KISACA
- Çocuğa karşı cinsel taciz TCK 105/1 uyarınca altı aydan üç yıla kadar hapisle cezalandırılır; yetişkinde bulunan adli para cezası seçeneği çocuk mağdurda yoktur.
- Kamu görevi, hizmet ilişkisi ya da aile içi ilişkinin kolaylığı, eğitici ve bakıcı gibi görevler, aynı işyeri, elektronik haberleşme veya teşhir hâllerinde ceza yarı oranında artar (TCK 105/2); üst sınır dört buçuk yıl olur.
- Taciz yüzünden çocuk işi bırakmak, okuldan ya da ailesinden ayrılmak zorunda kalmışsa verilecek ceza bir yıldan az olamaz.
- Suç şikâyete bağlıdır, şikâyet süresi altı aydır ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaştırma yapılamaz; on beş yaşından küçük çocuğa yönelik sarkıntılık ise ayrı bir suçtur ve TCK 103 kapsamında kendiliğinden soruşturulur (failin de çocuk olduğu sarkıntılık hâli şikâyete bağlıdır).
Çocuğa karşı cinsel taciz TCK 105/1'e göre altı aydan üç yıla kadar hapisle cezalandırılır. Bu yetişkine karşı fiildeki üç ay ile iki yıl arası aralıktan ve seçimlik adli para cezasından farklı: çocukta alt ve üst sınır yükselir, hapsin yerine geçecek para cezası seçeneği ortadan kalkar. Nitelikli hâller varsa ceza yarı oranında artar.
Önce fiilin hangi madde olduğunu ayıralım
Cinsel taciz, cinsel amaçlı olarak bir kimseyi rahatsız eden davranışlardır: ısrarlı cinsel içerikli sözler, istenmeyen mesajlar, uygunsuz bakış ve işaretler, kısa süreli ve hafif dokunuşlar bu çerçevededir. Bunun üstünde, çocuk açısından başka bir madde var: TCK 103.
Çocuk on beş yaşını tamamlamamışsa, tamamlamış olsa bile fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemişse, ona karşı yapılan her türlü cinsel davranış istismar sayılır. Sarkıntılık düzeyinde kalan istismar için ceza üç yıldan sekiz yıla kadardır; mağdur on iki yaşını doldurmamışsa alt sınır beş yıla çıkar (TCK 103/1). On beşini bitirmiş çocuğa yönelik, cebir, tehdit ya da hile içermeyen cinsel amaçlı davranış ise çoğunlukla 105'te kalır. Bu sınır çoğu dosyanın asıl tartışması: aynı sarılma ya da dokunma, çocuk on dört yaşındaysa 103, on altı yaşındaysa 105 olabilir. Çocuğa sarkıntılık cezası yazısı 103 tarafını anlatıyor.
Ceza aralığı ve artıran hâller
105/1: çocuğa karşı işlenmesi hâlinde altı aydan üç yıla kadar hapis.
105/2 ise suçun şu hâllerde işlenmesini nitelikli sayar ve cezayı yarı oranında artırır:
- kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin ya da aile içi ilişkinin sağladığı kolaylıktan faydalanılarak,
- vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren ya da koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından,
- aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan faydalanılarak,
- posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanılarak,
- teşhir suretiyle.
Bentlerden birden fazlası bir arada gerçekleşse de aynı fıkradan tek bir yarı oranında artırım yapılır. Artırım sonrası çocuğa karşı üst sınır dört buçuk yıl, alt sınır dokuz ay olur. Ayrıca fiil yüzünden çocuk işi bırakmak, okuldan ya da ailesinden ayrılmak zorunda kalmışsa verilecek ceza bir yıldan az olamaz. Servis şoförü, özel ders veren kişi, spor eğitmeni gibi görev sahiplerinin dosyası çoğunlukla bu fıkraya yaslanır.
Taciz mi istismar mı: sınırın nerede çekildiği
Pratikte en çok soru bu sınırdan çıkıyor. Sözlü sataşma, cinsel içerikli mesaj, bakış ve işaret, ısrarlı yaklaşma 105 alanındadır. Cinsel amaçlı dokunma, öpme, okşama gibi bedensel temas ise çocuğun yaşına göre 103'e kayabilir. Kanun bu ayrımı çocuğun on beşini tamamlayıp tamamlamadığına bağlar; ancak sarkıntılığın tarifi kanun metninde yapılmamıştır, dosyadaki olgulara bakılır. Temasın süresi, yeri, gücü ve niyeti, savcılığın maddeyi seçmesinde etkilidir. İddianamede 105 yerine 103 yazılması ceza aralığını yarı yarıya değil, kat kat değiştirir: üç yıl üst sınırlı bir suçtan sekiz yıl üst sınırlı suça geçilir; eylem sarkıntılığı aşıp istismar düzeyinde görülürse üst sınır on beş yıl olur ve görevli mahkeme ağır ceza olur.
Şikâyet ve süre
105/1 şikâyete bağlıdır. Şikâyet hakkı olan çocuğun kendisi ya da kanuni temsilcisidir. Süre altı aydır ve fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği günden başlar (TCK 73/1-2). Çocuk olayı hemen anlatmayabilir; bu yüzden süre ailenin olayı öğrendiği günden itibaren işler. Yine de çocuğun anlatmasını beklemek, altı ayın geçmesine yol açabilir.
Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaştırma yapılamaz (CMK 253/3); anlaşma ya da özür dosyayı kendiliğinden kapatmaz. Şikâyet edildikten sonra vazgeçme ise TCK 73/4 gereği davayı düşürür, ancak vazgeçmenin ardında baskı ya da para teklifi varsa bu başka bir sorun yaratır. Ayrıntı için cinsel saldırı şikâyetinden vazgeçme yazısındaki ilkeler bu suç için de yol gösterir.
Çocuğun dinlenmesi ve ifade
Çocuk mağdurlar soruşturmada alışılmış sorgu usulüyle dinlenmez. Psikolojisi bozulmuş çocuk bu suça ilişkin soruşturma veya kovuşturmada tanık olarak bir defa dinlenebilir (CMK 236/2); dinleme sırasında psikoloji, psikiyatri, tıp veya eğitim alanında çalışan ilgili bir görevli hazır bulunur (236/3). Savcı ya da hâkim gerekli görürse çocuğun beyanı özel ortamda, bu alanda görevli kişiler aracılığıyla alınır ve şüpheli ile yüz yüze gelmesi önlenir (236/4). Hakkında isnat bulunan kişi açısından bu, çocuğun beyanının uzman aracılığıyla ve kendisiyle yüz yüze gelmeden alınabilmesi demektir. Taciz iddiasına karşı savunma yöntemleri için cinsel taciz iddiasına karşı savunma yazısı yol gösterir.
Zamanaşımı ve mahkeme
Üst sınır üç yıl olduğundan dava zamanaşımı sekiz yıldır (TCK 66/1-e). Nitelikli hâlde üst sınır dört buçuk yıl olsa da yine beş yıldan fazla olmadığı için süre değişmez. Soruşturma kapsamında ifadenin alınması, tutuklama, iddianame ve mahkûmiyet kararı zamanaşımını keser ve süre yeniden başlar; kesilme hâlinde süre en fazla yarısına kadar uzar (TCK 67). Fail çocuksa süreler yarıya ya da üçte ikiye iner (TCK 66/2).
Görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir; üst sınır dört buçuk yıl olduğundan ağır ceza görev alanına girmez (5235 sayılı Kanun m. 11 ve 14).
Erteleme ve HAGB
Mahkeme iki yıl ya da daha az hapse hükmederse erteleme (TCK 51) ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması (CMK 231) mümkündür. HAGB için sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmaması, mahkemenin yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varması ve mağdurun uğradığı zararın giderilmesi aranır. Erteleme için daha önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapis cezası almamış olmak gerekir. Alt sınır altı ay, üst sınır üç yıl olduğundan, mahkemenin cezayı nerede belirlediği sonucu değiştirir. Çocuk istismarında bu kurumların işleyişi çocuk istismarı cezası ertelenir mi yazısında ele alınıyor.
Varsayımsal bir örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: on altı yaşındaki bir kız, haftada iki gün gittiği özel ders sırasında hocasının kendisine cinsel içerikli yorumlar yaptığını ve bir keresinde sırtına uzun süre elini koyduğunu ailesine anlatıyor. Aile bir ay sonra durumu öğreniyor. Çocuk on beşini bitirmiş olduğundan fiil 103 değil 105 bakımından değerlendirilir; hocanın öğretici sıfatı 105/2-b nedeniyle artırım sebebi olabilir. Şikâyet süresi ailenin olayı öğrendiği günden başladığı için bir ay sonra yapılan başvuru süre içindedir. Hâkimin takdirine bırakılan alanlar ise cezanın alt sınırdan belirlenip belirlenmeyeceği ve HAGB gibi kurumlardır; sonuç önceden söylenemez.
Dosyada zayıf noktalar
Aile tarafında sık görülen hata, çocuğun anlatımına dayanıp başka delili toplamamak. Mesaj ekran görüntülerini saklamak, olayın tarih ve yer notlarını tutmak dosyayı güçlendirir. Hakkında isnat bulunan kişi çocuğa ya da aileye ulaşıp durumu "kapatmaya" çalışırsa bu, tanık veya mağdur üzerinde baskı girişimi olarak tutuklama nedeni sayılabilir (CMK 100/2-b).
Durumunuzu anlatmak için
Şikâyet süresi kısa, ilk ifade ise çoğu zaman beklenmedik bir günde gelir. Çocuğunuzla ilgili bir olay öğrendiyseniz ya da hakkınızda taciz isnadı varsa, durumunuzu anlatmak için bizi arayabilir veya WhatsApp'tan yazabilirsiniz; bilgiler iletişim sayfasında. Şikâyet süresi dolmadan hangi adımların atılabileceğini ya da ifadeden önce hangi belgelerin hazırlanacağını telefonla konuşmak zaman kazandırır. Çalışma çerçevemiz ceza hukuku sayfasında, genel taciz suçu ise cinsel taciz cezası yazısında anlatılıyor.
Sık sorulan sorular
Çocuğa yönelik cinsel taciz hangi durumda cinsel istismar sayılır?
Çocuk on beş yaşını tamamlamamışsa ya da tamamlamış olsa bile fiilin anlam ve sonuçlarını algılayacak durumda değilse, ona yönelik her türlü cinsel davranış TCK 103 kapsamındadır; sarkıntılık düzeyindeki istismar üç yıldan sekiz yıla kadar hapistir. TCK 105 ise daha çok on beşini bitirmiş çocuğa yönelik sözlü, yazılı ya da hafif nitelikli cinsel amaçlı davranışları kapsar.
Çocuğa cinsel tacizde ceza ertelenir ya da HAGB uygulanır mı?
Mahkeme iki yıl veya daha az hapse hükmederse erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullar varsa mümkündür; üst sınır üç yıl olduğundan her dosyada ulaşılamayabilir. Çocuğun uğradığı zararın giderilmesi gibi şartlar ayrıca aranır, sonuç dosyaya bağlıdır.
Çocuk adına şikâyet kim yapar, süre ne zaman başlar?
Şikâyet hakkı olan kişi çocuğun kendisi ya da kanuni temsilcisidir. Altı aylık süre, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği günden başlar (TCK 73/2). Süre geçerse soruşturma yapılamaz.
Çocuğa cinsel taciz yapan çocuk olursa ne olur?
Fail de çocuksa yaşına göre değerlendirilir: on iki yaşını doldurmamış çocuğun ceza sorumluluğu yoktur, on iki ile on beş arası için algılama yeteneği aranır, on beş ile on sekiz arası için ceza üçte bir oranında indirilir (TCK 31). Sosyal inceleme ve çocuklara özgü usul uygulanır.
Dayanak mevzuat
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 31, 51, 66, 67, 73, 103, 105
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 100, 231, 236, 253
- 5235 sayılı Kanun m. 11, 14
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.