Görüşme talep edin

Bakırköy · İstanbul · Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla

  1. Ana sayfa
  2. Makaleler
  3. Ceza Hukuku
  4. Uyuşturucu suçları
  5. Uyuşturucuda hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkün mü

CEZA HUKUKU

Uyuşturucuda hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkün mü

Uyuşturucuda HAGB, ceza iki yıl veya altında kalırsa mümkün. Ticarette alt sınır on yıl olduğundan asıl yol TCK 191/8. Şartlar ve denetim süresi.

Yazan Av. Mustafa Yalçın5 dk okumaGüncelleme

KISACA

  • HAGB için hükmedilen hapis cezasının iki yıl veya daha az olması gerekir (CMK m. 231/5). Satış ve bulundurma için TCK 188/3'ün alt sınırı on yıl olduğundan, bu suçta HAGB normal yoldan mümkün değildir.
  • 188 ya da 190'dan açılan davada eylemin münhasıran kullanmak için bulundurma olduğu anlaşılırsa TCK 191/8 uyarınca HAGB kararı verilir.
  • Kararın verilmesi için sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmaması ve mahkemenin yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varması gerekir; zararın giderimi şartı da kanunda yer alır.
  • Denetim süresi beş yıldır. Bu sürede kasten yeni suç işlenirse ya da yükümlülüklere aykırı davranılırsa hüküm açıklanır.

Kısa cevap şu: uyuşturucuda HAGB, hükmedilen ceza iki yıl veya daha azsa mümkün. Ticaret iddiasıyla (TCK 188) yargılanıyorsanız bu sınır genellikle aşılır; kullanmak için bulundurma (TCK 191) ise HAGB'nin en sık konuşulduğu alandır. Ticaretten açılan dava sırasında "bu kişi aslında kullanıcı" sonucuna varılırsa, 191/8 kapıyı yine açar.

HAGB neyi sağlar, neyi sağlamaz

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkemenin cezayı kurup bunu sanığa açıklamaması demektir. Kanun bunu "kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmaması" diye anlatır (CMK m. 231/5). Beş yıllık denetim süresi iyi geçerse dava düşer, ceza hiç açıklanmamış sayılır. Ancak müsadere hükümleri saklıdır.

Bir ayrım önemli: HAGB verilmiş hükümde hapis ertelenemez ve seçenek yaptırıma çevrilemez (231/7). Yani aynı dosyada hem HAGB hem erteleme istenmez; mahkeme önce hangisini uygulayacağına karar verir. Erteleme tarafını uyuşturucu cezası ertelenir mi yazısında ayrıca ele aldım.

Neden ticarette kapı kapalı

CMK 231/5'e göre mahkemece hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olmalıdır. TCK 188/3 satan, satışa arz eden, başkalarına veren, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi için on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne kadar adli para cezası öngörür. Alt sınır on yıl olduğuna göre, iki yıl sınırına inmek hem temel ceza belirlenirken hem de indirimlerle çok uzak bir ihtimaldir.

Bu, savunmanın boş olduğu anlamına gelmez. Savunmanın asıl işi çoğunlukla fıkrayı değiştirmektir: delillerin ticareti göstermediğini, ele geçirilen miktarın ve bulunuş biçiminin kullanıma uygun olduğunu ortaya koymak. Uyuşturucu gram sınırı bu tartışmanın ölçütlerini anlatıyor.

TCK 191/8: ticaretten kullanıma dönüşen dosya

TCK 191/8 şunu söyler: 188'de tanımlanan ticaret ya da 190'daki kullanmayı kolaylaştırma suçundan yapılan kovuşturmada, suçun münhasıran 191 kapsamına girdiği anlaşılırsa, 191'in hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilir. "Verilebilir" değil, "verilir" denmiş; ancak şartlar yine aranır. 191/9 ise aksine hüküm bulunmayan yerlerde CMK 231'in uygulanacağını belirtir.

Burada asıl kelime "münhasıran". Dosyada hem kullanım hem satış izi varsa, örneğin ambalajlı çok sayıda paket, hassas terazi, alıcılarla yazışma ya da para hareketi, eylem sadece kullanım sayılamaz. Tartı, miktar, mesajlar, tanık anlatımları ve kişinin kullanıcı olduğunu gösteren belgeler (test sonucu, daha önce tedavi kaydı) birlikte değerlendirilir.

Kanunun aradığı şartlar

CMK 231/6'ya göre karar verilebilmesi için üç şart var. Sanık daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olmalı. Mahkeme, sanığın kişiliğini ve duruşmadaki tutumunu göz önüne alarak yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varmalı. Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zarar tamamen giderilmiş olmalı.

Üçüncü şart uyuşturucuda tuhaf görünebilir; çünkü belirli bir mağdur çoğu zaman yoktur. Zararın ne anlama geldiği somut dosyaya göre tartışılır, dolayısıyla bu şartı ezbere "uygulanmaz" diye yorumlamak doğru olmaz. Zararın hemen karşılanamadığı durumlarda kanun, aylık taksitle ödeme koşuluyla da HAGB'ye imkân tanır (231/9).

Denetim süresinde neler olur

HAGB kararı verilirse beş yıl denetim süresi başlar. Mahkeme bu süre içinde bir yılı geçmemek üzere denetimli serbestlik tedbiri belirleyebilir: bir meslek edindirme programı, ücretli çalışma, belli yerlere gitmeme gibi yükümlülükler (231/8). Denetim süresinde dava zamanaşımı durur. Süre kasten suç işlenmeden ve yükümlülüklere uyularak geçerse hüküm ortadan kalkar, dava düşer (231/10).

Ağır sonuç şuradan doğar: kasten yeni bir suç ya da yükümlülüklere aykırılık hâlinde mahkeme hükmü açıklar. Yine de mahkemenin, yükümlülüğü yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirip cezanın yarısına kadar bir kısmını infaz etmemesi, hapsi ertelemesi veya seçenek yaptırıma çevirmesi mümkündür (231/11). Ayrıntı için HAGB süresinde yeni suç işlenirse yazısında var.

Dava açılmadan önce: savcılıktaki erteleme

HAGB mahkemenin işi. Ama kullanmak için bulundurma suçunda dosya mahkemeye hiç gitmeyebilir. TCK 191/2'ye göre bu suç nedeniyle başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında, CMK 171'deki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Erteleme süresinde en az bir yıl denetimli serbestlik uygulanır; süre altışar aylık dilimlerle en çok iki yıl daha uzatılabilir. Savcı yılda en az iki kez kişiyi test için ilgili kuruma sevk eder (191/3).

Süre uyuma uygun geçerse kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir (191/7). Tedaviye ya da yükümlülüklere uymamakta ısrar, yeniden kullanmak için madde bulundurma ya da kullanma ise dava açılması sonucunu doğurur (191/4). Bu yüzden HAGB konuşulmadan önce, savcılık aşamasında bu ilk kapının kullanılıp kullanılmadığına bakmak gerekir.

Cezayı aşağı çeken diğer hükümler

HAGB eşiğine hiçbir şekilde ulaşmayan bir dosyada da kanun bazı indirimler tanır. TCK 192/1'e göre ticarete iştirak etmiş kişi, resmî makamlar haber almadan önce diğer suç ortaklarını ve maddenin saklandığı yerleri bildirir ve bu bilgi yakalamayı ya da ele geçirmeyi sağlarsa hakkında cezaya hükmolunmaz. Haber alındıktan sonra gönüllü yardımda ise ceza yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadar indirilir (192/3). Kullanıcının soruşturma başlamadan önce resmî makamlara veya sağlık kuruluşlarına başvurup tedavi istemesi hâlinde de cezaya hükmolunmaz (192/4). Bu hükümlerin her biri ayrı şartlara bağlıdır; ayrıntısı etkin pişmanlık yazısında.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: evinde az miktarda madde bulunan bir kişi hakkında savcılık TCK 188/3'ten dava açmış olsun. Savunma, maddenin kendi kullanımına ait olduğunu, ambalajlama ya da tartı izi bulunmadığını ve telefonunda satışı düşündürecek yazışma çıkmadığını ileri sürüyor. Mahkeme eylemi münhasıran kullanım olarak nitelendirirse 191/8 devreye girer; sonra sanığın sabıkası, tutumu ve zarar şartı tek tek tartılır. Aynı dosyada ambalajlı çok sayıda paket ve alıcı mesajları olsaydı tablo bambaşka olurdu. Bu bir sonuç tahmini değil, hangi unsurların aranacağını gösteren bir çerçeve.

HAGB kararına itiraz ve sonrası

HAGB kararı sanık için avantajlı görünse de bazen itiraz etmek mantıklıdır; örneğin beraat iddiası güçlüyse. 231/12 uyarınca karara istinaf yoluyla başvurulabilir. HAGB kararına itiraz yazısında hangi mercie başvurulacağını bulabilirsiniz. Kararın tebliğinden itibaren süreyi kaçırmamak için, kararı hemen bir avukata göstermek yararlıdır. HAGB'nin genel mantığı için hükmün açıklanmasının geri bırakılması nedir yazısına da bakabilirsiniz.

Hukuki nitelemenin belirleyici olduğu dosyalar

HAGB'ye giden yolun başı çoğu zaman suç tipinin değişmesidir. Bu yüzden iddianamedeki fıkra, ekspertiz raporu ve arama tutanağı baştan incelenmeli. Nitelendirme değişikliği başlığı bu konunun ayrıntısını verir. Kullanıcı olduğunu savunacaksanız tedavi, rapor ve test belgelerini erken toplamak gerekir; uyuşturucu kullanmak suç mu yazısı kullanım tarafını anlatıyor.

Dosyayı incelerken ilk bakılacaklar

Elinizde iddianame varsa üç yere bakın: hangi fıkradan dava açıldığı, ele geçirilen maddenin miktarı ve cinsi, kimin üzerinde veya hangi mekânda bulunduğu. Arama kararının ya da yazılı emrin hukuka uygun olup olmadığı da ayrı bir başlıktır; bu konuyu hukuka aykırı aramada bulunan uyuşturucu yazısında anlattım. Sabıka kaydınızı da önceden öğrenin; kasıtlı bir suçtan eski mahkûmiyet varsa HAGB hesabı baştan değişir.

Durumunuzu anlatmak için

HAGB mümkün mü sorusunun cevabı iddianamedeki fıkraya, ele geçirilen maddeye ve sabıkanıza göre değişir. Duruşma tarihi yaklaşıyorsa ya da tebliğ edilen bir karar varsa süreler işlediği için beklemek yerine arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz. İletişim sayfasındaki yollardan ulaşabilir, konuyla ilgili diğer yazılar için ceza hukuku sayfasına göz atabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Uyuşturucu ticareti suçunda HAGB verilir mi?

TCK 188/3'te ceza on yıldan az olamadığı için, iki yıl sınırını aşan bir hüküm için HAGB uygulanamaz. Tek ihtimal, yargılama sırasında eylemin ticaret değil kullanmak için bulundurma olduğunun anlaşılması ve TCK 191/8 yoluyla HAGB'ye gidilmesidir.

HAGB kararı kayıtlarda görünür mü?

HAGB kararı, bu işlem için ayrı bir sisteme kaydedilir. Kanuna göre bu kayıtlar yalnızca bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak savcı, hâkim ya da mahkeme isterse kullanılabilir (CMK m. 231/13).

HAGB'den sonra yeniden uyuşturucu kullanırsam ne olur?

Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlerseniz mahkeme hükmü açıklar. Mahkeme bazı durumlarda cezanın yarısına kadar kısmını infaz etmemeye, hapsi ertelemeye ya da seçenek yaptırıma çevirmeye karar verebilir; bu takdire bağlıdır.

HAGB kararına itiraz edilebilir mi?

Evet. 231/12'ye göre HAGB kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Süre kararın tebliğinden işlediği için tebliğ tarihini not edip hemen bir avukata göstermek gerekir.

Daha önce hapis cezası almış biri uyuşturucuda HAGB alabilir mi?

Kanun, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunmasını arar (CMK m. 231/6-a). Önceki mahkûmiyet kasıtlı bir suça aitse HAGB'nin ilk şartı karşılanmaz.

Dayanak mevzuat

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 188, 191, 192
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 231

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.

Dosyanızı birlikte okuyalım.

Belgelerinizi getirin; ilk görüşmede hangi sürenin işlediğini, hangi yolun kısa olduğunu ve ücretin nasıl oluştuğunu açıkça konuşalım. Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla.