Görüşme talep edin

Bakırköy · İstanbul · Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla

  1. Ana sayfa
  2. Makaleler
  3. Ceza Hukuku
  4. Soruşturma, tutuklama ve yargılama
  5. Sanığın yakını kanun yoluna başvurabilir mi

CEZA HUKUKU

Sanığın yakını kanun yoluna başvurabilir mi

Sanığın eşi ve yasal temsilcisi, sanığa açık kanun yollarına kendiliğinden başvurabilir (CMK 262). Anne, baba, kardeş ve yetişkin çocuk için kural farklıdır.

Yazan Av. Mustafa Yalçın5 dk okumaGüncelleme

KISACA

  • Sanığın yasal temsilcisi ve eşi, sanığa açık olan kanun yollarına süresi içinde kendiliklerinden başvurabilir (CMK 262/1).
  • Kanun yalnızca bu iki kişiyi sayar. Anne, baba, kardeş veya yetişkin çocuğun kendi adlarına istinaf etme yetkisi kanunda yazılı değildir; bu kişiler avukat tutarak dolaylı yoldan ilerleyebilir.
  • Eş ve yasal temsilcinin yaptığı başvuruya, sanığın başvurusuna ilişkin hükümler uygulanır. Süre, merci ve sonuçlar aynıdır (CMK 262/1).
  • Gözaltı ve yakalamaya itirazda daha geniş bir çevre başvurabilir: müdafi, kanuni temsilci, eş ve birinci veya ikinci derece kan hısımı (CMK 91/5).

Yakınınız gözaltında mı? Gözaltı süresi, avukatla görüşme, itiraz ve ilk saatlerde aileye düşenler.

Rehbere git

Bir yakınınız hakkında mahkûmiyet kararı verildi. Gerekçeli karar henüz tebliğ edilmedi ya da edildi ama kendisi cezaevinde, ulaşmak zor. Kanun yoluna başvuru süresi iki hafta olduğu için ilk soru şu: sanığın adına kim başvurabilir? Cevap sanığın kim olduğuna ve yakınlık derecesine bağlı, çünkü kanun bu konuda herkesi saymıyor, yalnızca iki kişiyi sayıyor.

Kanun ne diyor

CMK 262'ye göre şüpheli veya sanığın yasal temsilcisi ve eşi, şüpheli veya sanığa açık olan kanun yollarına süresi içinde kendiliklerinden başvurabilir. Maddenin ikinci cümlesi, şüphelinin veya sanığın başvurusuna ilişkin hükümlerin bunlar tarafından yapılacak başvuru ve onu izleyen işlemler için de geçerli olduğunu söyler.

Dolayısıyla eşiniz ya da çocuğunuz adına istinaf ediyorsanız, aynı kurallar işler. İstinaf için süre, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki haftadır; dilekçe hükmü veren mahkemeye verilir (CMK 273/1). Başvurunun süresinde yapılması hükmün kesinleşmesini engeller (CMK 275/1).

Madde "kendiliklerinden" ifadesini kullanıyor. Yani eş ve yasal temsilci için sanıktan vekâlet, yazılı izin ya da başka bir belge aranmaz. Sanığın müdafiine uygulanan "açık arzusuna aykırı olmamak" koşulu (CMK 261) 262. maddede yazılı değil. Pratikte bu ayrıntı, sanık ile eşin farklı düşündüğü bir durumda önem kazanır; böyle bir çatışmayı dosya üzerinden değerlendirmek gerekir.

Eş sayılan kim

Eş, evlilik bağı devam eden kişidir. Boşanma davası sürüyor olsa da evlilik kesinleşen karar ile sona erene kadar devam eder; bu nedenle dava açılmış olması tek başına eşin başvuru hakkını kaldırmaz. Eş sıfatı nüfus kayıtlarıyla belgelenir.

Kanun nişanlıyı, sevgiliyi, birlikte yaşayan kişiyi eş saymaz. Bu kişiler adına başvuru yapacak biri varsa, o kişi avukat olmalıdır.

Yasal temsilci kimdir

Sanık çocuksa yasal temsilci anne babadır; velayet kaldırıldıysa ya da anne baba yoksa vasi görevlendirilmiş olabilir. Kısıtlı yetişkinin yasal temsilcisi vasidir. Bu sıfat mahkemeye belgelenmelidir.

Yasal temsilciye kanun duruşmada da bir yer verir: sanığın kanuni temsilcisine duruşma gün ve saati bildirilir ve duruşmaya kabul edilerek istemi üzerine dinlenebilir (CMK 155/1). Eş için aynı hüküm tebligat yapılmaksızın geçerlidir (CMK 155/2). Yani eşin duruşmada hazır bulunma imkânı vardır; ama başvuru hakkı ayrı bir maddeden gelir.

Hangi kanun yolları açık

Madde, "sanığa açık olan" kanun yollarından söz eder. Yani eşin hakkı, sanığın hakkı kadardır; ondan geniş değildir. Sanığın istinaf edemeyeceği bir hükme eşi de istinaf edemez. Üst sınırı beş yüz günü geçmeyen adli para cezasını gerektiren suçlardan beraat hükümleri, kanunun gösterdiği sınıra kadar olan adli para cezası mahkûmiyetleri (hapisten çevrilenler hariç) ve kanunlarda kesin olduğu yazılı hükümler istinafa kapalıdır (CMK 272/3). Onbeş yıl ve daha fazla hapis cezalarına ilişkin hükümler ise bölge adliye mahkemesince re'sen de incelenir (CMK 272/1).

Başvurulan merci ya da yol yanlış seçilmiş olsa bile hak ortadan kalkmaz: kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz ve başvurunun yapıldığı merci başvuruyu derhâl görevli ve yetkili mercie gönderir (CMK 264). Bu güvenceye yaslanıp süreyi geçirmemek gerekir; çünkü yanlış mercie yapılan başvurunun mahkemeye ulaşma süresi tartışma konusu olabilir.

Karşı taraf cevap verirken de 262. madde saklıdır (CMK 277/3). Yani karşı tarafın istinaf talebine cevap verme aşamasında da eşin ve yasal temsilcinin hakları korunur.

Anne, baba, kardeş, yetişkin çocuk

Bu yakınlık dereceleri CMK 262'de yazılı değildir. Yetişkin bir sanığın annesi, babası, kardeşi ya da yetişkin çocuğu bu yüzden kendi adına istinaf dilekçesi veremez. Bu kişilerin yapabilecekleri üç şey var.

Birincisi, avukat tutmak; avukatın sanıktan müdafilik ya da vekâlet yetkisi alması gerekir. Avukat, müdafiliğini ya da vekilliğini üstlendiği kişinin açık arzusuna aykırı olmamak koşuluyla kanun yoluna başvurabilir (CMK 261). İkincisi, sanıkla görüşüp onun bizzat başvurmasını sağlamak; tutuklu sanık cezaevinde kuruma ya da zabıt kâtibine beyanda bulunarak başvurabilir (CMK 263). Üçüncüsü, sanığın eşi varsa ona durumu bildirmek.

Gözaltı ve yakalamada çevre daha geniş

Bu ayrım önemli: kanun, gözaltı aşamasında yakınlara daha geniş bir hak veriyor. Yakalama işlemine, gözaltına alma ve gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin Cumhuriyet savcısının yazılı emrine karşı yakalanan kişi, müdafii veya kanuni temsilcisi, eşi ya da birinci veya ikinci derecede kan hısımı, hemen serbest bırakılmayı sağlamak için sulh ceza hâkimine başvurabilir (CMK 91/5). Sulh ceza hâkimi incelemeyi evrak üzerinde yapar ve derhâl, nihayet yirmi dört saat dolmadan başvuruyu sonuçlandırır.

Birinci derece kan hısımı anne baba ve çocuk, ikinci derece kardeş, büyükanne, büyükbaba ve torundur. Yani gözaltı sürecinde bir kardeşiniz ya da annenizin başvurma hakkı varken, hükme karşı istinaf aşamasında bu hak yoktur. İki farklı aşamanın farklı kuralları olduğunu bilmek, yakınlarınıza ne zaman ne yapacaklarını açıklamak bakımından işe yarar.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: yurt dışında çalışan bir sanık Türkiye'deki duruşmaya katılamıyor ve hakkında hapis cezası veriliyor. Gerekçeli karar adresine tebliğ ediliyor. Eşi tebliği alıyor, ama kendisi yurt dışında olduğundan süreyi kaçırma riski var. Eş, sanığa açık olan istinaf yoluna kendiliğinden başvuruyor ve dilekçeyi iki hafta içinde hükmü veren mahkemeye veriyor. Başvuru süresi içinde yapıldığı için hükmün kesinleşmesi engelleniyor. Sanığın annesi ise aynı dilekçeyi kendi adına veremiyor; yalnızca bir avukat tutarak ilerleyebiliyor. Sonuç istinaf mercisinin değerlendirmesine bağlıdır; örnek yalnızca yetki farkını gösterir.

Dilekçeye ne eklenir

Eş ya da yasal temsilci olarak başvuruyorsanız dilekçede kendi sıfatınızı açıkça yazın: kimin eşi olduğunuzu ya da hangi sıfatla yasal temsilci sayıldığınızı belirtin. Eşler için nüfus kayıt örneği, vasi için mahkeme kararı gibi belgeleri dilekçeye eklemek ya da en azından başvuruyu yaparken yanınızda bulundurmak mahkemenin sıfatı kolayca doğrulamasını sağlar. Dosya numarasını, hükmün tarihini ve hangi kararın istinaf edildiğini yazmayı unutmayın.

İstinafta başvuruya ilişkin nedenlerin gösterilmemesi inceleme yapılmasına engel olmaz (CMK 273/4), ama temyizde hükmün neden bozulmasını istediğinizi göstermek zorundasınız. Kısa bir istinaf dilekçesi hakkı korur; gerekçeli dilekçe ise incelemeyi yönlendirir.

Yapılan hatalar

Birinci hata, "kardeşim ben de yakınıyım" diye süreyi boşa harcamaktır. Kanunda yazılı olmayan bir yakının dilekçesi, başvurma hakkı olmadığı gerekçesiyle reddedilebilir (CMK 276/1) ve bu arada süre geçer. Kardeş, anne, baba, yetişkin çocuk avukat aracılığıyla ilerlemelidir.

İkinci hata, eşin başvurusuna güvenip avukat tutmamaktır. Başvuru yapılmış olsa bile gerekçeler yazılmalı, temyiz aşamasında hükmün neden bozulması gerektiği gösterilmelidir (CMK 294/1). Bu iş hukuki bilgi gerektirir.

Üçüncü hata, eşin ve sanığın farklı iradelerle hareket etmesidir. Sanık istinaf istemiyor ama eşi başvuruyor ya da tersi. Başvurudan vazgeçme kuralları ayrıdır (CMK 266); karar vermeden önce neyin sonuç doğuracağını bilmek gerekir.

Dördüncü hata, tebligat tarihini bilmemektir. Süre, gerekçeli hükmün tebliğinden başlar. Tebliğ kime yapılırsa o tarihi kayda geçirin.

Ne yapmalı

Yakınınız hakkında hüküm verildiyse ve kimin başvuracağı belli değilse, durumunuzu anlatmak için iletişim sayfasındaki numaradan arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz. Gerekçeli kararın tebliğ tarihi, sanığın tutuklu olup olmadığı ve evlilik durumu hakkında bilgi vermeniz sürenin ve yetkinin hızlıca belirlenmesini sağlar; iki haftalık süre sınırlı olduğu için ilk günlerde aramanın faydası büyüktür. Genel çerçeve için ceza hukuku sayfasına bakabilirsiniz. İlgili yazılar: müdafinin kanun yoluna başvurma yetkisi, tutuklu sanık kanun yoluna nasıl başvurur, gözaltına itiraz nasıl yapılır ve istinaf nedir.

Sık sorulan sorular

Eşim hakkında verilen hükme ben istinaf edebilir miyim?

Evet. Sanığın eşi, sanığa açık olan kanun yollarına süresi içinde kendiliğinden başvurabilir (CMK 262/1). Başvuruya sanığın başvurusuna ilişkin hükümler uygulanır; yani istinaf için iki haftalık süre ve hükmü veren mahkemeye dilekçe verme kuralı sizin için de geçerlidir.

Annem veya babam benim adıma istinaf edebilir mi?

Kanun metninde yetişkin sanığın anne ve babasına ayrı bir başvuru hakkı verilmemiştir. Sanık küçükse yasal temsilcisi olarak anne ya da baba başvurabilir. Yetişkin sanıkta anne ve baba bir avukat aracılığıyla ya da sanığın kendi başvurusuna destek vererek ilerleyebilir.

Yasal temsilci kimdir?

Sanık reşit değilse velayet hakkına sahip anne baba, velayet yoksa vasi; kısıtlı bir yetişkin için de vasi yasal temsilcidir. Bunu mahkemeye belgelemek gerekir. Kanuni temsilcinin duruşma gün ve saatinden haberdar edilmesi ve istemi üzerine dinlenmesi de kanunda yazılıdır (CMK 155/1).

Gözaltına alınan yakınım için ben bir şey yapabilir miyim?

Evet. Yakalanan kişi, müdafii, kanuni temsilcisi, eşi ya da birinci veya ikinci derecede kan hısımı, hemen serbest bırakılmayı sağlamak için sulh ceza hâkimine başvurabilir (CMK 91/5). Ayrıca Cumhuriyet savcısının emriyle bir yakınına gecikmeksizin haber verilir (CMK 95/1).

Sanık istemiyorsa eşi yine de istinaf edebilir mi?

Avukat için kanun, sanığın açık arzusuna aykırı olmamayı şart koşar (CMK 261). Eş ve yasal temsilci için 262. maddede böyle bir şart yazılı değildir. Uygulamadaki ayrıntı dosyaya göre değişebilir; iradeler çatışıyorsa avukata danışın.

Dayanak mevzuat

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 91, 95, 155, 260, 261, 262, 263, 264, 266, 272, 273, 275, 276, 277, 294

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.

Dosyanızı birlikte okuyalım.

Belgelerinizi getirin; ilk görüşmede hangi sürenin işlediğini, hangi yolun kısa olduğunu ve ücretin nasıl oluştuğunu açıkça konuşalım. Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla.