KISACA
- El koyma kararına itiraz, kararı öğrendiğiniz günden itibaren iki hafta içinde, kararı veren mercie verilecek dilekçeyle ya da zabıt kâtibine beyanla yapılır (CMK 268/1).
- Karar veren merci itirazı yerinde görmezse en çok üç gün içinde itirazı inceleyecek üst mercie gönderir (CMK 268/2).
- Sulh ceza hâkimliği kararlarında merci, numara olarak izleyen sulh ceza hâkimliğidir; asliye ceza hâkiminin kararlarında ise ağır ceza mahkemesidir (CMK 268/3).
- Hâkim kararı olmadan yapılan el koyma yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur ve hâkim kırk sekiz saatte karar vermezse el koyma kendiliğinden kalkar (CMK 127/3).
- İtiraz üzerine merciin verdiği karar kesindir; ancak zilyet olan kişi hâkimden her zaman yeniden karar isteyebilir (CMK 127/4, 271/4).
Karar metnini hemen elinize almanız gerekmiyor ama süreyi ilk gün öğrenmeniz gerekiyor: iki hafta. El koyma kararına itiraz bu sürede, kararı veren mercie verilecek bir dilekçeyle yapılır. Kaçırırsanız yol tamamen kapanmaz, ama itiraz hakkı düşer; bu yüzden tarih hesabı en başa yazılmalı.
Önce kararı kim verdi
İtirazın nereye gideceği, kararı kimin verdiğine bağlı. Aynı malvarlığına birkaç yoldan el konulabilir ve her yolun usulü farklı.
Hâkim kararıyla el koyma en kolayı. Hâkim kararı olmadan, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, savcıya ulaşılamıyorsa kolluk amirinin yazılı emriyle yapılan el koymada işlem yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur. Hâkim, el koymadan itibaren kırk sekiz saat içinde kararını açıklamazsa el koyma kendiliğinden kalkar (CMK 127/3). Bu ilk kırk sekiz saat, uygulamada en fazla gözden kaçan kontrol noktasıdır: kimse onay istememiş olabilir ya da onay tutanağa yansımamış olabilir.
Taşınmaz, araç, hesap, hak ve alacak, şirket payı gibi malvarlığı değerlerine yapılan el koymada (CMK 128) karar yalnızca hâkimden çıkabilir. Savcı tek başına bu tür bir el koyma yapamaz; bilişim kaynaklı hesap askıya almalarında savcının yazılı emriyle yapılan ayrı yol için banka hesabına bloke yazısına bakın.
İtiraz dilekçesi nereye verilir
CMK 268/1, itirazın kararı veren mercie verilmesini şart koşuyor. Yani doğrudan üst mahkemeye değil. Dilekçe, kararı veren sulh ceza hâkimliğine ya da mahkemeye verilir; isterseniz zabıt kâtibine beyanda da bulunabilirsiniz. Beyan tutanağa geçirilir ve hâkim ya da mahkeme başkanı tarafından onaylanır.
Karar veren merci itirazı yerinde bulursa kararını düzeltir; bulmazsa en çok üç gün içinde itirazı incelemeye yetkili üst mercie gönderir (CMK 268/2). Dilekçeyi yanlış yere vermek süreyi kaçırmak anlamına gelebilir. Elinizde karar metni varsa, üzerindeki kurum adı ve dosya numarası dilekçenin muhatabını belirler.
Hangi merci inceler
CMK 268/3 şöyle bir dağılım yapıyor. Sulh ceza hâkimliği kararlarına yapılan itirazı, aynı yerde birden fazla sulh ceza hâkimliği varsa numara olarak kendisini izleyen hâkimlik inceler. Son numaralı hâkimliğin kararlarına itiraz ilk numaralı hâkimliğe gider. Ağır ceza mahkemesinin bulunmadığı yerlerde tek sulh ceza hâkimliği varsa, yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliği bakar. Ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerlerde tek sulh ceza hâkimliği varsa, itirazı en yakın ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliği inceler. Asliye ceza mahkemesi hâkiminin kararlarına karşı itirazı yargı çevresinde bulundukları ağır ceza mahkemesi değerlendirir.
Tutuklama ve adli kontrole ilişkin sulh ceza hâkimliği kararlarında merci farklıdır (asliye ceza hâkimi); ama el koyma tutuklama ya da adli kontrol sayılmadığı için bu özel kural el koymada uygulanmaz. Tutuklamaya itiraz farklı bir süreçtir; bu konuda tutuklamaya itiraz yazısına bakabilirsiniz.
İki haftalık süre ne zaman başlıyor
Kanun süreyi “ilgililerin kararı öğrendiği gün” olarak başlatıyor. İlk bakışta basit görünür ama el koymada karar çoğu zaman sizin elinize ulaşmadan uygulanır: banka hesabınızı bloke eder, sicile şerh düşer, siz fark edersiniz. CMK 35/2'deki tebliğ kuralı ise koruma tedbirlerine ilişkin kararları kapsamıyor. Bu nedenle sürenin başlangıcı, kararı fiilen öğrendiğiniz tarih olur. Bunu belgelemeniz gerekir: dosyayı incelediğiniz gün, UYAP kaydı, bankadan alınan yazı gibi.
Soruşturma dosyasında kısıtlama kararı varsa karar içeriğini göremeyebilirsiniz; bu hâlde kararın varlığını bildiren bir yazı ya da bildirim sizin öğrendiğiniz an sayılabilir. Soruşturma dosyasına kısıtlama yazısında bu ayrıntıyı bulabilirsiniz.
Dilekçede neler yazılmalı
İtiraz dilekçesinin amacı, hâkime neden kararın hukuka aykırı ya da artık gereksiz olduğunu göstermek. Dosya numarasını, karar tarihini, el konulan malı ve kararı öğrendiğiniz tarihi yazın. Sonra gerekçeyi yazın.
Gerekçe birkaç eksende kurulur. Birincisi şartlar: somut delillere dayanan kuvvetli şüphe yok, suç katalogda yok ya da suçtan elde edilme bağı gösterilmemiş. İkincisi usul: gerekli rapor alınmamış, onay süresi geçmiş, karar hâkimden çıkmamış. Üçüncüsü ölçülülük: değerce küçük bir dosya için işletmenin tamamı bloke edilmiş, muhafazaya artık gerek kalmamış. Dördüncüsü malın üçüncü kişiye ait olması. Dilekçeye mülkiyeti ve kaynağı gösteren belgeler eklenir; gerekli görürseniz kararın uygulanmasının geri bırakılması talebini de açıkça yazarsınız.
İtirazın sonucu ve sonrası
İtiraz, kararın yerine getirilmesini geri bırakmaz (CMK 269/1). Ancak kararına itiraz edilen makam ya da inceleyecek merci geri bırakılmasına karar verebilir. Yani durdurma talebini yazmazsanız karar işlemeye devam eder.
İnceleyen merci, Cumhuriyet savcısı ve karşı tarafa görüş için bildirebilir, inceleme ve araştırma yapabilir ya da yaptırabilir (CMK 270). Genellikle duruşma yapılmaksızın karar verilir, gerekli görülürse savcı, sonra müdafi dinlenir (CMK 271/1). İtiraz yerinde görülürse merci aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar verir (271/2). Merciin itiraz üzerine verdiği karar kesindir (271/4).
Kesin olması kapının tamamen kapandığı anlamına gelmez. Zilyet olan kişi hâkimden her zaman karar isteyebilir (CMK 127/4); koşullar değiştiğinde, örneğin delil toplandığında ya da müsadere ihtimali ortadan kalktığında, iade de ayrıca istenebilir (CMK 131). Bunun usulü için el konulan cihaz ve eşyanın iadesi yazısına bakabilirsiniz.
Mağdur, üçüncü kişi ve diğer ilgililer
İtiraz hakkı yalnızca şüpheli ya da sanığın değil. CMK 268, “ilgililerin” kararı öğrendiği günden söz ediyor; kararla hukuki durumu etkilenen herkes ilgili sayılır. Malın sahibi olan üçüncü kişi, kiracı, ortak hesap sahibi ya da şirket ortağı bu kapsamda itiraz edebilir. Her biri kendi durumunu ve belgesini dosyaya sunar.
Suçtan zarar gören mağdur için de ayrı bir güvence var: elkoyma işlemi mağdura gecikmeksizin bildirilir (CMK 127/5). Mağdur, kendi adına el koymanın yetersizliğini ya da kaldırılmasının sakıncasını dilekçeyle bildirebilir. Mağdurun hakları için mağdurun hakları yazısı genel bir çerçeve sunuyor.
Varsayımsal bir örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: bir kişinin banka hesabına, sulh ceza hâkimliğinin kararıyla CMK 128 uyarınca el konuluyor ve banka bunu kişiye telefon mesajıyla bildiriyor. Kişi bunu kısa süre sonra öğreniyor ama karar metnine ulaşamıyor. Dosyayı inceleme talebinde bulunuyor; karar metnini, soruşturma savcılığından dört gün sonra alıyor. İki haftalık süre için hangi günün esas alınacağı (bankadan öğrenme günü mü, karar metnine ulaşma günü mü) tartışılabilir; bu yüzden güvenli yol, mümkün olan en erken günü esas alıp dilekçeyi hemen vermektir.
Sık yapılan hatalar
İlk hata, dilekçeyi üst mahkemeye ya da yanlış makama vermek. İkinci hata, durdurma talebini yazmamak. Üçüncü hata, yalnızca “haksız”, “mağdurum” demek ve belge eklememek. Dördüncü hata, hesabın bir kısmının serbest bırakılması gibi daha dar bir talebi hiç düşünmemek. Beşinci hata, merciin kararı kesin olduğu için iade ya da değişen koşullara dayalı yeni başvurunun yolunu kapalı sanmak.
Dosyanız için
İtiraz süresi kısa ve kaçırılması hakkı düşürür; bu yüzden kararı öğrenir öğrenmez tarih ve metni kaydedin. Hangi gerekçeyle itiraz edileceği, hangi mercie ne yazılacağı dosyanıza göre değişir. Durumunuzu anlatmak için iletişim sayfasındaki numaradan arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz; süre işlerken bir günün farkı bile önemlidir. Konuya genel olarak ceza hukuku sayfasından da bakabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
El koyma kararına itiraz süresi kaç gündür?
Süre iki haftadır. Kararı öğrendiğiniz günden başlar ve itiraz dilekçesi kararı veren mercie verilir (CMK 268/1). Kanunun eski yedi günlük süresi iki haftaya çıkarılmıştır; eski kaynaklardaki yedi gün bilgisi güncel değildir.
El koymaya itiraz edince malım hemen geri verilir mi?
Hayır. İtiraz, kararın yerine getirilmesini kendiliğinden durdurmaz (CMK 269/1). Kararı veren makam ya da inceleyecek merci, uygulamanın geri bırakılmasına karar verebilir. Bu nedenle dilekçede ayrıca durdurma talebi yazılması gerekir.
Savcı el koyduysa hangi makama itiraz ederim?
Hâkim kararı olmadan yapılan el koyma yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur (CMK 127/3). Bundan sonra hâkim kararına karşı CMK 268'e göre itiraz edilir. Onay bekleme süresinde ve sonrasında zilyet olan kişi hâkimden karar isteme hakkına da sahiptir (CMK 127/4).
İtiraz reddedilirse başka yol var mı?
İtirazı inceleyen merciin kararı kesindir (CMK 271/4). Ancak koşullar değiştiyse, örneğin muhafazaya artık gerek kalmadıysa, CMK 127/4 ve 131 uyarınca yeniden karar istenebilir. Hukuka aykırı el koyma nedeniyle uğranılan zarar için Devletten tazminat da istenebilir (CMK 141/1-j).
İtirazı avukatsız yapabilir miyim?
Hukuken kendiniz de dilekçe verebilirsiniz veya zabıt kâtibine beyanda bulunabilirsiniz. Ama dilekçenin içeriği sonucu etkilediği için hangi kanuni sebebin ileri sürüleceği, hangi belgelerin ekleneceği ve süre hesabı avukatla hazırlanırsa daha güvenlidir.
Dayanak mevzuat
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 127, 128, 131, 141, 268, 269, 270, 271
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.