Görüşme talep edin

Bakırköy · İstanbul · Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla

  1. Ana sayfa
  2. Makaleler
  3. Ceza Hukuku
  4. Soruşturma, tutuklama ve yargılama
  5. Şirkete kayyum atanması ne zaman söz konusu olur

CEZA HUKUKU

Şirkete kayyum atanması ne zaman söz konusu olur

Şirkete kayyum atanması CMK 133'te sınırlı suçlarda ve hâkim kararıyla mümkündür. Şartlar, kayyımın yetkisi, ücret, ilan ve karara itiraz yolu.

Yazan Av. Mustafa Yalçın6 dk okumaGüncelleme

KISACA

  • Şirkete kayyum atanması için suçun şirketin faaliyeti çerçevesinde işlendiğine dair kuvvetli şüphe bulunmalı ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için gerekli olmalıdır (CMK 133/1).
  • Kararı soruşturma ve kovuşturmada hâkim veya mahkeme verir; savcının tek başına atama yetkisi yoktur.
  • Tedbir yalnızca kanunda sayılan suçlarda uygulanır; uyuşturucu ticareti, parada sahtecilik, zimmet, aklama, göçmen kaçakçılığı ve silahlı örgüt bunlar arasındadır (CMK 133/4).
  • Atama kararında kayyımın yetkisinin kapsamı açıkça yazılır ve karar ticaret sicili gazetesinde ilan edilir; ücret şirket bütçesinden ödenir.
  • İlgililer kayyımın işlemlerine karşı görevli mahkemeye başvurabilir (CMK 133/3); atama kararına ise ceza muhakemesinde itiraz yoluna gidilir.

Yakınınız gözaltında mı? Gözaltı süresi, avukatla görüşme, itiraz ve ilk saatlerde aileye düşenler.

Rehbere git

Bir şirketin yönetimi yargı kararıyla elden alınabilir mi? Evet, ama kanun bunu sıradan bir uygulama gibi düzenlemiyor. CMK 133, şirkete ceza soruşturması nedeniyle kayyım atanmasını dar bir çerçeveye sokuyor: belirli suçlar, kuvvetli şüphe, hâkim kararı ve kararın içeriğinde açık yetki. Bu sınırlar atamanın gerekçesini ve itirazın yolunu belirliyor.

Kayyım ile kayyum

Kanun metni “kayyım” yazıyor; günlük dilde çoğu zaman “kayyum” deniyor. İkisi aynı kişiyi anlatır: mahkemenin, bir kişinin ya da şirketin işlerini yürütmek ya da denetlemek üzere görevlendirdiği kişi. Burada konu, ceza muhakemesindeki koruma tedbiri olarak şirkete atanan kayyım. Medeni hukuktaki ya da ticaret hukukundaki kayyım atamalarıyla karıştırmamak gerekir; onların şartları ve mercileri başka.

Hangi şartlarda atanır

CMK 133/1 iki şart arıyor. Birincisi, suçun bir şirketin faaliyeti çerçevesinde işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması. İkincisi, bunun maddi gerçeğin ortaya çıkarılabilmesi için gerekli olması. İkinci şart önemli: ölçü maddi gerçeğin ortaya çıkarılması, cezalandırma değil. Yani sırf şirket sahibi şüpheli diye kayyım atanamaz; şirketin işleyişine müdahalenin gerçeğin ortaya çıkması için neden gerekli olduğu gösterilmeli.

Karar, soruşturma ve kovuşturma sürecinde hâkim veya mahkeme tarafından verilir. Savcılık talepte bulunur, ama atama yetkisi kendisinde değildir. Bu, şirket sahibinin “karar kimden çıktı” sorusuna ilk cevabıdır.

Hangi suçlarda uygulanır

CMK 133/4 bir liste veriyor ve tedbiri bununla sınırlıyor. Türk Ceza Kanunu'ndan göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, parada sahtecilik, fuhuş, kumar oynanması için yer ve imkân sağlama, zimmet, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, silahlı örgüt ve bu örgütlere silah sağlama, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk sayılmış. Ayrıca silah kaçakçılığı, Bankalar Kanunu'ndaki zimmet, hapis cezasını gerektiren kaçakçılık suçları ile bazı kültür ve tabiat varlıkları suçları da listede.

Listenin dışında kalan suçlar çoktur; örneğin hırsızlık, dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma bu fıkrada yer almıyor. Dolandırıcılık gibi bir suç nedeniyle şirket yönetimine CMK 133'e dayanılarak kayyım atanması kanunun listesine aykırıdır. Bu, itirazda ilk bakılacak noktadır. Elkonulan malvarlığının yönetimi için 128/10'daki kayyım ise ayrı bir yoldur (aşağıda anlatılıyor).

Kararda ne yazmalı

Atama kararında, yönetim organının karar ve işlemlerinin geçerliliğinin kayyımın onayına bağlandığı ya da yönetim organının yetkilerinin, yahut yetkilerle birlikte ortaklık payları ve menkul kıymetler üzerindeki idare yetkilerinin tümüyle kayyıma verildiği açıkça belirtilir (CMK 133/1). İki ayrı model var: onay yetkisi ve tam devir. Birincisinde yönetim sürüyor ama kayyım freni elinde tutuyor; ikincisinde yönetim fiilen kayyıma geçiyor.

Hangi model uygulandığı sonucu belirler. Yetki alanı açıkça yazılmamışsa, karar eksik demektir ve itiraz sebebi olur. Kayyım atama kararı ticaret sicili gazetesinde ve diğer uygun vasıtalarla ilan edilir. Bu ilan, şirketle iş yapan üçüncü kişilere, bankalara ve müşterilere durumu duyurur.

Ücret ve tazminat

Kayyıma takdir edilen ücret şirket bütçesinden ödenir. Soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararı çıkarsa, şirket bütçesinden ödenen paranın tamamı kanuni faiziyle birlikte Devlet Hazinesinden karşılanır (CMK 133/2). Yani kayyım ücreti, haksız çıkan şüphenin yükü olarak şirkette kalmaz. Kayyımın görevleriyle ilgili iş ve işlemlerinden doğan tazminat davaları, 142 ila 144. maddelere göre Devlet aleyhine açılır; Devlet görevini kötüye kullanan kayyıma bir yıl içinde rücu eder (CMK 133/5).

Bunlardan ayrı olarak, ilgililer atanan kayyımın işlemlerine karşı görevli mahkemeye başvurabilir (CMK 133/3). Metin, Türk Medeni Kanunu ve ticaret mevzuatına atıf yapıyor; hangi mahkemenin görevli olduğu somut işleme göre belirlenir.

Ne kadar sürer, nasıl sona erer

CMK 133 kayyımın görev süresi için bir gün sayısı vermiyor. Tedbir soruşturma ve kovuşturma sürecinde uygulanır ve gerekçesi devam ettiği sürece sürer. Bu, kararın zamanla gözden geçirilemeyeceği anlamına gelmez: koşullar değiştiyse, örneğin kayıtlar toplandı, bilirkişi raporu hazırlandı ya da suçlama listedeki suçtan düştüyse, atamayı yapan hâkim ya da mahkemeden kararın kaldırılmasını talep edebilirsiniz. Kanun bu talep için ayrı bir usul ya da süre göstermiyor; kabul edilip edilmeyeceği hâkimin takdirindedir. Bu yüzden iki haftalık itiraz süresi (CMK 268/1) içinde itiraz da yapmak, yolları açık tutar.

Soruşturma kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla ya da dava beraatla bittiğinde kayyım ücreti Hazineden karşılanır (CMK 133/2); yani bu hâllerde ücret yükü şirkette kalmaz. Mahkûmiyet durumunda ne olacağı ise ayrıca suçun yaptırımlarına ve müsadereye bağlı; bu başlık dosyaya göre değişir.

Ortaklar, yöneticiler ve üçüncü kişiler

Kayyım atanması, şirketin hukuki varlığını ortadan kaldırmaz; sözleşmeler, borçlar ve çalışanlarla ilişkiler sürer. Değişen şey, kararları kimin vereceğidir. Yetkisi yalnızca onayla sınırlı kayyım varsa, yönetim organı eskisi gibi karar alır ama bunlar kayyımın onayı olmadan geçerli olmaz. Yetkilerin tümü kayyıma verilmişse, yöneticiler şirket adına işlem yapamaz.

Ortaklar hak kaybına uğrar mı? Kayyım ortaklık paylarını ve menkul kıymetlerin idare yetkisini devralmış olabilir; ama kural olarak bu bir mülkiyet devri değil, idare yetkisinin devri. Ortağın payı ona ait kalır. Alacaklılar, müşteriler ve bankalar ilan edilen karar sayesinde durumu öğrenir; bu yüzden ilanın yapılıp yapılmadığı da usul bakımından bakılacak bir ayrıntıdır.

Mal varlığı kayyımından farkı

CMK 128/10, elkonulan taşınmaz, hak ve alacakların yönetimi için de kayyım atanabileceğini söylüyor ve 133. maddeyi kıyasen uyguluyor. Fark şu: 133, şirket yönetimine ilişkin ve dar bir suç listesine bağlı; 128/10 ise elkonulmuş mal için, elkoymanın kendi şartlarına bağlı. Taşınmaz ve araçlara ilişkin ayrıntı için taşınmaz ve araç gibi mal varlığına el koyma yazısına, hesaplar için banka hesabına bloke yazısına bakabilirsiniz.

İkisi arasındaki ayrım pratikte önemli. Şirket payına el konulması (128/1-f) ile şirket yönetimine kayyım atanması (133) aynı dosyada birlikte gündeme gelebilir. Payların elkonulması, ortağın mülkiyetini sınırlar; kayyım ise şirketin yönetimine müdahale eder. İtirazın hedefi de buna göre değişir.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: bir şirket hakkında, ticari faaliyetini kullanarak parada sahtecilik veya aklama yapıldığı yönünde soruşturma yürütülüyor. Savcılık, şirket kayıtlarının karartılabileceğini ileri sürüp kayyım atanmasını istiyor. Hâkim, yönetimin kararlarının kayyım onayına bağlanması yönünde karar veriyor. Şirket sahibi, atama kararında suçun şirket faaliyeti çerçevesinde işlendiğine dair somut delil bulunmadığını, kayıtların zaten bilirkişiye teslim edildiğini ve tedbirin ölçüsüz olduğunu ileri sürerek itiraz edebilir. Hâkimin buna nasıl bakacağı, delillerin içeriğine bağlıdır; sonucu önceden söylemek mümkün değil.

Sık yapılan hatalar

Birinci hata, kayyım atandıktan sonra eski yönetim gibi davranmaya devam etmek. Kararın modeline göre bu, işlemin geçersizliğine yol açabilir. İkinci hata, itiraz süresini kaçırmak: karar öğrenildiği günden iki hafta (CMK 268/1). Üçüncü hata, listede olmayan bir suçla ilgili atamanın hukuka aykırılığını hiç ileri sürmemek. Dördüncü hata, kayyım ücretini ve işlemlerini kontrol etmemek; ücret şirket bütçesinden çıktığı için nakit akışını doğrudan etkiler.

Beşinci hata, ortaklarla ve bankalarla yazışmayı kesmek; şirketin sürekliliği için kayyımla işbirliği gerekir, ama hakların korunması için yazılı itiraz da gerekir. İkisini birlikte yürütmek önemlidir.

Şirketinize kayyum gündeme gelirse

Tedbirin dayanağı olan suçu, atamayı yapan hâkimi ve yetki modelini ilk günden netleştirmek gerekir. Dosyanın ayrıntısı sonucu değiştirir: şirketin ortaklık yapısı, suçlamanın niteliği, kayıtların durumu ve kayyımın yetki kapsamı bunlardan bazıları. Ticari sürekliliği korumak için süre kısa; durumunuzu anlatmak üzere iletişim sayfasındaki numaradan arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz. Genel çerçeve için ceza hukuku sayfasına, itiraz usulü için el koyma kararına itiraz yazısına bakabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Her ceza soruşturmasında şirkete kayyum atanabilir mi?

Hayır. CMK 133/4, tedbirin yalnızca kanunda sayılan suçlarla ilgili uygulanabileceğini söylüyor. Listede uyuşturucu imal ve ticareti, parada sahtecilik, zimmet, aklama, fuhuş, kumar için yer ve imkân sağlama, silahlı örgüt ve devlet sırlarına karşı suçlar gibi suçlar var. Listede olmayan bir suç için kayyum atanamaz.

Kayyım atanınca şirket yönetimi tamamen elimden mi çıkar?

Kararın içeriğine bağlıdır. Atama kararında ya yönetim organının karar ve işlemlerinin geçerliliğinin kayyımın onayına bağlandığı ya da yönetim organının yetkilerinin veya ortaklık payları ile menkul kıymetler üzerindeki idare yetkilerinin tümüyle kayyıma verildiği açıkça yazılmalıdır.

Kayyım atama kararına nasıl itiraz edilir?

Atama hâkim ya da mahkeme kararıdır; bu karara CMK 268 uyarınca kararı öğrendiğiniz günden itibaren iki hafta içinde, kararı veren mercie verilecek dilekçeyle itiraz edilir. Kayyımın sonraki işlemleri için ise 133/3 uyarınca görevli mahkemeye başvurulabilir.

Kayyım ücretini kim öder?

Hâkimin veya mahkemenin takdir ettiği ücret şirket bütçesinden karşılanır. Soruşturma veya kovuşturma konusu suçtan dolayı kovuşturmaya yer olmadığına ya da beraate karar verilirse şirket bütçesinden ödenen paranın tamamı, kanuni faiziyle birlikte Devlet Hazinesinden karşılanır (CMK 133/2).

Kayyım zarar verirse kime dava açılır?

Kayyımın görevleriyle ilgili iş ve işlemlerinden doğan tazminat davaları Devlet aleyhine açılır; Devlet ödediği tazminattan dolayı görevinin gereklerine aykırı hareket eden kayyıma bir yıl içinde rücu eder (CMK 133/5).

Dayanak mevzuat

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 128, 133, 142, 268

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.

Dosyanızı birlikte okuyalım.

Belgelerinizi getirin; ilk görüşmede hangi sürenin işlediğini, hangi yolun kısa olduğunu ve ücretin nasıl oluştuğunu açıkça konuşalım. Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla.