek tam olarak ne demek?
Olay tarihinde çocuğun on ikinci yaş gününün henüz gelmemiş olması. Yaş, nüfus kaydındaki doğum tarihinden olay gününe göre hesaplanır; on ikinci doğum gününde yaşı tamamlanmış sayılır.
Çocuk razı olsa da suç oluşur mu?
Evet. On beş yaşını tamamlamamış çocuğa karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış, çocuğun rızası olsa da cinsel istismar sayılır (TCK m. 103/1-a).
Mağdur on iki yaşından küçükse dava hangi mahkemede görülür?
Temel istismar ve organ veya cisim sokulması hâllerinde ağır ceza mahkemesinde; sarkıntılık düzeyinde kalan fiilde ise kanundaki üst sınır sekiz yıl olduğundan asliye ceza mahkemesinde. Görev belirlenirken ağırlaştırıcı nedenler gözetilmez.
Dayanak mevzuat
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 31, 49, 103
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 100, 150, 236, 239
- 5235 sayılı Kanun m. 12, 14
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.