Görüşme talep edin

Bakırköy · İstanbul · Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla

  1. Ana sayfa
  2. Makaleler
  3. Aile Hukuku ve Boşanma
  4. Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma

AİLE HUKUKU VE BOŞANMA

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma

TMK m. 166 genel boşanma sebebi: ortak hayatın sürdürülemez hale gelmesi, kusur itirazı, anlaşmalı yol ve ret kararından sonraki bir yıl.

Yazan Av. Mustafa Yalçın4 dk okumaGüncelleme

KISACA

  • Evlilik birliği ortak hayatı sürdürmek beklenemeyecek derecede temelinden sarsılmışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir (TMK m. 166/1).
  • Davacının kusuru daha ağırsa davalı itiraz edebilir, ancak itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve korunmaya değer yarar kalmamışsa hâkim yine de boşanmaya karar verebilir.
  • Evlilik en az bir yıl sürmüşse eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesiyle birlik sarsılmış sayılır.
  • Boşanma sebeplerinden biriyle açılan dava reddedilir ve karar kesinleştikten sonra bir yıl geçer ve ortak hayat yeniden kurulamamışsa eşlerden birinin istemiyle boşanmaya karar verilir.

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması, Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) genel boşanma sebebidir. Zina, terk ya da hayata kast gibi özel sebeplerden hiçbiri tam oturmasa bile, ortak hayatı sürdürmek sizden beklenemeyecek hale gelmişse TMK m. 166/1 uyarınca boşanma davası açabilirsiniz. Eşlerden her biri bu hakka sahiptir; dava açmak için karşı tarafın rızası gerekmez.

Kanun ne diyor?

Madde, ölçüyü tek cümleyle koyar: ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış bir evlilik birliği. Kanun burada "geçimsizlik" kelimesini kullanmaz, ama pratikte aranan şey budur. Hâkim, tarafların günlük hayatına bakar. Şiddet, hakaret, sadakatsizlik şüphesi, sürekli kavga, aile içi yalnızlaştırma, ekonomik baskı ya da uzun süren küslük bu değerlendirmenin malzemesi olabilir.

Bu sebebin özelliği, ayrıntılı bir sayım yapmamasıdır. Diğer sebeplerin ayrı yazıları var; kanundaki özel ve genel sebeplerin tamamı için boşanma sebepleri nelerdir başlıklı yazıya bakabilirsiniz.

Sarsılmayı kim, nasıl ispatlar?

Davayı açan taraf olarak olayları dilekçede tek tek yazarsınız. Dilekçede olayların sıra numarasıyla açık özeti ve her olayın hangi delille ispatlanacağı bulunmak zorundadır (HMK m. 119/1-e ve f). "Sürekli kavga ediyorduk" demek yeterli olmaz; ne zaman, nerede, ne olduğu yazılır. Tarih vermeniz, tanık adlarını göstermeniz, varsa mesaj ve rapor gibi belgeleri eklemeniz davanın omurgasını oluşturur. Delil konusunu ayrıca boşanma davasında tanık ve delil yazısında anlattık.

Davacının kusuru daha ağırsa

Çoğu zaman karıştırılan nokta şudur: kusurlu olmak, dava açmaya engel değildir. TMK m. 166/2 gereği davacının kusuru daha ağırsa davalının itiraz hakkı doğar. Yani davalı "bu evliliğin bitmesini istemiyorum" derse ve itirazı yerindeyse, dava reddedilebilir.

Kanun burada bir sınır da koyar. Davalının itirazı hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve evlilik birliğinin devamında davalı ile çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa, hâkim boşanmaya karar verebilir. Örneğin eşler yıllardır ayrı evlerde yaşıyor, aralarında hiçbir bağ kalmamış ve itiraz yalnızca karşı tarafı cezalandırmak için yapılıyorsa, bu ikinci ihtimal gündeme gelir. Kusurun nasıl ölçüldüğünü boşanma davasında kusur yazısında ele aldık.

Anlaşmalı yol

TMK m. 166/3'e göre evlilik en az bir yıl sürmüşse eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde birlik temelinden sarsılmış sayılır. Burada ispat yükü ortadan kalkar, ama hâkimin denetimi kalkmaz: hâkim tarafları bizzat dinler, iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirir ve mali sonuçlarla çocukların durumuna ilişkin düzenlemeyi uygun bulursa boşanmaya hükmeder. Gerekli gördüğü değişiklikleri önerebilir; taraflar bunları da kabul ederse karar verilir. Süre ve duruşma ayrıntıları için anlaşmalı boşanma şartları yazısını okuyabilirsiniz.

Dava reddedilmişse bir yıl kuralı

14.11.2024 tarihli 7532 sayılı Kanunla değişen TMK m. 166/4'e göre, boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bir davanın reddine karar verilir ve bu karar kesinleştiği tarihten başlayarak bir yıl geçerse, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır. Bu durumda eşlerden birinin istemiyle boşanmaya karar verilir. Önceki dava neden reddedilmiş olursa olsun bu yol açıktır.

Varsayımsal bir örnek düşünelim

Üç yıllık evli bir çiftte kadın, eşinin sürekli hakaret ettiğini ve evden çıkmasına izin vermediğini ileri sürerek dava açıyor. Koca, hakaretlerin karşılıklı olduğunu söylüyor ve davaya itiraz ediyor. Hâkim önce olayların gerçekten yaşanıp yaşanmadığını, sonra kimin payının ne olduğunu araştırır. Dava reddedilirse ve karar kesinleşirse, bir yıl geçtikten sonra eşlerden biri yeniden başvurabilir. Bu örnek bir sonuç öngörmez; yalnızca yolun nasıl işlediğini gösterir.

Sık yapılan hata

Dilekçeyi kısa ve genel tutmak, ilk hatadır. Delil sonradan eklenmeye kalkarsa karşı taraf itiraz edebilir. İkinci hata, yetkili mahkemeyi yanlış seçmektir. TMK m. 168'e göre yetkili mahkeme eşlerden birinin yerleşim yeri ya da davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Bu iki yer dışında bir mahkemeye gitmek vakit kaybettirir.

Boşanma davası açılınca neler değişir?

Dava açıldığı anda hayatınız hemen değişmez, ama hukuki süreç başlar. Davalıya tebligat çıkar, cevap süresi işler ve mahkeme gerekirse geçici önlemleri konuşur. Çocuğun kimde kalacağı, geçici nafaka ve ortak konutun kullanımı bu aşamada gündeme gelebilir. Dava boyunca eşler hâlâ evlidir.

Sarsılma iddiasını kanıtlarken tek bir olaya takılmak yerine olayların birikimini göstermek daha ikna edicidir. Hâkim, bir kavgayı değil, evliliğin genel seyrini görmek ister. Örneğin tek bir hakaret mesajı yerine, aylara yayılan bir tutum, ayrı yaşama süresi ve tarafların birbirine bakışı birlikte değerlendirilir. Bu nedenle olayları dilekçede kronolojik anlatmak ve bunlara bağlı deliller göstermek işe yarar.

Davalı olarak ne yapabilirsiniz?

Size dava açıldıysa cevap dilekçesi için süreniz sınırlıdır; tebligatı aldığınız gün süreyi öğrenin. Davayı kabul edebilir, ret yönünde cevap verebilir ya da karşı dava açabilirsiniz. Davacının kusuru ağırsa TMK m. 166/2 uyarınca itiraz hakkınız doğar. Ancak bu itiraz, kanunun koyduğu sınıra takılırsa sonuç vermeyebilir. İtiraz ederken evliliği sürdürmekte gerçekten bir yararınız olduğunu, çocuklar bakımından da bunun geçerli olduğunu somut şekilde göstermeniz gerekir. Sadece "boşanmak istemiyorum" demek ikna edici bulunmayabilir.

Mali sonuçlar

Boşanma kararı yalnızca evliliği bitirmez. Nafaka, tazminat, mal paylaşımı ve çocuğun velayeti gibi başlıklar birlikte karara bağlanabilir ya da ayrı davalara bırakılabilir. Kusur ve geçim durumu bu başlıkların birçoğunu etkiler. Bu nedenle davayı açmadan önce hangi talepleri aynı dilekçede istediğinizi planlamak gerekir.

Başvurmadan önce

Evliliğin kaç yıl sürdüğü, çocuk olup olmadığı, mal varlığının durumu ve elinizdeki belgeler yolu belirler. Dosyanız ayrıntıya bağlıdır; bu yüzden olayları tarih sırasıyla not alıp iletişim sayfasındaki telefondan arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz. Aile davalarında ilk görüşmede toplanan belgeler, dava açıldıktan sonra yaşanacak itirazları önceden görmeyi sağlar. Alanın genel çerçevesi için aile hukuku sayfasına da göz atabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması neden genel boşanma sebebi sayılır?

Çünkü kanun, özel sebepler (zina, terk gibi) dışında kalan bütün geçimsizlik hallerini TMK m. 166 altında toplar. Dava açan eş, ortak hayatın sürdürülmesinin kendisinden beklenemeyeceğini somut olaylarla göstermelidir.

Kusurlu eş de bu sebeple dava açabilir mi?

Evet, açabilir. Ancak davacının kusuru daha ağırsa davalı eş davaya itiraz edebilir. İtiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve evlilikte devam için davalı ile çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa hâkim boşanmaya hükmedebilir.

Dava reddedilirse ne yapılır?

Ret kararı kesinleştikten sonra bir yıl geçer ve bu sürede ortak hayat yeniden kurulamazsa, eşlerden biri yeniden dava açarak boşanma isteyebilir. Bu halde evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır (TMK m. 166/4).

Anlaşmalı boşanma bu maddenin neresindedir?

TMK m. 166/3 anlaşmalı boşanmanın dayanağıdır. Evlilik en az bir yıl sürmüş olmalı, hâkim tarafları bizzat dinlemeli ve mali sonuçlar ile çocukların durumuna ilişkin düzenlemeyi uygun bulmalıdır.

Dayanak mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 166
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 168
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 119

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.

Dosyanızı birlikte okuyalım.

Belgelerinizi getirin; ilk görüşmede hangi sürenin işlediğini, hangi yolun kısa olduğunu ve ücretin nasıl oluştuğunu açıkça konuşalım. Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla.