Görüşme talep edin

Bakırköy · İstanbul · Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla

  1. Ana sayfa
  2. Makaleler
  3. Ceza Hukuku
  4. Uyuşturucu suçları
  5. Uyuşturucu kullanıcısı kendiliğinden başvurursa ceza verilir mi

CEZA HUKUKU

Uyuşturucu kullanıcısı kendiliğinden başvurursa ceza verilir mi

TCK 192/4: soruşturma başlamadan önce resmî makama ya da sağlık kuruluşuna başvurup tedavi isteyen uyuşturucu kullanıcısına ceza verilmez. Şartlar ve sınırlar.

Yazan Av. Mustafa Yalçın5 dk okumaGüncelleme

KISACA

  • Kullanmak için madde bulunduran ya da kullanan kişi, hakkında soruşturma başlatılmadan önce resmî makamlara veya sağlık kuruluşlarına başvurup tedavi ettirilmesini isterse cezaya hükmolunmaz (TCK 192/4).
  • Belirleyici olan tarih, başvurunun soruşturmadan önce yapılmış olmasıdır; soruşturma başladıktan sonraki başvuru bu fıkraya girmez.
  • Bu durumda kamu görevlileri ile sağlık mesleği mensuplarının TCK 279 ve 280 uyarınca suçu bildirme yükümlülüğü doğmaz.
  • Kapsam kullanıcıyla sınırlıdır; uyuşturucu satışı, devri ya da ticareti iddiası bu fıkradan yararlanmaz.
  • Soruşturma başlamışsa 191/2'deki beş yıllık erteleme ve en az bir yıllık denetimli serbestlik yolu devreye girer.

Soruşturma açılmadan hastaneye ya da bir sağlık kuruluşuna gidip "kullanıyorum, tedavi olmak istiyorum" diyen birine ceza verilmez. TCK 192'nin dördüncü fıkrası bunu açık yazıyor. Burada kritik olan bir tarih: başvuru, hakkınızda soruşturma başlamadan önce yapılmış olmalı. Bu tarihten sonraki başvuru da değerli, ama başka bir yoldan, 191'in erteleme sisteminden ilerliyor.

Fıkra ne diyor

Metne göre uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, kullanmak için satın alma, kabul etme ya da bulundurma nedeniyle hakkında soruşturma başlatılmadan önce, resmî makamlara veya sağlık kuruluşlarına başvurarak tedavi ettirilmesini isterse cezaya hükmolunmaz. Ardından gelen cümle de önemli: bu durumda kamu görevlileri ile sağlık mesleği mensuplarının TCK 279 ve 280 uyarınca suçu bildirme yükümlülüğü doğmaz.

Yani kanun, kullanıcıyı tedaviye yönlendirmek için iki kapı açıyor. Bir tanesi cezanın hiç verilmemesi. Diğeri, hekimin ya da kamu görevlisinin sizi savcılığa bildirmek zorunda olmaması. İkincisi pratikte birincisinden de önemli, çünkü insanların hastaneye gitmekten çekinmesinin başlıca nedeni "polise ihbar edilirim" korkusu.

Kimler başvurabilir

Fıkranın kapsamı 191'deki fiillerle sınırlı: kullanmak için madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve madde kullanmak. Bunlardan biri nedeniyle henüz soruşturulmamış herkes fıkradan yararlanabilir. Yaş şartı, daha önce tedavi görmüş olmama şartı ya da belirli bir madde türü sınırı yok.

Tersinden: başvuran kişi aynı zamanda satış ya da devirle ilgili bir iddia altındaysa, 192/4 bu iddiayı kapsamaz. Kullanmak için bulundurma ile ticaret arasındaki çizgi dosyada tartışmalıysa, tedavi başvurusu kullanım yönündeki savunmaya katkı sağlayabilir ama kendiliğinden ticaret dosyasını kapatmaz. Bu ayrım için uyuşturucu bulundurmak cezası yazısına bakabilirsiniz.

Nereye başvurulur

"Resmî makamlar veya sağlık kuruluşları" geniş bir ifade. Kamu hastanesi, üniversite hastanesi, bağımlılık tedavi merkezleri, aile sağlığı merkezi ya da başka bir resmî merci bunların arasında. Başvurunun kanuna uygun olması için tedavi isteğinin açıkça belirtilmesi gerekiyor; sadece muayeneye gitmek bunun yerine geçmeyebilir. Hekime ya da kurum yetkilisine "kullanıyorum ve tedavi olmak istiyorum" demek ve bunun kayda geçmesini sağlamak yeterli bir başlangıç.

Kayıt konusu önemli, çünkü sonradan aynı kişi hakkında soruşturma açılırsa başvuru tarihini ispat etmek gerekecek. Muayene kağıdı, randevu çıktısı, tedavi planı, hasta dosyası tarih bilgisini taşıyan belgelerdir. Bunları saklamak, hakkınızda sonradan bir soruşturma açıldığında "soruşturmadan önce başvurdum" demenin dayanağı olur.

Hekim ihbar zorunluluğundan kurtuluyor

Normalde sağlık mesleği mensubu, görevi sırasında bir suç belirtisiyle karşılaşırsa bunu yetkili makamlara bildirmek zorunda; bildirmezse TCK 280 uyarınca bir yıla kadar hapis cezası var. Kamu görevlisinin kendi görevi sırasında öğrendiği suçu bildirmemesi ise TCK 279'un konusu. 192/4'ün son cümlesi bu iki hükmü, kendiliğinden tedavi isteyen kullanıcı bakımından devre dışı bırakıyor.

Bu istisna dar. Başvuran kişinin tedavi için geldiği açık olmalı. Hastaneye başka bir nedenle gelen, muayene sırasında kullandığı ortaya çıkan ya da acil servise madde etkisiyle getirilen kişi için aynı ölçüde net bir cevap vermek zor. O durumda hekimin yükümlülüğü ve olayın nasıl kayda geçtiği ayrı değerlendirilir.

Soruşturma başlamışsa

Bir kez soruşturma başladıysa 192/4 artık kapı olmaktan çıkıyor. Ama tedaviye yönelme eski değerini yitirmiyor. 191/2 gereği şüpheli hakkında beş yıl süreyle kamu davasının açılması ertelenir; erteleme süresince en az bir yıl denetimli serbestlik tedbiri uygulanır, savcı yılda en az iki kez kullanıp kullanmadığını test ettirir (191/3). Şüpheli bu süre içinde yükümlülüklere uygun davranır ve yeniden kullanmazsa kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir (191/7).

Ayrıntı için kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik yükümlülükleri yazılarına bakabilirsiniz. Bu iki yol arasındaki temel fark şu: 192/4'te dosya hiç başlamadan kapanıyor, 191'de dosya açılıyor ama dava ertelenerek yürütülüyor.

Tedaviyi sürdürmek zorunlu mu

192/4 başvuruyu tedavinin bitirilmesine bağlamıyor; "tedavi ettirilmesini isterse" diyor. Kanun metninden okunan şart istek ve zamanlama. Yine de başvurudan sonra tedaviyi tamamen bırakmanın bir bedeli olabilir. Yeniden yakalanırsanız yeni fiil için ayrı bir soruşturma açılır; önceki başvuruya güvenip bunun sizi her koşulda koruyacağını düşünmemek gerekir, çünkü fıkra soruşturma başlamadan önceki başvuruyu arar ve 191/2 yolu işleyebilir. Tedaviyi sürdürmüş olmak ise o dosyada kullanıcı olarak değerlendirilmenizi destekleyen somut bir olgu hâline gelir.

Mahkûmiyet hâlinde de tedavi hükümleri var. 5275 sayılı Kanun m. 71/2, 191'den hükümlü olanların tedavi ve rehabilitasyon programlarına katılmasını zorunlu kılıyor. Yani tedavi başvurusu bir bakıma kanunun zaten istediği yolun erken ve gönüllü hâli.

Aile bireyleri neyi bilmeli

Bir yakının kullandığını fark eden aile çoğu zaman önce polise haber vermek ister ya da tam tersine hiçbir şey yapmadan bekler. İkisi de hukuken sorunlu sonuçlar doğurabilir. Polise ihbar, soruşturmanın başlamasına yol açar ve 192/4'ün kapısını kapatır. Beklemek ise zaman kaybıdır. Kullanıcıyı, soruşturma başlamadan hekime ya da bir bağımlılık merkezine yönlendirmek, hem tedavi hem hukuki açıdan en az zararlı yoldur.

Yakınınızın başvurusuna eşlik edebilirsiniz, ama tedavi isteğinin kendisinden gelmesi önemli. Zorla götürülen birinin hekime "tedavi istiyorum" dememesi mümkün. Bu yüzden önce konuşmak, ardından randevu almak ve tarihi yazılı bir kayda bağlamak gerekir. Başvuru sırasında hekimin ya da kurum görevlisinin başvuranı soruşturmaya konu yapmak zorunda olmadığını bilmek, ailenin kaygısını azaltır.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: yirmili yaşlarında biri iki yıldır düzensiz biçimde madde kullanıyor ve bir gün aile hekimine gidip bırakmak istediğini söylüyor. Hekim kendisini bir bağımlılık merkezine yönlendiriyor, randevu veriyor. Üç ay sonra aynı kişi trafik kontrolünde yakalanıyor ve üzerinde az miktarda madde çıkıyor. Soruşturmada ilk akla gelen soru: aile hekimindeki kayıt, soruşturmanın başlamasından önce mi? Cevap evetse 192/4 gündeme gelir. Hayırsa, yani kayıt tarihi sonra ise, 191/2 yolu işler. Hangisinin uygulanacağı kayıtların tarihine, başvurunun içeriğine ve savcılığın değerlendirmesine bağlı; sonucu önceden söylemek doğru olmaz.

Sık yapılan hatalar

İlk hata, bekleyip durmak. Her gün kullanıcı için bir risk günü, çünkü bir kolluk kontrolü soruşturmayı başlatabilir ve fıkranın kapısı o an kapanır. İkinci hata, hekime yalnızca "bazen kullanıyorum" deyip tedavi isteğini açıkça söylememek. Üçüncüsü, başvuruyu belgesiz bırakmak: randevu, epikriz, muayene kağıdı saklanmazsa tarih ispatı zorlaşır.

Bir de ters yönde yanılgı var: "Tedaviye başlarsam artık hiçbir şekilde sorun çıkmaz." Fıkra yalnızca 191'e ait fiiller için geçerli. Evde satış izi olan malzeme bulunmuşsa ya da başka bir suç iddiası varsa, tedavi başvurusu o dosyayı kendiliğinden kapatmaz.

Bir adım atmadan önce

Elinizde bir muayene kâğıdı, randevu ya da tedavi planı varsa bunların tarihlerini not alın ve asıllarını kaybetmeyin. Hakkınızda sonradan bir dosya açılırsa ilk istenecek şey bu tarihler olacak.

Başvurunuzun soruşturmadan önce olup olmadığını emin değilseniz, atacağınız ilk adım bunu öğrenmek olmalı. Bir yakınınız için kaygılanıyorsanız yakınım uyuşturucu kullanıyor, ne yapabilirim yazısı da sıralamayı anlatıyor. Durumunuzu anlatmak için iletişim sayfasındaki numaradan arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz. Genel çerçeve için ceza hukuku sayfası var; tedavi sürecinin işleyişi için de uyuşturucu tedavi programı yazısına bakabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Hastaneye gidip uyuşturucu kullandığımı söylersem polise bildirilir mi?

Kendiliğinden tedavi isteyen kişi için kanun, kamu görevlileri ile sağlık mesleği mensuplarının suçu bildirme yükümlülüğünü kaldırıyor (TCK 192/4, son cümle). Yani hekimin ya da hemşirenin TCK 279 ve 280 gereği ihbar zorunluluğu doğmaz. Yine de başvurunun soruşturmadan önce olması ve açıkça tedavi isteği içermesi gerekir.

Hakkımda soruşturma başladığını bilmiyorsam ne olur?

Bu gerçek bir tarih sorusu. Soruşturmanın başlangıcı dosyadaki ilk kayıtların tarihinden okunur ve başvurunuz bu tarihten önceyse fıkra uygulanır. Kayıt olup olmadığını öğrenmenin yolu, avukat aracılığıyla savcılıktan bilgi almaktır.

Tedavi başvurusu yaparsam adli sicilime işler mi?

Cezaya hükmolunmazsa mahkûmiyet kararı çıkmaz. Soruşturmaya ilişkin kayıtların ne olacağı ise dosyanın durumuna bağlıdır; bunu avukatla netleştirmek gerekir.

Aynı başvuru satıcı olarak suçlanan biri için de geçerli mi?

Hayır. 192/4 yalnızca kullanmak için satın alma, kabul etme, bulundurma ve kullanma fiillerini kapsıyor. Satış, devir ya da depolama gibi 188 kapsamındaki fiillerden ayrıca soruşturulursanız bu fıkra onları kapsamaz.

Çocuğum kullanıyor, onun yerine ben başvurabilir miyim?

Veli, çocuğunu bir sağlık kuruluşuna götürüp tedavi talebini iletebilir. Çocuklar hakkında ceza yargılamasının ayrı kuralları da bulunduğundan, çocuğun hukuki durumunu avukatla ayrıca netleştirmek gerekir.

Dayanak mevzuat

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 188, 191, 192, 279, 280
  • 5275 sayılı Kanun m. 71

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.

Dosyanızı birlikte okuyalım.

Belgelerinizi getirin; ilk görüşmede hangi sürenin işlediğini, hangi yolun kısa olduğunu ve ücretin nasıl oluştuğunu açıkça konuşalım. Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla.