Görüşme talep edin

Bakırköy · İstanbul · Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla

  1. Ana sayfa
  2. Makaleler
  3. Ceza Hukuku
  4. Uyuşturucu suçları
  5. Uyuşturucu kullanımı adli sicil ve arşiv kaydına işler mi

CEZA HUKUKU

Uyuşturucu kullanımı adli sicil ve arşiv kaydına işler mi

Uyuşturucu kullanım soruşturmasında erteleme adli sicile işlenmez; 5352 m. 4 ve 6'ya göre hangi kayıt nerede tutulur, kim görür ve mahkûmiyette ne olur.

Yazan Av. Mustafa Yalçın5 dk okumaGüncelleme

KISACA

  • Adli sicile yalnızca kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri kaydedilir (5352 s. K. m. 4); TCK 191 kapsamındaki erteleme kararı mahkûmiyet olmadığı için sicile işlenmez.
  • Kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararlar ayrı bir sistemde tutulur ve ancak soruşturma ya da kovuşturmayla bağlantılı olarak mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet Başsavcılığı istediğinde verilir (5352 m. 6).
  • Erteleme kararı kolluk birimlerine bildirilir (TCK 191/2); bu bildirim adli sicil kaydı değildir.
  • Dava açılıp kesinleşmiş mahkûmiyet çıkarsa hapis cezasına ilişkin bilgi adli sicile kaydedilir; cezanın infazı tamamlandığında sicilden silinip arşive alınır (m. 9).
  • Arşiv bilgileri adli sicilden daha dar bir çevre tarafından istenebilir (m. 10); bilgiler gizlidir (m. 11).

Elinizdeki erteleme kararı, bir sonraki iş başvurusunda karşınıza çıkacak mı? Bu soru her hukuki ayrıntıdan önce geliyor. Kısa cevap şu: adli sicile işlenen şey mahkûmiyettir, erteleme ise mahkûmiyet değil. Ama "kayıt" kelimesi birden çok yeri anlatıyor ve her biri farklı kuralla çalışıyor.

Adli sicil nedir, neyi tutar

5352 sayılı Adlî Sicil ve Arşiv Hizmetleri Kanunu'nun 4. maddesi şunu söylüyor: Türk mahkemeleri tarafından verilmiş ve kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri adli sicile kaydedilir. Hapis cezası, adli para cezası, seçenek yaptırım gibi başlıklar sayılıyor; ertelemeye gelince hapis cezasının ertelenmesi sonucu doğan denetim süresi kayda geçiyor. Bu hepsi bir mahkeme hükmünün sonucu. Savcının kamu davasını açmadan beklettiği bir dosya bu kapsamda değil.

Erteleme kararının kaydı

TCK 191/2 uyarınca verilen erteleme kararı bir mahkûmiyet değil, savcılık kararı. 5352 m. 6 bu tür kararlar için ayrı bir kural koyuyor: kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenmesi hâlinde verilmek üzere kaydedilir. CMK 171/5 de aynı mantıkta. Yani bu kayıt sizin için çıkarılacak bir sabıka belgesinde görünmez, bir işverenin ya da kurumun sorgusu bu sisteme erişmez. Sadece yeni bir soruşturma açılırsa savcı, hâkim ya da mahkeme bu bilgiyi isteyebilir.

Polis kayıtları ayrı bir konu

Burası sık karıştırılıyor. TCK 191/2'nin son cümlesi erteleme kararının kolluk birimlerine bildirileceğini söylüyor. Bu bildirimin amacı kanunda açıklanmıyor; ama polis ya da jandarmanın kendi kayıtlarında kararın izi bulunabileceği anlamına geliyor. Bu kayıt 5352 anlamında "adli sicil" değil. Kovuşturmaya yer olmadığı kararından sonra bu bilginin kolluk kayıtlarından ne zaman ve nasıl çıktığı konusunda kanun metninde açık bir hüküm göremiyoruz. Bu yüzden elinizdeki özel durum için dosyanın bulunduğu başsavcılığa yazılı başvurmak gerekiyor.

Dava açılırsa ve mahkûmiyet çıkarsa

Erteleme ihlal edilir ve dava sonunda hapis cezası kesinleşirse durum değişiyor. Kesinleşen hükmün adli sicile kaydı için 5352 m. 4 uygulanıyor. Sicildeki bilgiler cezanın veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanması, ceza zamanaşımının dolması, af gibi hâllerde silinip arşiv kaydına alınıyor (m. 9/1). Arşiv bilgileri ise, mahkûmiyet türüne göre farklı sürelerle, arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren genellikle beş yıl geçince tamamen siliniyor (m. 12/1-c). Anayasa'nın 76. maddesi ve Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunlarda bir hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetlerde süre onbeş ya da otuz yıla çıkıyor; hangi sürenin sizin için geçerli olacağı hükmün niteliğine bağlı. Mahkeme CMK 231 çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verirse bu karar da 5352 m. 6 kapsamında ayrı bir sistemde kaydedilir. Bu yola dair ayrıntı uyuşturucuda HAGB mümkün mü yazısında.

Kim, hangi kaydı görebilir

5352 m. 7'ye göre adli sicil bilgileri kullanılış amacı belirtilerek ilgili kişiye ya da vekâletnamede açıkça belirtilmek koşuluyla vekiline ve kanunda sayılan kamu kurum ve kuruluşlarına verilebiliyor. Arşiv bilgilerini ise m. 10'a göre kişinin kendisi, vekili, soruşturma veya kovuşturma kapsamında başsavcılıklar, hâkim ve mahkemeler, seçim kurulları ile özel kanunlarda gösterilen kamu kurumları isteyebiliyor. Kanunda açıkça belirtilmedikçe bir kişi hakkında alınacak karar için yakınının sicil ve arşiv kaydı istenemiyor ve bu bilgiler kişiyi bir haktan yoksun bırakmak için dayanak olamıyor (m. 10/2). Sicil ve arşiv bilgileri gizli (m. 11); görevlilerce açıklanamıyor.

Sicil bilgisinin kamu görevi başvurularında ya da güvenlik soruşturmalarında nasıl kullanıldığına dair daha ayrıntılı bir yazı var: sabıka ve güvenlik soruşturması.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: bir kişi iki yıl önce uyuşturucu kullanım soruşturmasında beş yıllık erteleme aldı, şimdi bir şirkete iş başvurusu yapıyor ve şirket sabıka kaydı istiyor. Kişi e-Devlet üzerinden kendi adli sicil kaydını sorguladığında kayıt boş görünüyor; çünkü erteleme mahkûmiyet değil. Yine de kendi bildirimi gereken bir form dolduruyorsa "hakkınızda soruşturma var mı" gibi bir soru olabilir ve bu soruya doğru ya da yanlış cevap vermenin ayrı sonuçları olabilir. Burada tartılacak şeyler: formdaki sorunun tam ifadesi, sürecin hangi aşamada olduğu, kararın içeriği. Sonuç tahmini yapmıyoruz; yalnızca bu tür bir soruda neye bakıldığını gösteriyoruz.

Yurt dışı başvurular ve yabancı makamlar

Vize ya da yurt dışı iş başvurusunda sabıka kaydı istenirse istenen belge adli sicil kaydıdır. 5352 m. 7/2, yabancı devletler tarafından istenen adli sicil bilgilerinin karşılıklılık esasına göre verileceğini söylüyor. Erteleme kararı bu sistemde kayıtlı olmadığından sicil çıktısında görünmez. Ancak yabancı bir makam başvuru formunda "hakkınızda soruşturma yürütüldü mü" gibi bir soru sorarsa, formun sorusuna doğru yanıt vermek sizin sorumluluğunuzda. Böyle bir soruyla karşılaşırsanız formu doldurmadan önce hukuki görüş almak, sonradan düzeltilemez bir cevabı önler.

Kendi kaydınızı nasıl öğrenirsiniz

5352 sayılı Kanun, gerçek kişilerin kendileriyle ilgili adli sicil ve arşiv kayıtlarını Adalet Bakanlığı'nın belirleyeceği usul ve esaslar çerçevesinde sorgulayabileceğini söylüyor. Kayıtlarınızı kendi adınıza sorgulayıp çıktıyı saklamak, bir kurumun elinde farklı bilgi bulunup bulunmadığını anlamak için ilk adım. Sorguda görmeyi beklemediğiniz bir kayıt çıkarsa, kaydın hangi kararla işlendiğini ilgili başsavcılıktan sormak gerekir.

Gençler ve on sekiz yaş altı

On sekiz yaşından küçüklerle ilgili adli sicil ve arşiv kayıtları, ancak soruşturma ve kovuşturma kapsamında değerlendirilmek üzere Cumhuriyet başsavcılıkları, hâkim veya mahkemelerce istenebiliyor (5352 m. 10/3). Genç yaşta uyuşturucu soruşturması geçirmiş biri için bu koruma, kaydın diğer kurumlarca görülmesini zorlaştırıyor. Çocuklara özgü hükümler başka kanunlarda ayrıca düzenlendiğinden, bu başlık yalnızca sicil ve arşiv kayıtlarının kimin tarafından istenebileceğini kapsıyor.

Sık yapılan hatalar

Birincisi, erteleme kararıyla mahkûmiyeti karıştırmak ve forma "mahkûm oldum" yazmak. İkincisi, sicil kaydı boş görünüyor diye soruşturma kaydının hiç olmadığını sanıp form sorusuna yanlış cevap vermek. Üçüncüsü, sicil sorgusunda yanlış ya da size ait olmayan bir bilgi görünmesine rağmen bunu bekletmek; düzeltme için hangi belgeyle nereye başvurulacağını erkenden öğrenmek gerekir.

Kayıt sorunlarında nasıl ilerlenir

Elinizdeki karar ve sicil sorgu çıktısı arasında uyumsuzluk varsa, ya da bir kurum erteleme kararınızı bilmeniz gereken bir yerde kullandıysa, kaynağını bulmak ilk adım. Durumunuzu telefonla arayarak ya da WhatsApp'tan yazarak anlatabilirsiniz; iletişim sayfasında numaralar var. Erteleme sürecinin tamamı için TCK 191 yazısına, süre bitince ne olacağı için erteleme bitince ne olur yazısına, diğer konular için ceza hukuku alanına göz atabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Uyuşturucu kullanmak sabıka kaydına geçer mi?

Erteleme aşamasında geçmez. Adli sicile yalnızca kesinleşmiş mahkûmiyet kaydedilir (5352 m. 4). Erteleme kararı mahkûmiyet olmadığından sicile işlenmez; ayrı bir sistemde tutulur ve yalnızca soruşturma veya kovuşturma bağlantısıyla istenebilir (m. 6).

Erteleme kararı iş başvurusunda görünür mü?

Adli sicil kaydınızda görünmez. 5352 m. 6, bu kararların ancak mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bir soruşturma ya da kovuşturma bağlantısıyla istenmesi hâlinde verilmek üzere kaydedileceğini söyler. Bir işveren bu sistemden bilgi alamaz.

Dava açılıp mahkûm olursam ne olur?

Kesinleşen hapis cezası adli sicile kaydedilir. Cezanın infazı tamamlandığında sicil bilgisi silinip arşiv kaydına alınır (m. 9). Arşiv bilgileri beş yıl sonra tamamen silinir; ancak bazı mahkûmiyetlerde bu süreler farklıdır (m. 12).

Arşiv kaydı ile adli sicil kaydı aynı şey mi?

Hayır. Adli sicil güncel kayıt, arşiv ise sicilden silinen eski bilgilerin tutulduğu kayıttır. Arşiv bilgilerini kişinin kendisi, soruşturma ve kovuşturma kapsamında savcılık veya mahkemeler, seçim kurulları ve özel kanunlarda gösterilen kamu kuruluşları isteyebilir (m. 10).

Polis kayıtlarında erteleme görünür mü?

TCK 191/2 gereği erteleme kararı kolluk birimlerine bildirilir. Bu kolluk bildirimi adli sicil kaydından ayrıdır. Kovuşturmaya yer olmadığı kararından sonra bu bilginin kolluk kayıtlarında nasıl tutulduğunu kanun metni açıkça göstermez; bunu dosyanın bulunduğu başsavcılığa sormak gerekir.

Dayanak mevzuat

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 191
  • 5352 sayılı Kanun m. 4, 6, 7, 9, 10, 11, 12, 13

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.

Dosyanızı birlikte okuyalım.

Belgelerinizi getirin; ilk görüşmede hangi sürenin işlediğini, hangi yolun kısa olduğunu ve ücretin nasıl oluştuğunu açıkça konuşalım. Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla.