Görüşme talep edin

Bakırköy · İstanbul · Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla

  1. Ana sayfa
  2. Makaleler
  3. Ceza Hukuku
  4. Öldürme ve yaralama suçları
  5. Alkol veya uyuşturucu etkisinde öldürme ceza sorumluluğu

CEZA HUKUKU

Alkol veya uyuşturucu etkisinde öldürme ceza sorumluluğu

Alkollüyken adam öldürmede ceza kalkar mı? TCK 34'e göre isteyerek alınan alkol veya uyuşturucu sorumluluğu kaldırmaz; irade dışı alınırsa ceza verilmez.

Yazan Av. Mustafa Yalçın6 dk okumaGüncelleme

KISACA

  • İsteyerek alınan alkol veya uyuşturucunun etkisinde işlenen suçta TCK 34/1 uygulanmaz; kişi fiilinden diğer herkes gibi sorumlu tutulur (TCK 34/2).
  • Madde yalnızca geçici bir nedenle ya da irade dışı alınan alkol veya uyuşturucu için ceza verilmemesini öngörür ve iki şart arar: algılayamama ya da davranışları yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalması.
  • Kasten öldürme TCK 81'de müebbet hapistir; sarhoşluk nitelikli hâl de değildir, indirim nedeni de değildir.
  • Kastın bulunup bulunmadığı ayrıca tartışılır: kasıt yoksa dosya taksirle öldürmeye (TCK 85) ya da olası kasta kayabilir.
  • Kan ve idrar tahlili, adli tıp raporu ve tanık anlatımı sorumluluğun hangi başlıkta ele alınacağını belirleyen başlıca delillerdir.

Sarhoşken ya da uyuşturucunun etkisindeyken birini öldüren kişi cezadan kurtulur mu? Çoğu zaman hayır. Türk Ceza Kanunu bu soruya iki yönlü cevap veriyor: alkol ya da madde kişinin kendi isteğiyle alındıysa sorumluluk aynen sürer; irade dışı alındıysa ve kişinin algısını ya da kendini yönlendirme gücünü gerçekten ortadan kaldırdıysa ceza verilmez. Aradaki sınır ince, delille çiziliyor.

TCK 34 iki fıkrada ne söylüyor

Madde 34/1'e göre geçici bir nedenle ya da irade dışı alınan alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan, ya da bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmez. İkinci fıkra tek cümle: iradi olarak alınan alkol veya uyuşturucu etkisinde suç işleyen kişi hakkında birinci fıkra uygulanmaz.

Buradaki anahtar kelime “irade”. Bir akşam içki içmeye kendi kararıyla başlayan kişi, sonradan kontrolünü kaybetse bile iradi alım yapmış sayılır. Kanunun mantığı şu: sarhoş olmayı seçen kişi, sarhoşken yapacaklarının riskini de üstlenmiştir.

İrade dışı alım ne demek

Kavram dar. Zorla içirilen alkol, kişinin bilgisi dışında içeceğine karıştırılan bir madde, hekimin uyardığı yan etkiyi taşımayan ya da beklenmeyen bir ilaç tepkisi bu kategoriye girebilecek örneklerdir. “Fazla kaçırdım”, “arkadaşlar ısrar etti” gibi gerekçeler ise kendi isteğiyle içen kişiyi iradi alıma dahil eder.

İrade dışı alım kanıtlansa bile ikinci şart ayrıca aranır: kişi fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamamış ya da davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olmalı. Hafif bir sarhoşluk bu eşiği aşmaz. Mahkeme bu noktada kan ve idrar tahlilini, adli tıp raporunu, olay anındaki davranışların tutarlılığını ve tanıkların anlattıklarını birlikte tartar.

İradi sarhoşlukta ceza nasıl belirlenir

34/2 devreye girdiğinde fiil, alkol hiç olmamış gibi değerlendirilir. Kasten öldürmenin temel cezası müebbet hapistir (TCK 81). Madde 82'deki nitelikli hâller (tasarlama, canavarca his, kadına karşı işleme, çocuğa karşı işleme gibi) varsa ağırlaştırılmış müebbet gündeme gelir. Sarhoşluk bu listede yok; yani ne cezayı artıran bir neden ne de indiren bir neden.

Bir başka ayrıntı da dosyayı belirleyen şeyin kasıt olması. Kast, suçun unsurlarının bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir. Kişi ölümü öngörüp göze almışsa olası kast vardır ve kanun bu durumda 21/2 uyarınca ayrı bir ceza aralığı (müebbet gerektiren suçlarda yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar hapis) belirler. Kast hiç yoksa dosya taksirle öldürmeye döner ve ceza iki yıldan altı yıla iner. Alkol etkisi çoğu dosyada işte bu kast sorusunun içinde tartışılır: kişi gerçekten ölümü mü istedi, yoksa sonuç onun öngörmediği bir şey miydi?

Taksir tarafı: alkolle araç kullanmak

Alkollü araç kullanırken yaşanan ölümlü kazalarda kasten öldürme değil, taksirle öldürme (TCK 85) uygulanır. Burada soru, taksirin bilinçli olup olmadığıdır. Bilinçli taksirde (TCK 22/3) kişi öngördüğü sonucu istememiş ama sonuç yine de gerçekleşmiştir ve ceza üçte birden yarısına kadar artırılır. Alkol seviyesinin ve sürücünün ne kadar öngörüde bulunabildiğinin bu değerlendirmeye etkisi dosyadan dosyaya değişir. Konunun ayrıntısı için olası kast ile bilinçli taksir arasındaki farka ve taksirle öldürme cezasına bakabilirsiniz.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: bir düğün sonrası iki kişi arasında çıkan kavgada biri ölüyor, şüpheli ise olay sırasında içkili olduğunu söylüyor. Soruşturmada ilk bakılan şey içkiyi nasıl aldığı ve kavgayı hatırlayıp hatırlamadığı olur. Kendi isteğiyle içtiyse 34/2 gereği alkol sorumluluğu kaldırmaz; mahkeme asıl olarak kastı, tahrik gibi başka indirim nedenlerini ve meşru müdafaa iddiasını tartar. Bu anlatım bir sonuç tahmini değil, hangi sorulara bakıldığını gösteriyor. Tahrik tarafı için haksız tahrik makalesine göz atabilirsiniz.

Delil toplama ve tutuklama

Alkol ya da uyuşturucu iddiası olduğunda tahlil zamanı çok önemlidir. Kan ve idrar örneği alınma saati, ölçümün yöntemi ve laboratuvar sonucu, sonradan etki seviyesi hakkında yürütülen bütün çıkarımların dayanağıdır. Bu yüzden ölçümün hukuka uygun alınıp alınmadığı ve zincirin kesintisiz olup olmadığı dosyada ayrıca incelenir.

Tahlilin ne zaman alındığı kadar, kimin tarafından ve hangi usulle alındığı da sorulur. Olaydan saatler sonra alınan bir örnekte çıkan değer, olay anındaki seviyeyi doğrudan göstermez; bunu hesaplayan adli tıp raporu da yöntem tartışmasına açıktır. Kişinin rızası olmadan alınan örnek için CMK 75'teki karar şartlarının yerine getirilip getirilmediği (hâkim ya da mahkeme kararı, gecikmesinde sakınca varsa savcı kararı ve yirmi dört saat içinde onay) ayrıca incelenir. Savunma bu yönden eksik bulursa rapora itiraz edip ek inceleme isteyebilir.

Tutuklama bakımından da tablo net: CMK 100/3'te kasten öldürme (madde 81, 82, 83) katalog suçlar arasındadır. Somut delillere dayanan kuvvetli şüphe varsa tutuklama nedeni var sayılabilir. Taksirle öldürme (85) bu katalogda yer almaz; orada hâkim tutuklama nedenlerini genel kurallara göre arar. Tutuklama sürecini cinayet şüphelisinin tutuklanması makalesinde anlattık.

Mahkeme hangi soruları sorar

Sarhoşluk iddiası öne sürüldüğünde mahkeme bunu tek bir kutuya koymaz, birkaç ayrı soru sorar. Madde nasıl alındı: kişi kendi isteğiyle mi içti, yoksa içeceğe ondan habersiz bir şey mi katıldı? Alınan madde ne kadardı ve olay anındaki seviyesi neydi? Kişi olay sırasında ve sonrasında planlı davranışlar gösterdi mi: silahı yanında getirdi mi, olay yerinden ayrıldı mı, delili ortadan kaldırmaya çalıştı mı? Tanıklar onu nasıl gördü, konuşması ve yürüyüşü nasıldı?

Bu sorulara verilen cevaplar iki yönde işleyebilir. Kişi gerçekten kendini yönlendiremeyecek durumdaysa kastın varlığı tartışmalı hâle gelir. Tersine, olaydan sonra bilinçli ve planlı davranışlar sergilenmişse, kişinin ne yaptığını bildiği sonucuna varılabilir. Bu bulguların hiçbiri tek başına belirleyici değildir.

Akıl hastalığı ve bağımlılıkla karıştırılmasın

TCK 34 geçici ya da irade dışı etkiyi anlatır. Kalıcı bir ruh sağlığı sorunu varsa değerlendirme TCK 32'ye göre yapılır: akıl hastalığı nedeniyle fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış kişiye ceza verilmez, ancak güvenlik tedbirine hükmolunur (32/1). Yeteneği azalmış ama o dereceye varmamış kişiye ağırlaştırılmış müebbet yerine yirmibeş yıl, müebbet yerine yirmi yıl hapis verilir (32/2). Alkol veya uyuşturucu bağımlılığının bu kapsama girip girmediği adli tıp ve ruh sağlığı raporlarıyla belirlenir; bu konuda ayrıntılı bilgi için akıl hastası sanığın cinayet davası makalesine bakabilirsiniz.

Bağımlılığın bir de tedbir yönü var. CMK 109/3-e uyarınca adli kontrol kapsamında özellikle uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol bağımlılığından arınmak amacıyla hastaneye yatmak dahil tedavi veya muayene tedbirlerine tabi tutulma yükümlülüğü getirilebilir.

Sık yapılan hatalar

İlk hata, “o gün çok içmiştim” cümlesini tek başına bir savunma sanmak. 34/2 sebebiyle kendi isteğiyle içen kişi için bu cümlenin hukuki ağırlığı çok sınırlı kalır; üstelik kolluk ifadesine geçtiğinde aleyhe delil olarak kullanılabilir. Alkol konusunun nasıl ve ne zaman anlatılacağına, dosyayı ve tahlil sonuçlarını bilen bir müdafiyle karar vermek gerekir.

İkinci hata, hatırlamıyorum demek. Gerçekten hatırlamayan kişinin bunu söylemesi meşrudur; ama mahkeme bu beyanı çoğunlukla kastı belirlemek için bir veri olarak değil, savunmanın zayıf yanı olarak okuyabilir. Üçüncü hata, ifade vermeden önce müdafi talep etmemek. Susma hakkı hukuka uygun ve aleyhe delil sayılamayan bir haktır; bu hakkı ne zaman kullanacağınız dosyaya göre değişir.

Kapanış: dosyaya bağlı bir değerlendirme

Alkol veya uyuşturucu etkisindeki öldürme dosyalarında kanun açık bir kural koyuyor: isteyerek alınan madde sorumluluğu kaldırmaz. Ama irade dışı alım iddiası, kastın niteliği, tahlilin geçerliliği ve olay anındaki davranışların tutarlılığı her dosyada farklı sonuçlanıyor. Gözaltı, ifade çağrısı ya da iddianame tebliği gibi sürelerin işlediği anlarda bir yakınınız ya da siz bu durumdaysanız, durumunuzu anlatmak için iletişim sayfasındaki numaradan arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz. Ne zaman ve nasıl konuşulacağı en baştan netleşirse dosyanın seyri de bu doğrultuda şekillenir. Daha geniş bilgi için ceza hukuku sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Alkollüyken adam öldüren kişiye ceza verilir mi?

Alkol isteyerek alınmışsa verilir. TCK 34/2, iradi olarak alınan alkol veya uyuşturucu etkisinde suç işleyen kişi hakkında cezasızlığı düzenleyen 34/1'in uygulanmayacağını söyler. Yani sarhoş olmak tek başına cezayı kaldırmaz ya da kanunen hafifletmez.

Zorla alkol veya uyuşturucu verilirse ceza kalkar mı?

TCK 34/1, geçici bir nedenle ya da irade dışı alınan madde yüzünden fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalan kişiye ceza verilmeyeceğini söyler. İki şart birlikte aranır: maddenin irade dışı alınmış olması ve bunun sonucunda algı ya da yönlendirme gücünün gerçekten ortadan kalkması ya da önemli ölçüde azalması. Bunu mahkeme dosyadaki delillere bakarak değerlendirir.

Alkollü kişi kasten öldürmeden mi, taksirle öldürmeden mi yargılanır?

Hangisinden yargılanacağı alkole göre değil, fiile bağlıdır. Kişi ölüm sonucunu istediyse ya da öngörüp göze aldıysa kasten öldürme (TCK 81) ya da olası kast söz konusu olabilir. Ölümü öngörmeden dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandıysa taksirle öldürme (TCK 85) gündeme gelir.

Alkollü araç kullanırken ölümlü kaza yapan kişi hangi suçtan yargılanır?

Genellikle taksirle öldürmeden (TCK 85) yargılanır. Taksirin bilinçli olup olmadığı dosyaya göre tartışılır; bilinçli taksirde ceza üçte birden yarısına kadar artırılır (TCK 22/3). Karayolları Trafik Kanunu'ndaki idari yaptırımlar ceza davasından ayrıca uygulanır.

Dayanak mevzuat

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 21, 22, 32, 34, 81, 82, 85
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 75, 100, 109

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.

Dosyanızı birlikte okuyalım.

Belgelerinizi getirin; ilk görüşmede hangi sürenin işlediğini, hangi yolun kısa olduğunu ve ücretin nasıl oluştuğunu açıkça konuşalım. Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla.