Görüşme talep edin

Bakırköy · İstanbul · Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla

  1. Ana sayfa
  2. Makaleler
  3. Ceza Hukuku
  4. Soruşturma, tutuklama ve yargılama
  5. Dava zamanaşımı süreleri nasıl belirlenir

CEZA HUKUKU

Dava zamanaşımı süreleri nasıl belirlenir

Dava zamanaşımı cezanın üst sınırına göre sekiz, on beş, yirmi, yirmi beş ya da otuz yıldır (TCK 66). Başlangıç günü, çocuklar ve nitelikli hâller burada.

Yazan Av. Mustafa Yalçın5 dk okumaGüncelleme

KISACA

  • Dava zamanaşımı süresi, suçun kanundaki cezasının üst sınırına göre belirlenir: beş yıla kadar hapis veya adli para cezasında sekiz, beş yıldan fazla yirmi yıldan az hapiste on beş, yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapiste yirmi, müebbette yirmi beş, ağırlaştırılmış müebbette otuz yıldır (TCK m. 66/1).
  • Süre, tamamlanmış suçta suçun işlendiği günden başlar; teşebbüste son hareketin, zincirleme suçta son suçun işlendiği günden itibaren işler (TCK m. 66/6).
  • Fiili işlediği sırada oniki-onbeş yaşında olanlar için sürenin yarısı, onbeş-onsekiz yaşında olanlar için üçte ikisi uygulanır (TCK m. 66/2).
  • Zamanaşımı re'sen uygulanır; şüpheli, sanık veya hükümlü bundan vazgeçemez (TCK m. 72/2).

Zamanaşımı hesaplama Dava zamanaşımının dolduğu tarihi ve kesilmeyle uzayabileceği en geç tarihi görün.

Hesapla

Yıllar önce olduğu söylenen bir olay yüzünden hakkınızda soruşturma açıldıysa ya da sizi yeni arıyorlarsa, ilk akla gelen soru şu: bu iş zamanaşımına uğramış olabilir mi? Bunu cevaplamak için üç şeyi bilmek gerekiyor. Suçun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı, sürenin hangi günde başladığı ve süreyi uzatan ya da durduran bir işlem olup olmadığı.

Süre cezanın üst sınırına bağlı

TCK 66/1 süreleri beş basamakta sıralar. Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezası gerektiren suçlarda kamu davası sekiz yıl geçince düşer. Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis gerektiren suçlarda süre on beş yıldır. Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis gerektiren suçlarda yirmi yıl, müebbet hapis gerektirenlerde yirmi beş yıl, ağırlaştırılmış müebbet gerektirenlerde otuz yıl.

Hesapta kullanılan rakam, mahkemenin vereceği ceza değil, kanunun suç için belirlediği üst sınırdır (TCK 66/4). Yani basit hırsızlığı (TCK 141/1) düşünün: kanuni ceza bir yıldan üç yıla hapis. Üst sınır üç yıl olduğu için dava zamanaşımı sekiz yıl. Mahkeme sanığa fiilen iki yıl vermiş olsa bile hesap değişmez. Seçimlik cezaları gerektiren suçlarda ise zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır.

Nitelikli hâller de hesaba girer

TCK 66/3 önemli bir ayrıntı taşır: zamanaşımı süresi belirlenirken dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâlleri de göz önünde bulundurulur. Örneğin nitelikli dolandırıcılıkta (TCK 158/1) kanuni ceza üç yıldan on yıla; üst sınır on yıl olduğundan süre on beş yıldır. Temel hâlin üst sınırına bakıp yanlış sonuca varmak sık yapılan bir hesap hatası.

Dosyada nitelikli hâle dair delil yoksa mahkeme temel hâle göre hesap yapar. Hangi hâlin esas alınacağı tartışma konusu olabilir ve zamanaşımı itirazının ilk ayağı çoğu zaman burada kurulur.

Başlangıç günü neden önemli

Sürenin başlangıcı suçun türüne göre değişir (TCK 66/6). Tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği gün, teşebbüste kalan suçlarda son hareketin yapıldığı gün, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği gün, zincirleme suçlarda son suçun işlendiği gün esas alınır. Çocuklara karşı üstsoy veya üzerlerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından işlenen suçlarda süre çocuğun onsekiz yaşını bitirdiği günden başlar.

Zincirleme suç özellikle önemli. Aynı suç işleme kararıyla farklı zamanlarda işlenen eylemlerde son eylemin tarihi esas alınır, ilk eylem değil. Sürenin sayımı TCK 72/1'e göre gün, ay ve yıl hesabıyla yapılır; bir gün yirmi dört saat, bir ay otuz gün, yıl ise resmi takvime göre hesaplanır.

Çocuklarda süre kısalır

Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş ama onbeş yaşını doldurmamış olanlar hakkında yukarıdaki sürelerin yarısı, onbeş yaşını doldurmuş ama onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hakkında üçte ikisi uygulanır (TCK 66/2). Örneğin sekiz yıllık bir süre, onbeş-onsekiz yaş arasındaki biri için beş yıl dört aya iner. Bu hesapta yaş, suçun işlendiği tarihteki yaştır; dava sırasındaki yaş değil.

Varsayımsal bir hesap

Varsayımsal bir örnek düşünelim: tehdit (TCK 106/1) suçu, iddiaya göre 2018 yılında işlenmiş olsun. Kanuni ceza altı aydan iki yıla kadar hapis. Üst sınır iki yıl olduğu için süre sekiz yıl; 2026'da sekiz yıl dolmuş görünür. Ama arada ifade ya da iddianame gibi bir kesme nedeni varsa süre baştan işlemeye başlar ve toplam üst sınır on iki yıla uzayabilir. Sonuç, bu işlemlerin gerçekten ne zaman yapıldığına, dosyada bir durma nedeni olup olmadığına ve suçun bu şekilde nitelendirilip nitelendirilmediğine bağlı. Bu sayılar bir sonuç tahmini değil, hesabın mantığını gösteriyor.

Kesme ve durma nedenleri ayrı bir konu: zamanaşımını kesen ve durduran işlemler yazısında tek tek anlatıyoruz.

Zamanaşımı işlemeyen suçlar

Her suç zamanaşımına tabi değil. TCK 76, 77 ve 78'deki soykırım ve insanlığa karşı suçlar ile TCK 94'teki işkence için kanun açıkça zamanaşımı işlemeyeceğini yazar. Ayrıca TCK İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı, ağırlaştırılmış müebbet, müebbet ya da on yıldan fazla hapis gerektiren suçlar yurt dışında işlenmişse dava zamanaşımı uygulanmaz (TCK 66/7). Yeniden yargılamayı gerektiren hâllerde süre, talebin kabul edildiği tarihten itibaren yeni baştan işlemeye başlar (TCK 66/5).

Şikâyet süresiyle karıştırmayın

Şikâyete bağlı suçlarda ikinci bir süre daha var ve zamanaşımıyla ilgisi yok. TCK 73/1'e göre yetkili kişi altı ay içinde şikâyette bulunmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Bu süre, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar, ama zamanaşımı süresini geçemez (73/2). Hakaret suçunda ise şikâyet süresi her hâlde fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez.

Pratikte iki sayaç birlikte işler. Şikâyet süresi kaçmışsa zamanaşımı henüz dolmamış olsa bile dosya yürümez. Tersine, şikâyet zamanında yapılmış olsa da zamanaşımı dolmuşsa dava düşer. Şikâyetçi kişi için süreyi kaçırmak, şüpheli için ise savunma noktasıdır; iki süreyi ayrı ayrı hesaplamak gerekir.

Hesabı adım adım yapmak

Sağlam bir hesap şu sırayı izler. Önce suçun hukuki nitelendirmesi: temel hâl mi, nitelikli hâl mi, teşebbüs mü, zincirleme mi? İkincisi kanundaki üst sınır ve buna karşılık gelen süre. Üçüncüsü başlangıç günü; tamamlanmış suçta işlendiği gün, zincirlemede son fiilin günü. Dördüncüsü yaş: suç tarihinde onsekiz yaşından küçükse süre kısalır. Beşincisi kesme nedenleri, altıncısı durma nedenleri. Son olarak tavan: kesilmeler yüzünden uzayan süre ilgili sürenin yarısını aşamaz.

Bu altı adımdan birinde hata yapılırsa sonuç tersine dönebilir. Örneğin dosyada nitelikli hâle dair delil olduğu için on beş yıllık süre uygulanacakken sekiz yıl esas alınırsa, dava gerçekte düşmediği hâlde düşmüş sanılır. Tersi de olur; teşebbüs hâlinde süre son hareketin yapıldığı günden başlar, tamamlandığı varsayılan bir tarih esas alınırsa gün farkı çıkabilir.

Hâkimin ve savcının payı

Zamanaşımı doldu mu sorusunu önce dosyayı inceleyen kişi sorar. Savcı soruşturmada, mahkeme kovuşturmada dosyayı bu açıdan da gözden geçirir. Ama çok sayıda tarih içeren, ortak sanıklı ya da ağır cezayı gerektiren dosyalarda hesap kolay gözden kaçabilir. Hesabın dosyaya yazılı olarak sunulması, hem sürecin hızlanmasını hem de olası bir hatanın erken fark edilmesini sağlar.

Dolduysa ne olur

Zamanaşımı dolmuşsa kamu davası düşer. Mahkeme yargılama sırasında bunu anlarsa CMK 223/8 uyarınca davanın düşmesine karar verir; savcı soruşturma aşamasında ise kovuşturmaya yer olmadığına karar verebilir. Ayrıntı için zamanaşımı dolunca düşme kararı nasıl alınır yazısına bakabilirsiniz. Mahkûmiyet kararı verilmişse kanun yolu açıktır; istinaf için istinaf nedir, hangi kararlar istinaf edilir yazısı süre ve usulü anlatıyor.

Sık yapılan hatalar

İlk hata, mahkemenin verebileceği cezaya bakarak hesap yapmak. Zamanaşımı kanuni üst sınıra göre belirlenir. İkincisi, sadece olay tarihine bakmak: kesme ve durma nedenleri sonucu tamamen değiştirebilir. Üçüncüsü, zamanaşımının dolduğunu düşünüp savunma yapmamak. Mahkeme zamanaşımını kendiliğinden dikkate alır ama yanlış hesaplamış olabilir; hesabı dilekçeyle belgelemek gerekir.

Dava zamanaşımı ile ceza zamanaşımı da karıştırılır. Dava zamanaşımı kamu davasının açılmasını ve sürdürülmesini sınırlar. Ceza zamanaşımı (TCK 68) ise kesinleşmiş cezanın infazını sınırlar ve hükmün kesinleştiği günden başlar. İkisi farklı sürelerdir.

Dosyanıza göre hesap

Zamanaşımı hesabı, suç tarihini, cezanın üst sınırını, nitelikli hâl iddiasını ve dosyadaki tüm işlem tarihlerini birlikte görmeyi gerektirir. Yanlış bir hesap güvenli görünen bir sonucu tersine çevirebilir. Durumunuzu anlatmak için iletişim sayfasındaki numaradan arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz. Genel çerçeve için ceza hukuku sayfasına bakabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Dava zamanaşımı kaç yıldır?

Tek bir süre yoktur. Suçun kanundaki cezasının üst sınırına bakılır: beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezası gerektiren suçlarda sekiz yıl, beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis gerektirenlerde on beş yıl, yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis gerektirenlerde yirmi yıl, müebbette yirmi beş, ağırlaştırılmış müebbette otuz yıldır (TCK 66/1).

Zamanaşımı hangi günden başlar?

Tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüste kalan suçlarda son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği günden, zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden başlar. Çocuklara karşı üstsoy veya üzerlerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından işlenen suçlarda çocuğun onsekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye başlar (TCK 66/6).

Çocukların işlediği suçlarda zamanaşımı süresi kısalır mı?

Evet. Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş, onbeş yaşını doldurmamış olanlar hakkında sürelerin yarısı, onbeş yaşını doldurmuş, onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hakkında ise üçte ikisi uygulanır (TCK 66/2).

Zamanaşımı dolduğunu mahkemeye bildirmem şart mı?

Hayır. TCK 72/2'ye göre dava ve ceza zamanaşımı re'sen uygulanır, yani mahkeme kendiliğinden dikkate alır. Şüpheli, sanık ve hükümlü zamanaşımından vazgeçemez. Yine de dolduğu kanaatindeyseniz bunu dilekçeyle hatırlatmak savunmanın parçasıdır.

Zamanaşımı süresinin uzamasına neden olan şeyler var mı?

Evet. TCK 67 bazı işlemlerin zamanaşımını kestiğini ve bazı hâllerin süreyi durdurduğunu söyler. Kesilme durumunda süre baştan işlemeye başlar ama toplam süre, ilgili suça ilişkin kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısı kadar uzar.

Dayanak mevzuat

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 66, 67, 72, 76, 77, 78, 94
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 223

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.

Dosyanızı birlikte okuyalım.

Belgelerinizi getirin; ilk görüşmede hangi sürenin işlediğini, hangi yolun kısa olduğunu ve ücretin nasıl oluştuğunu açıkça konuşalım. Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla.