Görüşme talep edin

Bakırköy · İstanbul · Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla

  1. Ana sayfa
  2. Makaleler
  3. Ceza Hukuku
  4. Uyuşturucu suçları
  5. Öğrencide uyuşturucu bulunursa okul ve savcılık ne yapar

CEZA HUKUKU

Öğrencide uyuşturucu bulunursa okul ve savcılık ne yapar

Okulda öğrencinin üzerinde uyuşturucu çıkarsa süreç çocuk bürosunda yürür: TCK 191, 188/4 ve 5395 sayılı Kanun'a göre ifade, tedbir ve ceza dışı yolları okuyun.

Yazan Av. Mustafa Yalçın5 dk okumaGüncelleme

KISACA

  • Okul yönetimi öğrenciyi kendisi cezalandıramaz; durumu kolluğa bildirir, soruşturmayı çocuk bürosundaki Cumhuriyet savcısı bizzat yürütür (5395 sayılı Kanun m. 15).
  • Kullanmak için bulundurmada TCK 191 uygulanır; çocuk hakkında, yaşına göre üçte bir ya da yarı oranında indirim yapılır (TCK 31/2, 31/3).
  • Satış ya da verme iddiası varsa TCK 188/3 gündeme gelir ve okul çevresi, cezayı yarı oranında artıran bir nedendir (TCK 188/4-b).
  • Çocuk gözaltına alınırsa yetişkinlerden ayrı tutulur ve istemi aranmadan müdafi görevlendirilir (5395 m. 16, CMK m. 150/2).
  • Cezaya gitmeden kapanan yollar vardır: kamu davasının açılmasının ertelenmesi (TCK 191/2) ve soruşturma başlamadan yapılan tedavi başvurusu (TCK 192/4).

Okul müdürü telefonla arayıp "çocuğunuzun üzerinde bir madde bulundu, polis geldi" derse, ilk saatlerde yapılacak şey panik değil, sırayı bilmek. Okul öğrenciyi ceza hukuku açısından yargılamaz; durumu bildirir, işi savcılık alır. Çocuk için soruşturma, yetişkinlerinkinden ayrı bir düzende yürür: çocuk bürosunda görevli Cumhuriyet savcısı soruşturmayı bizzat yapar, ifade sırasında yanında sosyal çalışma görevlisi bulunabilir ve gözaltı hâlinde çocuk yetişkinlerden ayrı tutulur.

Çocuk kimdir, kaç yaşında ne değişir

5395 sayılı Kanun, onsekiz yaşını doldurmamış herkesi çocuk sayar. Hakkında suç iddiasıyla soruşturma yürütülen çocuğa kanun artık "adli süreçteki çocuk" diyor; eski "suça sürüklenen çocuk" ifadesi 2026 Ağustos'unda değiştirildi (7593 sayılı Kanun).

Yaş, sonucu belirler. Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmamış çocuğa ceza kovuşturması yapılamaz, yalnızca çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir (TCK 31/1). Oniki ile onbeş yaş arasında, çocuk fiilin anlamını algılayamıyorsa ceza sorumluluğu yoktur ama yine tedbir uygulanır; algılama yeteneği varsa ceza verilir ve ceza yarı oranında indirilir (31/2). Onbeş ile onsekiz yaş arasındaki çocuğa ise ceza verilir, indirim üçte bir oranındadır (31/3).

Okulun elindeki üç iş

Birincisi bildirim. Okul görevlileri kamu görevlisidir; bir suçu görevleri sebebiyle öğrenip bildirmeyi ihmal ederlerse TCK 279'a göre altı aydan iki yıla kadar hapisle karşılaşırlar. Okul yönetiminin polise ya da savcılığa haber vermesi bu yüzden olağan karşılanmalı. Öğrenci kendi isteğiyle tedavi başvurusu yapmışsa bildirim yükümlülüğü doğmaz, buna aşağıda değiniyorum.

İkincisi disiplin. Okuldan uzaklaştırma, nakil gibi işlemler eğitim mevzuatındaki ayrı bir sürece bağlı ve ceza davasını beklemek zorunda değil. Bu yazı ceza yönünü anlatıyor; disiplin kararına karşı yollar için yazılı kararın içeriğine bakmak gerekir.

Üçüncüsü bilgi akışı. Çocuk hakkında kamu davası açılırsa durum, idari tedbirler için Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı il ya da ilçe müdürlüklerine bildirilir (5395 m. 15/4). Yani dava açılması okul sürecine de yansır.

Hangi suç, ne ceza

Çantada ya da cebinde az miktarda madde bulunması, çoğu dosyada TCK 191'e gider: kullanmak için satın alan, kabul eden, bulunduran ya da kullanan kişi için iki yıldan beş yıla kadar hapis öngörülür. Yaş indirimi uygulanınca bu aralık küçülür. Kullanım için bulundurma ile satma amacı arasındaki sınırı ise dosyadaki deliller çizer. Kullanım için bulundurma konusunu ayrı bir yazıda anlattım.

Madde arkadaşlara verildiyse ya da satıldığı ileri sürülüyorsa TCK 188/3 devreye girer: on yıldan az olmamak üzere hapis. Verilen ya da satılan kişi çocuksa, yani başka bir öğrenciyse, veren veya satan için hapis on beş yıldan az olamaz. Failin kendisi çocuksa yaş indirimi uygulanır, ama her fiil için verilecek hapis oniki-onbeş yaş grubunda dokuz yıldan, onbeş-onsekiz yaş grubunda onbeş yıldan fazla olamaz (TCK 31/2, 31/3). Okul çevresi burada ayrıca ağırlaştırıcıdır; okulun, yurdun, hastanenin ya da benzeri toplu bulunulan tesislerin sınırına iki yüz metreden yakın umumi yerlerdeki fiiller için ceza yarı oranında artırılır (188/4-b). Kullanım için bulundurmada da aynı mesafe kuralıyla yarı oranında artırım vardır (191/10). Ayrıntı için okul yakınında satış yazısına bakabilirsiniz.

Savcılıkta ve mahkemede çocuğa özgü kurallar

Gözaltına alınan çocuk, kolluğun çocuk biriminde tutulur; böyle bir birim yoksa yetişkinlerden ayrı bir yerde (5395 m. 16). Çocuğa kelepçe takılamaz, zorunlu hâllerde kolluk gerekli önlemi alır (m. 18). Müdafi, şüpheli çocuk istemese bile görevlendirilir (CMK m. 150/2). Bu kural, ilk ifade öncesinde avukata ulaşmanın neden belirleyici olduğunu zaten gösteriyor.

Onbeş yaşını doldurmamış çocuk hakkında üst sınırı beş yılı aşmayan hapis cezasını gerektiren fiillerde tutuklama yasaktır (m. 21). Onbeşini doldurmuş çocuk için adli kontrol önce denenir; tutuklama ancak bu tedbirlerden sonuç alınamazsa gündeme gelir (m. 20/2). Yargılama, asliye ceza ve sulh ceza görev alanındaki işlerde çocuk mahkemesinde, ağır ceza görev alanındaki işlerde çocuk ağır ceza mahkemesinde yapılır (m. 26); TCK 188/3 dosyaları ikinci gruba girer.

Ceza almadan kapanan yollar

TCK 191/2 çocuk için de geçerli: kullanım için bulundurma soruşturmasında şartlar aranmaksızın kamu davasının açılması ertelenir, en az bir yıl denetimli serbestlik uygulanır, yılda en az iki kez test yapılır. Kurallara uyulursa kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir (191/7). 5395 m. 19'da çocuklara özgü ayrı bir erteleme düzenlemesi de bulunduğundan, hangisinin ve hangi süreyle uygulanacağı savcının değerlendirmesine bağlı. Çocuğa uygulanabilecek koruyucu tedbirler arasında sağlık ve bağımlılık tedbirleri de sayılıyor (5395 m. 5).

İkinci kapı TCK 192/4: uyuşturucu kullanan kişi, hakkında soruşturma başlamadan önce resmî makamlara ya da sağlık kuruluşlarına başvurup tedavi ettirilmesini isterse cezaya hükmolunmaz; kamu görevlileri ile sağlık çalışanlarının suçu bildirme yükümlülüğü de doğmaz. Kanun metni "kişinin kendi başvurusunu" arıyor. Çocuk söz konusu olduğunda velinin eşlik ettiği başvurunun nasıl değerlendirileceği dosyaya göre konuşulacak bir konu.

Evde ve okulda alınabilecek önlemler

Soruşturma sürerken yapılabilecekler var ve bunlar dosyanın gidişatını etkileyebilir. Çocuğun kullanıcı olduğu düşünülüyorsa bir sağlık kuruluşuna ya da rehberlik hizmetlerine başvurmak, hem çocuğun durumunu belgelemeyi hem de savcılığa sunulacak bir tedavi planı göstermeyi sağlar. 5395 sayılı Kanun'un 5. maddesi koruyucu ve destekleyici tedbirleri sayıyor: danışmanlık, eğitim, bakım ve sağlık tedbiri; sağlık tedbiri bağımlılık yapan maddeleri kullananların tedavisini de kapsıyor. Bu tedbirleri savcı çocuk hâkiminden isteyebiliyor (m. 15/3), hâkimin tedbir kararına karşı da en yakın çocuk mahkemesine itiraz yolu açık (m. 14).

Bunların hiçbiri sonucu önceden belirlemez ama çocuğun yaşadığı çevreyi, ailenin ilgisini ve tedaviye yaklaşımını dosyaya koyar. Okul rehber öğretmeniyle yapılan yazışmaların saklanması da aynı nedenle faydalıdır. Çocuğa "ben bir şey yapmadım" cümlesini öğretmek yerine, ne olduğunu anlamasına yardım etmek ve ifade günü yanında sakin bir yetişkin bulundurmak daha çok iş görür.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: on altı yaşındaki bir lise öğrencisinin çantasından, teneffüste, küçük bir paket çıkıyor. Okul müdürü durumu polise bildiriyor, öğrenci çocuk şubesine götürülüyor, veliye haber veriliyor. Burada savcının tartacağı olgular belli: maddenin miktarı, paketleme biçimi, telefondaki yazışmalar, başka öğrencilere verip vermediği, daha önce benzer bir kaydın olup olmadığı. Aynı fotoğraf bir dosyada kullanım, başka dosyada satış olarak değerlendirilebilir; sonucu önceden söylemek mümkün değil.

Velilerin sık yaptığı hatalar

İlk hata, çocuğu avukatsız ifadeye "kısa sürer" diye götürmek. Müdafi zorunlu olsa da, atanan müdafiyle görüşme zamanı çoğu kez kısa tutuluyor; kendi seçtiğiniz bir avukatla önceden konuşmanız gerekiyor. İkinci hata, çocuğun telefonundaki yazışmaları silmek ya da arkadaşlarını arayıp ifade birliği yapmaya çalışmak. Hem delil karartma sayılabilir hem de tutuklama gerekçesine dönüşebilir. Üçüncü hata, "okul kendi içinde halleder" beklentisi; bildirim yükümlülüğü okulun elinde değil.

Çocuğun susma hakkı da vardır; ne zaman, hangi ölçüde konuşacağı dosyayı gördükten sonra netleşir. Ayrıntı için susma hakkı yazısına bakın.

Dosya hakkında konuşmak için

Çocuğunuzun yaşı, maddenin türü ve miktarı, bulunduğu yer ve ilk ifadenin içeriği, sürecin yönünü belirler. Gözaltı ya da ifade çağrısı varsa aramanın zaman kazandırdığı bir alan bu: ifade verilmeden önce hangi hakların kullanılacağı hâlâ seçilebilir. Telefonla arayabilir ya da WhatsApp'tan durumu yazabilirsiniz; ayrıntılar için iletişim sayfası açık. Aynı alandaki diğer yazılar ceza hukuku sayfasında. Çocuklar dışında kullanıma ilişkin genel kurallar için uyuşturucu kullanmak suç mu yazısı da yardımcı olabilir.

Sık sorulan sorular

Çocuğumun çantasında uyuşturucu çıktı, hapse girer mi?

Kullanmak için bulundurma suçunda TCK 191/2 uyarınca soruşturma evresinde kamu davasının açılması ertelenir ve denetimli serbestlik uygulanır; kurallara uyulursa dava açılmaz. Onbeş yaşını doldurmamış çocuk hakkında beş yıl üst sınırlı suçlarda tutuklama yasaktır (5395 m. 21). Satış iddiası olan dosyada tablo çok daha ağırdır ve dosyaya bakmadan yorum yapılamaz.

Okul müdürü polise haber vermek zorunda mı?

Okul yönetimi kamu görevlisidir. Kamu adına soruşturmayı gerektiren bir suçu görevi nedeniyle öğrenip bildirmeyi ihmal eden ya da geciktiren kamu görevlisi TCK 279'a göre altı aydan iki yıla kadar hapisle karşılaşır. Bu yüzden okulların bildirim yapması beklenen davranıştır, veli bunu engelleyemez.

Çocuğun ifadesi velisi ya da avukatı olmadan alınabilir mi?

Şüpheli çocuk için müdafi, kendisi istemese de görevlendirilir (CMK m. 150/2). Çocuğun ifadesi alınırken yanında sosyal çalışma görevlisi bulunabilir (5395 m. 15/2). Müdafi olmadan alınan ifadeyle ilgili ayrıntılar için ayrıca bakmak gerekir; ilk ifadeden önce avukata ulaşmak bu yüzden önemlidir.

Okul çevresinde yakalanmak cezayı artırır mı?

Evet, iki fiil bakımından. Uyuşturucu satışı ve benzeri TCK 188/3 fiilleri okul, yurt gibi yerlerin iki yüz metre yakınındaki umumi yerlerde işlenirse ceza yarı oranında artırılır (188/4-b). Kullanım için bulundurmada da aynı mesafe kuralıyla yarı oranında artırım vardır (191/10).

Okuldan uzaklaştırma ya da nakil cezası ceza davasını etkiler mi?

Okul disiplin işlemi ile ceza soruşturması ayrı yürür. Biri diğerinin sonucunu beklemek zorunda değildir ve birindeki karar diğerini otomatik bağlamaz. Disiplin işleminin dayanağı ilgili eğitim mevzuatındadır; itiraz yolları için yazılı karara bakmak gerekir.

Dayanak mevzuat

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 31, 188, 191, 192, 279
  • 5395 sayılı Kanun m. 3, 5, 15, 16, 18, 19, 21, 25, 26
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 150

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.

Dosyanızı birlikte okuyalım.

Belgelerinizi getirin; ilk görüşmede hangi sürenin işlediğini, hangi yolun kısa olduğunu ve ücretin nasıl oluştuğunu açıkça konuşalım. Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla.