KISACA
- Hükümden önce son söz, hazır bulunan sanığa verilir (CMK m. 216/3); bu, duruşmada sanığa tanınan son konuşma fırsatıdır.
- Delillerin tartışılmasında söz sırayla katılana, savcıya, sanığa ve müdafiine verilir; son söz bu tartışmanın ardından gelir.
- Zorunlu müdafiin o anda salonda bulunmaması hükmün açıklanmasına engel değildir.
- Son sözde yeni bir yalan ya da delil karartma değil, tutarlı ve sakin bir özet ile somut talep yer almalıdır.
- Mahkemeyi etkilemeye yönelik şekli tutum takdiri indirimde dikkate alınmaz (TCK m. 62/2).
Duruşma bitmeye yaklaştı. Tanıklar dinlendi, belgeler okundu, savcı mütalaasını verdi, müdafi savunmasını yaptı. Hâkim size dönüp "Son sözünüz nedir?" diye soruyor. Bu cümle çoğu zaman kısa sürer, ama sanık için duruşmanın son penceresidir ve kararın hemen öncesine düşer.
Son söz ne zaman, kime verilir
Kanunun ifadesi şu: "Hükümden önce son söz, hazır bulunan sanığa verilir" (CMK m. 216/3). İki ayrıntı var. Birincisi zamanlama: son söz delillerin tartışılması bittikten sonra gelir. Tartışmada söz sırayla katılana veya vekiline, Cumhuriyet savcısına, sanığa ve müdafiine ya da kanuni temsilcisine verilir; taraflar birbirinin açıklamalarına cevap da verebilir (CMK m. 216/1 ve 216/2). Bütün bunlar bittikten sonra hâkim "duruşmanın sona erdiğini" açıklar ve hüküm verilir (CMK m. 223/1).
İkinci ayrıntı "hazır bulunan" sözcüğü. Salonda olmayan sanığa son söz verilemez. Sorgusu yapıldıktan sonra isteği üzerine duruşmadan bağışık tutulan sanık (CMK m. 196/1) ya da duruşmaya gelmediği için yokluğunda karar verilen sanık için bu söz kullanılamaz. Bu yüzden duruşmanın karar günü olduğunu biliyorsanız bizzat gelmenin anlamı büyük.
Kanunda dikkat çeken bir ek var: bu aşamada zorunlu müdafiin hazır bulunmaması hükmün açıklanmasına engel olmaz (CMK m. 216/3, ikinci cümle). Mahkeme müdafiin salonda olmadığı durumda karar verebilir. Yine de müdafinizle son söz öncesinde kısa da olsa konuşmak, sonrasında söylenecekleri ayarlamak bakımından faydalı.
Neden bu kadar önemsenir
Son söz, hâkimin kararı vermeden önce duyduğu son ses. Dosyadaki belgeler ve tutanaklar kâğıt üzerinde; sanığın o an salonda kurduğu cümleler ise tutumunu, kendini ifade biçimini ve davaya bakışını doğrudan gösterir. Bu bir sonuç vaadi değil: hâkim kararını delillere göre verir, son söz tek başına dosyayı değiştirmez. Ama delil değerlendirmesinde tereddüt varsa, anlatımın tutarlılığı ve içtenliği mahkemenin kanaatinde yer bulabilir.
Cezanın belirlenmesinde de bir bağ var. TCK 62'ye göre takdiri indirimde failin geçmişi, sosyal ilişkileri ve fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları göz önünde bulundurulabilir. Aynı fıkra bir sınır da koyuyor: failin duruşmadaki, mahkemeyi etkilemeye yönelik şekli tutum ve davranışları takdiri indirim nedeni olarak dikkate alınmaz. Yani "pişmanım" kelimesini söylemek yetmez; söylenen şeyin dosyadaki davranışlarla örtüşmesi gerekir.
Son sözde neler söylenir
Kalıp yok, ama işe yarayan birkaç şey var.
Savunmanızı iki üç cümleyle yeniden toparlayabilirsiniz. Sorguda ve mütalaaya karşı savunmada söylenenleri baştan anlatmak yerine, davanın sizin açınızdan özünü hatırlatan kısa bir özet yeterli. "Olay günü evde olduğumu, bunu gösteren kayıtların dosyada bulunduğunu daha önce belirtmiştim" gibi.
Suçlamayı reddediyorsanız bunu sakin ve açık söylemek mümkün. Kabul ediyorsanız, kabul ettiğiniz ve etmediğiniz kısımları ayırmak, olayın nasıl geliştiğini kısaca anlatmak ve gerçekten pişmansanız bunu belirtmek anlamlı. İçten olmayan pişmanlık hâkime geçmez.
Somut bir talep de koyabilirsiniz: beraat, ya da tutukluysanız tahliye. Yargılama sürecinde yaşadığınız bir mağduriyet varsa (uzun süre tutuklu kalma, ailenizin durumu gibi) bunu kısaca ifade etmek de yerinde. Müdafi savunmasına katılıyorsanız "müdafiimin savunmasına aynen katılıyorum" demek tek başına geçerli bir son sözdür.
Son sözde söylenmemesi gerekenler
Hâkime ya da tanıklara öfke yöneltmek. Yeni bir yalan anlatmak. Daha önce söylediklerinizle çelişen, ilk kez ortaya atılan bir olay: bu hem inandırıcılığı sarsar hem de dosyada tutarsızlık olarak not edilir. Delil karartma, tanığı etkileme ya da kaçma önerisi gibi hukuka aykırı bir şey elbette söz konusu olamaz. Savunma hakkı meşru bir alan; yalan ve baskı o alanın dışında.
Uzun konuşmak da genellikle yarardan çok zarar getirir. İki dakikayı aşan, baştan sona her ayrıntıyı tekrarlayan son sözler dikkat dağıtır. Notlarınızı önceden hazırlayabilir, salona kâğıtla girebilirsiniz.
Birden fazla sanık, tutuklu sanık, kısa ara
Dosyada birkaç sanık varsa kanun son sözün sırasını ayrıca belirlemiyor. Her sanık kendi adına konuşur, bir sanığın söyledikleri öbürünün yerine geçmez. Tutuklu sanık da duruşmada hazırsa aynı hakka sahiptir; cezaevinden SEGBİS ile bağlanıyorsa son sözünü oradan söyler, bunun için SEGBİS ile katılım yazısındaki ayrıntılara bakmak gerekir.
Son söz sırası gelmeden müdafiinizle konuşmak istiyorsanız hâkimden kısa bir ara isteyebilirsiniz. Ara vermek hâkimin takdirindedir. Konuşacaklarınızı kâğıda üç dört madde olarak yazıp yanınızda bulundurmak, heyecanlandığınızda düşünceyi toparlamayı kolaylaştırır.
Son sözden sonra mahkeme yeni bir durumla karşılaşırsa, örneğin suçun hukuki niteliğini değiştirmeyi düşünürse, sanığa bunu bildirip savunma yapabileceği bir imkân vermek zorundadır; bu kuralı aşağıda anlatıyoruz.
Varsayımsal bir örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: kasten yaralama suçlamasıyla yargılanan bir sanık, olay anında kendisinin de saldırıya uğradığını savunuyor. Dosyada karşı tarafın da yaralandığı bir rapor var, ama sanığın kolundaki darp izine ilişkin belge de bulunuyor. Son sözünde sanık şunu diyebilir: "Olay günü ilk saldıran ben değildim; kolumdaki rapor bunu gösteriyor. Karşı tarafı yaralamaktan üzüntü duyuyorum, ama kendimi korumak zorundaydım. Beraatimi talep ediyorum." Bu kurgudan bir sonuç çıkarılamaz. Gösterdiği şey şu: kısa, tutarlı, dosyadaki belgeye bağlı bir son söz, savunmayı yeniden toparlar.
Son söz verilmeden hüküm kurulursa
Salonda hazır olduğunuz hâlde son söz hakkı size hiç sorulmadan hüküm açıklanırsa bunu hemen tutanağa geçirtmeye çalışın. Kanun, hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararıyla savunma hakkının sınırlandırılmasını hukuka kesin aykırılık hâllerinden sayıyor (CMK m. 289/1-h). Son sözün verilmemesinin bu kapsama girip girmeyeceği ve hükmü etkileyip etkilemediği kanun yolu merciinin dosyaya bakarak vereceği bir değerlendirme; yine de kanun yolu dilekçesinde bu eksikliği açıkça belirtmek gerekir. Tutanakta "son söz soruldu" yazıp yazmadığını duruşma sonrasında UYAP'tan kontrol edebilirsiniz.
Son sözden sonra: hüküm
Son söz verilir, duruşmanın bittiği açıklanır, hüküm açıklanır. Mahkeme hüküm vermeden önce suçun hukuki niteliğini değiştirmeyi düşünüyorsa, sanığa bunu önceden bildirip savunma yapabilecek hâle getirmek zorundadır; istemi üzerine ek savunma için süre de verilir (CMK m. 226/1 ve 226/3). Hükmün nasıl açıklandığını duruşma sonunda hüküm nasıl açıklanır yazısında anlattık. Kararın gerekçesi ise ayrı bir süreç: gerekçeli karar yazısı süreleri açıklıyor. Genel savunma tutumu için sanık duruşmada nasıl savunma yapar yazısına, duruşma sırasının tamamı için ceza duruşması nasıl yapılır yazısına bakabilirsiniz.
Karar günü aramak neden zaman kazandırır
Son söz bir dosyada tek başına konuşulacak bir konu değil. Neyin söyleneceği, hangi talebin öne çıkarılacağı, mahkûmiyet olursa hangi seçeneklerin açık kalacağı dosyaya göre değişir. Karar duruşması öncesinde özellikle tutuklu sanıklarda ya da yakında karar beklenen dosyalarda telefonla arayabilir veya WhatsApp'tan yazabilirsiniz; durumunuzu dinleyip neyi söyleyip neyi söylememenin yararlı olabileceğini konuşabiliriz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, ceza davalarındaki çalışma biçimimiz ise ceza hukuku sayfasında yer alıyor. Karar günü geldikten sonra yapılacak şeylerin çoğu çok kısa süreye sığar: hüküm açıklandıktan sonra istinaf ve temyiz süresi gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren iki haftadır (CMK m. 273, 291), ama hazırlıklı gelmek her zaman avantajdır.
Sık sorulan sorular
Son söz hakkı her sanığa verilir mi?
CMK 216/3 son sözü hazır bulunan sanığa tanır. Duruşmaya gelmeyen ya da salondan çıkarılan sanığa verilmez. Sanık yokken de müdafi bütün oturumlarda hazır bulunabilir (CMK 197/1), ama son söz sanığın kendisine ait bir haktır.
Son söz ile savunma aynı şey mi?
Hayır. Savunma sorgu, delil tartışması ve müdafiin esas hakkındaki mütalaaya karşı beyanıyla bütün yargılama boyunca yapılır. Son söz ise bunların hepsinden sonra, hükümden hemen önce sanığa verilen kısa ve kendine özgü bir konuşmadır.
Son sözde yeni bir delil istenebilir mi?
Delil istemleri için en uygun zaman sorgudan sonra ve ideal olarak duruşma gününden en az beş gün öncesidir (CMK 177/1). Delilin geç bildirilmesi tek başına reddedilme nedeni değildir (CMK 207), ama son söze bırakmak yerine dilekçeyle ve zamanında istemek gerekir.
Son sözde pişmanlık göstermek cezayı azaltır mı?
Takdiri indirimde failin yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları göz önünde bulundurulabilir, ancak mahkemeyi etkilemeye yönelik şekli tutum ve davranışlar indirim nedeni sayılmaz (TCK 62/2). İçten olmayan, ezberlenmiş bir cümle işe yaramaz; üstelik suçlamayı reddediyorsanız pişmanlık beyanı savunmanızla çelişir.
Son söz hakkını kullanmak zorunda mıyım?
Hayır. Son sözde konuşmak zorunda değilsiniz, 'müdafiimin savunmasına katılıyorum' demek ya da hiçbir şey söylememek de seçeneklerdendir. Önemli olan hakkın size verilmesi; kullanıp kullanmamak sizin tercihinizdir.
Dayanak mevzuat
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 177, 188, 196, 197, 207, 216, 223, 226, 273, 289, 291
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 62
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.