Görüşme talep edin

Bakırköy · İstanbul · Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla

  1. Ana sayfa
  2. Makaleler
  3. Ceza Hukuku
  4. Tehdit, hakaret ve özel hayat
  5. Tehdit davasında beraat nedenleri ve savunma

CEZA HUKUKU

Tehdit davasında beraat nedenleri ve savunma

Tehdit davasında beraat; kastın bulunmaması, delil yetersizliği veya hukuka uygunluk nedeniyle verilir. CMK 223/2'ye göre savunmanın nasıl kurulacağını okuyun.

Yazan Av. Mustafa Yalçın4 dk okumaGüncelleme

KISACA

  • Beraat kararı, CMK 223/2'ye göre fiilin suç olmaması, sanığın işlemediğinin sabit olması, kastın bulunmaması, hukuka uygunluk nedeni veya suçun işlendiğinin sabit olmaması hâllerinde verilir.
  • Tehdit suçunda mağdurun korkması tek başına yetmez; söz ya da davranışın ciddi bir kötülük vaat etmesi ve failin bunu bilerek yöneltmesi gerekir.
  • İspat yükü iddia makamındadır; şüpheden sanık yararlanır, suçun sanık tarafından işlendiği sabit değilse beraat gerekir.
  • Savunma ses kaydı, mesaj bağlamı, tanıklar ve olayın öncesine dair delillerle kurulur; susma hakkı ve müdafi yardımı her aşamada saklıdır.
  • Beraat dışında da seçenekler vardır: uzlaştırma, haksız tahrik, ceza verilmesine yer olmadığı kararı ve HAGB.

Hakkınızda tehdit davası açıldıysa ilk bilmeniz gereken, dava açılmasının mahkûmiyet demek olmadığı. Beraat kararı belli şartlarda verilir ve bu şartlar CMK 223/2'de beş bent hâlinde sayılmıştır. Tehdit dosyalarında bunların hangisinin devreye gireceği, olayın nasıl yaşandığına ve elinizdeki delile bağlıdır.

Beraat ne zaman verilir?

CMK 223/2'ye göre beraat kararı şu hâllerde verilir:

  • Yüklenen fiil kanunda suç olarak tanımlanmamışsa,
  • suçun sanık tarafından işlenmediği sabitse,
  • failin kastı yoksa,
  • olayda bir hukuka uygunluk nedeni varsa,
  • suçun sanık tarafından işlendiği sabit değilse.

Son bent pratikte çok önem taşır. Delil yetersizse, mahkeme sanığın suçu işlediği konusunda tam kanaat edinemiyorsa beraat gerekir. Ceza hukukunda şüpheden sanık yararlanır, suçu ispat yükü iddia makamındadır. Sanığın kendini ispatlaması gerekmez.

Tehdit suçunun unsurlarına bakmak

TCK 106/1, bir başkasını kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit etmeyi suç sayar. Bu tanım birkaç soruyu doğurur: Söz ya da davranış gerçekten bir kötülük vaat ediyor mu? O kötülük ciddi ve gerçekleşebilir görünüyor mu? Fail bunu bilerek ve isteyerek mi yöneltti? Mağdurun korkması da önemlidir ama tek başına yeterli değildir.

Kanuna göre tehdit kasten işlenebilen bir suçtur. Birine "sana gününü gösteririm" demekle "seni öldüreceğim" demek farklı değerlendirilebilir; hâkim ifadenin niyetine, bağlamına ve kime söylendiğine bakar. Silahla, kimliği gizleyerek, birden fazla kişiyle ya da örgüt gücüyle yapılan tehdit 106/2'ye girer ve ceza iki yıldan yedi yıla kadar çıkar. Bu yüzden hangi fıkradan yargılandığınızı iddianameden mutlaka doğrulayın. Cezanın ayrıntısı tehdit suçunun cezası yazısında.

Bir ayrıntı daha var: malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratma ya da sair bir kötülük edeceğinden bahisle yapılan tehdit, 106/1'in ikinci cümlesi gereği yalnızca mağdurun şikâyeti üzerine soruşturulur. Şikâyet yoksa ya da geri alınmışsa bu türde dava sürmez. Yargılandığınız fiilin hangi cümleye girdiğini bilmek, savunmanın daha en başta yönünü değiştirir. Aynı şekilde mağdurun şikâyet tarihi de kontrol edilmelidir; şikâyet süresinin geçip geçmediği, dosyanın esasına girilmeden düşme kararına yol açabilir.

Savunma ve ispat nasıl kurulur?

Beraat hedefli bir savunmanın dayanağı çoğunlukla olay anına dair somut deliller olur. Mesajlaşma varsa tamamının bağlamıyla sunulması, bir cümlenin koparılarak yorumlanmasını engeller. Tanık bildirmek, olay yerindeki kamera görüntüsünü istemek, telefonun incelenmesini talep etmek mümkündür; delil toplama yolları savunma delillerinin toplanması yazısında anlatıldı. Ses kaydıyla ilgili tartışmalar için tehdit davasında ses kaydı ve tanık delili başlıklı yazıya bakın.

Savunmada şu sorular tartışılır:

Sözün bir kötülük vaadi mi yoksa öfke ifadesi mi olduğu; mağdurun beyanının tutarlı ve desteklenmiş olup olmadığı; sanığın sözü o ortamda söyleyip söylemediği; mağdurun olayı başlatan bir davranışının bulunup bulunmadığı. Bir de mağdurun şikâyet zamanı ve sebebi: aralarında ayrı bir uyuşmazlık varsa şikâyetin o uyuşmazlığa bağlı olup olmadığı da incelenir. Yalan beyan, delil karartma ya da tanığı etkileme meşru savunma yolu değildir ve dosyanıza zarar verir.

Mağdur beyanı ve çelişkiler

Tehdit çoğu zaman iki kişi arasında, tanıksız bir anda söylenir. Bu yüzden dosyanın ağırlığı mağdurun anlatımına biner. Mağdurun söyledikleri delildir, ama hâkim onu tek başına okumaz: soruşturmadaki ifadesiyle duruşmadaki ifadesini karşılaştırır, olay saatini ve yerini kontrol eder, anlatımın mesaj kayıtları ya da tanıklarla örtüşüp örtüşmediğine bakar. İfadeler arasında somut bir çelişki varsa bunu duruşmada soru sorarak ya da dilekçeyle göstermek savunmanın işidir.

Sanık açısından da durum benzer. Soruşturmadaki ifadenizle duruşmadaki ifadenizin ayrı olması, mahkemenin sizin aleyhinize kullanabileceği bir çelişkidir. Bu nedenle ilk ifadeden önce olayı sakin bir kafayla, mümkünse avukatla birlikte gözden geçirmek gerekir.

Beraat dışında kalan yollar

Her dosya beraatle bitmez. Temel tehdit (106/1) CMK 253 uyarınca uzlaştırma kapsamındadır; anlaşma olur ve edim yerine getirilirse dava biter. Olay karşı tarafın haksız bir davranışıyla başlamışsa haksız tahrik hükümleri indirim sağlayabilir. CMK 223/4'e göre etkin pişmanlık, şahsi cezasızlık sebebi ya da haksızlık içeriğinin azlığı gibi durumlarda ceza verilmesine yer olmadığı kararı çıkabilir. Mahkûmiyet hâlinde ise cezanın miktarına bağlı olarak HAGB veya erteleme gündeme gelir. Bunlar hâkimin takdirine bağlı kararlar; sonucu önceden söylemek mümkün değil.

Varsayımsal örnek

Varsayımsal olarak, iki iş ortağının ortaklıktan ayrılma tartışması sırasında biri diğerine telefonda "bunun hesabını vereceksin" dediğini ve mağdurun bunu şikâyete taşıdığını düşünelim. Dosyada ses kaydı yok, yalnızca mağdurun beyanı ve bir tanığın "sesini duydum ama ne dediğini tam anlamadım" ifadesi var. Burada sözün ne anlama geldiği, bir kötülük vaadi taşıyıp taşımadığı ve tanığın gerçekten ne duyduğu tartışılır. Ortada belirsizlik kalırsa CMK 223/2-e uyarınca suçun işlendiğinin sabit olmaması gündeme gelir. Bu bir sonuç tahmini değil; hangi sorunun belirleyici olacağını göstermek için kurulmuş bir kurgu.

Savunmada yapılan yanlışlar

İfadede "evet ama haklıydım" diye başlayıp sonra sözü kabul etmek, sonradan geri dönmeyi güçleştirir. Mağdura dosya sürerken mesaj yazmak yeni bir şikâyete yol açabilir. Tanığı yönlendirmeye çalışmak ayrı bir suç tehlikesi doğurur. İfadeye çağrıldığınızda avukat yardımı ve susma hakkınız var; ne söyleyeceğinizi bilmiyorsanız hazırlık yapmadan konuşmak zorunda değilsiniz. İfadeye çağrıldığınızda ne yapmalısınız ve susma hakkı yazıları bu konuda yol gösterebilir.

Duruşmadan önce dosyayı birlikte okumak

Savunma stratejisi dosya okunmadan kurulmaz. İddianamede hangi fıkradan itham edildiğiniz, hangi delillere dayanıldığı ve dosyada eksik bir şey olup olmadığı belirleyicidir. Durumunuzu anlatmak için bizi arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz; iddianame tebliği ve duruşma günü gibi süreler işlediği için bu adımı erteleyememek önemlidir. İletişim sayfasından ulaşabilir, ceza hukuku alanındaki yazıları inceleyebilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Tehdit davasında hangi hâllerde beraat edilir?

CMK 223/2'ye göre fiil kanunda suç olarak tanımlanmamışsa, suçu sanığın işlemediği sabitse, kast bulunmuyorsa, bir hukuka uygunluk nedeni varsa ya da suçun sanık tarafından işlendiği sabit değilse beraat kararı verilir. Tehdit dosyalarında en sık tartışılanlar kast, ciddiyet ve ispat eksikliğidir.

Sinirle söylediğim söz tehdit sayılır mı?

Öfke anında söylenen her söz tehdit olmayabilir. Hâkim sözün içeriğine, söylenme biçimine, taraflar arasındaki geçmişe ve karşı tarafın bunu ciddiye alıp almayacağına bakar. Ancak öfke tek başına savunma sayılmaz; sözün hedefi ve ciddiyeti değerlendirilir.

Tehdit davasında tek delil mağdurun beyanıysa beraat edilir mi?

Mağdur beyanı delildir ve mahkûmiyete esas olabilir, fakat başka delillerle desteklenip desteklenmediği, tutarlılığı ve olayın akışına uygunluğu denetlenir. Çelişki ve şüphe kalırsa sanık lehine karar verilmesi gerekir.

Ses kaydı tehdit davasında delil olur mu?

Kayıt delil olarak sunulabilir; ama kaydın nasıl alındığı, bütünlüğü, kime ait olduğu ve montaj olup olmadığı tartışılabilir. Hukuka aykırı yolla elde edilen delil mahkûmiyete esas alınamaz. Ayrıntılı değerlendirme için dosyaya bakmak gerekir.

Beraat edemesem de ceza almadan çıkabilir miyim?

Mümkün olabilir. Temel tehditte uzlaştırma, haksız tahrik indirimi, ceza verilmesine yer olmadığı kararı ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi yollar şartlara göre gündeme gelir. Hangisinin uygulanabileceği dosyaya bağlıdır.

Dayanak mevzuat

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 29, 73, 106
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 223, 231, 253

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.

Dosyanızı birlikte okuyalım.

Belgelerinizi getirin; ilk görüşmede hangi sürenin işlediğini, hangi yolun kısa olduğunu ve ücretin nasıl oluştuğunu açıkça konuşalım. Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla.