Görüşme talep edin

Bakırköy · İstanbul · Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla

  1. Ana sayfa
  2. Makaleler
  3. Ceza Hukuku
  4. Öldürme ve yaralama suçları
  5. Töre saikiyle öldürme cezası ve savunma imkânları

CEZA HUKUKU

Töre saikiyle öldürme cezası ve savunma imkânları

Töre saikiyle öldürme TCK 82/1-k'de ağırlaştırılmış müebbet gerektirir. Töre kavramının sınırı, azmettirme ve savunmada tartışılan noktalar.

Yazan Av. Mustafa Yalçın5 dk okumaGüncelleme

KISACA

  • Töre saikiyle öldürme TCK 82/1-k uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası gerektirir.
  • Kanun töreyi tanımlamaz; uygulamada bir topluluğun yazılı olmayan, uyulmadığında yaptırım öngören kurallarına dayanan öldürme kararı aranır.
  • Aile içinde karar veren, azmettiren ya da çocuğu kullanan kişiler de ayrı ayrı cezalandırılır (TCK 37, 38).
  • Töre saikinin ispatı savunmanın ilk hedefidir; bent kabul edilmezse ceza müebbede iner.
  • Haksız tahrik, takdiri indirim, yaş ve teşebbüs gibi indirim nedenleri ayrıca tartışılır; töre saikinde tahrik indirimi uygulamada çok sınırlıdır.

Töre cinayeti dendiğinde akla gelen şey genellikle bir kadının öldürülmesidir, ama TCK 82/1-k bendinin kapsamı daha geniş: kişi hangi cinsiyetten olursa olsun, toplumun yazılı olmayan kurallarına dayanılarak öldürülmüşse bent gündeme gelir. Bir yakını bu iddiayla yargılanan kişi önce cezanın ne olduğunu, sonra nelerin tartışılabileceğini bilmek ister.

Bent ne diyor

TCK 82/1-k'ya göre kasten öldürme suçunun töre saikiyle işlenmesi hâlinde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir. Hükmün ceza ağırlığı, bu saikin ceza hukukunda en ağır sebeplerden sayılmasındandır. Bent 1 Haziran 2005 tarihli Türk Ceza Kanunu'nun yürürlüğe girmesiyle metne girmiştir.

Töre kelimesi kanunda tanımlanmaz. Öğretide ve uygulamada kavram şöyle anlaşılır: bir topluluk içinde uzun süre uygulanmış, yazılı olmadığı hâlde herkes tarafından bilinen ve uyulmadığında bir yaptırım gerektiren kurallar bütünü. Öldürmenin bu kurala dayanılarak, kural ihlal edildi diye gerçekleşmesi gerekir. Yani sıradan bir aile içi kavga ya da kıskançlık, kendiliğinden töre saiki sayılmaz.

Dosyada nelere bakılır

Mahkeme, fiilin gerçekten bu saikle işlenip işlenmediğini göstermek için bazı olguları arar. Öldürmeden önce aile ya da çevre içinde yapılan toplantılar ve alınan kararlar, mağdura yöneltilen "ailenin namusu" gerekçeli tehditler, failin olay sonrası verdiği ifade ve hatta çevrede duyduğu tepki bunların başında gelir. Fail ifadesinde töre gerekçesini açıkça belirttiyse bu kararı sağlamlaştırır; savunmanın bu nedenle ilk ifadeye özellikle dikkat etmesi gerekir. Tanık anlatımları, mesajlar ve mağdurun daha önce şikâyette bulunduysa şikâyet kayıtları da dosyaya girer.

Bir de şu var: saikin ispatı iddia eden tarafa düşer. Savcılık bu bendi iddianameye yazmışsa, o bende uyan olguları göstermek zorundadır. Sadece olayın kırsalda geçmesi, ailenin geleneksel bir yapıda olması saiki kanıtlamaz.

Aile içinde karar verenler ve azmettirenler

Töre cinayetinin ayrıcalıklı bir yanı, çoğu zaman tek bir kişinin işi olmamasıdır. Öldürme kararı aile toplantısında verilip, fiili işlemek için genç bir akraba görevlendirilebilir. Bu durumda azmettiren, TCK 38/1 uyarınca işlenen suçun cezasıyla cezalandırılır. Üstsoy ya da altsoy ilişkisinden doğan nüfuz kullanılarak azmettirmede ceza üçte birden yarısına kadar artırılır; çocukların suça azmettirilmesinde ise bu fıkra için üstsoy-altsoy ilişkisi aranmaz (TCK 38/2). Fiili birlikte gerçekleştirenlerin her biri o suçun faili olarak sorumlu olur (TCK 37/1). Azmettirme cezası ve müşterek faillik konularını ayrı yazılarda anlattık.

Azmettiren belli olmuyorsa, kimin olduğunu ortaya çıkaran fail ya da suç ortağı için TCK 38/3 ceza indirimi imkânı tanır. Mahkeme ağırlaştırılmış müebbet yerine yirmi yıldan yirmibeş yıla, müebbet yerine on beş yıldan yirmi yıla kadar hapse hükmedebilir; indirim zorunlu değildir.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: yirmili yaşlarda bir erkek, ailesinin onayı olmadan birlikte yaşadığı kadının akrabalarınca öldürülüyor. Savcılık aile toplantısına katılan beş kişiyi töre saikiyle öldürmeden, birini fiili işleyen olarak, ikisini azmettiren olarak yargılıyor. Savunmada bir kişi toplantıda bulunduğunu ama öldürme kararını reddettiğini, birisi ise olay yerinde bulunmadığını söylüyor. Mahkeme her sanık için ayrı ayrı bakar: kim ne yaptı, kim ne bildi, kim neye katıldı. Sonucu bu çerçeve söylemez; yalnız savunmanın dosyayı sanık bazında okumak zorunda olduğunu gösterir.

Mağdur tarafında kimler var

Töre dosyalarında mağdur çoğu zaman failin kendi ailesinden biridir. Bu, davanın yürüyüşünü değiştirir: katılan olarak davaya girebilecek yakınlar da sanığın akrabasıdır ve ifadelerini ailenin baskısı altında verebilirler. Mahkeme bu ihtimali bilir ve tanık ifadelerini değerlendirirken tutarlılığa, ifadenin ilk hâliyle sonraki hâli arasındaki farka bakar. Mağdurun daha önce şikâyetçi olduğu, korunma talebinde bulunduğu ya da tehdit edildiğine dair kayıtlar varsa bunlar saiki destekleyen deliller olarak kullanılır. Bu yüzden 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruma kararları ve polise yapılan başvurular dosyada ayrıca incelenir.

Sanık açısından kritik soru şudur: bu kayıtlar sanığın kendi tutumunu mu gösteriyor, yoksa ailenin başka bir üyesinin tutumunu mu? Bir sanığın bildiği ya da katıldığı şeyi, ailenin geri kalanının yaptıklarından ayırmak savunmanın işidir. Mahkeme sorumluluğu kişisel olarak belirler; "aile böyle karar verdi" cümlesi tek başına hepsini aynı çizgiye koymaz.

Savunma imkânları

Savunma birkaç ana yönde yürür. İlk olarak töre saikinin ispatlanmadığı ileri sürülür: sebep başka bir kişisel husumettir. İkinci olarak sanığın dosyadaki rolü tartışılır: sadece orada bulunmak ya da olaydan haberdar olmak, azmettirme veya yardım sayılmaz. Üçüncü olarak kast ve hata tartışması yapılır: bir nitelikli hâlin gerçekleştiğini bilmeyen kişi, TCK 30/2 uyarınca bu hatadan yararlanır. Dördüncü olarak yaş gündeme gelir: on sekizini doldurmamış sanık TCK 31'e göre yargılanır; ancak 7593 sayılı Kanunla eklenen 31/4, kasten öldürmede bu indirimin uygulanmayabileceğini söyler.

Haksız tahrik (TCK 29) ve takdiri indirim (TCK 62) ayrıca düşünülür. Töre saikiyle işlenen öldürmede, saiki oluşturan davranışın kendisinin haksız tahrik sayılması uygulamada kabul görmez; çünkü bent zaten mağdurun toplum kurallarına uymamasını ağırlaştırıcı sebep yapar. Mağdurun bundan bağımsız, somut ve ağır bir haksız fiili varsa tahrik ayrıca tartışılabilir. Takdiri indirimde mahkeme failin geçmişini, duruşmadaki tavrını ve fiilden sonraki pişmanlığını gözetir; mahkemeyi etkilemeye yönelik biçimsel davranışlar sayılmaz.

Ceza belirlenirken neler tartılır

Bent kabul edilirse ceza ağırlaştırılmış müebbet olur. Kabul edilmezse TCK 81 gereği müebbet hapis uygulanır. Ardından indirim nedenleri sırayla değerlendirilir. Takdiri indirimde ağırlaştırılmış müebbet yerine müebbet, müebbet yerine yirmibeş yıl hapis verilir (TCK 62). Teşebbüs hâlinde (TCK 35/2) müebbet yerine on yıldan on sekiz yıla, ağırlaştırılmış müebbet yerine on dört yıldan yirmi bir yıla kadar hapis söz konusudur. Fiili işleyen kişi ile kararı veren kişinin cezaları farklı olabilir; çünkü her biri için indirim ve artırım nedenleri ayrı ayrı uygulanır.

İnfaz aşamasında ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü koşullu salıverilme için otuz yılını, müebbet hükümlüsü yirmi dört yılını kurumda geçirmek zorundadır (5275 m. 107/2). Ağırlaştırılmış müebbetin infaz rejimi tek kişilik oda ve sınırlı ziyaret gibi kurallar içerir (m. 25).

İlk günler ve tutukluluk

Töre bendi iddianameye yazıldığında dava ağır ceza mahkemesinde görülür (5235 m. 12). Kasten öldürme CMK 100/3 katalog suçudur; tutuklama nedeni var sayılabilir ama ölçülülük ve adli kontrol imkânı hâkim tarafından tartışılır. Ağır ceza işlerinde tutukluluk süresi en çok iki yıldır, gerekçeli uzatma süresi üç yılı geçemez, yani toplam beş yıla kadar çıkabilir (CMK 102/2). Genel çerçeveyi kasten öldürme cezası yazımızda bulabilirsiniz.

Sık yapılan hatalar

Aile içinde herkes aynı ifadeyi vermeye çalışır; oysa tutarsızlık değil, çelişen ifadeler ortaya çıkar ve bu sanıkların birbirine karşı konumlanmasına yol açar. Ailenin ortak savunma stratejisi bir sanık için lehine olabilir, başka biri için zararlı. Bu yüzden her sanığın avukatla kendi durumunu ayrı görüşmesi önemlidir. Çocuğu öne sürmek ya da fiili işleyeni korumak adına yalan beyan vermek de hem hukuka aykırıdır hem savunmayı zayıflatır.

Telefonla anlatın

Töre iddiası taşıyan dosyalarda her sanığın durumu bağımsız değerlendirilir ve bunun için erken görüşme önem taşır. Durumunuzu anlatmak için bizi telefonla arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz. İletişim sayfasından ulaşabilir, ceza hukuku sayfasına bakabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Töre saikiyle öldürmenin cezası nedir?

TCK 82/1-k uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapistir. Bent kabul edilmezse ceza TCK 81'e göre müebbet hapistir. İndirim nedenleri ayrıca uygulanabilir.

Töre saiki neye göre belirlenir?

Kanun tanım vermez. Uygulamada, öldürmenin bir toplumun yazılı olmayan kurallarına ve ona uymayanı cezalandırma anlayışına dayandığı, kararın çoğunlukla aile ya da çevre baskısıyla alındığı aranır. Dosyadaki anlatımlar, tehditler ve öldürmeden önceki aile toplantıları delil olur.

Töre cinayetinde sadece öldüren mi cezalandırılır?

Hayır. Kararı veren, azmettiren, yardım eden ve fiili birlikte işleyenler kendi sorumlulukları oranında cezalandırılır. Azmettiren, işlenen suçun cezasıyla cezalandırılır (TCK 38/1). Çocukların suça azmettirilmesi hâlinde ceza artırılır.

Töre cinayetinde haksız tahrik indirimi uygulanır mı?

Töre saiki başlı başına ağırlaştırıcı sebep olduğundan, uygulamada bu saikin kendisini tahrik saymak kabul edilmez. Mağdurun bundan bağımsız, somut bir haksız fiili varsa tartışılabilir, ama ayrıca ispat gerekir.

Yaşı küçük kişi töre cinayetinde ne ceza alır?

TCK 31 uygulanır. On beş ile on sekiz yaş arasındaki çocuk için ağırlaştırılmış müebbet yerine on dokuz yıldan yirmi yedi yıla, müebbet yerine on beş yıldan on sekiz yıla kadar hapis öngörülür. 7593 sayılı Kanunla eklenen TCK 31/4, kasten öldürmede bu indirimin uygulanmamasına imkân verir.

Dayanak mevzuat

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 29, 31, 37, 38, 62, 81, 82
  • 5235 sayılı Kanun m. 12
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 100, 102

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.

Dosyanızı birlikte okuyalım.

Belgelerinizi getirin; ilk görüşmede hangi sürenin işlediğini, hangi yolun kısa olduğunu ve ücretin nasıl oluştuğunu açıkça konuşalım. Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla.