Görüşme talep edin

Bakırköy · İstanbul · Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla

  1. Ana sayfa
  2. Makaleler
  3. Ceza Hukuku
  4. Hırsızlık, yağma ve dolandırıcılık
  5. Kullanma hırsızlığı nedir, aracı kısa süre alıp bırakmak

CEZA HUKUKU

Kullanma hırsızlığı nedir, aracı kısa süre alıp bırakmak

Kullanma hırsızlığı TCK 146'da düzenlenir: malı geçici kullanıp sahibine iade etmek için alan kişinin cezası şikâyet üzerine yarı oranına kadar indirilir.

Yazan Av. Mustafa Yalçın5 dk okumaGüncelleme

KISACA

  • Kullanma hırsızlığı, malın geçici bir süre kullanılıp zilyedine iade edilmek üzere alınmasıdır (TCK 146).
  • Bu hâlde şikâyet üzerine verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir; indirim şikâyete bağlıdır.
  • Malın suç işlemek için kullanılmış olması hâlinde 146. madde hiç uygulanmaz.
  • Kısa süre kullanıp bırakmak tek başına hırsızlığı ortadan kaldırmaz; mahkeme geçici kullanma ve iade niyetini dosyadaki delillerden arar.
  • Hırsızlığın temel hâli uzlaştırma kapsamındadır (CMK 253); mağdurla uzlaşmak soruşturmayı sona erdirebilir.

Aracı arkadaşından habersiz alıp bir akşam kullanan, ertesi sabah park yerine bırakan kişi çoğu zaman bir şey yaptığını düşünmez. Hukuk bu fikre yarım yamalak katılır: kullanma hırsızlığı diye ayrı bir kavram var ve ceza indiriliyor, ama fiil suç olmaktan çıkmıyor.

Kanun ne öngörüyor

TCK 146, hırsızlığın malın geçici bir süre kullanılıp zilyedine iade edilmek üzere işlenmesi hâlinde, şikâyet üzerine, verilecek cezanın yarı oranına kadar indirileceğini söyler. İkinci cümle sınırı çizer: malın suç işlemek için kullanılmış olması hâlinde bu hüküm uygulanmaz.

Zilyet, malı fiilen elinde bulunduran kişidir; mal sahibi olmak zorunda değildir. Kiracının elindeki aracın zilyedi kiracıdır, kiralayan değil. Dolayısıyla “benim aracım” ya da “onun aracı” sorusundan önce aracın o anda kimin elinde olduğuna bakılır.

Hırsızlık ile kullanma hırsızlığı arasındaki çizgi

TCK 141 hırsızlığı, zilyedin rızası olmadan başkasına ait taşınır malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak olarak tarif eder. Aracı sahibinden habersiz alıp sürmek bu tarife uyar, çünkü “yarar” kavramı yalnızca satıp para kazanmayı değil, kullanmayı da kapsar. Ayrım, failin niyetinde: malı sahiplenmek mi istedi, yoksa bir süre kullanıp yerine koymak mı?

Niyet içeride durduğu için kanıtı dışarıdan çıkarılır. Aracın alındığı yerden kısa mesafede bırakılması, anahtarın yerine konması, aracın tekrar aynı sokağa park edilmesi, sahibine mesaj atılması iade niyetini destekler. Aracın başka bir şehre götürülmesi, plakasının değiştirilmesi, günlerce saklanması ise tersini gösterir. Mahkeme bu delilleri bir arada okur.

İndirim ne kadar olur

“Yarı oranına kadar” ifadesi tavanı gösterir; mahkeme indirimi sıfırdan yarıya kadar takdir eder. Temel hırsızlıkta ceza bir yıldan üç yıla kadar hapis olduğundan, örneğin temel ceza iki yıl belirlenirse indirimin üst sınırında bir yıla inebilir. Çıkan hapis cezasının iki yıl veya altında kalması hâlinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme gibi seçeneklerin şartları ayrıca tartışılır; bunlar HAGB ve erteleme yazılarında ayrı ayrı anlatılıyor. Rakamlar yalnızca mantığı göstermek için; gerçek dosyada temel ceza alt sınıra yakın da olabilir, üst sınıra da.

Şikâyet meselesi

Burada sık yapılan bir hata var. Hırsızlık suçu kural olarak şikâyete bağlı değildir; savcılık şikâyet olmadan da soruşturma açabilir. Ama 146'daki indirim “şikâyet üzerine” uygulanır. Yani maddenin işlemesi şikâyetin varlığına bağlanmıştır. Şikâyet hakkı olan kişi, fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği günden itibaren altı ay içinde şikâyette bulunmazsa şikâyete bağlı hâllerde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz (TCK 73/1-2). Şikâyetin zamanı, kim tarafından yapıldığı ve geri alınıp alınmadığı bu dosyalarda ayrı bir inceleme konusu.

Hangi hâllerde 146 uygulanmaz

Kanun bir istisnayı kendisi sayar: mal suç işlemek için kullanılmışsa indirim yoktur. Örnekler hep aynı mantıkta: alınan araçla başka bir hırsızlığa gitmek, bu araçla bir yerden mal kaçırmak, kaza yapıp olay yerinden kaçmak da kullanma hırsızlığı çerçevesini zorlar. Bu hâllerde hem alma fiili normal hırsızlık cezasına tabi olur hem de araçla işlenen diğer suçtan ayrıca yargılanırsınız.

Nitelikli hırsızlık da ayrı bir konu. Aracı taklit anahtarla ya da kilidi açarak almak TCK 142/2-d kapsamındadır ve ceza beş yıldan on yıla kadar hapistir. 146 maddesi “hırsızlık suçunun” diyerek genel konuşur; nitelikli bir yöntemle işlenmiş fiilde indirimin nasıl uygulanacağı mahkemenin değerlendirmesine ve dosyanın somut durumuna bağlıdır. Nitelikli hâlleri nitelikli hırsızlık cezası yazısında anlattık.

Varsayımsal bir örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: iki arkadaş aynı apartmanda oturuyor. Biri, diğerinin park ettiği aracı anahtar kutusundan alıp geceyarısı bir iş için kullanıyor ve sabaha doğru aynı yere bırakıyor. Araç sahibi ertesi gün durumu fark edip şikâyetçi oluyor. Böyle bir dosyada soruşturma hırsızlık üzerinden açılabilir. Mahkeme; alma şeklinin nitelikli olup olmadığını, iade niyetinin ne kadar belli olduğunu, aracın ne için kullanıldığını ve şikâyetin süresinde yapılıp yapılmadığını tartar. Sonucun indirim mi, uzlaşma mı, yoksa mahkûmiyet mi olacağı bu başlıkların dosyada nasıl göründüğüne bağlı. Önceden sonuç söylenemez.

Uzlaşma ve zararın giderilmesi

Hırsızlığın temel hâli CMK 253 uyarınca uzlaştırma kapsamında sayılır (141). Uzlaştırmacı görevlendirilir, taraflara teklif yapılır; uzlaşma sağlanır ve edim yerine getirilirse kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir. Nitelikli hırsızlıkta bu yol yok. Hırsızlıkta uzlaştırma ayrıntısı için uzlaştırma yazısına bakabilirsiniz.

Aracın benzini tükenmiş, kaporta çizilmiş ya da lastik patlamış olabilir. Böyle bir zarar varsa onu karşılamak hem uzlaşmanın hem de TCK 168 kapsamında etkin pişmanlığın temelini oluşturur. Kovuşturma başlamadan önce zararı tamamen gidermek cezada üçte ikisine kadar indirim, kovuşturma başladıktan sonra ve hüküm verilmeden önce gidermek yarısına kadar indirim sağlar. Ayrıntı için etkin pişmanlık yazısı var.

Yakınlık ve aile ilişkisi

Aracı alan kişi eş, anne baba, çocuk ya da aynı konutta yaşayan kardeşse TCK 167 gündeme gelir. Bu kişilerin zararına işlenen mal varlığı suçlarında ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz; ayrılık kararı verilmiş eşler, ayrı yaşayan kardeşler ve bazı yakın akrabalar için ise şikâyet üzerine ceza yarı oranında indirilir. Bu hüküm, araç ya da eşyanın aile içinde izinsiz kullanıldığı iddialarında devreye girebilir. Ayrıntısı akraba hırsızlığı yazısında.

Hangi mahkeme bakar, dava ne zaman düşer

Temel hırsızlığın üst sınırı üç yıl hapis olduğu için dava asliye ceza mahkemesinde görülür (5235 sayılı Kanun m. 11). TCK 142/2 kapsamındaki nitelikli hırsızlık isnadında üst sınır on yıla çıkar; bu da asliye ceza mahkemesinin görev alanında kalır, çünkü ağır ceza mahkemesi on yıldan fazla hapis gerektiren suçlara bakar (m. 12).

Zamanaşımı da üst sınıra göre hesaplanır. Üst sınırı beş yılı aşmayan suçlarda dava zamanaşımı sekiz yıldır (TCK 66/1-e); beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis gerektiren suçlarda on beş yıl (66/1-d). Dosyadaki delillere göre nitelikli hâl de varsa süre hesaplanırken bunu göz önünde tutmak gerekir (66/3). Yani nitelikli hâl isnadı sadece cezayı değil, davanın düşme süresini de değiştirir. Zamanaşımının ayrıntısı için hırsızlıkta zamanaşımı yazısına bakabilirsiniz.

Sık yapılan hatalar

İlk hata, “zaten geri bıraktım” diye ifadede olayı küçümsemek. İade bir lehe delildir ama fiilin hırsızlık tanımına girdiğini değiştirmez. İfadede alma anındaki niyeti ve iade şeklini net, uydurmadan anlatmak gerekir.

İkinci hata, şikâyetçiyi aramak ya da baskı yapmak. Mağdurla görüşme niyeti iyi olsa bile, baskı olarak yorumlanabilir ve dosyaya zarar verir. Uzlaşma yolunu uzlaştırmacı ya da avukat aracılığıyla yürütmek daha güvenli.

Üçüncü hata, süreleri kaçırmaktır. İfade çağrısı, iddianame tebligatı ve istinaf süresi (gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren iki hafta) hak kaybına yol açar.

Dosyanıza göre değişir

Kullanma hırsızlığı tartışması üç şeye dayanıyor: alma şekli, iade niyetinin delili ve malın ne için kullanıldığı. Bu üçü dosyaya göre başka başka görünür. Savcılıktan çağrı geldiyse ya da şikâyet edildiğinizi öğrendiyseniz durumunuzu anlatmak için iletişim sayfasındaki numaradan arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz; ifadeden önce yapılan bir görüşme neyin nasıl anlatılacağını netleştirir. Genel çerçeve için ceza hukuku sayfasına bakabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Arkadaşımın aracını sormadan alıp ertesi gün geri bıraktım, bu suç mu?

Evet, fiil hırsızlık tanımına girer, çünkü zilyedin rızası olmadan başkasının malı alınmıştır. Geçici kullanıp iade etmek niyetiyle yapıldığı kanıtlanırsa TCK 146 uyarınca ceza şikâyet üzerine yarı oranına kadar indirilir. İndirim suçu ortadan kaldırmaz.

Kullanma hırsızlığında şikâyet süresi kaç aydır?

TCK 73 gereği şikâyete bağlı hâllerde şikâyet süresi, hak sahibinin fiili ve faili öğrendiği günden başlayarak altı aydır. Hırsızlığın kendisi şikâyete bağlı değildir ama 146'daki indirim şikâyet üzerine uygulanır; bu nedenle şikâyetçi olup olmadığı ve ne zaman olduğu dosyada önemlidir.

Aracı alıp başka bir suçta kullandım, kullanma hırsızlığı olur mu?

Olmaz. Madde açıkça malın suç işlemek için kullanılmış olması hâlinde indirimin uygulanmayacağını söyler. Bu durumda hırsızlık suçunun normal cezası gündeme gelir, işlenen diğer suçtan ayrıca yargılanırsınız.

Kullanma hırsızlığında uzlaşma mümkün mü?

Hırsızlığın temel hâli CMK 253'te uzlaştırma kapsamında sayılır. Mağdurla uzlaşıp edimi yerine getirirseniz soruşturma kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla sonuçlanabilir. Nitelikli hırsızlık isnadı varsa bu kapı kapanır.

Aracı geri bırakmak ceza almamamı sağlar mı?

Kendiliğinden sağlamaz. İade, kullanma hırsızlığı iddiasını güçlendiren bir delildir ve TCK 168 kapsamında etkin pişmanlık olarak da değerlendirilebilir, ancak sonucu mahkeme belirler.

Dayanak mevzuat

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 66, 73, 141, 142, 146, 167, 168
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 231, 253, 273
  • 5235 sayılı Kanun m. 11, 12

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.

Dosyanızı birlikte okuyalım.

Belgelerinizi getirin; ilk görüşmede hangi sürenin işlediğini, hangi yolun kısa olduğunu ve ücretin nasıl oluştuğunu açıkça konuşalım. Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla.