Görüşme talep edin

Bakırköy · İstanbul · Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla

  1. Ana sayfa
  2. Makaleler
  3. Ceza Hukuku
  4. Soruşturma, tutuklama ve yargılama
  5. Takipsizlik kararından sonra dava açılır mı?

CEZA HUKUKU

Takipsizlik kararından sonra dava açılır mı?

Takipsizlik kararından sonra dava ancak yeni delil ve sulh ceza hâkimliği kararıyla açılabilir. CMK 172 ve 173'e göre itiraz süresi ve yolu.

Yazan Av. Mustafa Yalçın6 dk okumaGüncelleme

KISACA

  • Kovuşturmaya yer olmadığına dair karardan sonra, yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve sulh ceza hâkimliği karar vermedikçe aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz (CMK m. 172/2).
  • Suçtan zarar gören, kararın kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir (CMK m. 173/1).
  • İtiraz reddedilirse yine aynı kural işler: yeni delil ve hâkimlik kararı olmadan dava açılamaz (CMK m. 173/6).
  • Takipsizlik kesin bir beraat değildir; dava zamanaşımı süresi dolmadıkça yeni delil gündeme gelebilir.

Elinize "kovuşturmaya yer olmadığına" yazan bir karar geçti, günlük dilde buna takipsizlik deniyor. Soru artık şu: iş bitti mi, yoksa aynı olaydan bir gün yeniden çağrılabilir miyim? Cevap kısa: kapı kapanmıştır ama kilitli değildir.

Kovuşturmaya yer olmadığı kararı nedir?

Savcı soruşturmayı bitirdiğinde iki yoldan birini seçer: iddianame düzenleyip dava açar ya da dosyayı kapatır. Kapatma kararının resmi adı kovuşturmaya yer olmadığıdır. CMK m. 172/1'e göre savcı, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde bu kararı verir.

İki ayrı gerekçe var. Birincisi delil yetersizliği: toplanan deliller suçun işlendiğini düşündürmüyor. İkincisi kovuşturma olanağının olmaması: zamanaşımının dolması, şikâyetin geri alınması, ölüm gibi yargılamaya engel durumlar. Kararın gerekçesine göre yeniden dava açılma ihtimali de farklı yönde işler.

Aynı olaydan dava açılabilmesinin iki şartı

CMK m. 172/2 şunu söylüyor: kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz.

Burada iki şart birlikte aranır. Birincisi yeni delil: aynı delilleri yeniden değerlendirmek yetmez. Dosyada daha önce olmayan bir kayıt, tanık ya da belge ortaya çıkmalıdır. İkincisi sulh ceza hâkimliğinin kararı: savcı yeni delil bulsa da kendi başına dava açamaz, hâkimliğin bu konuda karar vermesi gerekir. Bu iki kapılı sistem şüpheliyi aynı olay için sürekli yeniden soruşturulmaktan korur.

"Yeni delil" neyi kapsar?

Kanun yeni delilin ne olduğunu tek tek saymıyor, ama ölçütü veriyor: kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak nitelikte olmalı. Bir tanığın daha önce dinlenmemiş olması tek başına yeni delil sayılmaz; anlatacağı şeyin şüpheyi yeterli seviyeye taşıması gerekir. Daha önce incelenmemiş bir kamera kaydı, sonradan çıkan bir belge, değişen bir bilirkişi görüşü bu kategoriye girebilir. Aynı delillerin başka biçimde yorumlanması ise yeni delil değil, yeni bir görüştür.

Pratikte sulh ceza hâkimliği iki soruyu birlikte tartar. Bu delil gerçekten yeni mi, yani ilk karar anında dosyada yok muydu? Ve bu delil, eski delillerle birlikte düşünüldüğünde yeterli şüpheyi doğuruyor mu? İkisinden biri eksikse dava açılamaz. Bu sistem şüpheliyi rahatlatır; ama aynı zamanda mağdurun, kararın ardından ortaya çıkan gerçek bir delil karşısında elinin bağlı kalmamasını da sağlar.

Şüpheli açısından: karar sonrası neler önemli?

Takipsizlik kararı alan kişi için en önemli şey, kararın kesinleşip kesinleşmediğini bilmektir. İtiraz süresi iki haftadır ve süre kararın suçtan zarar görene tebliğinden başlar. Şüpheli olarak itiraz süresinin dolup dolmadığını, zarar görene yapılan tebliğ tarihine göre öğrenmeniz gerekir; kendi tebliğ tarihiniz bu süreyi belirlemez. Bu yüzden kararı aldıktan sonra yaklaşık bir ay boyunca dosyada itiraz olup olmadığını UYAP üzerinden ya da avukat aracılığıyla takip etmek mantıklıdır.

Karar kesinleştikten sonra, gözaltı ya da tutuklulukta geçen süreler nedeniyle tazminat hakkı doğup doğmadığına da bakılmalıdır. CMK m. 141/1-e, kanuna uygun yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra kovuşturmaya yer olmadığına ya da beraate karar verilen kişiler için bu imkânı tanır. Tutuklama ve gözaltı tazminatı için haksız tutuklama tazminatı yazısına bakabilirsiniz.

İtiraz yolu: kim, ne zaman, nereye?

Takipsizlik kararı suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir; kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir (CMK m. 172/1). Suçtan zarar gören, kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde, kararı veren savcının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir (CMK m. 173/1).

İtiraz dilekçesinde kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir (CMK m. 173/2). "Karar haksız" demek yetmez. Hangi delilin değerlendirilmediğini, hangi tanığın dinlenmediğini ya da hangi bilirkişi incelemesinin eksik kaldığını yazmak gerekir.

Süre iki hafta. Önceki düzenlemede on beş gündü; 7499 sayılı Kanun'la iki haftaya indirildi. Eski tarihli bilgilerle hareket edenler süreyi yanlış hesaplayabiliyor.

Hâkimlik itirazı nasıl değerlendirir?

Sulh ceza hâkimliği soruşturmanın genişletilmesine gerek görürse bunu açıkça belirterek Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir. Kamu davasının açılması için yeterli neden yoksa istemi gerekçeli olarak reddeder, itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir (CMK m. 173/3). Hâkimlik istemi yerinde bulursa Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir (CMK m. 173/4).

İtirazın reddi hâlinde de kapı tamamen kapanmaz. CMK m. 173/6'ya göre aynı fiilden dolayı kamu davası açılabilmesi için yine 172. maddenin ikinci fıkrası uygulanır: yeni delil ve hâkimlik kararı.

Takdir yetkisi kullanıldığında itiraz yok

Her kovuşturmaya yer olmadığı kararı delil yetersizliğine dayanmaz. Savcı, etkin pişmanlık ya da şahsi cezasızlık sebebi varsa kovuşturmaya yer olmadığına karar verebilir (CMK m. 171/1). Uzlaştırma ve önödeme kapsamındaki suçlar hariç, üst sınırı üç yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda kamu davasının açılmasını beş yıl süreyle erteleyebilir ve erteleme süresinde kasıtlı suç işlenmezse sonunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir; bu sürede zamanaşımı işlemez (CMK m. 171/2-4). Örgüt suçları, kamu görevlisi suçları ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda bu yol uygulanmaz (CMK m. 171/6). Savcının takdir yetkisini kullandığı hâllerde CMK m. 173'teki itiraz hükmü uygulanmaz (CMK m. 173/5); ertelemeye ise suçtan zarar gören veya şüpheli aynı 173. madde hükümlerine göre itiraz edebilir (CMK m. 171/2). Hangi kapıdan karar çıktığını bilmek, kullanacağınız yolu belirler.

Zamanaşımı yeni dava ihtimalini sınırlar

Yeni delil çıksa bile dava zamanaşımı dolmuşsa dava açılamaz. TCK m. 66, kamu davasının suçun cezasının üst sınırına göre değişen sürelerin geçmesiyle düşeceğini söyler. Örneğin beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezası gerektiren suçlarda süre sekiz yıldır (TCK m. 66/1-e). Zamanaşımı suçun işlendiği günden başlar (TCK m. 66/6). Takipsizlik kararı bu süreyi kendiliğinden durdurmaz; durdurma ve kesilme nedenleri ayrıca TCK m. 67'de düzenlenmiştir, dosyaya göre incelenmelidir.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi sonrası yeniden soruşturma

Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın etkin soruşturma yapılmadan verildiği Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilirse, ya da bu karar aleyhine yapılan başvuruda dostane çözüm veya tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilirse, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde talep edilmesi hâlinde yeniden soruşturma açılır (CMK m. 172/3). Bu istisnai ve nadir bir yoldur; ama kararın etkin soruşturma yapılmadan verildiğini düşünenler için kapı olduğunu bilmek gerekir.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: bir şüpheli hakkında dolandırıcılık iddiasıyla soruşturma açılıyor, banka kayıtları yetersiz bulunarak kovuşturmaya yer olmadığına karar veriliyor. Mağdur karara iki hafta içinde itiraz etmiyor. Aylar sonra mağdurun elinde, daha önce dosyaya girmemiş bir yazışma ortaya çıkıyor. Bu yazışma yeni delil sayılabilir mi, hâkimlik dava açılmasına izin verir mi? Cevap yazışmanın içeriğine, dosyadaki öteki delillere ve zamanaşımına bağlı. İlk soruyu mağdur değil, sulh ceza hâkimliği cevaplıyor.

Sık yapılan hatalar

Birincisi, takipsizlik kararını "beraat" saymak. İkisi farklı karardır; farkı takipsizlik kararı ile beraat kararı arasındaki fark yazısında anlatıyoruz. İkincisi, itiraz süresinin tebliğden başladığını bilmeden beklemek. Üçüncüsü, itiraz dilekçesinde olay anlatımıyla yetinip delil göstermemek.

Şüpheli açısından hata, karar sonrası dosyayı unutmaktır. Kararın ne zaman ve kime tebliğ edildiğini, itiraz süresinin geçip geçmediğini ve itirazın kabul edilip edilmediğini öğrenmek, ileride bir çağrı geldiğinde hazırlıklı olmayı sağlar. Ölüm olaylarıyla ilgili takipsizlik kararları için ölüm olayında takipsizlik kararına itiraz yazısına bakabilirsiniz; süreci genel olarak soruşturma ile kovuşturma farkı yazısı açıklıyor.

Kararı alan ya da itiraz edecek olan için

İster karar lehinize çıkmış olsun, ister itiraz etmeyi düşünüyor olun, kararın tebliğ tarihi ve süreler kritik. Kararı aldığınız anda durumunuzu telefonla anlatabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz; karar yazısının fotoğrafı yeterli olur. Kararın gerekçesine bakıp itiraz süresinin işleyip işlemediğini birlikte kontrol ederiz. İletişim sayfasından ulaşabilir, genel çerçeve için ceza hukuku sayfasına bakabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Takipsizlik kararı verildikten sonra aynı olaydan dava açılır mı?

Kural olarak açılmaz. Kamu davasının açılabilmesi için önce yeterli şüphe oluşturacak yeni bir delilin elde edilmesi, ardından sulh ceza hâkimliğinin bu yönde karar vermesi gerekir (CMK m. 172/2). İkisi birlikte aranır.

Takipsizlik kararına kim, ne kadar sürede itiraz edebilir?

Suçtan zarar gören, kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde, kararı veren savcının yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir (CMK m. 173/1). Dilekçede davanın açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller gösterilir.

Şüpheli olarak ben de takipsizlik kararına itiraz edebilir miyim?

CMK m. 173 itiraz hakkını suçtan zarar görene tanır. Şüpheli, kararın gerekçesine itiraz hakkına sahip bir taraf olarak sayılmaz; karar zaten lehine sonuçlanmıştır. Önceden ifadesi alınmış şüpheliye karar bildirilir (CMK m. 172/1).

Takipsizlik kararı tazminat hakkı doğurur mu?

Kanuna uygun yakalanma ya da tutuklanma sonrası kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişse CMK m. 141/1-e uyarınca tazminat istenebilir. İstem, kesinleşmenin tebliğinden itibaren üç ay, her hâlde kesinleşmeden itibaren bir yıl içinde yapılmalıdır (CMK m. 142/1); bu bent kapsamındaki istemlere 6384 sayılı Kanun hükümleri uygulanır (CMK m. 142/2).

Dayanak mevzuat

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 141, 142, 160, 171, 172, 173
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 66

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.

Dosyanızı birlikte okuyalım.

Belgelerinizi getirin; ilk görüşmede hangi sürenin işlediğini, hangi yolun kısa olduğunu ve ücretin nasıl oluştuğunu açıkça konuşalım. Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla.