KISACA
- Soruşturma, suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evredir; kovuşturma iddianamenin kabulüyle başlayıp hükmün kesinleşmesine kadar sürer (CMK 2/1-e, f).
- Soruşturmayı Cumhuriyet savcısı yürütür; kovuşturma mahkemede yapılır ve hükmü hâkim ya da heyet verir.
- Soruşturma evresindeki kişiye şüpheli, kovuşturma evresindeki kişiye sanık denir (CMK 2/1-a, b).
- Soruşturma evresi sonunda savcı iddianame düzenler ya da kovuşturmaya yer olmadığına karar verir (CMK 170, 172).
- Soruşturmada dosya içeriğine kısıtlama konabilir; kovuşturmada duruşma kural olarak herkese açıktır (CMK 153, 182).
Yakınınız gözaltında mı? Gözaltı süresi, avukatla görüşme, itiraz ve ilk saatlerde aileye düşenler.
Rehbere gitCeza dosyası konuşulurken iki kelime sürekli karışır: soruşturma ve kovuşturma. Birbirine benzerler, ama iki ayrı evredir. Hangi evrede olduğunuzu bilmek, kimin karşısında durduğunuzu, hangi haklara sahip olduğunuzu ve hangi kararlara itiraz edebileceğinizi belirler.
Kanunun tanımı
CMK 2. madde ikisini şöyle tanımlar. Soruşturma, yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evredir (2/1-e). Kovuşturma ise iddianamenin kabulüyle başlayıp hükmün kesinleşmesine kadar geçen evredir (2/1-f). Yani ikisini ayıran çizgi, mahkemenin iddianameyi kabul ettiği andır (CMK 175/1).
Bu çizgi bir etiket değiştirmekten ibaret değil. Çizginin bir yanında savcının yürüttüğü bir araştırma var, diğer yanında bir mahkeme önünde yürüyen dava.
Soruşturma: savcının evresi
Savcı bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez, kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar (CMK 160/1). Bu araştırmayı kendisi ya da emrindeki adli kolluk görevlileri aracılığıyla yapar; her türlü araştırmayı yapabilir ve kamu görevlilerinden bilgi isteyebilir (CMK 161/1).
Burada bir ayrıntı gözden kaçar. Savcı yalnızca aleyhe değil, şüphelinin lehine olan delilleri de toplayıp muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür (CMK 160/2). Soruşturma, kâğıt üstünde tek taraflı bir toplama işi değildir.
Soruşturmada hâkim de görünür, ama yargılayan hâkim olarak değil. Gözaltı, tutuklama, arama, el koyma gibi hâkim kararı gerektiren işlemleri sulh ceza hâkimliği verir ve bunlara karşı yapılan itirazları da inceler (5235 sayılı Kanun m. 10). Yani soruşturma evresinde dosyanın esası hakkında hüküm kuran biri yoktur.
İddianame: iki evre arasındaki kapı
Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa savcı iddianame düzenler (CMK 170/2). İddianamede şüphelinin kimliği, müdafii, yüklenen suç ve uygulanması gereken kanun maddeleri, delil listesi, tutuklu olup olmadığı gibi bilgiler yer alır (CMK 170/3). Sonuç kısmında yalnız aleyhe değil, lehe olan hususlar da ileri sürülür (CMK 170/5).
Deliller yeterli şüphe oluşturmuyorsa savcı kovuşturmaya yer olmadığına karar verir (CMK 172/1). Halk arasındaki adıyla takipsizlik budur. Bu karar suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış ya da sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir ve kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
İddianame mahkemeye gelince hâkim önce onu inceler. Kanundaki sebeplerden biri varsa on beş gün içinde iade edebilir (CMK 174/1). İade edilmezse ya da süre geçerse iddianame kabul edilmiş sayılır (CMK 174/3). Kabul anında artık soruşturma bitmiş, kovuşturma başlamıştır.
Kovuşturma: mahkemenin evresi
Kovuşturmada kişi artık sanıktır. Mahkeme duruşma gününü belirler, çağrılacakları çağırır (CMK 175/2) ve iddianame sanığa çağrı kâğıdıyla tebliğ edilir (CMK 176/1). Duruşma kural olarak herkese açıktır (CMK 182/1). Genel ahlâk ya da kamu güvenliği gibi kesin zorunluluk hâllerinde duruşmanın bir kısmı ya da tamamı kapalı yapılabilir (CMK 182/2).
Sanığa yöneltilen suç hakkında artık dosyayı toplayan değil, yargılayan bir heyet ya da hâkim vardır. Tanıklar duruşmada dinlenir, deliller tartışılır, hüküm verilir. Soruşturmada yapılan işlemlerin birçoğu, duruşmada yeniden değerlendirilir. Sorgu ve savunma da bu evrede mahkeme önünde yapılır.
Haklar ve kısıtlamalar nasıl değişir
Soruşturma evresinde, kanunda sayılan hâllerde, dosya içeriğine kısıtlama konabilir (CMK 153). Müdafi o evrede dosyaya her zaman erişemeyebilir. Bu konuyu soruşturma dosyasına kısıtlama kararı ne zaman konur başlıklı yazıda ele aldık. Kovuşturma evresinde ise savunma tarafı dosyaya erişir ve delilleri görerek savunma yapar.
Tutukluluk süreleri de evreye göre ayrışır. Soruşturma evresinde tutukluluk süresi, ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde altı ayı, ağır ceza görevine giren işlerde bir yılı geçemez; TCK İkinci Kitap Dördüncü Kısım 4-7. bölüm suçları, terör suçları ve toplu işlenen suçlarda bu süre bir yıl altı aya kadar çıkar ve gerekçeyle altı ay daha uzatılabilir (CMK 102/4). Çocuklarda bu süreler kısalır (CMK 102/5). Kovuşturma evresindeki süreler farklı hesaplanır (CMK 102/1-2). Soruşturmada tutukluluğun devamı en geç otuzar günlük süreler itibarıyla sulh ceza hâkimince, kovuşturmada ise mahkemece her oturumda ya da otuz günlük süre içinde incelenir (CMK 108).
Hangi karara hangi yoldan gidilir
Evre, başvuracağınız mercii de belirler. Takipsizlik kararına karşı itiraz, tebliğden itibaren iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine yapılır (CMK 173/1). Kovuşturmada verilen hükme karşı ise kural olarak istinaf yoluna başvurulur ve süre gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren iki haftadır (CMK 273/1); bazı hükümler istinafa kapalıdır, bu yüzden dosyanıza özel bakmak gerekir. Karşı çıkılan karar hangi evreye aitse, süre ve merci ona göre belirlenir.
Takipsizlik kararı verildikten sonra yeni delil elde edilmedikçe ve sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiil için kamu davası açılamaz (CMK 172/2). Takipsizlikten sonra dava açılıp açılamayacağını takipsizlik kararından sonra dava açılır mı yazısında inceledik.
Varsayımsal bir örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: bir kişi hakkında komşusu darp iddiasıyla şikâyette bulunuyor. Polis ifadesini alıyor, savcılık ifadesi yeniden alınıyor, doktor raporu isteniyor. Bu aşamaların hepsi soruşturmadır ve kişi şüphelidir. Bir süre sonra savcı iddianame yazıyor, mahkeme kabul ediyor, çağrı kâğıdı tebliğ ediliyor. O andan itibaren kişi sanıktır ve duruşma tarihi için hazırlanır. Soruşturmanın sonunda savcı yeterli delil bulamasaydı kovuşturmaya yer olmadığına karar verecekti ve dava açılmayacaktı. Hangi yolun çıkacağı delillerin durumuna bağlıdır.
İfade verirken iki evrede de geçerli haklar
Şüpheli de sanık da ifade verirken ya da sorguya çekilirken aynı çekirdek güvencelere sahiptir. CMK 147'ye göre kimliğiniz saptanır, size yüklenen suç anlatılır, müdafi seçme ve ifade sırasında müdafiin hazır bulunabileceği bildirilir, seçecek durumda değilseniz baro tarafından müdafi görevlendirilir. Yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmama hakkınız olduğu söylenir ve şüpheden kurtulmak için somut delillerin toplanmasını isteyebileceğiniz hatırlatılır (CMK 147/1).
Beyanın özgür iradeye dayanması gerekir; kötü davranma, işkence, aldatma, cebir ya da tehdit gibi müdahalelerle elde edilen ifade, rıza ile verilmiş olsa bile delil olarak değerlendirilemez (CMK 148/1 ve 3). Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz (CMK 148/4). Yani soruşturmada, polis karakolunda verdiğiniz bir ifade kovuşturmada otomatik olarak geçerli bir delil olmaz. Bu ayrımı kolluk ifadesi ile savcılık ifadesi arasındaki fark yazısında ayrıca anlattık.
Süre ve bekleme
Soruşturmanın ne kadar süreceği konusunda kanun tek bir rakam vermez. Savcı, işin gerçeğini araştırmaya hemen başlar (CMK 160/1) ama delillerin toplanma hızı dosyaya bağlıdır. Tutuklu işlerde ise sınır nettir: soruşturma evresinde tutukluluk süresi, ağır ceza görevine girmeyen işlerde altı ayı, giren işlerde bir yılı geçemez (CMK 102/4). Soruşturma uzadıkça şüpheli açısından belirsizlik artar. Bu belirsizliği azaltmak için müdafi, savcılığa dilekçe vererek lehe delillerin toplanmasını isteyebilir. Dosyanın hangi aşamada beklediğini öğrenmek için soruşturma ne kadar sürer, savcılık ne zaman karar verir yazısına bakabilirsiniz.
Önce hangi evrede olduğunuzu bilin
Elinizdeki evrak size hangi evrede olduğunuzu gösterir. İfade çağrısı geldiyse soruşturmadasınız; çağrı kâğıdıyla iddianame geldiyse kovuşturmaya geçilmiştir. Hangi evrede olursanız olun, ifade vermeden, imza atmadan ya da savunma yazmadan önce bir müdafiyle görüşmek hem hakkınızı korur hem de hatalı beyanı önler. Durumunuzu anlatmak için bizi arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz. İfade, gözaltı ya da iddianame gibi süre işleyen durumlarda erken görüşmek zaman kazandırır. İletişim sayfasından ulaşabilir, ceza hukuku sayfasındaki diğer yazılara da bakabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Soruşturma evresi ne zaman biter, kovuşturma ne zaman başlar?
Soruşturma, mahkeme iddianameyi kabul ettiğinde biter. İddianamenin kabulüyle kamu davası açılmış olur ve kovuşturma evresi başlar (CMK 175/1).
Şüpheli ile sanık arasındaki fark nedir?
Şüpheli, soruşturma evresinde suç şüphesi altında bulunan kişidir. Sanık ise kovuşturmanın başlamasından hükmün kesinleşmesine kadar suç şüphesi altında bulunan kişidir (CMK 2/1-a, b). Kişi aynıdır; değişen, yetkili merci ve izlenen usuldür.
Soruşturma aşamasında dava açılmış sayılır mı?
Hayır. Savcılık ifadesi alıp delil topladığı bu evrede dava açılmış değildir. Dava ancak iddianamenin mahkemece kabulüyle açılmış olur. Bu yüzden ifade veren kişi henüz şüpheli sıfatıyla bulunur.
Kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilirse dava biter mi?
Savcı, yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilemediğinde ya da kovuşturma olanağı bulunmadığında kovuşturmaya yer olmadığına karar verir (CMK 172/1). Bu karardan sonra yeni delil elde edilmedikçe ve sulh ceza hâkimliğince karar verilmedikçe aynı fiilden dava açılamaz (CMK 172/2).
Savcının takipsizlik kararına kim itiraz edebilir?
Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir (CMK 173/1).
Dayanak mevzuat
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 2, 102, 108, 147, 148, 153, 160, 161, 170, 172, 173, 174, 175, 176, 182, 273
- 5235 sayılı Kanun m. 10
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.