KISACA
- Çocuğun cinsel istismarı (TCK m. 103) kural olarak şikâyete bağlı değildir; savcılık suçu öğrenince kendiliğinden soruşturur.
- İstisna: sarkıntılık düzeyinde kalmış suçun faili çocuksa soruşturma ve kovuşturma mağdurun, velisinin veya vasisinin şikâyetine bağlıdır (TCK m. 103/1).
- Şikâyete bağlı hâllerde şikâyet süresi altı aydır; kişi fiili ve faili öğrendiği günden başlar (TCK m. 73).
- Resen soruşturulan suçta aile 'şikâyetimi geri alıyorum' dese bile dava kendiliğinden düşmez.
- İşlenmekte olan bir suçu yetkili makamlara bildirmeyen kişi, mağdur on beş yaşını bitirmemişse bir buçuk yıla kadar hapis cezasıyla karşılaşabilir (TCK m. 278).
Kısa cevap: hayır. Çocuğun cinsel istismarı şikâyet beklenmeden soruşturulan bir suçtur. Bir tek durumda kanun şikâyet arıyor ve onu da aşağıda ayrı ayrı anlatıyorum.
Kural: savcı kendiliğinden harekete geçer
TCK 103'ün hiçbir fıkrası temel hâl için şikâyeti şart koşmaz. Savcının görevi CMK 160/1'de yazılı: bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez, kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere işin gerçeğini araştırmaya başlar. Haberi duyduğu kaynak önemli değil. Çocuğun annesi, okul müdürü, doktor, komşu ya da bir ihbar olabilir.
Bu kuralın pratik sonucu şu: aile çocuğun kötü deneyimini yeniden yaşamasından çekindiği için başvurmasa da, olay başka bir yoldan savcılığa ulaştıysa dosya açılır. Tersi de doğru: aile başvurup sonra fikir değiştirse süreç durmaz.
Tek istisna: faili çocuk olan sarkıntılık
TCK 103/1'in ikinci cümlesi sarkıntılık düzeyinde kalan istismarı üç yıldan sekiz yıla kadar hapse bağlar. Aynı fıkra şunu ekler: sarkıntılık düzeyinde kalmış suçun failinin çocuk olması hâlinde soruşturma ve kovuşturma yapılması mağdurun, velisinin veya vasisinin şikâyetine bağlıdır. İki akran arasındaki bir olayda kanun, devletin ailenin iradesini aşmasını istemiyor.
Dikkat edilecek nokta: istisna dar. Fail yetişkinse, olay sarkıntılığı aşıp temel istismar ya da organ veya cisim sokulması düzeyine çıkıyorsa, ya da fail çocuk olsa bile fiil sarkıntılık sayılmıyorsa şikâyet şartı yoktur. Fiilin hangi basamakta kaldığına mahkeme dosyaya bakarak karar verir; bu ayrım için sarkıntılık düzeyinde istismar yazısı yardımcı olur.
Şikâyete bağlı hâlde süre ve vazgeçme
İstisna kapsamına giren dosyada TCK 73 işler. Yetkili kişi altı ay içinde şikâyette bulunmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz (73/1). Altı ay, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği ya da öğrendiği günden başlar (73/2). Şikâyet hakkı olan birkaç kişiden biri süreyi kaçırırsa diğerlerinin hakkı düşmez (73/3): anne süreyi geçirmişse baba başvurabilir.
Vazgeçmenin sonucu ise şöyle: şikâyete bağlı suçlarda, kanunda aksi yazılı değilse, suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür; hüküm kesinleştikten sonraki vazgeçme infaza engel olmaz (73/4). Burada çocuğun adına kimin vazgeçebileceği de önemli. Bu dar istisna dışında, resen soruşturulan istismar suçlarında vazgeçmenin davayı düşürmediğini unutmamak gerekir.
Şikâyet etmeyen ama bilen kişinin durumu
TCK 278, işlenmekte olan bir suçu yetkili makamlara bildirmeyen kişiye bir yıla kadar hapis cezası öngörür. Sonuçları halen sınırlandırılabilecek, işlenmiş bir suçu bildirmeme de aynı fıkra kapsamında (278/2). Mağdurun on beş yaşını bitirmemiş bir çocuk olması hâlinde ceza yarı oranında artırılır (278/3). Tanıklıktan çekinebilecek kişiler hakkında ise ceza verilmez, ancak suçu önleme yükümlülüğü dolayısıyla ceza sorumluluğuna ilişkin hükümler saklıdır (278/4).
Bu madde herkesi aynı biçimde bağlamıyor; hangi aile üyesinin tanıklıktan çekinebileceği ayrı bir inceleme konusu. Öğretmen, doktor ya da kamu görevlisi için TCK 279'daki ayrı kural da gündeme gelir. Ayrıntı çocuk istismarını ihbar etmek zorunlu mu yazısında.
Başvuru nasıl yapılır
Başvuru başsavcılığa ya da kolluğa yapılır; yazılı olabileceği gibi tutanağa geçirilmek üzere sözlü de olur (CMK m. 158). Soyut ve genel nitelikte bir ihbar yapılırsa savcı soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verebilir (CMK m. 158/6); somut anlatmak bu yüzden işe yarar: kim, ne zaman, nerede, hangi tanık ya da kayıt. İhbarla şikâyet arasındaki teknik fark ihbar ile şikâyet yazısında.
Başvurudan sonrası için soruşturmanın işleyişi yazısına bakın. Savcı takipsizlik verirse suçtan zarar gören iki hafta içinde itiraz edebilir (CMK m. 173).
Yetişkin mağdurla karşılaştırma
Karışıklık çoğu zaman yetişkinlere karşı cinsel saldırıdan geliyor. TCK 102/1'deki temel cinsel saldırı suçu mağdurun şikâyeti üzerine soruşturulur; vücuda organ veya cisim sokulmasında ise yalnız fiil eşe karşı işlenmişse şikâyet aranır (102/2). Çocuğa karşı işlenen suçta bu mantık yok. Bir yakının "yetişkin olsaydı şikâyet gerekirdi" diye düşünüp beklemesi yersiz bir gecikme yaratır.
Başvuruda neyi yazmalı
Savcının işe yarar bir başlangıç noktası bulması için çocuğun adı, doğum tarihi, olayın tarihi ya da tarih aralığı, yeri ve kimin yaptığı bilgisi verilmeli. Doğum tarihi, mağdurun on iki ve on beş yaş sınırlarına göre ceza basamağını değiştirdiği için özellikle önemli. Şikâyet etmek ile davaya katılmak da aynı şey değil: katılma ayrı bir işlemdir ve ilk derece mahkemesinde hüküm verilinceye kadar yapılabilir (CMK m. 237). Çocuk mağdur davaya katılırsa avukat görevlendirilmesi için istem aranmaz (CMK m. 239/2).
Aile içinde yanlış anlaşılanlar
Aile bazen "çocuk şikâyetçi değil, sorun yok" diye düşünür. Oysa şikâyetçi olmak çocuğun yükümlülüğü değil, çocuğun adına başvuru yapacak kişi velidir. Kanuni temsilcinin kendisi şüpheliyse ya da çocuğun çıkarı onunla çatışıyorsa, devlet zaten kendiliğinden harekete geçer.
Bir başka yanlış anlama da reşit olmayanla cinsel ilişki suçunda ortaya çıkar. TCK 104 cebir, tehdit ve hile olmaksızın on beş yaşını bitirmiş çocukla ilişkiyi ayrı düzenler ve temel hâlde bu suç mağdurun şikâyeti üzerine soruşturulur (104/1). Yani 103'ün tersi: orada şikâyet aranır. Suç, mağdurla arasında evlenme yasağı bulunan kişi tarafından işlenmişse ise şikâyet aranmaz (104/2). İki maddeyi karıştırmak, süre kaçırmaya kadar gider. Ayrıntısı reşit olmayanla cinsel ilişki yazısında.
Şikâyetçi olan ama sonradan çekinen aile
Başvurudan sonra aile baskı altında kalabilir: fail tanıdık biridir, mahalle konuşur, çocuk anlatmaktan vazgeçer. Resen soruşturulan dosyada bu durum soruşturmayı durdurmaz, ama delil durumunu etkiler. Savcı çocuğun daha önce kayda geçmiş beyanını, tıbbi raporu ve diğer delilleri değerlendirir. Bu yüzden ilk dinlemenin düzgün alınması, sonradan geri adım atılsa bile dosyanın dayanağı olur. Failin ya da yakınlarının "şikâyetini geri al" yönündeki talepleri ise ayrı bir sorundur; baskı ya da tehdit varsa bunu da savcılığa bildirmek gerekir, çünkü bu tür girişimler tutuklama nedeni sayılabilir (CMK m. 100/2-b).
Varsayımsal bir örnek
Varsayımsal bir örnek düşünelim: on yaşındaki bir çocuk, aynı apartmanda oturan on altı yaşındaki komşu çocuğun kendisine istemediği biçimde dokunduğunu söylüyor. Anne olayı komşuya anlatıyor ama savcılığa gitmek istemiyor. İki ihtimal var. Fiil sarkıntılık düzeyinde sayılırsa fail çocuk olduğu için şikâyet şartı doğar; anne, baba ya da vasi altı ay içinde başvurmazsa dosya açılamaz. Fiil temel istismar düzeyinde sayılırsa şikâyet aranmaz ve savcı olayı öğrendiği anda kendiliğinden soruşturma yapar. Hangisinin söz konusu olduğunu fiilin niteliği belirler; bunu baştan söylemek mümkün değil.
Altı ay işliyorsa beklemeyin
Bu bölümdeki süre yalnız şikâyete bağlı istisna için geçerlidir; öbür hâllerde dava zamanaşımı dışında süre sınırı yoktur, ama delillerin kaybolması zamanla başlı başına sorun olur.
Şikâyet süresi işliyorsa hukuki destek için erken aramak, süreyi kaçırmamak bakımından önemli. Altı ayın hangi günde başladığı, çocuğun anlatımının ilk ne zaman duyulduğuna göre değişir ve sonradan tartışma konusu olabilir. Kimin başvurabileceğini, kimin vazgeçebileceğini ve olayın hangi basamakta sayılacağını birlikte değerlendirmek gerekir. Telefonla arayarak ya da WhatsApp'tan yazarak durumunuzu anlatabilirsiniz; ayrıntılar iletişim sayfasında, genel çerçeve ceza hukuku sayfasında. Cezanın ne kadar olabileceğini merak ediyorsanız çocuğun cinsel istismarı cezası yazısına bakın.
Sık sorulan sorular
Çocuk istismarında aile şikâyetçi olmazsa soruşturma yapılmaz mı?
Yapılır. TCK 103 şikâyete bağlı suçlardan değildir; savcı suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenince araştırmaya başlar (CMK m. 160). Tek istisna, failin çocuk olduğu sarkıntılık düzeyindeki istismardır.
Şikâyetten vazgeçilirse dava düşer mi?
Resen soruşturulan istismar suçlarında düşmez. Vazgeçme davayı yalnız şikâyete bağlı suçlarda düşürür (TCK m. 73/4). Faili çocuk olan sarkıntılık düzeyindeki hâlde ise şikâyete bağlı suç kuralı işler: vazgeçme davayı düşürür, ancak vazgeçmeyi kabul etmeyen sanığı etkilemez (TCK m. 73/4 ve 73/6).
Şikâyet için süre var mı?
Resen soruşturulan hâllerde şikâyet süresi diye bir kısıt yoktur; yalnız dava zamanaşımı işler. Şikâyete bağlı istisnada altı ay içinde başvurmak gerekir; süre, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği günden başlar (TCK m. 73/1-2).
Çocuk istismarını duyan ama bildirmeyen kişi ceza alır mı?
TCK 278'e göre işlenmekte olan veya sonuçları hâlâ sınırlandırılabilen bir suçu yetkili makamlara bildirmeyen kişi bir yıla kadar hapisle cezalandırılır; mağdur on beş yaşını bitirmemişse ceza yarı oranında artırılır. Tanıklıktan çekinebilecek kişiler hakkında ceza verilmez (TCK m. 278/4).
İhbar ile şikâyet arasında bu suçta fark var mı?
Soruşturma açısından yok. Suça ilişkin ihbar da şikâyet de başsavcılığa ya da kolluğa yapılır (CMK m. 158). Fark, şikâyete bağlı istisnada ortaya çıkar; orada mağdur ya da temsilcisinin açıkça şikâyetçi olması gerekir.
Dayanak mevzuat
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 73, 103, 104, 278
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 100, 158, 160, 173, 237, 239
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.