Görüşme talep edin

Bakırköy · İstanbul · Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla

  1. Ana sayfa
  2. Makaleler
  3. Ceza Hukuku
  4. Uyuşturucu suçları
  5. Uyuşturucu tedavi programı: ayakta tedavi ve devam zorunluluğu

CEZA HUKUKU

Uyuşturucu tedavi programı: ayakta tedavi ve devam zorunluluğu

TCK 191 tedavi yükümlülüğünde karar sağlık kurumuna gönderilir; tedavi ayakta ya da yatarak sürer, kuruma devam şarttır. Aile bilgisi ve itiraz yolu yazıda.

Yazan Av. Mustafa Yalçın4 dk okumaGüncelleme

KISACA

  • Tedavi yükümlülüğü verildiğinde karar derhal ilgili sağlık kurumuna gönderilir; şüpheli kurumda ayakta ya da yatarak tıbbi tedaviye tabi tutulur (5402 sayılı Kanun m. 12/A/2).
  • Sağlık kurumu gerekli görürse rehabilitasyon programına katılma kararı da verir.
  • Kurum, kullanıp kullanmadığınızı tespit için sizi her zaman çağırabilir; kolluk da sizi kuruma yönlendirebilir.
  • Tedavi merkezleri Sağlık Bakanlığının uygun göreceği kurumlardır; kendiliğinden başvuranlar da bu hizmetten yararlandırılır.
  • Tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmek TCK 191/4 uyarınca dava açılmasına yol açar.

Erteleme kararının yanında tedavi yükümlülüğü de verildiyse, bundan sonrası bir hastane ile savcılık arasında yürüyen bir süreç olur. Randevu, kontrol ve test günleri artık yükümlülüğünüzün bir parçası. Aşağıda tedavinin kanundaki karşılığını, kimin neye karar verdiğini ve nelere dikkat etmeniz gerektiğini anlatıyorum.

Tedavi yükümlülüğü nereden gelir

TCK 191/3 şöyle der: denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir. Tedavi her dosyada otomatik yürümez; gerek görülmesi, yani savcının ya da müdürlüğün kararı şartı var. Karar verildiğinde ise 5402 sayılı Kanun'un 12/A maddesinin ikinci fıkrası devreye girer ve mekanizma başlar.

Karar sağlık kurumuna gider

Tedaviye tabi tutulma yükümlülüğüne karar verildiği anda karar derhal ilgili sağlık kurumuna gönderilir. Siz hastaneye gitmeden önce kayıt zaten oradadır. Yükümlülük kararla birlikte doğar; randevu bilgisini müdürlükten ve hastaneden almak, ona uygun hareket etmek sizin sorumluluğunuzdadır.

Şüpheli sağlık kurumunda ayakta veya yatarak tıbbi tedaviye tabi tutulur. Kanun hangisinin ne zaman seçileceğini ayrıca ölçütlendirmiyor; uygulamada hekimin ve kurumun değerlendirmesi belirleyici. Önemli olan, tedavinin ne olduğuna kendi başınıza karar vermemeniz. Doktor önerisine itirazınız varsa bunu hastane içinde konuşun ve yazılı bir kayıt oluşturun.

Rehabilitasyon

Sağlık kurumu gerekli görürse, şüphelinin rehabilitasyon amaçlı programlara katılmasına da karar verir. Bu, tedaviden bağımsız bir yükümlülük gibi değil, kurumun tedavi planına eklediği bir bileşen gibi işler. Katılım zorunluluğu kurumun kararından doğduğu için, bu programlara devamsızlık "tedavinin gereklerine uygun davranmama" kapsamında değerlendirilebilir.

Kurum sizi her zaman çağırabilir

Kanun sağlık kurumuna şu yetkiyi verir: şüpheli, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığının tespiti için her zaman sağlık kurumunca çağrılabilir. Kolluk görevlileri aynı amaçla şüpheliyi sağlık kurumuna yönlendirebilir ve çağrının gerçekleşmesi için sağlık kurumuna yardım etmekle görevlidir. Yani randevu günüyle sınırlı kalmayan bir yükümlülük var. Çağrı geldiğinde gidememenizin makul bir nedeni varsa (hastalık, işten çıkamama, şehir dışında olma) bunu aynı gün kuruma ve denetimli serbestlik görevlisine bildirmek, yazılı kayıt bırakmak işinizi kolaylaştırır.

Tedavi nerede yapılır

Tedavi ve rehabilitasyon programlarına katılma yükümlülüğü, Sağlık Bakanlığının uygun göreceği tedavi ve rehabilitasyon merkezlerinde yerine getirilir. Bakanlık bu merkezleri açar, uygun gördüğü kurum ve kuruluşlar da açabilir. Kendiliğinden bu merkezlere başvuran kişiler de aynı hizmetten faydalandırılır. Kendiliğinden başvurunun ceza hukuku açısından değeri kullanıcının kendiliğinden tedavi başvurusu yazısında.

Aile ve vesayet boyutu

Kanun iki ayrı yolu açık bırakıyor. Birincisi, yükümlülüklerin belirlenmesi ya da yerine getirilebilmesi için gerekli görülürse ailenize bilgi verilebilmesi ve ailenizden bilgi istenebilmesi. İkincisi, soruşturma evresinde ya da yükümlülüklerin yerine getirilmesi sırasında savcı veya yetkili kamu görevlileri Türk Medenî Kanunu'nun 432. maddesindeki koşulların varlığını görürse durumu yetkili vesayet makamına bildirir. TMK 432, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı gibi sebeplerle toplum için tehlike oluşturan ve kişisel korunması başka şekilde sağlanamayan erginin, tedavi için elverişli bir kuruma yerleştirilebilmesini düzenler. Bu hüküm her dosyada devreye girmez; ama var olduğunu bilmek gerekir.

Hükümlü olursanız

Dava açılıp mahkûmiyet çıkarsa tedavi yükümlülüğü sürer. İnfaz Kanunu, 191 suçundan hükümlü olanların tedavi ve rehabilitasyon programlarına katılmasını zorunlu kılar; bu suçtan hükümlüler için müstakil infaz kurumları açılabilir ya da mevcut kurumların bir bölümü bu amaçla düzenlenebilir (5275 sayılı Kanun m. 71/2). Tedavi programının başarılı olması için izin, ziyaret ve görüşme hakları uzman görüşü doğrultusunda geçici olarak kısıtlanabilir.

Varsayımsal bir örnek

Bir kişiye altı ay sürecek ayakta tedavi ve her ay bir kontrol yükümlülüğü yükleniyor. İlk iki ay randevuya düzenli gidiyor, üçüncü ayda iş yoğunluğu nedeniyle iki kontrolü kaçırıyor ve kuruma haber vermiyor. Burada tartılacak olan, kaçırılan randevuların tekil bir aksama mı yoksa "ısrar" noktasına varan bir tavır mı olduğu; kuruma bildirim yapılıp yapılmadığı, mazeretin belgelenip belgelenmediği, kişinin sonraki davranışı. Bir sonuç tahmin etmiyoruz, yalnızca ölçütlerin neler olduğunu gösteriyoruz.

Sık yapılan hatalar

Randevu kâğıdını kaybedip yeniden talep etmemek, hastane değiştirirken müdürlüğe haber vermemek, doktorun verdiği ilacı kendi kararıyla bırakmak ve tedaviye devam ederken ayrı bir madde kullanımı olursa bunu saklamaya çalışmak tipik hatalar. Her birinin sonucu farklı; ama ortak noktaları hepsinin yazılı kayıt ve zamanında bilgilendirmeyle önlenebilir olması. Devamsızlığın sonuçlarını tedaviye ve teste gitmezse ne olur yazısında ayrıca ele aldık. Genel süreç için denetimli serbestlik yükümlülükleri yazısına da bakabilirsiniz.

Tedavi kayıtlarınız ve gizlilik

Tedavi sürecinde sağlık kurumunun tuttuğu kayıtlar, müdürlüğe ve savcılığa devamınızı göstermek için kullanılır. Kuruma her gidişinizde randevu çıktısını ya da devam belgesini isteyin ve saklayın. Hekimle konuşurken kullanım öykünüzü doğru anlatmak tedavi planının sağlıklı kurulması içindir; ama ceza dosyasına ne gireceği ayrı bir konudur. Bu yüzden ifadenizi ve tedavideki beyanlarınızı birbirinden bağımsız düşünmeyin, çelişki çıkmaması için avukatınıza danışın.

Kontrol ve test günleri

Tedavi süresince kurum sizi belirli aralıklarla kontrole çağırır ve gerektiğinde madde testi yaptırır. Bu çağrılar randevu kâğıdında yazan günlerle sınırlı değildir; kurum her zaman çağırabilir. Bu yüzden telefon numaranızı güncel tutun, kurumdan gelen mesajlara aynı gün dönün ve çağrı ulaştığında işinizden izin almak için gereken yazıyı kurumdan talep edin. İşvereninize tedavinizin ayrıntısını anlatmak zorunda değilsiniz; devam belgesi izin için çoğu zaman yeterlidir.

Takıldığınız yerde arayın

Tedavi yükümlülüğü hem sağlık hem hukuk boyutu olan bir süreç. Yatarak tedavi kararı, devamsızlık uyarısı ya da kurumla yaşanan bir anlaşmazlık gibi durumlarda, dosyanıza özgü bir değerlendirme gerekir. Telefonla arayarak ya da WhatsApp'tan yazarak durumunuzu anlatabilirsiniz; numaralar iletişim sayfasında. Diğer yazılar için ceza hukuku sayfasına bakın.

Sık sorulan sorular

Tedavi zorunlu mu, reddedebilir miyim?

Savcı ya da müdürlük size tedavi yükümlülüğü yüklediyse bu yükümlülük bağlayıcıdır. Gerek görüldüğünde tedavi verilebileceğini TCK 191/3 söyler. Yükümlülüğe uymakta ısrar etmemek erteleme kararının sürmesi için gereklidir; ısrarlı uymama dava açılması sonucunu doğurur.

Tedavi ayakta mı yatarak mı olur?

Kanun şüphelinin sağlık kurumunda ayakta veya yatarak tıbbi tedaviye tabi tutulacağını söyler (5402 sayılı Kanun m. 12/A/2). Hangisinin uygulanacağı kanun metninde ayrıca ölçütlendirilmemiştir; uygulamada sağlık kurumunun değerlendirmesiyle belirlenir.

Rehabilitasyon programı nedir?

Sağlık kurumu gerekli görürse şüphelinin rehabilitasyon amaçlı programlara katılmasına da karar verir. Bu programlar tedaviye ek olarak uygulanır.

Tedavi merkezi nerede olur?

Tedavi ve rehabilitasyon programlarına katılma yükümlülüğü Sağlık Bakanlığının uygun göreceği merkezlerde yerine getirilir. Sağlık Bakanlığı bu merkezleri açar ya da uygun gördüğü kurum ve kuruluşlara açtırabilir.

Ailemle bilgi paylaşılır mı?

Yükümlülüklerin belirlenmesi ya da yerine getirilebilmesi için gerekli görülürse işlemler hakkında şüphelinin ailesine bilgi verilebilir ya da ailesinden bilgi istenebilir (5402 sayılı Kanun m. 12/A/4).

Dayanak mevzuat

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 191
  • 5402 sayılı Kanun m. 12/A
  • 5275 sayılı Kanun m. 71
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 432

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.

Dosyanızı birlikte okuyalım.

Belgelerinizi getirin; ilk görüşmede hangi sürenin işlediğini, hangi yolun kısa olduğunu ve ücretin nasıl oluştuğunu açıkça konuşalım. Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla.