Görüşme talep edin

Bakırköy · İstanbul · Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla

  1. Ana sayfa
  2. Makaleler
  3. Ceza Hukuku
  4. Uyuşturucu suçları
  5. Uyuşturucu bulundurmak cezası: kullanım için bulundurma

CEZA HUKUKU

Uyuşturucu bulundurmak cezası: kullanım için bulundurma

Kullanmak için uyuşturucu bulundurmak TCK 191'de iki yıldan beş yıla kadar hapistir; ama savcılık dava açmayı beş yıl erteler. Şartlar ve ticaretle fark.

Yazan Av. Mustafa Yalçın6 dk okumaGüncelleme

KISACA

  • Kullanmak için uyuşturucu satın alan, kabul eden veya bulunduran kişiye TCK 191/1'e göre iki yıldan beş yıla kadar hapis verilir.
  • Soruşturma aşamasında kamu davasının açılması beş yıl süreyle ertelenir; CMK 171'deki şartlar aranmaz (TCK 191/2).
  • Erteleme süresinde en az bir yıl denetimli serbestlik uygulanır ve yılda en az iki kez test yapılır.
  • Madde ticaret amacıyla bulunduruluyorsa TCK 188/3 devreye girer ve ceza en az on yıldır.
  • Erteleme süresi sorunsuz geçerse kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir (TCK 191/7).

Üstünüzden ya da aracınızdan küçük bir miktar madde çıktı. Polis tutanak tuttu, telefonunuzu aldı, sizi ifade için götürdü. Aklınızdaki soru muhtemelen şu: hapse girer miyim? Kanun bu soruya iki yüzlü bir cevap veriyor. Kâğıt üzerinde iki yıldan beş yıla kadar hapis var. Ama aynı madde, savcıya davayı beş yıl ertelemeyi emrediyor.

Kanun ne diyor

TCK 191/1, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişiyi iki yıldan beş yıla kadar hapisle cezalandırıyor. Dört fiil sayılıyor: satın almak, kabul etmek, bulundurmak, kullanmak. "Kullanmak için" kaydı ilk üç fiili bağlıyor. Maddeyi kullanma amacı dışında bulunduran kişi ise 188'in kapsamına giriyor.

Hapis cezasının üst sınırı beş yıl olduğu için görevli mahkeme asliye ceza mahkemesi; ağır ceza mahkemesinin görevi on yıldan fazla hapis gerektiren suçlarla sınırlı (5235 sayılı Kanun m. 12).

Davanın ertelenmesi: asıl kural

TCK 191/2'ye göre bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında CMK 171'deki şartlar aranmaksızın beş yıl süreyle kamu davasının açılması ertelenir. Cümlenin kipine dikkat edin: "ertelenebilir" değil, "karar verilir". Savcının takdiri yok; kanun şart koşmadan erteleme yapılmasını emrediyor. Savcı şüpheliyi, yükümlülüklere uymazsa karşılaşacağı sonuçlar konusunda uyarıyor ve erteleme kararı kolluğa da bildiriliyor.

Erteleme süresinde (191/3) en az bir yıl denetimli serbestlik tedbiri uygulanıyor; bu süre müdürlüğün teklifi ya da savcının kararıyla altışar aylık dönemler hâlinde en fazla iki yıl daha uzatılabiliyor. Gerek görülürse tedavi de uygulanıyor. Savcı, erteleme süresince yılda en az iki kez şüpheliyi kullanım tespiti için ilgili kuruma sevk ediyor. Bu testler ve tedavi programı sürecin gerçek yükü; ayrıntılar için denetimli serbestlik yükümlülükleri ve tedavi programı yazılarına bakabilirsiniz.

Şüpheli yükümlülüklere uygun davranır ve yasakları ihlal etmezse, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı veriliyor (191/7). Dava hiç açılmamış oluyor. Erteleme kararına karşı ise CMK 171/2'de 173. maddeye göre itiraz yolu öngörülmüş; 173. maddedeki itiraz süresi kararın tebliğinden itibaren iki hafta, bu yüzden kararı almanızın ardından beklemeden bir avukata göstermekte fayda var. Daha ayrıntılı anlatım için TCK 191 ertelemesi yazısına bakın.

Erteleme bozulursa

191/4'e göre erteleme süresinde yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmek, tekrar kullanmak için madde satın almak, kabul etmek ya da bulundurmak veya madde kullanmak hâllerinde kamu davası açılıyor. Test sonucunun pozitif çıkması bu üç durumdan sonuncusu. 191/5 ise tekrar bulundurma ya da kullanmanın ayrı bir soruşturma konusu yapılmayacağını, yalnızca ihlal sayılacağını söylüyor. Yani yeni dosya açılmıyor, mevcut ertelemeden doğan dava açılıyor.

Kamu davası açıldıktan sonra suç tekrar işlenirse, bu kez ikinci bir erteleme kararı verilemiyor (191/6).

Madde "kullanım için" mi, değil mi

Savcılık, miktarı ve bulgularını değerlendirerek 191 ile 188 arasında karar veriyor. Bu seçim cezanın on yıldan mı iki yıldan mı başlayacağını belirliyor, bu yüzden savunmanın en yoğun çalıştığı nokta bu.

Kullanıma işaret eden deliller: kişinin kullanıcı olduğunu gösteren sağlık kaydı, test sonucu, tedavi başvurusu, kısıtlı miktar, kullanım malzemesi. Ticarete işaret edenler: çok sayıda paket, hassas terazi, ambalaj malzemesi, alıcı yazışmaları, ev ya da araçta saklanan miktar. Gram sınırı yazısı ve kullanıcı beyanı bu konuyu ayrı ayrı işliyor.

Kovuşturma sırasında eylemin münhasıran 191 kapsamına girdiği anlaşılırsa, 188 veya 190'dan yargılanan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar veriliyor (191/8). Yani ticaret iddiasıyla dava açılsa bile sonradan delillerin zayıflığı bu kapıyı açabilir.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: yirmi altı yaşında bir kişi, bir arkadaşıyla araçta kontrol edilirken bir miktar esrar ve içmek için hazırlanmış malzeme bulunuyor. Terazi yok, paket yok, telefonunda alım satım yazışması yok. Kişi daha önce tedavi için hastaneye başvurmuş. Bu tabloda savcılık 191'e göre kamu davasını erteleyebilir; kişi denetimli serbestlik ve test programına alınır. Ama aynı araçta on küçük paket ve bir hassas terazi çıksaydı soru değişecekti. Bu bir sonuç tahmini değil, hangi unsurların önemli olduğunu gösteren bir örnek. Madde cinsi için esrar bulundurmak cezası yazısı var.

Okul çevresi ve diğer artırım

TCK 191/10, kullanım için bulundurma gibi fiillerin okul, yurt, hastane, kışla ya da ibadethanenin iki yüz metre yakınında umumi veya umuma açık yerde işlenmesi hâlinde cezanın yarı oranında artırılacağını söylüyor. Bu durumda iki yıldan beş yıla kadar olan temel ceza yarı oranında artıyor. Okul çevresi yazısında mesafenin nasıl belirlendiği anlatılıyor.

Cezasızlık yolları

TCK 192/2, kullanmak için madde bulunduran kişi resmî makamlar haber almadan önce maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini bildirir, bu da suçluların yakalanmasını ya da maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa cezaya hükmedilmeyeceğini söylüyor. 192/4 ise kullanıcı, hakkında soruşturma başlatılmadan önce resmî makamlara ya da sağlık kuruluşlarına başvurup tedavi ettirilmesini isterse cezaya hükmedilmeyeceğini düzenliyor; bu durumda kamu görevlileri ve sağlık mesleği mensupları suçu bildirme yükümlülüğü altında kalmıyor. Kullanıcının kendiliğinden başvurusu ayrı bir yazıda.

Sık yapılan hatalar

İlk hata, ifadede "satmak için değildi" diye açıklama yapıp kullanım dışında bir süreklilik anlatmak. Madde nereden geldi, kaç kez alındı, kimden alındı sorularına verilen cevaplar tutanağa geçiyor ve ticaret yönünde delil olabiliyor. İkinci hata, test ya da denetimli serbestlik randevusunu kaçırmak. Küçük bir ihmal ertelemenin ihlali sayılabiliyor.

Üçüncü hata, "nasıl olsa erteleniyor" diye soruşturmayı hafife almak. Erteleme bir mahkûmiyet değil, ama beş yıl boyunca dava açılma riskiyle yaşamak demek: denetimli serbestlik en az bir yıl, uzatmalarla en çok üç yıl sürüyor, ertelemenin kendisi ise beş yıl ve bu süre içinde yeni madde bulundurmak ya da kullanmak doğrudan dava açılmasına yol açıyor.

Dava açılırsa ve mahkûmiyet çıkarsa

Erteleme ihlali ya da başka bir nedenle dava açılırsa asliye ceza mahkemesi yargılama yapar. Hükmedilen hapis iki yılı aşmazsa TCK 51'e göre erteleme gündeme gelebilir; bunun için daha önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapse mahkûm edilmemiş olmak ve yargılamada gösterilen pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği kanaatine varılması gerekiyor. Kısa süreli hapis cezası için TCK 50'deki seçenek yaptırımlar da ayrıca düşünülebilir.

Kovuşturma sırasında eylemin yalnızca 191 kapsamına girdiği anlaşılırsa, daha önce anlattığımız gibi hükmün açıklanmasının geri bırakılması (191/8) devreye giriyor. Ceza infaz aşamasına kadar giderse, 5275 sayılı Kanun kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçundan hükümlü olanları denetimli serbestlik sırasında tedavi ve rehabilitasyon programlarına katılma yükümlülüğüne de tabi tutuyor. Yani sürecin hangi aşamasında olursanız olun tedavi ve takip öne çıkıyor.

Soruşturmanın ilk anları

Üzerinden madde çıkan kişi genellikle polis merkezine götürülür, ifadesi alınır, maddenin cinsi ve miktarı için kriminal inceleme istenir. Kullanıcı olup olmadığınızı anlamak için kan ya da idrar örneği istenebilir; bu konudaki sınırlar ayrı bir yazıda: zorla kan ve idrar numunesi. Telefona el konulduysa, içindeki yazışmalar ticaret mi kullanım mı sorusunun cevabını etkiler. Kolluğa verilen ilk ifade, kullanım için bulundurma ile ticaret arasındaki çizgiyi sonradan çizmeyi güçleştirebilir.

Telefon ve avukat

Bu tür dosyalarda ilk günlerde en çok yapılan şey bilgi eksikliği yüzünden gereksiz beyan vermek. Durumunuzu anlatmak için iletişim sayfasındaki numaradan arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz. Gözaltındaysanız ya da ifadeye çağrıldıysanız, ifadeden önce görüşmek miktarın, amacın ve kullanım geçmişinin tutanağa doğru yansımasını sağlar. Genel bilgi için ceza hukuku sayfasına da bakabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Üzerimden uyuşturucu çıktı ama kullanıcıyım, ne olur?

Kullanmak için bulundurduğunuz anlaşılırsa TCK 191 uygulanır. Savcı kamu davasını beş yıl erteler, siz de denetimli serbestlik ve gerekirse tedavi programına alınırsınız. Süre yükümlülüklere uygun geçerse kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir.

Uyuşturucu bulundurmak ile uyuşturucu ticareti arasındaki fark nedir?

Fark, amaçtır. Kanunda gram sınırı yoktur. Miktar, ambalaj, terazi, yazışmalar ve kişinin kullanıcı olup olmadığı birlikte değerlendirilir. Ticaretten ceza on yıldan, kullanım için bulundurmadan iki yıldan başlar.

Erteleme süresinde tekrar uyuşturucu bulundurursam ne olur?

Bu durum ayrı bir soruşturma konusu yapılmaz, ama erteleme ihlal sayılır ve hakkınızda kamu davası açılır (TCK 191/4-5). Kamu davası açıldıktan sonra kullanım suçu tekrar işlenirse yeni bir erteleme kararı verilemez.

Uyuşturucu bulundurma suçu adli sicile işler mi?

Erteleme süresi sorunsuz geçerse kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir ve ortada bir mahkûmiyet olmaz. Dava açılıp mahkûmiyet çıkarsa durum farklıdır; ayrıntı için uyuşturucu suçlarında adli sicil yazısına bakabilirsiniz.

Dayanak mevzuat

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 50, 51, 188, 190, 191, 192
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 171, 173
  • 5235 sayılı Kanun m. 12
  • 5275 sayılı Kanun m. 71

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.

Dosyanızı birlikte okuyalım.

Belgelerinizi getirin; ilk görüşmede hangi sürenin işlediğini, hangi yolun kısa olduğunu ve ücretin nasıl oluştuğunu açıkça konuşalım. Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla.