Görüşme talep edin

Bakırköy · İstanbul · Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla

  1. Ana sayfa
  2. Makaleler
  3. Aile Hukuku ve Boşanma
  4. Boşanma sebepleri nelerdir? Kanundaki özel ve genel sebepler

AİLE HUKUKU VE BOŞANMA

Boşanma sebepleri nelerdir? Kanundaki özel ve genel sebepler

Türk Medeni Kanunu'nda boşanma sebepleri beş özel sebep ve bir genel sebep olarak sayılır. Her sebebin şartını ve dava süresini okuyun.

Yazan Av. Mustafa Yalçın5 dk okumaGüncelleme

KISACA

  • Kanunda beş özel boşanma sebebi vardır: zina, hayata kast ve pek kötü davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat, terk, akıl hastalığı (TMK m. 161-165).
  • Genel sebep, evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmek beklenemeyecek derecede temelinden sarsılmasıdır (TMK m. 166).
  • Zina ile pek kötü davranışta dava hakkı, sebebin öğrenilmesinden itibaren altı ay ve her hâlde beş yıl sonra düşer.
  • Terk sebebinde en az altı ay ayrılık ve ihtar şartı aranır.

Boşanma davası açmak isteyen kişi önce şunu sorar: "Hangi sebebe dayanacağım?" Kanun bu soruya iki katmanlı cevap verir. Önce beş özel sebep sayılır, sonra bunların hepsini kapsayan genel sebep gelir. Dilekçede doğru sebebi seçmek, ispat yükünü ve dava hakkının süresini doğrudan etkiler.

Özel sebepler

TMK m. 161 ile 165 arasında sayılan sebepler, belirli bir olguya bağlıdır. Her birinin kendi şartı vardır.

Zina (m. 161). Eşlerden biri zina ederse diğeri boşanma davası açabilir. Dava hakkı, davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle düşer. Affeden tarafın dava hakkı yoktur. Süre ve ispat için ayrıntılı yazımız: Zina sebebiyle boşanma davası: süre ve ispat.

Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış (m. 162). Eşin hayatına kastedilmesi, kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle dava açılabilir. Burada da altı ay ve beş yıllık süre ile af kuralı geçerlidir. Ayrıntı için Hayata kast ve pek kötü muamele sebebiyle boşanma yazısına bakabilirsiniz.

Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme (m. 163). Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler ya da haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu yüzden onunla birlikte yaşamak diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir. Bu sebepte süre sınırı yoktur; m. 163 "her zaman" ifadesini kullanır. Daha geniş açıklama: Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme sebebiyle boşanma.

Terk (m. 164). Terk eden eş, evlilik yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla ayrılmış ya da haklı sebep olmadan ortak konuta dönmemiş olmalıdır. Ayrılık en az altı ay sürmüş, devam ediyor olmalı ve hâkim veya noter ihtarı sonuçsuz kalmış olmalıdır. İhtar için dördüncü ayın bitmesi beklenir; ihtardan sonra iki ay geçmedikçe dava açılamaz. Diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan eş de terk etmiş sayılır. Süreç için Terk sebebiyle boşanma davası nasıl açılır? yazısını okuyun.

Akıl hastalığı (m. 165). Eşlerden biri akıl hastası olup da bu yüzden ortak hayat diğer eş için çekilmez hâle gelirse ve hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilirse dava açılabilir. Rapor şarttır; tanık beyanı ya da özel doktor raporu yerine geçmez. Ayrıntı: Akıl hastalığı sebebiyle boşanma davası.

Genel sebep: evlilik birliğinin sarsılması

TMK m. 166/1'e göre evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Uygulamada davaların büyük kısmı bu sebebe dayanır; çünkü olay özel sebeplerden birine tam uymasa bile sarsılmayı gösterir. Madde ayrıca üç özel durumu düzenler:

  • Davacının kusuru daha ağırsa davalı itiraz edebilir. Ancak itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve evlilik birliğinin devamında davalı ile çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya yine de karar verilebilir.
  • Evlilik en az bir yıl sürmüşse eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu yolun detayı için Anlaşmalı boşanma şartları yazımıza bakın.
  • Herhangi bir boşanma sebebiyle açılmış davanın reddedilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak bir yıl geçmesi hâlinde, ortak hayat yeniden kurulamamışsa sarsılma kabul edilir ve eşlerden birinin istemiyle boşanmaya karar verilir.

Genel sebebin çerçevesi için Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma yazısını inceleyin.

Sebepler arasındaki fark neden önemli?

Özel sebeplerde hâkim, kanundaki şartın gerçekleşip gerçekleşmediğine bakar. Zina için fiilin ispatı, terk için ihtar ve altı aylık bekleme, akıl hastalığı için resmî sağlık kurulu raporu gerekir. Genel sebepte ise aranan şey ortak hayatın sürdürülememesi sonucudur. Hâkim bu sonuca nasıl varıldığını, yani hangi davranışların evliliği sarstığını dosyadan çıkarır. Bu yüzden iki dava arasındaki en büyük fark ispatın konusudur. Özel sebepte tek bir olay kanıtlanır. Genel sebepte ise birden fazla olay bir araya gelerek tablo oluşturur: şiddetli geçimsizlik, hakaret, ilgisizlik, aile içi baskı, sadakatsizlik şüphesi yaratan davranışlar ve benzerleri.

Süre farkı da dikkat ister. Zina ve pek kötü davranışta altı ay içinde davayı açmazsanız o sebebe dayanamazsınız. Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürmede ise süre sınırı yoktur, dava her zaman açılabilir. Terk sebebinde dava açma tarihi, ihtarın yapılmasına ve iki aylık sürenin dolmasına bağlıdır. Akıl hastalığında ise rapor alındığı an dava açılabilir.

Hangi sebebi seçmeli?

Bu seçim her zaman basit değildir. Özel sebep avantajlı olabilir: örneğin zina ispatlanırsa kusur belirgin şekilde ortaya çıkar. Ama süreye bağlı sebeplerde, yani m. 161 ve 162'de, altı ay geçmişse dava hakkı düşmüştür. Bu durumda olaylar genel sebep içinde, kusur tartışması kapsamında ileri sürülebilir. Hâkim, hangi hukuki nitelendirme yapılırsa yapılsın dilekçede anlatılan olgulara bakar. Uygulamada kusurun kimde olduğu, nafaka ve tazminat taleplerini belirlediği için Boşanma davasında kusur nasıl belirlenir? yazısı da yardımcı olur.

Varsayımsal bir örnek düşünelim

Bir eş, ortak konutu terk etmiş ve beş aydır dönmüyor. Diğer eş hemen terk sebebiyle dava açmak istiyor. Ancak m. 164 gereği altı aylık ayrılık dolmadan terk sebebi oluşmuyor ve ihtar için dördüncü ayın beklenmesi gerekiyor. Eş, noterden ihtar çekiyor, iki ay geçince dava açıyor. Aynı kişi başlangıçta genel sebeple dava açsaydı süre beklemeden dosya açılabilirdi, ama ispat ağırlaşırdı. Hangisinin daha uygun olduğu, elinizdeki belge ve tanıklara göre değişir.

Dilekçede dikkat edilecek nokta

Dava dilekçesine sadece "evlilik birliği sarsıldı" yazmak yerine somut olayları tarih, yer ve tanıklarıyla yazmak gerekir. Yazılmayan olay sonradan ileri sürülürse karşı taraf genişletme itirazında bulunabilir. Dilekçe hazırlığı için Boşanma dava dilekçesi nasıl yazılır? başlığına bakın.

Sebebin seçimi, delillerin toplanması ve sürelerin takibi dosyaya özgü kararlar gerektirir. Aile hukuku alanında sizin durumunuza uygun yolu birlikte belirleyebiliriz. Olayınızı anlatmak için iletişim sayfasındaki telefon numarasından arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz. Özellikle zina ve pek kötü davranış gibi sürelere bağlı sebeplerde, olayı öğrendiğiniz günden başlayan altı ay beklemeyi kaldırmaz; bu yüzden erken başvurmak hak kaybını önler.

Sık sorulan sorular

Kanunda kaç özel boşanma sebebi vardır?

Beş tanedir: zina (m. 161), hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış (m. 162), suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme (m. 163), terk (m. 164) ve akıl hastalığı (m. 165). Bunlara ek olarak m. 166'daki genel sebep vardır.

Özel sebep ispatlanamazsa dava biter mi?

Özel sebep ispatlanamazsa o sebebe dayanan talep reddedilebilir. Dilekçede olgular evlilik birliğinin sarsıldığı yönüyle de anlatılmışsa dosya m. 166 kapsamında değerlendirilebilir; bu yüzden olguları ayrıntılı yazmak önemlidir.

Hangi sebeplerde dava hakkı süreye bağlıdır?

Zina ve hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebeplerinde dava hakkı, sebebin öğrenilmesinden itibaren altı ay ve her hâlde beş yıl geçince düşer. Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürmede böyle bir süre sınırı yoktur.

Eşi affedenin dava hakkı olur mu?

Zina ve hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebeplerinde affeden tarafın dava hakkı yoktur. Af, açık ya da örtülü olabilir; hâkim olayın içinde değerlendirir.

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 161, 162, 163, 164, 165, 166

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.

Dosyanızı birlikte okuyalım.

Belgelerinizi getirin; ilk görüşmede hangi sürenin işlediğini, hangi yolun kısa olduğunu ve ücretin nasıl oluştuğunu açıkça konuşalım. Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla.