Görüşme talep edin

Bakırköy · İstanbul · Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla

  1. Ana sayfa
  2. Makaleler
  3. Ceza Hukuku
  4. Çocuklar ve aile içi şiddet
  5. Çocuk kavgada birini yaralarsa ceza ve tazminat nasıl olur

CEZA HUKUKU

Çocuk kavgada birini yaralarsa ceza ve tazminat nasıl olur

Okulda ya da sokakta kavga eden çocuğun kasten yaralama cezası, yaş indirimi, şikâyet şartı ve velinin tazminat sorumluluğunu öğrenin.

Yazan Av. Mustafa Yalçın4 dk okumaGüncelleme

KISACA

  • Kasten yaralama TCK m. 86'da düzenlenir; basit tıbbi müdahaleyle giderilecek hafif yaralamada soruşturma mağdurun şikâyetine bağlıdır.
  • Çocuğun yaşı ceza sorumluluğunu belirler: on iki yaşından küçük çocuğa ceza verilmez, on beş ile on sekiz yaş arasında ceza indirilir.
  • Ev başkanı, ev halkından küçüğün verdiği zarardan gözetim yükümlülüğünü yerine getirdiğini ispat edemezse sorumludur (TMK m. 369).
  • Ceza davası ile tazminat sorumluluğu ayrı konulardır; biri diğerinin sonucunu doğrudan belirlemez.

Çocuğunuz okul çıkışında ya da mahallede bir kavgaya karışıp birini yaraladıysa iki ayrı hesap devreye girer: çocuğun ceza sorumluluğu ve zararın giderilmesi. İkisinin kuralları farklıdır. Ceza yönünden belirleyici olan çocuğun yaşı ile yaralamanın ağırlığı, tazminat yönünden ise zararın ne kadar olduğu ve gözetimin nasıl yapıldığıdır.

Yaralama suçu ne zaman oluşur

TCK m. 86/1'e göre kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası alır. Yani yumruk, tekme, itme sonucu morarma ya da kırık gibi bir sonuç doğmuşsa suç oluşmuş demektir. Kavganın karşılıklı olması suçu ortadan kaldırmaz; her çocuk kendi fiilinden değerlendirilir.

Hafif yaralamada kural farklıdır. Yaralamanın etkisi basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafifse, mağdurun şikâyeti üzerine altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adli para cezası verilir (TCK m. 86/2). Okul kavgalarının bir kısmı bu aralığa düşebilir. Doktor raporunda "basit tıbbi müdahale" ifadesinin bulunup bulunmadığı bu yüzden önemlidir.

Yaş bu işi nasıl değiştirir

TCK m. 31'e göre on iki yaşını doldurmamış çocuğa ceza verilmez; yalnızca çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir. On iki ile on beş yaş arasında çocuğun fiilin anlamını algılayıp davranışını yönlendirip yönlendiremediği araştırılır. Algılama yeteneği varsa ceza verilir ve yarısı indirilir. On beş ile on sekiz yaş arası çocuğun cezası üçte bir indirilir. Bu kuralların ayrıntısı için 12-15 yaş arası çocuğun ceza sorumluluğu ve 15-18 yaş arası çocuğa ceza indirimi yazılarına bakabilirsiniz.

Kavga sonunda hapis cezası çıkarsa çocuklar için ayrıca seçenek yaptırım yolu vardır. Konuyu çocuğa verilen hapis cezası ertelenir mi, seçenek yaptırıma çevrilir mi yazısında bulabilirsiniz.

Cezayı ağırlaştıran haller

Yaralama bazı durumlarda şikâyet aranmaksızın ve yarı oranında artırılarak cezalandırılır (TCK m. 86/3). Bunlardan biri üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe ya da kardeşe karşı işlenmesidir. Beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak kişiye, örneğin engelli bir sınıf arkadaşına karşı yaralama da bu gruba girer. Silahla yaralama da aynı şekilde artırım nedenidir. Kavgada bıçak, kesici alet ya da benzeri bir şey kullanıldıysa bu tabloyu ciddi biçimde değiştirir; bu yüzden çocuğun elinde ne olduğu soruşturmada ilk bakılan konulardan biridir.

Tazminat ve velinin sorumluluğu

Mağdurun tedavi masrafı, işgöremezlik ve manevi zararı için hukuk mahkemesinde tazminat davası açılabilir. Çocuğun ceza sorumluluğu olmasa bile tazminat konusu gündeme gelebilir. Burada devreye giren kural TMK m. 369'dur: ev başkanı, ev halkından küçüğün verdiği zarardan sorumludur. Kurtulmanın yolu, alışılmış şekilde durum ve koşulların gerektirdiği dikkatle çocuğu gözetim altında bulundurduğunu ya da bu özeni gösterseydi bile zararın önüne geçemeyeceğini ispat etmektir.

Ceza sorumluluğu ise kişiseldir (TCK m. 20). Çocuğun yaptığı fiilden dolayı veliye ceza verilmez. Ebeveynin sorumluluğunun sınırlarını çocuğun işlediği suçtan anne baba sorumlu olur mu yazısında ayrıca anlattık.

Varsayımsal bir örnek düşünelim

On dört yaşındaki bir çocuk, okul bahçesinde arkadaşının yüzüne yumruk atıyor ve burun kemiğinde kırık oluşuyor olsun. Kemik kırılması TCK m. 87/3 kapsamındadır; yaralama cezası kırığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre yarısına kadar artırılır ve şikâyet aranmaz. Çocuğun algılama yeteneği varsa mahkeme TCK m. 31/2'ye göre indirim yapar. Aynı olay için hukuk mahkemesinde ayrıca tazminat da istenebilir.

Soruşturma nasıl ilerler

Kavgadan sonra genellikle hastane ya da okul üzerinden karakola bilgi gider. Yaralanan çocuğun ailesi şikâyet dilekçesi verir, doktor raporu alınır. Savcılık çocuğu ve velisini ifadeye çağırır. Çocuk hakkındaki soruşturmayı çocuk bürosu savcısı yürütür; süreç için çocuk hakkında soruşturma nasıl yürütülür yazısına bakabilirsiniz.

Kavgada iki taraf da yaralanmışsa her iki çocuk için ayrı dosya açılması mümkündür. Bu durumda tarafların birbirini tahrik ettiği, meşru savunma sınırı içinde kaldığı ya da karşılıklı yaralama yaptığı ayrı ayrı tartışılır. Kamera görüntüsü, tanık ifadeleri ve rapor tarihleri bu tartışmada belirleyicidir.

Mahkemeye kadar giden dosyalarda sosyal inceleme raporu da istenir. Raporda çocuğun okul durumu, aile ortamı ve daha önce benzer olaylara karışıp karışmadığı yer alır. Hakim bu raporu hem cezanın belirlenmesinde hem de erteleme ya da geri bırakma kararında dikkate alır. Dosya tedbirle de sonuçlanabilir; koruyucu ve destekleyici tedbir kararı nedir yazısı bu seçeneği açıklar.

Okul kavgalarında ayrıca disiplin süreci işler. Okul yönetimi çocuk hakkında uyarı ya da uzaklaştırma kararı verebilir; bu karar ceza dosyasından bağımsızdır ve sonucu mahkemeyi bağlamaz. Yine de okulun tuttuğu tutanak, görgü tanığı öğretmenlerin anlatımı ve kamera kaydı ceza dosyasına girebilir. Okuldan gelen yazıları saklayın, imzalamadan önce dikkatle okuyun ve çocuğunuzun yazılı beyanını mümkünse avukatla birlikte hazırlayın. Aksi hâlde okula verilen bir cümle, savcılık dosyasında farklı bir anlam kazanabilir.

Sık yapılan hata: uzlaşmayı geç düşünmek

Aileler genellikle kavgadan sonra hemen karşı tarafı arayıp helalleşmek ister, bu iyi niyetlidir. Ama tek taraflı özür, karşı tarafın iddialarını ikrar olarak yorumlanabilecek yazılı mesajlara dönüşmemelidir. Önce avukat ya da savcılık aracılığıyla ilerlemek daha güvenlidir. Hafif yaralamada şikâyetten vazgeçilmesinin dosyaya etkisi, olayın niteliğine bağlıdır.

Ne yapmalısınız

Çocuğunuz ifadeye çağrıldıysa velisi ya da müdafii olmadan ifade vermemesi önemlidir; ayrıntı için çocuğun ifadesi nasıl alınır yazısına bakın. Doktor raporunu, olay günü kimlerin tanık olduğunu ve varsa kamera kaydının yerini not alın. Dosyanıza özel yol haritası için iletişim sayfasındaki numaradan arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz. Çocuk dosyalarında sürelerin kısa olması, erken adım atmayı değerli kılar. Genel çerçeve için ceza hukuku çalışma alanı sayfasını da inceleyebilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Kavgada çocuğun yaraladığı kişi şikâyetçi olmazsa ne olur?

Yaralamanın etkisi basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafifse TCK m. 86/2 uyarınca soruşturma şikâyete bağlıdır. Şikâyet yoksa ya da geri alınırsa bu hafif yaralama bakımından dosya ilerlemez. Yaralama daha ağırsa şikâyet aranmaz.

Yaralanan kişi kadınsa ceza değişir mi?

Hafif yaralamada suç kadına karşı işlenmişse TCK m. 86/2'ye göre cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz. Çocuğun yaşına bağlı indirim ayrıca değerlendirilir.

Veli çocuğun verdiği zarardan sorumlu olur mu?

TMK m. 369'a göre ev başkanı, ev halkından küçüğün verdiği zarardan, gerekli gözetimi gösterdiğini ya da gösterse bile zararın engellenemeyeceğini ispat etmedikçe sorumludur. Bu, tazminat bakımından geçerlidir; ceza sorumluluğu kişiseldir.

Çocuk on iki yaşından küçükse ne olur?

On iki yaşını doldurmamış çocuğa ceza verilmez ve ceza kovuşturması yapılamaz. Yalnızca çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir (TCK m. 31/1). Mağdurun zararı için tazminat yolu ayrıca açık kalabilir.

Dayanak mevzuat

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 20, 31, 86, 87
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 369

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.

Dosyanızı birlikte okuyalım.

Belgelerinizi getirin; ilk görüşmede hangi sürenin işlediğini, hangi yolun kısa olduğunu ve ücretin nasıl oluştuğunu açıkça konuşalım. Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla.