KISACA
- Devlet memurluğuna girişte kasten işlenen bir suçtan bir yıl veya daha fazla hapis cezasına mahkûm olmamak şart; TCK 53'teki süreler geçmiş olsa bile bu mahkûmiyet engel olur (657 sayılı Kanun m. 48/A-5).
- Hakkında kamu davası ertelenen ya da kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen kişi bu anlamda mahkûm sayılmaz; ancak kurumun özel mevzuatı ve güvenlik araştırması ayrıca devreye girebilir.
- Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve kamu davasının ertelenmesi kararları olağan adli sicil sorgusunda görünmez; yalnız bir soruşturma ya da kovuşturma bağlantısıyla istenirse verilmek üzere kaydedilir (5352 m. 6).
- Kasten işlenen suçtan hapis cezasına mahkûmiyet, infaz tamamlanana kadar kamu görevi üstlenmeyi yasaklar (TCK 53/1-a, 53/2); kısa süreli hapis cezası ertelenmişse bu yoksunluk uygulanmaz (53/4).
- Polislik, öğretmenlik, askerlik gibi kadrolarda özel mevzuat daha sıkı şart koyabilir; ilgili kurumun şartnamesine ayrıca bakmak gerekir.
Kamu işine başvuracak biri için “sabıka” kelimesi tek bir şeyi anlatmıyor. Mahkûmiyet, ertelenen dava, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, soruşturmada verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararı; hepsi farklı hukuki sonuçlar doğuruyor. Uyuşturucu dosyalarında asıl soru, hangisinin sizde olduğu.
Kanun memurluk için ne arıyor
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m. 48/A-5, devlet memurluğuna alınacaklarda aranan genel şartlar arasında bir mahkûmiyet şartı sayıyor. TCK 53'te belirtilen süreler geçmiş olsa bile, kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûm olmamak gerekiyor. Ayrıca af kapsamına girmiş olsa bile şu suçlardan mahkûm olunmamalı: devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve kaçakçılık.
Bu cümle iki ayrı kapı açıyor. Birinci kapı, bütün kasıtlı suçlar için geçerli: bir yıl veya daha fazla hapis cezası. İkinci kapı, listedeki belirli suçlar için, ceza daha az olsa bile. Listede uyuşturucu adıyla anılmıyor; dolayısıyla uyuşturucu dosyasında ilk bakılacak ölçü, verilen hapis cezasının süresi ve mahkûmiyetin kesinleşip kesinleşmediği.
Mahkûmiyet ile erteleme aynı şey değil
Kullanmak için madde bulunduran ya da kullanan kişi TCK 191/1 uyarınca iki yıldan beş yıla kadar hapisle karşılaşıyor. Ama aynı maddenin ikinci fıkrası soruşturma aşamasında kamu davasının beş yıl ertelenmesini öngörüyor; yükümlülüklere uyulursa kovuşturmaya yer olmadığı kararı veriliyor (191/7). Burada hiç mahkûmiyet doğmadığından 657 m. 48/A-5 bakımından “bir yıl veya daha fazla hapis cezasına mahkûm olma” şartı gerçekleşmiyor.
Dava ertelemesi bozulursa tablo değişir. Yükümlülüklere uyulmamasında ısrar, yeniden kullanım ya da bulundurma ihlal sayılır ve kamu davası açılır (191/4). O aşamada mahkeme hüküm kurarsa, hükmolunan cezanın süresi ve niteliği belirleyici olur. Süreci erteleme sonrası ne olur yazısından takip edebilirsiniz.
Ticaret (TCK 188/3) dosyasında ise ceza alt sınırı on yıl. Böyle bir mahkûmiyet, memurluk şartlarına kesin engel çıkarır. Bu yüzden ticaret iddiasıyla açılan davada nitelendirme önem taşıyor; nitelendirme değişikliği yazısı bu ayrımı anlatıyor.
HAGB ve adli sicil kaydı
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), CMK 231/5'e göre kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder; müsadere gibi hükümler hariç. Adli Sicil Kanunu'nun 6. maddesi ise kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenmesi hâlinde verilmek üzere kaydedildiğini söylüyor. Yani normal bir işe giriş sicil sorgusunda görünmüyor.
Uyuşturucuda HAGB'nin ne zaman mümkün olduğu ayrı bir soru; ticaret iddiasında alt sınır yüksek olduğundan genelde gündeme gelmiyor, ama TCK 191/8 çerçevesinde eylem münhasıran kullanma olarak anlaşılırsa karar bu yönde çıkabilir. Detaylar için uyuşturucuda HAGB mümkün mü yazısına bakabilirsiniz.
Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması
Kamuya girişte bazı kadrolarda başvuran hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılır. Adli sicil kayıtlarındaki bilgiler, kullanım amacı belirtilmek suretiyle kamu kurum ve kuruluşlarına verilebilir (5352 m. 7). Arşiv bilgileri ise kişinin kendisi ya da vekili, soruşturma ve kovuşturma yapan makamlar, yetkili seçim kurulları ve özel kanunlarda gösterilen hâllerde ilgili kamu kurumları tarafından istenebilir (5352 m. 10/1). Bu bilgiler gizlidir ve veriliş amacı dışında kullanılamaz (m. 11).
Güvenlik araştırmasında hangi kayıtların hangi kurumun elinde olduğu, hangi kadro için hangi sorunun sorulduğu kuruma göre değişiyor. Elimizdeki mevzuat metinlerinden her kurumun uygulamasını doğrulayamayız; o yüzden başvurduğunuz kadronun yönetmeliğine bakmak ya da avukat aracılığıyla bunu öğrenmek gerekir.
Kaydın arşive alınması ve silinmesi
Adli sicil bilgileri cezanın infazının tamamlanması, ceza zamanaşımının dolması gibi hâllerde silinerek arşiv kaydına alınır (5352 m. 9). Arşiv bilgileri de belli süre sonra tamamen silinir. Anayasa m. 76 ve Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunlarda bir hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetlerde bu süre, yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınmışsa on beş yıl, bu karar aranmaksızın otuz yıldır; diğer mahkûmiyetlerde arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren beş yıldır (5352 m. 12/1). Memuriyete girişi engelleyen 657 sayılı Kanun'daki hak yoksunluğu da Ceza Kanunu dışındaki bir kanundan geldiği için hangi sürenin uygulanacağına dosyanıza göre ayrıca bakmak gerekir. Sürelerin ne zaman başlayacağı mahkûmiyetin niteliğine göre farklılaşıyor; ayrıntı için adli sicil kaydı ne zaman arşive alınır yazısına bakabilirsiniz.
Kamu görevinden yoksunluk
TCK 53/1-a, kasten işlenen suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak kişinin sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden yoksun bırakılmasını düzenler. Bu hak yoksunluğu infazın tamamlanmasına kadar sürer (53/2). Kısa süreli hapis cezası ertelenmişse ya da kişi fiili işlediğinde on sekiz yaşını doldurmamışsa hüküm uygulanmaz (53/4). Yani aynı mahkûmiyet, infaz aşamasına ve erteleme durumuna göre farklı sonuç doğurur.
Yakınınızın kaydı sizin başvurunuzu engellemez
Aile içinde uyuşturucu dosyası olan biri için sık sorulan bir soru da bu: kardeşimin, eşimin ya da babamın kaydı benim memuriyet başvurumu etkiler mi? Adli Sicil Kanunu'nun 10. maddesinin ikinci fıkrası, kanunda açıkça belirtilmediği takdirde, kişi hakkında alınacak bir karar veya yapılacak bir işlemle ilgili olarak bir yakınının adli sicil ve arşiv kayıtlarının istenemeyeceğini ve bu bilgilerin kişiyi herhangi bir haktan yoksun bırakmak için dayanak olarak kullanılamayacağını söylüyor. Yani kural olarak başkasının sabıkası sizin dosyanıza yazılmaz. İstisna, kanunda açıkça gösterilen hâller; kadronuzun özel mevzuatında böyle bir hüküm bulunup bulunmadığına ayrıca bakmak gerekir.
On sekiz yaşından küçüklerin kayıtları ise ancak soruşturma ve kovuşturma kapsamında değerlendirilmek üzere Cumhuriyet başsavcılıkları, hâkim veya mahkemelerce istenebilir (5352 m. 10/3). Gençlik döneminde yaşanan bir olay bu açıdan farklı korunuyor.
Zaman geçince engel kalkar mı
İki farklı süre karıştırılıyor. TCK 53'teki hak yoksunluğu, infaz tamamlanana kadar sürer; infazdan sonra bu yoksunluk kendiliğinden biter. Buna karşılık 657 sayılı Kanun'un 48/A-5 bendi “TCK 53'te belirtilen süreler geçmiş olsa bile” diyerek bir yıl ve üzeri kasıtlı hapis mahkûmiyetini memuriyet girişi için kalıcı bir engel yapıyor. Yani cezanın bitmesi, adli sicilin arşive alınması ya da kaydın silinmesi, bu bent bakımından tek başına sonucu değiştirmeyebilir. Kamu kurumları adına sorgu yapan makamların hangi kaydı gördüğü ise ayrı bir konu ve 5352'nin ilgili maddelerine bağlı.
Daha kısa cezalarda ve erteleme dosyalarında tablo daha esnek. Dava ertelenmişse yükümlülükleri tamamlamak, kovuşturmaya yer olmadığı kararına ulaşmak ve bu kararın kopyasını saklamak başvuruda işinize yarar.
Memur olmayanlar ve özel kadrolar
657 sayılı Kanun devlet memurları için geçerli. Sözleşmeli personel, işçi, polis, öğretmen, askeri personel ve hâkim-savcılık gibi sınıflar kendi kanun ve yönetmeliklerinde ek şartlar arayabilir. Kadroya göre aranan şartlar ve sorulan sorular farklılaşabilir. Bu yüzden genel bir “engel olur/olmaz” cevabı vermek yanıltıcı olur. Halen memursanız ve hakkınızda uyuşturucu iddiası varsa kamu görevlisi için disiplin süreci yazısına bakmanız gerekir.
Varsayımsal bir örnek
Varsayımsal bir örnek: üniversite mezunu bir kişi, yirmili yaşlarında kullanmak için madde bulundurmaktan yakalanıyor; savcı kamu davasını erteliyor, kişi denetimli serbestlik yükümlülüklerini yerine getiriyor ve kovuşturmaya yer olmadığı kararı veriliyor. Yıllar sonra kamu kurumuna başvuruyor. Adli sicil sorgusunda mahkûmiyet çıkmaz; ancak kurumun güvenlik araştırması başka kayıtlara ulaşabilir ve kadroya ilişkin özel şartlar ayrıca uygulanabilir. Bu bir sonuç tahmini değildir, olası bir sıranın anlatımıdır.
Başvurudan önce neler yapılmalı
Önce kendi durumunuzu öğrenin: adli sicil kaydınızı kendiniz alabilirsiniz, arşiv kaydınızı da kullanılış amacını belirterek isteyebilirsiniz (5352 m. 10/1-a). Kaydınızda ne yazdığını bilmeden başvuruya girmek risk. Soruşturma varsa ve tedavi ya da erteleme yoluna girilebiliyorsa, bu yolun avantajları ile kamu görevi hedefinizi birlikte tartmak gerekir.
Durumunuza özel değerlendirme
Dosyanızın hangi aşamada olduğu, hangi kuruma başvuracağınız ve hangi belgelerin elinizde olduğu, cevabı belirliyor. Telefonla arayarak ya da WhatsApp'tan yazarak durumunuzu anlatabilirsiniz; iletişim sayfasında numaralar var. Genel çerçeve için ceza hukuku sayfasına da göz atabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Uyuşturucu kullanma sabıkası memur olmama sebebi midir?
657 sayılı Kanun m. 48/A-5 bir yıl veya daha fazla süreli hapis cezasına mahkûm olmayı engel sayar. Kullanma suçunda dava ertelendiyse ya da kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiyse mahkûmiyet yoktur. Ancak kurumun güvenlik araştırması ve özel mevzuat ayrıca değerlendirilir; bu yüzden somut kurumun şartlarına bakmak gerekir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) güvenlik soruşturmasında görünür mü?
HAGB kararı sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmaz (CMK 231/5) ve adli sicile yalnız soruşturma veya kovuşturma bağlantısıyla istenirse verilmek üzere kaydedilir (5352 m. 6). Bu kayıt ilgili makamlarca istendiğinde görülebilir; ayrıntı kurumun yetkisine bağlıdır.
Adli sicil kaydı silinirse kamu görevine girebilir miyim?
Adli sicil bilgileri, infazın tamamlanması gibi nedenlerle silinip arşive alınır (5352 m. 9). Arşiv bilgileri ise özel kanunlarda gösterilen hâllerde kurumlarca istenebilir (5352 m. 10/1-d). Arşivdeki kayıt silinmedikçe başvuruda ve güvenlik araştırmasında karşınıza çıkabilir.
Uyuşturucu cezası alan kişi memurluktan atılır mı?
Kasten işlenen suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak kamu görevi üstlenmeyi yasaklayan TCK 53/1-a devreye girer; kısa süreli hapis cezası ertelenmişse uygulanmaz (53/4). Devlet memuru için disiplin hükümleri de ayrıca işleyebilir. İki süreç birbirinden bağımsız yürüyebilir.
Etkin pişmanlık ya da tedavi başvurusu kayda nasıl yansır?
Soruşturma başlamadan tedavi için başvuran kişi hakkında TCK 192/4 uyarınca cezaya hükmolunmaz; bu durumda mahkûmiyet doğmaz. Başvuru ve tedavi belgeleri, ileride kurumun sorularına cevap verirken işe yarar.
Dayanak mevzuat
- 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m. 48
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 53, 191, 192
- 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu m. 6, 7, 9, 10, 11, 12
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 231
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.