KISACA
- Duruşma kural olarak herkese açıktır; cinsel saldırı davası için ayrı bir otomatik kapalılık kuralı yoktur (CMK m. 182/1).
- Genel ahlakın ya da kamu güvenliğinin kesin olarak gerektirdiği hâllerde mahkeme duruşmanın bir kısmını veya tamamını kapalı yapabilir (CMK m. 182/2).
- Sanık on sekiz yaşını doldurmamışsa duruşma zorunlu olarak kapalı yapılır ve hüküm de kapalı duruşmada açıklanır (CMK m. 185).
- Kapalılık kararı gerekçesiyle birlikte ve hüküm açık duruşmada açıklanır; kapalı salonda da ses ve görüntü kaydı yasaktır.
Mağdur ya da sanık yakını için ilk soru genellikle aynıdır: salon kalabalık olacak mı, anlatılanlar dışarıdan dinlenecek mi? Cevap kanunda net yazıyor. Ceza davalarında duruşma herkese açıktır, kapalı görülmesi ise mahkemenin gerekçeli bir kararına bağlıdır. Cinsel saldırı için ayrıca "otomatik gizlilik" öngören bir hüküm yok.
Kural açıklık, istisna kapalılık
CMK 182/1 tek cümleyle başlar: duruşma herkese açıktır. Bunun sebebi yargılamanın denetlenebilir olması. Kimse kapalı bir salonda hakkında karar verilmesini istemez; sanık da, mağdur da bu güvenceden yararlanır.
İkinci fıkra istisnayı koyar. Genel ahlakın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hâllerde mahkeme duruşmanın bir kısmının ya da tamamının kapalı yapılmasına karar verebilir. "Kesin olarak" sözcüğü önemli. Mahkeme, "olsa da olur" diye değil, açık yapmanın somut bir sakınca doğuracağını gördüğünde kapatır. Cinsel saldırı davalarında anlatılan olayın niteliği bu ölçütle sık sık gündeme gelir, ama kanun bunu otomatik bir sonuç yapmaz; her dosyada mahkeme ayrıca değerlendirir.
"Bir kısmı" ifadesi pratikte işe yarar. Mahkeme yalnız mağdurun dinlendiği oturumu kapatıp diğer oturumları açık bırakabilir. Mağdurun anlatımı sırasında salon boşaltılır, diğer oturumlar herkese açık sürer.
Talebi kim, nasıl yapar
Kanun kimin talep edebileceğini saymıyor. Uygulamada mağdurun vekili ya da katılan sıfatıyla mağdurun kendisi, ilk duruşmadan önce bir dilekçe verir veya duruşmada sözlü olarak ister; sözlü talep tutanağa geçer. Sanık ve müdafii de aynı talebi yapabilir, çünkü sanığın özel hayatı ve isnadın niteliği onun için de gizlilik gerekçesi olabilir. Savcı kendiliğinden de ileri sürebilir.
Talebe gerekçe yazmak işi kolaylaştırır. "Yalnız korkuyorum" demek yerine olayın niteliğini, mağdurun yaşını ya da salondaki kişilerin sayısını açıkça belirtmek mahkemenin takdirine somut bir zemin sağlar. Gerekçesiz bir talep reddedilebilir. Reddedilirse sonraki oturumda yeniden, yeni bir olguyla talep etmek mümkündür.
Sanık çocuksa kapalılık zorunludur
CMK 185'e göre sanık on sekiz yaşını doldurmamışsa duruşma kapalı yapılır ve hüküm de kapalı duruşmada açıklanır. Burada mahkemenin takdiri yoktur. Reşit olmayan bir gencin cinsel suç isnadıyla yargılandığı dosyada bu yüzden izleyici salonu baştan kapalıdır. Çocuklara özgü kovuşturma kuralları ayrıca saklıdır.
Kapalı duruşmada neler değişir, neler değişmez
Kapalılık kararı verildiğinde dinleyiciler salondan çıkarılır. Taraflar, avukatlar ve duruşmanın yürütülmesi için gerekli kişiler salonda kalır. Mağdurun dinlenmesine ilişkin koruma kuralları ise kapalılıktan bağımsız ayrıca işler; bunlar için mağdurun dinlenmesi yazısına bakabilirsiniz.
Üç şey kapalılıkla da değişmez. Birincisi, gerekçeli kapalılık kararı ile hüküm açık duruşmada açıklanır (CMK m. 182/3); yani mahkeme kapalı salonda neden kapattığını ve nasıl hükmettiğini kamuya saklamaz. İstisna sanığın çocuk olduğu zorunlu kapalılıktır. İkincisi, adliye binasında ve duruşma salonunda ses veya görüntü kaydı alınamaz (CMK m. 183); telefonla çekim yapmak da buna girer. Üçüncüsü, kapalılık kararı tutanağa nedenleriyle yazılır (CMK m. 186).
Kapalılık isteminin kendisi de tartışılır. Kapalı yapılması istemi hakkında yapılacak duruşma, istem üzerine ya da mahkeme uygun görürse kapalı yapılır (CMK m. 184); yani talebin gerekçesini açık salonda anlatmak zorunda kalmazsınız.
Soruşturma evresi ile kovuşturma evresi aynı şey değil
Gizlilik meselesi iki ayrı yerde karşınıza çıkar. Savcılık aşamasında, yani soruşturmada, usul işlemleri kanun gereği gizlidir (CMK m. 157). Burada kimse bir karar vermez; kural kendiliğinden işler, yalnız savunma haklarına zarar vermemek şartıyla. İddianame kabul edilip dava açıldığında ise kovuşturma başlar, işte o noktada açıklık kuralı geçerli olur ve kapalılık ancak mahkeme kararıyla gelir. Yani "savcılıkta işlemler gizliydi, mahkemede de öyle olur" beklentisi yanlış. Mahkemede varsayılan durum açık salondur.
Mağdur davaya katıldıysa neler değişir
Mağdur, ilk derece mahkemesinde hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduğunu bildirerek davaya katılabilir (CMK m. 237). Katılma dilekçeyle ya da duruşmada sözlü beyanla olur. Katılan sıfatı kazanan mağdur duruşmadan haberdar edilir, tanıkların çağrılmasını isteyebilir, tutanaktan örnek alabilir ve davayı sonuçlandıran karara karşı kanun yoluna gidebilir (CMK m. 234). Gizli duruşma talebini bu sıfatla yapmak, mahkemenin gözünde de daha sağlam bir zemin kurar; çünkü talep eden artık dosyanın tarafıdır.
Cinsel saldırı suçlarında vekili bulunmayan mağdur, baro tarafından kendisine avukat görevlendirilmesini isteyebilir (CMK m. 234 ve 239). Mağdur çocuksa bu istem aranmaz, avukat kendiliğinden görevlendirilir. Bu avukat gizlilik talebini, tanık dinletme isteğini ve diğer usul taleplerini mağdur adına yürütür.
Sanık tarafının bakışı
Gizlilik yalnız mağdur lehine bir kavram değil. Cinsel saldırı isnadı, sonunda beraat bile çıksa, adı geçen kişi için ağır bir damga demek. Sanık ve müdafii, duruşmanın kapalı yapılmasını isteyebilir; mahkeme bunu mağdurun talebiyle birlikte tartar. Sanık hazır bulunmasa da müdafi bütün oturumlarda hazır bulunma yetkisine sahiptir (CMK m. 197), dolayısıyla kapalılık sanığın savunmasız kaldığı anlamına gelmez. Müdafi, sanığa, tanıklara ve mağdura doğrudan soru yöneltebilir (CMK m. 201); sanığın kendisi ise soruları mahkeme başkanı veya hâkim aracılığıyla sorar.
Cinsel saldırı gibi alt sınırı yüksek suçlarda müdafi bulundurmak zorunludur: alt sınırı beş yıldan fazla hapis gerektiren suçlarda müdafi istem aranmaksızın görevlendirilir (CMK m. 150/3). TCK 102/1'in temel hâlinde alt sınır beş yıl, yani "beş yıldan fazla" değil; ama vücuda organ veya cisim sokulması gibi daha ağır hâllerde alt sınır bu eşiği aşar.
Varsayımsal bir örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: yirmili yaşlarda bir mağdur, eski iş arkadaşından şikâyetçi, davaya katılan sıfatıyla vekil aracılığıyla temsil ediliyor. Vekil, ilk duruşmaya iki hafta kala olayın niteliğini ve mağdurun salondaki kalabalıktan çekindiğini belirten bir dilekçe veriyor. Mahkeme dilekçeyi duruşmada okur, savcının ve sanık müdafiinin görüşünü alır, mağdurun dinleneceği oturumu kapalı yapar, diğer oturumları açık bırakır. Burada sonuç dosyaya göre değişebilirdi; mahkeme talebi reddedip açık devam da edebilirdi. Anlatmak istediğim, kararın talebin ne kadar somut kurulduğuna ve dosyanın niteliğine bağlı olması.
Sık yapılan hatalar
Birinci hata, talebi duruşma günü akla getirmek. Mahkemenin salonu hazırlaması ve gerekçeyi tartması için dilekçeyle önceden başvurmak daha sağlıklı.
İkinci hata, kapalılığı dosyanın gizli olmasıyla karıştırmak. Duruşmanın kapalı olması soruşturma dosyasının herkese kapalı olmasıyla aynı şey değil. Taraflar ve vekiller dosyayı inceleme ve tutanaktan örnek isteme haklarını korur. Mağdurun bu hakları için cinsel saldırı mağdurunun hakları yazısına bakabilirsiniz.
Üçüncü hata, kapalılığı sonucu garanti eden bir şey sanmak. Kapalı duruşma dinleyiciyi dışarıda bırakır; hüküm açık duruşmada açıklandığında karar yine kamuya yansır.
Dördüncü hata, sanık tarafında olup konuyu hiç gündeme getirmemek. Isnat edilen fiilin niteliği sanığın özel hayatını da ilgilendiriyor; müdafi bu konuda talepte bulunabilir.
Dosyanız için yapabileceğiniz somut adım
Duruşma tarihi belli olmuşsa, talep dilekçesini mümkünse gün gelmeden mahkemeye verin. Mağdurun vekili yoksa, cinsel saldırı mağdurunun talebi üzerine baro tarafından avukat görevlendirilebilir (CMK m. 234/1-a-3 ve b-5); bu hak bir sonraki aşamada da kullanılabilir. Talebin gerekçesini somut tutun, tutanağa yazdırın, ret çıkarsa bir sonraki oturumda yeni olguyla yineleyin.
Ayrıntılar dosyaya göre değişiyor: mağdur mu, sanık mı olduğunuz, davanın hangi aşamada bulunduğu, sanığın yaşı. Durumunuzu anlatmak için büroyu telefonla arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz; duruşma tarihi yaklaşıyorsa erken aramak talep dilekçesini hazırlamaya zaman bırakır. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, genel çerçeve için ceza hukuku sayfasında. Suçun ceza aralıklarını merak ediyorsanız cinsel saldırı cezası yazısı da yardımcı olur.
Sık sorulan sorular
Cinsel saldırı davasında duruşma kendiliğinden kapalı mı görülür?
Hayır. CMK 182 duruşmanın açık olmasını esas alır. Kapalılık, mahkemenin genel ahlak veya kamu güvenliği gerekçesiyle verdiği bir karardır. Yalnızca sanık on sekiz yaşını doldurmamışsa kapalılık zorunludur (CMK m. 185).
Gizli duruşma talebini kim yapabilir?
Kanun talep sahibini sınırlamaz. Mağdur, vekili, katılan, sanık ya da savcı mahkemeye dilekçeyle veya duruşmada sözlü olarak başvurabilir. Karar yine mahkemeye aittir ve mahkeme gerekçesini yazar.
Kapalı duruşmada karar da gizli mi okunur?
Hayır. CMK 182/3'e göre kapalılığa ilişkin gerekçeli karar ile hüküm açık duruşmada açıklanır. Zorunlu kapalılık hâlinde, yani sanık çocuksa, hüküm de kapalı duruşmada açıklanır.
Duruşma kapalı olunca basın veya izleyici içeri girebilir mi?
Kapalılık kararı kapsadığı oturum boyunca dinleyicilerin salonda bulunmasını engeller. Taraflar, vekilleri ve müdafi yargılamaya katılmaya devam eder. Adliye binasında ve salonda ses veya görüntü kaydı alınması zaten yasaktır (CMK m. 183).
Dayanak mevzuat
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 150, 157, 182, 183, 184, 185, 186, 197, 201, 234, 237, 239
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 102
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.