Görüşme talep edin

Bakırköy · İstanbul · Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla

  1. Ana sayfa
  2. Makaleler
  3. Ceza Hukuku
  4. Cinsel suçlar
  5. Boşanma sürecinde ortaya atılan çocuk istismarı iddiası

CEZA HUKUKU

Boşanma sürecinde ortaya atılan çocuk istismarı iddiası

Boşanma sürecinde çocuk istismarı iddiasıyla karşılaşırsanız ceza soruşturması resen yürür, aile davası etkilenir. TCK 103, TCK 267 ve kişisel ilişki kuralları.

Yazan Av. Mustafa Yalçın5 dk okumaGüncelleme

KISACA

  • Çocuk istismarı (TCK m. 103) kural olarak şikâyete bağlı değildir (yalnız failin çocuk olduğu sarkıntılık hâli hariç); iddia ilk kez boşanma davası sırasında ortaya atılmış olsa da savcılık soruşturmayı resen yürütür.
  • Ceza soruşturması ile boşanma, velayet ve kişisel ilişki davaları ayrı mahkemelerde yürür; aile mahkemesi ceza dosyasının sonucunu bekleyebilir (HMK m. 165).
  • İddianın doğru olup olmadığını boşanma davasındaki tarafların kimliği değil, delil belirler: çocuğun özel ortamda alınan beyanı, adli tıp ve psikolojik değerlendirme ve diğer deliller.
  • Bilerek gerçeğe aykırı isnat iftiradır (TCK m. 267, bir yıldan dört yıla hapis); ancak beraat kararı tek başına iftira anlamına gelmez.
  • Soruşturma sürerken çocukla kişisel ilişki geçici olarak kısıtlanabilir; sanığın ya da şüphelinin çocuğu yönlendirmeye çalışması en ağır risktir.

Boşanma davası sürerken bir sabah savcılıktan çağrı geliyor. Eşiniz çocuğunuza karşı cinsel istismar iddiasıyla başvurmuş. Hiçbir şey bilmediğinizi düşünüyorsanız ya da gerçekten bir şey yaşandığından endişe ediyorsanız, ilk anlamanız gereken şu: bu iddia boşanma sürecinden bağımsız, ayrı bir ceza dosyası olarak yürür.

İddia kimden gelirse gelsin soruşturma açılır

TCK 103, çocuğun cinsel istismarını düzenliyor ve şikâyete bağlı bir suç değil. Tek istisna, sarkıntılık düzeyinde kalmış suçun failinin çocuk olması: orada soruşturma mağdurun, velisinin veya vasisinin şikâyetine bağlı. Yetişkin şüpheli söz konusuysa savcılık, bir ihbar yeterli olduğu için soruşturmayı başlatır. Kimin ihbar ettiği de çok değiştirmiyor; anne, baba, öğretmen, doktor ya da komşu olabilir.

İhbarcının "yanlış anladım, vazgeçiyorum" demesi de sonucu değiştirmiyor. Suç resen takip edildiğinden dosya, savcının kararıyla kapanır ya da kovuşturmaya dönüşür. Bu yüzden boşanma sürecindeki karşı tarafı ikna etmeye çalışarak "dosyayı geri çektirmek" hem işe yaramaz hem de ağır bir risk taşır.

Boşanma davası ve ceza dosyası nasıl ilişkilenir

Aile mahkemesi, boşanma ve velayet davasını görürken ceza dosyasında olanları göz ardı edemez; ama kendi başına suçun işlenip işlenmediğine de karar vermez. HMK 165'e göre bir davada hüküm verilebilmesi başka bir davanın sonucuna bağlıysa mahkeme yargılamayı bekletebilir. Pratikte aile hâkimi, çocuğun menfaatini korumak için geçici önlemleri hemen alabilir ama kusur, velayet ve kişisel ilişki konusunda kesin karar için ceza sonucunu beklemeyi tercih edebilir.

Ceza mahkemesi ise tersine, aile dosyasındaki beyanlarla bağlı değil. Hâkim kararını duruşmaya getirilmiş ve tartışılmış delillere dayandırır (CMK 217). Boşanma dilekçesindeki iddia, ceza dosyası için bir ihbar olabilir ama delil sayılabilmesi için hukuka uygun biçimde elde edilmiş ve duruşmada tartışılmış olması gerekiyor.

Çocuğun beyanı nasıl alınır

Savcı ya da hâkim gerekli görürse çocuğun ifadesi polis merkezinde değil özel ortamda ve uzmanlar aracılığıyla alınır (CMK 236/4). CMK 236/2, psikolojisi bozulmuş çocuğun soruşturma ya da kovuşturmada tanık olarak bir defa dinlenebileceğini düzenliyor; mağdur çocuğun tanıklığında ses ve görüntü kaydı da zorunlu (CMK 52/3). Vücuda organ ya da cisim sokulması iddiasında bu beyanlar çocuk izlem merkezinde alınır. Bunun ayrıntıları çocuk izlem merkezi nedir yazısında.

Boşanma dosyalarında dikkat edilmesi gereken özel bir nokta var: çocuğun beyanı, anne ya da babanın yönlendirmesine açık olabilir. Uzmanlar bunu beyanın nasıl alındığına, çocuğun dili ve ayrıntılarına, anlatımın tutarlılığına bakarak değerlendirir. Bunu taraflardan biri kendi lehine yorumlamak yerine, savunmanın görevi bu değerlendirmenin dosyaya eksiksiz girmesini sağlamak.

Şüpheli olarak ifade çağrısı aldıysanız

İfadeden önce avukatla görüşme hakkınız var ve susma hakkınız da. Boşanma davasındaki kırgınlıkla ifadeye giderseniz, öfkeyle söylenen bir cümle sonradan aleyhinize dönebilir. İfade vermeden önce dosyanızın kapsamını görmek, avukatınızla delilleri değerlendirmek makul. Telefon, mesajlar ve kamera kayıtları gibi dijital deliller sizin lehinize de olabilir; silmeye çalışmak ise tam tersine, delil karartma olarak değerlendirilir ve tutuklama nedeni sayılabilir (CMK 100/2-b).

Tutuklama ve adli kontrol konusunda çocuk istismarı şüphelisi tutuklanır mı yazısı yol gösterir. Çocuğun yaşadığı konut, okulu ya da çocukla yakın temas gibi yükümlülükler, konutu terk etmemek ya da belirli yerlere gitmemek gibi adli kontrol tedbirleriyle sınırlanabilir (CMK 109).

İddia gerçeğe aykırıysa iftira devreye girer mi

TCK 267/1: yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunarak, işlemediğini bildiği hâlde hakkında soruşturma başlatılmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi bir yıldan dört yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Maddî eser ve delil uydurulursa ceza yarı oranında artırılıyor.

Burada kritik kelime "bildiği hâlde". İhbarcı çocuğun söylediğine inanarak, bir belirtiyi yanlış yorumlayarak ya da endişeyle başvurmuşsa, sonuçta delil yetersizliğinden beraat çıksa bile iftira oluşmaz. Beraat kararı "işlenmedi" demek ama "ihbarcı biliyordu" demek değil. İftira davası bu yüzden zor ispatlanır ve aile mahkemesindeki kusur tartışmasında da dikkatle kullanılması gerekir. İddianın doğrudan yalan olduğunu gösteren somut delil varsa (çocuğa söylenecekleri öğreten bir yazışma gibi) bu ayrı bir dosyanın konusu. Zamanaşımı mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten başlıyor (TCK 267/8).

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim. Boşanma davası açılalı sekiz ay olmuş, velayet çekişmeli. Anne, çocuğun babasıyla geçirdiği hafta sonundan sonra söylediği bir cümleyi savcılığa taşıyor. Savcılık çocuğu özel ortamda dinletiyor, adli tıp muayenesi yaptırıyor, babanın telefonunu inceletmek isteyebiliyor. Aile mahkemesi bu sırada, çocuğun huzurunun tehlikeye girdiği gerekçesiyle kişisel ilişkiyi kısıtlayabiliyor (TMK 324/2). Dosyada tartılacak olan şeyler şunlar: çocuğun ifadesinin ayrıntısı ve tutarlılığı, beyanın kimlerle konuşulduktan sonra değiştiği, tıbbi bulgular, başka tanık ya da kamera kaydı. Sonucun ne olacağını bunlar belirler, taraflardan birinin kimliği değil.

Çocuğun o sırada korunması

Ceza soruşturması sürerken çocuğun günlük hayatı bir yandan devam ediyor. Aile mahkemesi, çocuğun yararını gözeterek geçici velayet ve kişisel ilişki düzenlemesi yapabiliyor; kişisel ilişki gerekirse ancak gözetim altında kurulabiliyor. TMK 182, mahkemenin boşanma sırasında ana ve babanın çocukla ilişkisini düzenlemesini, çocuğun sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararını esas almasını söylüyor. TMK 324/2 ise çocuğun huzurunun tehlikeye girdiği hâllerde kişisel ilişki hakkının reddedilebileceğini ya da alınabileceğini belirtiyor.

Bu kısıtlamalar hüküm değil, geçici tedbir niteliğinde. Soruşturma kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla biterse ya da beraat çıkarsa ilişki yeniden düzenlenebilir. Tersi de doğru: mahkûmiyet olursa velayet ve kişisel ilişki konusunda çok daha sert sonuçlar doğar.

Ceza dosyasından aile dosyasına ne taşınır

Aile mahkemesi dosyasında ceza iddiası genellikle kusur ve velayet tartışmasının merkezine yerleşiyor. Karşı taraf, savcılık kararını veya ifade tutanaklarını sunuyor, hâkim de bunları kendi değerlendirmesine alıyor. Burada yapılacak hata, ceza dosyasında bir şey söyleyip aile dosyasında başka bir şey söylemek. Hangi mahkemede ne söylendiğinin birbirinden bağımsız olmadığını akılda tutmak gerekiyor. Savunmanın ikisinde de tutarlı kalması, hâkimin güvenini artırıyor.

Ayrıca boşanma davasında çocuk dinlenmesi gündeme gelirse, ceza dosyasındaki dinleme kaydı ile karşılaştırma yapılabilir. Çocuğun yeniden ve tekrar tekrar dinlenmesi hem yıpratıcı hem de beyanın bozulmasına yol açabildiğinden kanun tek dinlemeyi esas alır (CMK 236/2); ek dinleme ancak zorunluluk hâlinde yapılır.

Sık yapılan hatalar

En sık görülen hata, çocuğu "aydınlatmaya" çalışmak: "Annen sana ne söyledi, anlat bakayım." Bu tür sorular, çocuğun yeniden dinlenmesinde beyanını bozar ve yönlendirme iddiasına zemin hazırlar. İkinci hata, karşı ebeveynin sosyal medya ve mesajlarını toplamak için hukuka aykırı yollara başvurmak. Şifre kırarak elde edilen bir veri, hukuka aykırı delil olarak kullanılamaz.

Üçüncü hata, aile mahkemesinde "bu iddiayı uydurdu" diye kusur yüklemeye başlamak ama ceza dosyasında çelişkili beyan vermek. Ceza ve aile dosyalarındaki anlatımlar birbiriyle uyumlu olmalı. Dördüncüsü, iddianın doğru olması ihtimalini hiç düşünmemek: çocuğun güvenliği en başta gelir ve ihbar yapan ebeveyn kötü niyetli olmayabilir.

Yapılabilecekler ve zaman

Ceza soruşturması ile aile davası aynı anda yürüdüğünde ikisini birlikte yönetmek gerekiyor; ifade, adli kontrol, kişisel ilişki düzenlemesi ve delil toplama aynı hafta içinde gündeme gelebilir. Çağrı aldıysanız ya da savcılıkla temas öncesinde durumunuzu anlatmak için bizi arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz; iletişim sayfasında bilgiler var. Cinsel suçlara dair diğer yazılara ceza hukuku sayfasından ulaşabilirsiniz. Çocuk istismarını bildirme yükümlülüğünü merak ediyorsanız çocuk istismarını bildirmek zorunlu mu yazısı, velayet tarafı için velayetin değiştirilmesi davası yazısı yardımcı olur.

Sık sorulan sorular

Boşanma davası sırasında çocuk istismarı ihbarı yapılırsa ne olur?

Savcılık ihbar üzerine soruşturma başlatır. Çocuk istismarı resen soruşturulan bir suçtur, ihbarcının sonradan vazgeçmesi soruşturmayı sona erdirmez. Çocuk özel ortamda ve uzmanlar eşliğinde dinlenir, adli tıp ve psikolojik değerlendirme yapılır, şüpheli ifadeye çağrılır.

Boşanma davasındaki bir iddia ceza dosyasında doğrudan delil sayılır mı?

Hayır, aile mahkemesindeki dilekçe ve beyanlar ceza yargılamasında kendiliğinden delil olmaz. Ceza hâkimi kararını duruşmada tartışılan ve hukuka uygun elde edilmiş delillere dayandırır (CMK m. 217). Aile mahkemesi de ceza dosyasındaki bilgileri kendi değerlendirmesine alabilir.

İddia yanlış çıkarsa iftiradan dava açılabilir mi?

TCK 267'ye göre iftira için isnadı yapanın işlemediğini bildiği hâlde şikâyette bulunması gerekir. Beraat kararı tek başına bu bilgiyi göstermez; ihbarcının iyi niyetle ya da yanlış anlayarak başvurması iftira sayılmaz. İftira suçunun cezası bir yıldan dört yıla hapistir.

Soruşturma sürerken çocuğu görmeye devam edebilir miyim?

Kişisel ilişki düzenlemesi aile mahkemesi tarafından yapılır ve çocuğun yararı esas alınır (TMK m. 182). Sulh ceza hâkimliği, savcılığın istemiyle adli kontrol kararı vererek de kısıtlama getirebilir (CMK m. 109, 110). Kısıtlama kalıcı değildir; soruşturma sonucuna göre yeniden değerlendirilir.

Çocukla bu konuyu konuşmalı mıyım?

Hayır. Çocuğa 'ne anlattın' diye sormak, ne söylemesi gerektiğini ima etmek ya da ona baskı yapmak hem çocuğa zarar verir hem de dosyada yönlendirme olarak yorumlanır. Çocukla ilgili tüm iletişim avukat aracılığıyla ve dikkatle kurulmalıdır.

Dayanak mevzuat

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 103, 267
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 52, 100, 109, 110, 217, 236
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 182, 324
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 165

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.

Dosyanızı birlikte okuyalım.

Belgelerinizi getirin; ilk görüşmede hangi sürenin işlediğini, hangi yolun kısa olduğunu ve ücretin nasıl oluştuğunu açıkça konuşalım. Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla.