Görüşme talep edin

Bakırköy · İstanbul · Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla

  1. Ana sayfa
  2. Makaleler
  3. Ceza Hukuku
  4. Soruşturma, tutuklama ve yargılama
  5. Ev hapsi adli kontrolü nasıl uygulanır, evden çıkış izni

CEZA HUKUKU

Ev hapsi adli kontrolü nasıl uygulanır, evden çıkış izni

Ev hapsi, CMK 109/3-j'deki konutu terk etmeme yükümlülüğüdür. Çıkış izni, ihlalin sonucu, cezadan mahsup ve beraat sonrası tazminat hakkı.

Yazan Av. Mustafa Yalçın5 dk okumaGüncelleme

KISACA

  • Ev hapsi, CMK m. 109/3-j'de 'konutunu terk etmemek' adıyla geçen bir adli kontrol yükümlülüğüdür; tutuklamanın yerine geçer, ceza değildir.
  • Zorunlu çıkışlar için hâkimden geçici muafiyet istenebilir; hâkim savcının görüşünü aldıktan sonra beş gün içinde karar verebilir (CMK m. 110/2, 111/1).
  • Ev hapsinde geçen her iki gün, sonradan verilecek cezanın mahsubunda bir gün sayılır (CMK m. 109/6).
  • Yükümlülüğü isteyerek ihlal eden kişi hemen tutuklanabilir (CMK m. 112/1).
  • Ev hapsi uygulanıp sonra kovuşturmaya yer olmadığına ya da beraate karar verilirse Devletten tazminat istenebilir (CMK m. 141/1-l).

Yakınınız gözaltında mı? Gözaltı süresi, avukatla görüşme, itiraz ve ilk saatlerde aileye düşenler.

Rehbere git

Ev hapsi, hâkimin tutuklama yerine verebileceği adli kontrol yükümlülüklerinden biri. Kanunda "ev hapsi" diye bir ifade geçmiyor; CMK m. 109/3-j konutunu terk etmemek diyor. Kişi cezaevinde değil, evinde; ama izin olmadan çıkamıyor. Bu yüzden asıl sorunlar uygulamada çıkıyor: işe, hastaneye, çocuğun okuluna gitmek gerektiğinde kime, ne zaman, hangi belgeyle başvurulacak?

Ev hapsi hangi durumda verilir

CMK m. 109/1, tutuklama sebeplerinin bulunduğu hâllerde tutuklama yerine adli kontrol kararı verilebileceğini söyler. Yani ev hapsi, ancak tutuklamayı gerektirecek bir şüphe ve sebep varken gündeme gelir: kaçma şüphesi, delilleri karartma ihtimali gibi. Hâkim bunlara karşı daha hafif bir yol arıyorsa konutu terk etmemeyi seçebilir. Tek başına ya da başka yükümlülüklerle birlikte verilebilir; örneğin ev hapsiyle birlikte yurt dışı çıkış yasağı da konabilir (CMK m. 109/3-a).

Soruşturma evresinde karar sulh ceza hâkimliğince, savcının istemiyle verilir (CMK m. 110/1). Dava açıldıktan sonra görevli mahkeme aynı yetkiyi kullanır (CMK m. 110/3).

Evden çıkış izni nasıl alınır

Kanun, çıkış izninin biçimini ayrıca tarif etmiyor; ama hâkime geniş bir yetki veriyor. CMK m. 110/2 uyarınca hâkim, adli kontrolün içeriğini oluşturan yükümlülükleri tümüyle ya da kısmen kaldırabilir, değiştirebilir veya şüpheliyi bunlardan bazılarına uymaktan geçici olarak muaf tutabilir. İşte evden çıkış izni bu geçici muafiyetin pratikteki adıdır.

Başvuru yazılı dilekçeyle yapılır. Dilekçede çıkışın amacı (kontrol muayenesi, ameliyat, cenaze, çocuğun okul işlemi), yeri, tarihi ve saat aralığı yazılır; belge eklenir: randevu çıktısı, doktor yazısı, ölüm belgesi. CMK m. 111/1 şüphelinin ya da sanığın istemi üzerine hâkimin savcının görüşünü aldıktan sonra beş gün içinde karar verebileceğini öngörür. Zorunlu bir ameliyat ya da cenaze için beş günlük süre bile uzun gelebilir; bu nedenle dilekçe sıkışmadan, tercihen randevu belli olur olmaz verilir.

Düzenli çıkışlar (haftada üç gün tedavi, sürekli işe gidiş) için tek tek izin yerine yükümlülüğün değiştirilmesi istenir; örneğin ev hapsi yerine imza yükümlülüğü ya da belirli bir yerleşim bölgesini terk etmeme (CMK m. 109/3-b, k). Bunun tartışması hâkimin gözünde kaçma veya delil karartma sebebinin hâlâ sürüp sürmediğine bağlı.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: ev hapsi altındaki kişinin altmış yaşındaki annesi hastaneye kaldırılıyor ve yarın sabah ameliyat olacak. Kişi hastaneye gitmek istiyor. Yapılacak şey aynı gün sulh ceza hâkimliğine (ya da dava aşamasındaysa mahkemeye) hastane yazısı ve randevu belgesiyle dilekçe vermek, geçici muafiyet istemek, çıkış saatlerini ve dönüş saatini yazmak. Hâkim izin verebilir, vermeyebilir, ya da başka bir yol (belirli saat aralığı) gösterebilir. İzin gelmeden çıkmak ise CMK m. 112/1 yoluyla tutuklamanın kapısını açar. Bu örnek sonucu değil, hangi adımların atılacağını gösterir.

Ev hapsinde geçen süre cezadan düşülür mü

Genel kural CMK m. 109/6'da: adli kontrol altında geçen süre, kişisel hürriyeti sınırlama sebebi sayılmadığından cezadan mahsup edilmez. Ama bu kuralın istisnaları var, ve konutu terk etmeme yükümlülüğü o istisnalardan biri. Hükmün son cümlesi 2021'de eklendi: konutunu terk etmemek yükümlülüğü altında geçen her iki gün, cezanın mahsubunda bir gün olarak dikkate alınır. Yani yüz gün ev hapsi, cezadan elli gün düşmeyi sağlar. Tedavi yükümlülüğü (CMK m. 109/3-e) de mahsup kuralının dışında kalan öteki yükümlülük.

Pratik sonucu şu: ev hapsinin ne kadar sürdüğünü gün gün belgelemek gerekiyor. Karar tarihini, yükümlülüğün değiştiği ya da kalktığı tarihi ve ihlal olmadığını gösteren yazıları saklamak, ileride hükümde mahsup talebini kolaylaştırır.

Günlük hayatta en çok karşılaşılan sorular

Ev hapsi altındaki kişi için sorular hep somut: çocuğu okula bırakabilir miyim, bahçeye ya da balkona çıkabilir miyim, işe gidebilir miyim, mahkeme duruşmasına nasıl gideceğim? Kanun bunların hiçbirini tek tek cevaplamıyor. Çıkış izninin kapsamı kararda yazan yükümlülüğe ve hâkimin verdiği muafiyete göre belirlenir. Kararda "konutunu terk etmemek" yazıyorsa, bina içindeki ortak alan ve bahçe gibi yerlerin konut sayılıp sayılmayacağı belirsiz kalabilir; bu belirsizliği ihlal riskine çevirmemek için hâkimlikten yazılı netleştirme istemek en sağlam yoldur.

Duruşma, ifade ya da savcılık çağrısı için evden çıkmak zaten yükümlülüğün dışında kalır, çünkü çağrıyı hâkimin ya da savcının kendisi yapmıştır; yine de çağrı kâğıdını saklayın ve yolculuğu çağrının gerektirdiği süreyle sınırlı tutun. İşe gitmek ise en tartışmalı konu: hâkim işe gitmeyi yükümlülüğün özüne aykırı bulabilir. Düzenli işe gitmeniz gerekiyorsa, ev hapsini imza ya da belirli bölgeyi terk etmeme gibi daha hafif bir yükümlülükle değiştirme talebi çoğu zaman tek tek izin almaktan daha mantıklıdır.

Süre ve düzenli inceleme

Ev hapsi sonsuz sürmez. CMK m. 110/A, ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde adli kontrol süresini en çok iki yıl, zorunlu hâllerde gerekçeyle bir yıl uzatma olarak belirler. Ağır ceza işlerinde süre en çok üç yıldır; zorunlu hâllerde uzatılabilir, ama uzatmanın da bir üst sınırı var, kimi suç gruplarında bu sınır daha yüksek. Çocuklar için bu süreler yarı oranında uygulanır.

Ayrıca yükümlülüğün devamının gerekip gerekmediği en geç dört ayda bir yeniden değerlendirilir; soruşturmada savcının istemiyle sulh ceza hâkimi, kovuşturmada mahkeme kendiliğinden karar verir (CMK m. 110/4). Bu aralık dolmadan da talep verebilirsiniz; hâkimin beş gün içinde karar verme imkânı var (CMK m. 111/1).

İhlal ve itiraz

Ev hapsinde izinsiz çıkmak, yükümlülüğü isteyerek yerine getirmeme anlamına gelir ve CMK m. 112/1 uyarınca hemen tutuklamaya yol açabilir. Bu konunun ayrıntısı adli kontrole uymamanın sonuçları yazısında.

Ev hapsi kararının kendisine ise iki hafta içinde itiraz edilebilir (CMK m. 111/2, 268/1). İtiraz, sulh ceza hâkimliği kararlarında yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimince incelenir (CMK m. 268/3-b). Başka bir yükümlülüğün yeterli olacağını anlatan, somut bir öneri sunan itirazlar daha ilgi görür: örneğin ev hapsi yerine imza yükümlülüğü ya da yurt dışı çıkış yasağı. Elektronik izleme araçlarıyla ilgili ayrıntı için elektronik kelepçe yazısına, yükümlülüklerin genel dökümü için adli kontrol yazısına bakabilirsiniz.

Sonradan beraat ya da takipsizlik çıkarsa

Ev hapsi altında geçirilen süre, dava beraatle ya da soruşturma kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla biterse tazminat konusu olabilir. 2024'te CMK m. 141/1'e eklenen (l) bendi, konutunu terk etmeme ya da tedavi tedbirlerine tabi olma yükümlülüğü uygulandıktan sonra bu kararların verildiği kişilerin maddi ve manevi zararlarını Devletten isteyebilmesini düzenliyor. Süre, kararın kesinleştiğinin tebliğinden itibaren üç aydır; her hâlde kesinleşme tarihini izleyen bir yılı da geçemez (CMK m. 142/1). Bu bent kapsamındaki istemler Tazminat Komisyonu'na yapılır. Ayrıntısı için haksız tutuklama tazminatı yazısına bakın.

Dosyanıza göre ne yapılır

Ev hapsi dosyadan dosyaya değişen bir yükümlülük: gerekçesi, süresi, ek yükümlülükleri ve çıkış ihtiyaçları kişiye göre ayrışıyor. İzin dilekçesi, itiraz ya da yükümlülüğün hafifletilmesi talebi için belge listesi hazırlamak çoğu zaman en çok zaman kazandıran adım. Durumunuzu anlatmak için büroyu arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz; ameliyat, cenaze gibi tarihi belli çıkışlar varsa bunu ilk mesajda yazmanız yeterli. İletişim sayfasında bilgiler var, konunun genel çerçevesi için ceza hukuku alanı sayfasına da bakabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Ev hapsinde market veya hastaneye gidebilir miyim?

Kanun 'konutu terk etmemek' diyor ve hangi çıkışların serbest olduğunu saymıyor. Bu yüzden hastane, muayene gibi zorunlu çıkışlar için kararda yazılı bir izin ya da hâkimden alınmış geçici muafiyet bulunmalı. Beklenmedik bir sağlık sorununda hastane belgesini (rapor, sevk) saklayıp hâkimliğe hemen bildirmek gerekir.

Ev hapsi cezadan düşülür mü?

Evet. CMK m. 109/6'ya göre adli kontrol altında geçen süre kural olarak cezadan mahsup edilmez, ama konutu terk etmeme yükümlülüğü bundan ayrılır: bu yükümlülük altında geçen her iki gün, cezanın mahsubunda bir gün olarak dikkate alınır.

Ev hapsi ne kadar sürer?

Adli kontrolün azami süresi, ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde iki yıl (zorunlu hâllerde bir yıl uzatma), ağır ceza işlerinde üç yıldır; zorunlu hâllerde gerekçeyle uzatılabilir (CMK m. 110/A). Bu süre çocuklarda yarıya iner. Süre boyunca yükümlülüğün devamı en geç dört ayda bir yeniden değerlendirilir.

Ev hapsine itiraz edilebilir mi?

Evet, adli kontrol kararına itiraz yolu açıktır (CMK m. 111/2). Karar öğrenildiği günden itibaren iki hafta içinde, kararı veren mercie dilekçeyle itiraz edilir (CMK m. 268/1). Aynı zamanda yükümlülüğün hafifletilmesi ya da kaldırılması için ayrıca talepte bulunmak mümkündür.

Dayanak mevzuat

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 100, 109, 110, 110/A, 111, 112, 141, 268

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.

Dosyanızı birlikte okuyalım.

Belgelerinizi getirin; ilk görüşmede hangi sürenin işlediğini, hangi yolun kısa olduğunu ve ücretin nasıl oluştuğunu açıkça konuşalım. Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla.