Görüşme talep edin

Bakırköy · İstanbul · Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla

  1. Ana sayfa
  2. Makaleler
  3. Ceza Hukuku
  4. Tehdit, hakaret ve özel hayat
  5. Sinirle söylenen söz hakaret sayılır mı, kast nasıl aranır

CEZA HUKUKU

Sinirle söylenen söz hakaret sayılır mı, kast nasıl aranır

Öfkeyle söylenen söz hakaret olabilir: kast bilerek ve istenerek hareket etmektir (TCK 21). Haksız fiile tepki ise TCK 129 ile cezayı indirir.

Yazan Av. Mustafa Yalçın4 dk okumaGüncelleme

KISACA

  • Öfke tek başına hakaret kastını ortadan kaldırmaz; sözün onuru rencide edebilecek nitelikte olduğunun bilinerek söylenmesi yeterlidir (TCK 21, 125).
  • Sözler haksız bir fiile tepki olarak söylenmişse ceza üçte birine kadar indirilebilir ya da hiç verilmeyebilir (TCK 129/1).
  • Kasten yaralamaya tepki olarak işlenen hakarette ceza verilmez (TCK 129/2).
  • Karşılıklı hakaretlerde taraflardan biri ya da her ikisi için ceza indirilebilir ya da verilmeyebilir (TCK 129/3).

Sinirle söylenen söz de hakaret sayılabilir. TCK 21 kastı "bilerek ve istenerek" hareket etmek olarak tanımlıyor ve öfke bu tanımı bozmuyor: sözün karşıdakinin onurunu rencide edeceğini bilip yine de söylüyorsanız kast vardır. Öfkenin yeri başka: TCK 129, haksız bir fiile verilen tepkiyi cezayı indirmek ya da hiç vermemek için gerekçe yapıyor.

Kast ne zaman yok sayılır

Kastın aranması bir psikoloji yoklaması değil. Mahkeme sanığın içinden geçenleri bilemez, bu yüzden dışarıdan görünen olgulara bakar: söylenen söz ne, kime, hangi ortamda, kaç kişinin yanında ve hangi gerekçeyle. "Aptal" kelimesi şakalaşan iki arkadaş arasında başka, topluluk önünde amirine söylendiğinde başka bir anlam taşır. Bu yüzden aynı sözcük bir dosyada hakaret, başka bir dosyada hakaret dışı çıkabiliyor.

Kast savunmasının dayanabileceği somut durumlar sınırlı. Söz başka biri hakkında söylenmiş ve yanlış anlaşılmış olabilir. Sözcük bölgesel ya da meslek jargonunda hakaret anlamı taşımıyor olabilir. Telefondaki mesaj, bir şakanın devamı olarak ve karşılıklı gelmiş olabilir. Her birinde ispat yükü sanığın üzerinde değil ama savunmanın ortaya koyduğu olgular dosyayı etkiler.

Öfke nerede devreye girer

Öfkeli birinin söylediği sözün hukuki sonucu kanunun ikinci basamağında konuşulur. TCK 129/1'e göre hakaret haksız bir fiile tepki olarak işlenmişse ceza üçte birine kadar indirilebilir ya da ceza vermekten vazgeçilebilir. "Haksız fiil" derken akla ilk gelen hakaret ya da saldırı olsa da, başkasının eşyasına zarar vermek, yolunuzu kesmek ya da bir hakkınızı çiğnemek de bu çerçevede tartışılabilir. Mahkeme tepkinin haksız fiille orantılı olup olmadığına ve araya zaman girip girmediğine bakar.

TCK 129/2 daha dar ama daha güçlü: hakaret kasten yaralama suçuna tepki olarak işlenmişse kişiye ceza verilmez. Burada indirim değil, cezasızlık söz konusu. Örneğin darp edilen kişi o anda saldırgana küfür etmişse bu hüküm devreye girer. Saldırı bittikten günler sonra yazılan bir mesaj ise tepki sayılmayabilir.

Karşılıklı sövüşme

İki tarafın birbirine hakaret ettiği olaylarda 129/3 mahkemeye geniş bir takdir alanı bırakır: taraflardan her ikisi veya biri hakkında verilecek ceza üçte birine kadar indirilebilir, ceza vermekten de vazgeçilebilir. Vazgeçme kararı verilirse bu bir beraat değil, ceza verilmesine yer olmadığı kararıdır (CMK 223/4-c). İki taraf da şikâyetçi olduysa dosyalar birleştirilebilir; şikâyetlerden biri geri alınırsa, vazgeçen kişi bakımından dava düşer, ama diğerine yönelik dava devam edebilir. Konuyu karşılıklı hakaret yazısında daha ayrıntılı anlatıyoruz.

Duyan kimse yoksa

Kast kadar önemli bir ikinci soru, sözün kaç kişiye ulaştığı. Mağdurun yüzüne söylenen sözde ek şart yok. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılması için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir (TCK 125/1). Alenen işlenen hakaret ise altıda bir oranında artırılır (125/4); kalabalık içinde, bir yayında ya da herkese açık sosyal medya hesabında söylenen sözde bu artırım gündeme gelir. Ayrıntıyı sosyal medyada hakaret yazısında bulabilirsiniz.

Varsayımsal bir örnek: park yeri tartışması

Varsayımsal bir örnek düşünelim: iki komşu apartmanın otoparkında araç park etme meselesinden tartışıyor. Biri diğerinin aracına çarpıp kaçıyor, öbürü öfkeyle ona kalabalığın içinde ağır bir küfür ediyor. Mağdur şikâyetçi oluyor. Savunma önce sözü ve duyanları belirler. Sonra sözün hangi olaya tepki olarak söylendiğine bakar: çarpma haksız bir fiil sayılabilir mi, tepki çarpmadan hemen sonra mı geldi, araya zaman girdi mi? Bu sorulara verilen yanıt cezanın indirilip indirilmeyeceğini, hatta verilip verilmeyeceğini etkiler. Sonucu tahmin etmek doğru olmaz; örnek yalnızca TCK 129'un hangi gerçeklere dayandığını gösteriyor.

İfadede yapılan öfke hataları

Polis ifadesi ya da savcılık ifadesi sırasında öfke sürüyorsa söylenenler tutanağa geçiyor. Bazı kişiler "evet söyledim, ama o da bana şunu dedi" diye başlayıp karşı tarafa ağır ithamlarda bulunuyor. Bu ifade, karşılıklı hakaret savunmasını güçlendirebilir ama yeni bir şikâyetin de kaynağı olabilir. İfadeden önce sakinleşmek, tutanağı okumadan imzalamamak ve susma hakkını kullanmak meşru haklardır; susma hakkı yazısı bu konuda yol gösterir.

Bir başka hata, olay yerinden ayrılırken karşı tarafın mesajlarını silmek ya da karşılıklı yazışmaları paylaşmamak. Tepki savunması için karşı tarafın önceki davranışını gösteren her mesaj ve kayıt değerli. Silmek hem delili yok eder hem de mahkemede güveni sarsar.

Dosyada hangi belgeler önem taşır

Öfke savunmasını kurarken olayın akışını gösteren belgeler belirleyici oluyor: kamera kayıtları, tanık isimleri, varsa darp raporu ve araya giren sürenin saatle belli olması. Haksız fiilin kendisi de delille gösterilmeli; yalnızca "bana önce o saldırdı" demek mahkemeyi çoğu zaman ikna etmez. Bu belgeleri olayın hemen ardından toplamak, aradan aylar geçtikten sonra aramaktan çok daha kolaydır.

Ceza hâlinde ne olur

Kast sabit görülürse hakaretin cezası üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır (TCK 125/1). Hapis cezası verilirse ve iki yıl veya daha azsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması (CMK 231/5) değerlendirilebilir; bu karar için zararın giderilmesi dahil kanunda sayılan şartlar aranır. Bazı dosyalarda soruşturma aşamasında ön ödeme teklifi gelir (TCK 75/6); kamu görevlisine görevinden dolayı hakaretin cezası daha ağır olup önödeme kapsamı dışındadır. Hakaret uzlaştırmaya tabi değildir (CMK 253/3).

Durumunuzu anlatmak için

Öfkeyle söylenmiş bir sözün cezai sonucu, sözün kendisi kadar bağlama ve delillere de bağlı. Tutanağı, iddianameyi ya da şikâyet dilekçesini elinizde tutarak iletişim sayfasındaki numaradan arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz. İfadeye çağrıldıysanız ifade gününden önce aramak, hangi sözün tutanağa nasıl geçeceğini birlikte tartmanıza imkân verir. Genel çerçeve için ceza hukuku sayfasına bakabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Sinirliyken söylenen küfür hakaret suçu olur mu?

Evet olabilir. Kanun öfkeyi suçtan çıkaran bir neden saymaz; sözün onur, şeref ve saygınlığı rencide edecek nitelikte olduğunu bilerek söylemek kast için yeterlidir. Öfke asıl olarak haksız tahrik benzeri bir indirim ya da cezasızlık gerekçesi olarak TCK 129 kapsamında tartışılır.

Karşı taraf önce hakaret ettiyse ne olur?

Karşılıklı hakaret hâlinde mahkeme olayın niteliğine göre taraflardan her ikisi veya biri hakkında cezayı üçte birine kadar indirebilir ya da ceza vermekten vazgeçebilir (TCK 129/3). Karar vermek mahkemenin takdirindedir; indirim zorunlu değildir.

Küfür ettim ama kimse duymadı, suç olur mu?

Sözü doğrudan mağdura söylediyseniz alenilik aranmaz ama ispat gerekir. Mağdur yokken söylenen sözlerde ise fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir (TCK 125/1). Yalnızca iki kişi arasında kalan bir sözde suç oluşmayabilir.

Mağdur kasten yaralandıysa küfür etmek cezasız mıdır?

Hakaret, kasten yaralama suçuna tepki olarak işlenmişse kişiye ceza verilmez (TCK 129/2). Tepkinin yaralamaya karşı ve ona bağlı olarak verilmesi gerekir; aradan zaman geçmişse ya da yaralama sözle sınırlıysa bu hüküm uygulanmaz.

Mahkeme sözün anlamını nasıl belirler?

Sözün sözlük anlamı yanında söylendiği ortam, taraflar arasındaki ilişki, kullanılan tonlama ve bölgesel kullanımı değerlendirilir. Mahkeme hakaret niteliğini kendi takdiriyle belirler; tanık anlatımları ve kayıtlar bu tespitte yardımcı olur.

Dayanak mevzuat

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 21, 125, 129
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 223

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.

Dosyanızı birlikte okuyalım.

Belgelerinizi getirin; ilk görüşmede hangi sürenin işlediğini, hangi yolun kısa olduğunu ve ücretin nasıl oluştuğunu açıkça konuşalım. Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla.