KISACA
- Eşlerden biri, diğerinin açık rızası olmadan aile konutunun kirasını feshedemez, konutu devredemez ya da üzerindeki hakları sınırlayamaz (TMK m. 194/1).
- Malik olmayan eş, tapu kütüğüne aile konutu şerhi verilmesini isteyebilir.
- Kira ile tutulan konutta sözleşmenin tarafı olmayan eş bildirimle sözleşmenin tarafı olur ve müteselsilen sorumlu hâle gelir.
- Konutun boşanma sonrası kime kalacağı mülkiyete, mal rejimine ve dosyadaki taleplere göre belirlenir.
Boşanma sürecinde en çok tartışılan konulardan biri, birlikte yaşanan evin ne olacağıdır. Cevap önce kimin kiracı, kimin malik olduğuna, sonra dosyadaki taleplere bağlıdır. Ancak şunu baştan bilmek gerekir: TMK m. 194'e göre eşlerden biri, diğerinin açık rızası olmadıkça aile konutunu devredemez, kira sözleşmesini feshedemez ya da konut üzerindeki hakları sınırlayamaz.
Aile konutu nedir?
Kanun aile konutunu ayrıca tanımlamaz; eşlerin birlikte seçtiği ve ailece yaşadıkları ev olarak anlaşılır. TMK m. 186/1'e göre eşler oturacakları konutu birlikte seçerler. Evlilik birliğinin birlikte yaşamayı, sadakati ve yardımlaşmayı gerektirdiği TMK m. 185'te yazılıdır. Yazlık, iş yeri ya da yatırım amaçlı bir daire, ailenin fiilen yaşamadığı sürece aile konutu sayılmaz.
Evin sahibi eşiniz ise
Malik olmayan eş, tapu kütüğüne konutla ilgili şerh verilmesini tapu müdürlüğünden isteyebilir (TMK m. 194/3). Bu şerh, evin sizin rızanız olmadan satılmasını ya da devredilmesini engeller. Şerhin boşanma sonrası mülkiyeti size geçirmediğini de bilmelisiniz; yalnızca devir işlemlerinde rızanızı zorunlu kılar. Mülkiyetin kime kalacağı mal rejimi tasfiyesinde belli olur.
Ev kiralıksa
Kira ile tutulan konutta kiracı yalnızca bir eşse, diğer eş kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelir. Bildirimde bulunan eş, diğer eşle müteselsilen sorumlu olur (TMK m. 194/4). Müteselsil sorumluluk, kiralayanın kira borcunu ikisinden de isteyebilmesi anlamına gelir. Kiracı eşin sözleşmeyi tek başına feshetmesi ise diğer eşin açık rızasına bağlıdır.
Rıza alınamazsa
Rızayı sağlayamayan ya da haklı bir sebep olmadan kendisine rıza verilmeyen eş, hâkimin müdahalesini isteyebilir (TMK m. 194/2). Örneğin eşiniz evi satmak istiyor ama siz rıza vermiyorsanız ya da size rıza verilmesi haksız yere reddediliyorsa mahkemeye başvurabilirsiniz.
Boşanma davası sürerken
Dava devam ederken eşlerin ayrı yaşamasına ilişkin kural TMK m. 197'dedir. Eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir. Hâkim, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ilişkin önlemleri alabilir. Evden çıkarılma sorusunu boşanma davası açılınca eş evden çıkarılır mı yazısında ayrıca ele aldık. Evi terk etmenin sonuçlarını ise evi terk eden eş yazısında bulabilirsiniz.
Varsayımsal bir örnek düşünelim
Evin kira sözleşmesinin yalnızca bir eşin adına olduğunu ve çocuğun bakımını üstlenen diğer eşin o evde kalmak istediğini varsayalım. Kiracı olmayan eş, kiralayana bildirim yaparak sözleşmenin tarafı olur ve kira borcundan da sorumlu hâle gelir. Böylece kiracı eşin tek başına sözleşmeyi bitirip eve girişi kapatması engellenmiş olur. Nihai kullanım düzeni ise çocukların durumu, tarafların talebi ve hâkimin değerlendirmesiyle belirlenir; sonucu önceden vaat etmek mümkün değildir.
Mal rejimiyle ilişkisi
Evin mülkiyeti paylaşım meselesidir. Evlilik süresince edinilmiş bir konut mal rejimi tasfiyesinde değerlendirilir; hangi malın hangi gruba girdiğini edinilmiş mal ve kişisel mal yazısında anlattık. Genel çerçeve için mal paylaşımı yazısına bakabilirsiniz.
Sık yapılan hatalar
İlk hata, şerh işlemini geciktirmektir; ev satılıp üçüncü kişiye geçtikten sonra durum zorlaşır. İkincisi, kira sözleşmesinde adınız yokken kiralayana bildirim yapmamaktır. Üçüncüsü, evden ani ve gerekçesiz ayrılmaktır; ayrılmadan önce durumu hukuki olarak değerlendirmek yerinde olur.
Destek almak için
Aile konutu meselesi dosyadaki belgeye ve tarihe bağlıdır. Tapu kaydınız ya da kira sözleşmeniz elinizdeyse iletişim sayfasından telefonla arayabilir veya WhatsApp'tan yazabilirsiniz; şerh ya da bildirim gibi adımlar zaman kazandırır. Konunun genel çerçevesi için aile hukuku sayfası da faydalıdır.
Boşanma sonrasında konut
Karar kesinleştikten sonra TMK m. 194 koruması ortak hayatın sona ermesiyle ayrı bir noktaya gelir. Ev kiralıksa, kiracı olarak kalmak ya da çıkmak eşler arasında anlaşmayla düzenlenir; mülkiyet bir eşteyse diğeri o evde kalma hakkını kendiliğinden kazanmaz. Çocuğun velayeti kimdeyse onun barınma ihtiyacı hâkim tarafından gözetilir; ayrıca nafaka kalemleri de bu dengeyi etkiler. Bu hususları tedbir nafakası yazısında ele aldık.
Anlaşmalı boşanmada konut
Anlaşmalı boşanmada protokole evin kime kalacağını, kimin kirayı ödeyeceğini ve devir şartlarını yazmak mümkündür. Protokol hâkim tarafından onaylanır. Aşağı yukarı belirsiz bırakılan hükümler sonradan ihtilaf yaratır; bu yüzden tarihleri ve taraflarını net yazmak gerekir. Şartlar için anlaşmalı boşanma yazısına bakabilirsiniz.
Ortak kredili ev
Evin kredisi ortaksa, boşanma bu borcu kendiliğinden bitirmez. Bankaya karşı sorumluluk sözleşmeye göre devam eder. Borçların kime kalacağını ortak krediler ve borçlar yazısında anlattık.
Eşyalar ve taşınma
Aile konutundaki ev eşyası da ayrı bir konudur. Eşyaların kime ait olduğu mal rejimi kurallarına göre belirlenir. Evden ayrılırken kişisel eşyalarınızı, belgelerinizi ve çocukların ihtiyaçlarını yanınıza almanızda sakınca yoktur. Ancak ortak eşyaları tek başına taşımak, sonradan uyuşmazlık çıkarabilir; ne aldığınızı listeleyip fotoğraflayın.
Konutun ihtiyaçlar açısından değerlendirilmesi
Hâkim, barınma ihtiyacını değerlendirirken kimin çocukla yaşayacağına, tarafların gelirine ve alternatif konut imkânlarına bakar. Bir eşin başka bir evi varken diğerinin hiç evi yoksa, bu fark hâkimin kararında yer bulabilir. Elinizdeki tapu ve kira kayıtlarını dosyaya sunmak bu bakımdan işe yarar.
Üçüncü kişiye devir
Eşiniz rızanız olmadan evi üçüncü kişiye satmışsa, alıcının durumu bilip bilmediği önem taşır. Şerh varsa alıcı iyi niyet iddia edemez. Şerh yoksa durum karmaşıklaşır. Bu yüzden devir tehlikesi görüyorsanız şerhi beklemeden isteyin.
Kiracı eşin ölümü ya da çıkışı
Kiracı eş konuttan çıkıp kiradan vazgeçmek isterse, diğer eşin rızası şarttır. Rıza yoksa kiralayana karşı da kira ilişkisi devam eder. Bu nedenle ayrılık kararı verirken, kirayı kimin ödeyeceğini ve sözleşmenin kimin adına sürdüğünü yazılı olarak netleştirin. Kiralayanla yapacağınız yazılı görüşmeler, sonradan çıkabilecek bir uyuşmazlıkta delil olur.
Sık sorulan sorular
Ev eşimin adına, ben ne yapabilirim?
Malik olmayan eş TMK m. 194/3 uyarınca tapu müdürlüğünden aile konutu şerhi isteyebilir. Şerh, konutun rızanız olmadan devredilmesini engeller.
Kiracı eşin kira sözleşmesini tek başına bitirmesi mümkün mü?
Diğer eşin açık rızası yoksa kira sözleşmesini feshedemez. Rıza alınamazsa hâkimin müdahalesi istenebilir.
Kira sözleşmesinde adım yok, ne olur?
Kiralayana yapacağınız bildirimle sözleşmenin tarafı olursunuz ve diğer eşle müteselsilen sorumlu olursunuz.
Boşanma davası sürerken evden çıkarılabilir miyim?
Hâkim, eşlerin birlikte yaşamaya ara vermesi durumunda konutun kullanımına ilişkin önlem alabilir (TMK m. 197).
Dayanak mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 185, 186, 194, 197
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.