Görüşme talep edin

Bakırköy · İstanbul · Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla

  1. Ana sayfa
  2. Makaleler
  3. Ceza Hukuku
  4. Tehdit, hakaret ve özel hayat
  5. Kamu görevlisi ayrımcılığı ve görevli sorumluluğu

CEZA HUKUKU

Kamu görevlisi ayrımcılığı ve görevli sorumluluğu

Kamu görevlisinin nefret nedeniyle hizmet vermemesi TCK 122'de bir yıldan üç yıla hapis; görev suçlarında 4483 sayılı Kanunla soruşturma izni gerekir.

Yazan Av. Mustafa Yalçın4 dk okumaGüncelleme

KISACA

  • Kamuya arz edilmiş bir hizmetten yararlanmayı nefret nedeniyle engelleyen kişi, TCK 122'ye göre bir yıldan üç yıla hapisle cezalandırılır; madde, hizmeti sunanın özel ya da kamu olmasını ayırmaz.
  • Memur ve diğer kamu görevlilerinin görevleri sebebiyle işlediği suçlarda soruşturma açılabilmesi için 4483 sayılı Kanun uyarınca izin vermeye yetkili merciin izni aranır.
  • Ayrımcılık nefretten doğmuyorsa ama görev kötüye kullanılmış ya da ihmal edilmişse TCK 257'deki görevi kötüye kullanma suçu gündeme gelir.
  • Ceza yaptırımının yanında disiplin soruşturması ayrıca yürütülür; 4483 sayılı Kanun disiplin hükümlerini saklı tutar.
  • Ayrımcılığa uğrayan kişi savcılığa suç duyurusunda bulunabilir ve bağlı olduğu kuruma şikâyet de verebilir; iki yol birbirinin yerine geçmez.

Bir kamu kurumunda hizmet alamadığınızda, bunun nedeni dininiz, diliniz, engelliliğiniz ya da cinsiyetiniz gibi bir özelliğe duyulan nefretse TCK 122 uygulanabilir. Bu durumda görevli bir yıldan üç yıla kadar hapisle karşılaşır. Kamu görevlisi olması ise soruşturma usulünü değiştirir: 4483 sayılı Kanun çerçevesinde izin sistemi devreye girer.

TCK 122 kamu görevlisini de bağlar mı?

Madde, kamuya arz edilmiş bir hizmetten yararlanmanın engellenmesini suç sayar ve failin kim olduğuna dair bir ayrım yapmaz. Dolayısıyla belediyeden, okuldan, hastaneden ya da nüfus müdürlüğünden hizmet verecek kişi de fail olabilir. Gerekli unsur yine nefrettir: dil, ırk, milliyet, renk, cinsiyet, engellilik, siyasi düşünce, felsefi inanç, din veya mezhep farklılığından doğan nefret.

Ücretli satışa odaklanan karşılığı için mal ve hizmet satışında ayrımcılık yazısına bakabilirsiniz; burada konu devlet eliyle sunulan hizmet.

Soruşturma izni neden önemli?

4483 sayılı Kanunun amacı, memurların ve diğer kamu görevlilerinin görevleri sebebiyle işledikleri suçlardan yargılanabilmeleri için izin vermeye yetkili mercileri belirlemektir (m. 1). Kanun, devletin genel idare esaslarına göre yürüttüğü kamu hizmetlerinin asli ve sürekli görevlerini yapanlar için geçerlidir (m. 2). İzin yetkisi görevlinin bulunduğu yere ve makama göre değişir: ilçede çalışan görevli için kaymakam, ilde ve merkez ilçede çalışan için vali gibi (m. 3).

Pratikte şu sıra izlenir: savcılığa suç duyurusu yapılır, savcılık dosyayı izin vermeye yetkili mercie gönderir, merci ön inceleme yaptırabilir ve izin verip vermediğine karar verir. İzin çıkarsa soruşturma sürer; çıkmazsa karara itiraz yolu vardır. Bu aşama mağdurun beklentisini boşa çıkarabilecek kadar uzun sürebildiği için süreci baştan bilmek gerekir.

Kanunun saklı tuttuğu iki istisnayı da bilin: ağır cezayı gerektiren suçüstü hâli genel hükümlere tabidir ve disiplin hükümleri saklıdır (m. 2).

Nefret yoksa ne olur?

Nefret ispatlanamıyorsa ama görevli, görevinin gereklerine aykırı hareket ederek kişilerin mağduriyetine yol açtıysa TCK 257/1 devreye girer ve altı aydan iki yıla kadar hapis öngörülür. Görevin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstermek de aynı maddenin ikinci fıkrasında düzenlenmiştir. Bu yüzden başvuru dilekçesinde olayı ayrımcılık gibi adlandırmakla yetinmeyip, görevlinin ne yaptığını ya da yapmadığını somut olarak yazmak işe yarar.

İzin süreci mağduru nasıl etkiler?

Pratikte en çok soru burada çıkıyor. İzin verilmedikçe görevli hakkında kamu davası açılamaz, ama bu savcılığa başvurunuzun sonuçsuz kalacağı anlamına gelmez: savcılık kanundaki yetkili merciin iznini ister, izin çıkarsa soruşturma sürer. Kanun izin vermeme kararlarına karşı bir denetim yolu tanır; hangi süre ve merciin geçerli olacağı olaya göre değişir. Bu yüzden elinize bir ret kararı geçtiğinde ilk iş tebliğ tarihini yazmak olmalı. Süre kaçarsa itiraz hakkı zayıflar.

Varsayımsal örnek

Varsayımsal bir örnek düşünelim: bir vatandaş bir kamu kurumunda randevu almaya çalışıyor, görevli onun aksanı ve kıyafeti üzerine yorum yapıp başvuruyu almıyor; sıradaki başka kişinin aynı evrakı alınıyor. Burada hukuki değerlendirme şu sorulara bağlıdır: görevlinin söylediği sözler tanıklarla veya kamera kaydıyla belgelenebiliyor mu, ret gerekçesi yazılı mı, kurumun iç talimatı bu reddi açıklıyor mu. Sonuç tahmini yapılamaz; ancak delil ne kadar somutsa dosya o kadar sağlam olur.

Görevli ile kurum aynı şey değil

Ceza sorumluluğu kişiseldir. Hizmeti reddeden memur yargılanır, ama kurumun kendisi TCK 122 anlamında fail olamaz. Kurum yöneticisi ise ancak ayrımcı bir talimat verdiyse ya da bilerek buna göz yumduysa kendi fiilinden sorumlu tutulabilir. Talimata uyduğunu söyleyen görevli de bu savunmayla kendiliğinden kurtulmaz; kanunun açıkça suç saydığı bir emre uymak sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Bu ayrım hem şikâyet dilekçesinde kimi hedef alacağınızı hem de savunmanın nasıl kurulacağını belirler.

Mağdurun başvuru yolları

Üç yol birbirinin yerine geçmez ve birlikte kullanılabilir. Birincisi savcılığa suç duyurusu. İkincisi bağlı olduğu kuruma yapılacak şikâyet, bunun sonucunda disiplin soruşturması açılabilir. Üçüncüsü uygun durumlarda idari yargıda iptal veya tazminat davası; bu ayrı bir yol olduğu için dosyaya göre değerlendirilir. Hangi yolun hangi sırayla izleneceği olayın niteliğine ve sürelere bağlıdır.

Şikâyet edilen görevli açısından

Hakkınızda soruşturma izni istendiyse ya da ifadeye çağrıldıysanız, yaptığınız işlemin dayanağını (mevzuat, genelge, amir talimatı) ve yazışmaları toplayın. Görevli olarak verdiğiniz kararın gerekçesinin belgelere dayanması savunmanın merkezindedir. Susma hakkınız ve avukat yardımı kamu görevlisi olmanız nedeniyle ortadan kalkmaz. Şikâyet nefret yerine görev ihmaline yönelmişse savunma çizgisi de değişir.

Emre uyan görevli sorumlu olur mu?

Savunmada sık duyulan cümle "amirim böyle söyledi" olur. TCK 24/2 yetkili merciden verilen ve görev gereği uygulanması zorunlu emri uygulayanı sorumluluktan kurtarır, ama 24/3 konusu suç oluşturan emrin hiçbir surette yerine getirilemeyeceğini, getirenin de emri verenin de sorumlu olacağını söyler. Nefretle hizmeti reddetmeyi isteyen bir talimat suç konusu içerir. Yani emri vermek de uygulamak da yargılamaya konu olabilir.

Süre ve ceza sonrası

Dava zamanaşımı, ceza üst sınırı üç yıl olduğu için sekiz yıldır (TCK 66/1-e). Savcı şartlar oluşmuşsa kamu davasının açılmasını beş yıl erteleyebilir (CMK 171/2). Bu seçenekler yalnız dosyanın özelliklerine göre kullanılır; hepsi mahkeme ve savcının takdirindedir.

Dosyanız için ilk adım

Kamu görevlisi içeren dosyalarda izin süreci, itiraz süreleri ve hangi merciin yetkili olduğu belirleyicidir. Bu nedenle durumunuzu erkenden anlatmanız zaman kazandırır. Telefonla arayabilir ya da WhatsApp'tan yazabilirsiniz; iletişim bilgileri sitede yer alıyor. Konuya yakın işler için ceza hukuku çalışma alanı sayfasına, benzer özgürlük meseleleri için de özel hayatın gizliliğini ihlal ile kamu görevlisine hakaret yazılarına bakabilirsiniz. Ayrımcılığın genel çerçevesi TCK 122 yazısında var.

Sık sorulan sorular

Memur bana nefret nedeniyle hizmet vermezse savcılığa gidebilir miyim?

Evet. TCK 122 sizi korur ve suç şikâyete bağlı değildir. Ancak görevli memur ise, görevi sebebiyle işlediği suçta soruşturma 4483 sayılı Kanun uyarınca izin verecek merciin ön incelemesine ve izin kararına bağlı olabilir. Başvuru yine savcılığa yapılır.

Kamu görevlisi hakkında soruşturma izni verilmezse ne olur?

Soruşturma izni verilmemesi kararına karşı kanunda itiraz yolu öngörülmüştür; itirazı inceleyecek merci ve süreler kanunun ilgili maddelerinde yer alır. Karar verilmeden dava açılması mümkün değildir. İtiraz süresini kaçırmamak için karar tebliğ edilir edilmez başvurulmalıdır.

Kamu görevlisinin ayrımcılığı ile görevi kötüye kullanma arasında fark ne?

TCK 122'de aranan unsur nefrettir; sayılan farklılıklardan kaynaklanan bir engelleme gerekir. TCK 257'de ise görevin gereklerine aykırı hareket ederek kişilerin mağduriyetine neden olmak yeterlidir, nefret aranmaz. Ancak 257, kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında uygulanır; nefretle işlenen engelleme TCK 122'yi oluşturuyorsa 257 devreye girmez.

Hizmeti geciktirmek de ayrımcılık suçu sayılır mı?

Gecikme tek başına TCK 122'yi oluşturmaz. Nefretle, yani belirli bir kişiyi sayılan özelliği yüzünden hizmetten yoksun bırakmak gerekir. Gecikmenin nedeni sistem arızası, iş yoğunluğu gibi başka bir şeyse ayrımcılıktan söz edilemez. İhmal veya gecikme TCK 257/2 açısından ayrıca incelenebilir.

Ayrımcılık yaptığı iddia edilen kamu görevlisi neye başvurur?

Önce ifade verme çağrısı gelmeden dosyanın içeriğini öğrenmek, yaptığı işlemin kayıtlarını ve yazışmalarını toplamak savunmanın temelidir. Susma hakkı ve avukat yardımı kamu görevlisi için de geçerlidir.

Dayanak mevzuat

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 24, 66, 122, 257
  • 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun m. 2, 3
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 171

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve uygulama değişebilir; yazının tarihine dikkat edin.

Dosyanızı birlikte okuyalım.

Belgelerinizi getirin; ilk görüşmede hangi sürenin işlediğini, hangi yolun kısa olduğunu ve ücretin nasıl oluştuğunu açıkça konuşalım. Hafta içi 09.00 – 18.00, randevuyla.